zaman tüneli
interstellar vs arrival
benim bakış açıma göre ikisi de farklı kulvarlarda filmler.
devamını gör...
illuminati
başında 1 ay kadar kaldım bu sistemin de alayı kolpacı çıktı, mason locasına yazdım beni kabul edin diye işaret gelmedi ben de piramitten vazgeçtim. madem 666 falan hesabı yapıyorsunuz yahu şunu niye düşün müyorsunuz? şeytan sizi ne yapsın. hayır amaç ne mesela, insanları manipüle ediyoruz okey, eee sonra, siyah gözlükler ve mistik hareketler. la olm mason locasını bile bozdunuz, vallahi elitist yer kalmadı memlekette, ben anaokulu düzeyinde takılıyorum, çocuklar en azından ne isteyip istemediğini biliyorlar, siz her şeyi isteyip hiçbir fedakarlık göstermiyorsunuz. ackerman, levi, kohen, mohen, rock, feller, shildz, stones falan komple hikaye. bana bir tane seiko 5 ve ay taşı kolye, bir de gümüş güneş kolyesi borcunuz var, memuriyetin promosyonu da feda oldu, o da benden olsun. bir tane de itachi yüzüğü hediye istiyorum kibar ve ince olanından. çok gizemli abileriz dünyayı yönetiyoruz, aynen kanka, ben de tepedeki gözüm o zaman. tevbe estağfirulllah.
devamını gör...
estetik tartışması
bir insanın göt yaptırma motivasyonunu gerçekten merak ediyorum. o eziyete değecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. bir de yüze ya da herhangi bir yere yapılan küçük dokunuşlar gibi bir şey de değil. gören herkes, senin bir göt yaptırdığını ve o götün sonradan revize edilmiş bir göt olduğunu bilecek.
evet, estetik kaygısını ve de ince bir bel ile uyumlu geniş kalçaların kum saati görünümünün önemsenmesini de anlıyorum.
ama günün sonunda yaptırılan yer bir göt. yanlış yapılsa kolay kolay geri dönüşü olmayacak bir yer. kendi adıma estetik operasyon yüzünden götüme sonradan bir şey olmasını kaldıramazdım.
evet, estetik kaygısını ve de ince bir bel ile uyumlu geniş kalçaların kum saati görünümünün önemsenmesini de anlıyorum.
ama günün sonunda yaptırılan yer bir göt. yanlış yapılsa kolay kolay geri dönüşü olmayacak bir yer. kendi adıma estetik operasyon yüzünden götüme sonradan bir şey olmasını kaldıramazdım.
devamını gör...
twilight
alacakaranlık'ta vampirlerin soyu pek çok farklı efsaneye dayanıyor ancak bunlardan genellikle üstü kapalı olarak bahsedildi hep. kitabın yazarı stephenie meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemişti. serideki vampirler sarımsaktan, kutsal ögelerden ya da tahta kazıktan zarar görmezler ( "the vampire daires" dizisinde böyle değil. tahta kazık vampirlere zarar verir, canlarını yakar) yansımaları ve gölgeleri vardır, ayrıca gün ışığına çıkabilirler (yani gün ışığından zarar görmezler ama tenleri elmas gibi parlar) insanların yiyeceklerinden de yiyebilirler ancak onları sindiremedikleri için daha sonra geri çıkarırlar. nefes almazlar. yani bizim bildiğimiz sarımsaktan korkma, gün ışığına çıkamama gibi tipik vampir özellikleri kullanmayıp tamamen yeni bir kurgu ile yazılıp yorumlanmış.
mesela kitapta vampir kadınlar hamile kalabilir, vampir erkekler hamile bırakabilir. ama çocuk sahibi olmazlar, çünkü doğum yaptıkları esnada bebek içten içe büyümeye başladığında annesinden beslenerek ölürler. ama bella doğurdu??? diyecekseniz. bella da şafak vakti 1'de karnındaki bebeğin ondan içten içe beslenmesi sonucu iyice çökmüştü zaten. bu yüzden bella insan olduğu halde torba torba kan içerek beslemişti bebişini. bella'nın anneliği :d. (ben bella'yı sevmiyorum bu arada)
filmde en gereksiz gibi görülen karakterin bile çok ayrıntılı bir hayat hikayesi var. bunların hepsi ne kitapta ne de filmde geçmiyor. ayrı bir kitap yazılmış bunun için o da şu
bu kitapta karakterler hakkında filmde geçmeyen, stephenie'ın kitapta yer vermediği hikâyeler yer alıyor. çok çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor yani bazı detaylar çok komik hahaha. bir de stephenie'ın kendi web sitesi üzerinden yazdığı bilgiler var.
ben işsizlikten bir şey yapmaya karar verdim. twilight efsanesi hakkında az bilinenler/bilinmeyenler ile ilgili açıklamalar aktaracağım. karakter incelemelerini ayrı bir başlık açacağım onun haricinde film hakkında olan genel bilgileri yine bu başlıkta yazacağım. bu başlığı çok fazla sol framede görebilirsiniz ona göre :d.
mesela kitapta vampir kadınlar hamile kalabilir, vampir erkekler hamile bırakabilir. ama çocuk sahibi olmazlar, çünkü doğum yaptıkları esnada bebek içten içe büyümeye başladığında annesinden beslenerek ölürler. ama bella doğurdu??? diyecekseniz. bella da şafak vakti 1'de karnındaki bebeğin ondan içten içe beslenmesi sonucu iyice çökmüştü zaten. bu yüzden bella insan olduğu halde torba torba kan içerek beslemişti bebişini. bella'nın anneliği :d. (ben bella'yı sevmiyorum bu arada)
filmde en gereksiz gibi görülen karakterin bile çok ayrıntılı bir hayat hikayesi var. bunların hepsi ne kitapta ne de filmde geçmiyor. ayrı bir kitap yazılmış bunun için o da şu

bu kitapta karakterler hakkında filmde geçmeyen, stephenie'ın kitapta yer vermediği hikâyeler yer alıyor. çok çok ayrıntılı bir şekilde anlatıyor yani bazı detaylar çok komik hahaha. bir de stephenie'ın kendi web sitesi üzerinden yazdığı bilgiler var.
ben işsizlikten bir şey yapmaya karar verdim. twilight efsanesi hakkında az bilinenler/bilinmeyenler ile ilgili açıklamalar aktaracağım. karakter incelemelerini ayrı bir başlık açacağım onun haricinde film hakkında olan genel bilgileri yine bu başlıkta yazacağım. bu başlığı çok fazla sol framede görebilirsiniz ona göre :d.
devamını gör...
suriye
bu ayda, yani mart ortasında hristiyan ve alevilerin kutsal kabul ettiği bazı bölgelere el konuldu ve buralar askeri alan ilan edildi. insanlar buna tepki verdi.
birkaç gün sonrasında, şamlı hristiyanlar hem bu olaya hem de hristiyanların öldürülmesine ve fidye karşılığı kaçırılmaları dahil her türlü ayrımcılığa karşı eylem yaptılar. eski rejimin artığı, kalıntısı olarak ağır hakaretlere maruz kalmaktan rahatsızlar. video
geçtiğimiz cuma günü rejim destekçisi sünniler, cuma namazından sonra şam başta olmak üzere ülke genelinde eylemler yaptılar. içkinin sadece şam değil tüm ülkede yasaklanmasını ve şeriat kanunlarının tamamen uygulanmasını istiyorlar. video
"burası cihat yurdu, laiklerin ve ayyaşların yeri değil" diyorlar. ne kadar da tanıdık. ne kadar da "anadolu müslümanlığı".
*** ***
ardından hristiyanlara yönelik vahşi saldırılar başladı. mad max filmlerine benzer motorlu çeteler
bunların aynıları türkiye'de de olmuştu zamanında. başta 6-7 eylül pogromu. video
bu korkunç görüntüler, türkiye'de de yaşandı zamanında. anadolu'nun gerçek yerlileri olan rumlar ve ermeniler benzer soykırımlarla yok edildiler.
suriye'deki aleviler, hristiyanlar ve dürziler uzunca süredir katlediliyor, sahip oldukları ellerinden alınıyor. dünyada buna kaç kişi ses çıkartıyor? pedro sanchez? vatikan kilisesi? ab? sjw'ler? greta? birleşmiş milletler?
birkaç gün sonrasında, şamlı hristiyanlar hem bu olaya hem de hristiyanların öldürülmesine ve fidye karşılığı kaçırılmaları dahil her türlü ayrımcılığa karşı eylem yaptılar. eski rejimin artığı, kalıntısı olarak ağır hakaretlere maruz kalmaktan rahatsızlar. video
geçtiğimiz cuma günü rejim destekçisi sünniler, cuma namazından sonra şam başta olmak üzere ülke genelinde eylemler yaptılar. içkinin sadece şam değil tüm ülkede yasaklanmasını ve şeriat kanunlarının tamamen uygulanmasını istiyorlar. video
"burası cihat yurdu, laiklerin ve ayyaşların yeri değil" diyorlar. ne kadar da tanıdık. ne kadar da "anadolu müslümanlığı".
*** ***
ardından hristiyanlara yönelik vahşi saldırılar başladı. mad max filmlerine benzer motorlu çeteler
bunların aynıları türkiye'de de olmuştu zamanında. başta 6-7 eylül pogromu. video
bu korkunç görüntüler, türkiye'de de yaşandı zamanında. anadolu'nun gerçek yerlileri olan rumlar ve ermeniler benzer soykırımlarla yok edildiler.
suriye'deki aleviler, hristiyanlar ve dürziler uzunca süredir katlediliyor, sahip oldukları ellerinden alınıyor. dünyada buna kaç kişi ses çıkartıyor? pedro sanchez? vatikan kilisesi? ab? sjw'ler? greta? birleşmiş milletler?
devamını gör...
interstellar vs arrival
(bkz: interstellar) (2014)
(bkz: arrival) (2016)

konu olarak benzemeseler de 2000'ler ve sonrasının en önde gelen yönetmenlerinden olan christopher nolan ve denis villeneuve imzalı iki bilim kurgu filmi. ikisi de büyük sükse yaptı elbette. bu arada villeneuve bu işten teknik olarak anlayan birçok kişiye göre nolan'dan daha başarılı görünüyor sanırım, yani öyle teknik analize çok rastladım. ben teknik/akademik olarak sinemadan az anladığımdan böyle konularda çok iddialı olamam. sadece yüksek lisansta, abd'li bir neorealismo ve drama uzmanı amerikan profesör hocadan bir ders almıştım ve sinemayla akademik/teknik alakam bununla sınırlı. o ders de bana çok şey kattı gerçi zira hocamız efsaneydi ama yani bu konuda benden çok daha donanımlı bir sürü insan varken çok da iddialı olamam sinema hususunda.
ben arrival'ı daha fazla beğendiğimden onu seçiyorum, ama interstellar'ı da beğenmiştim.
ikisinde de hoşlanmadığım yönler vardı gerçi. interstellar fazla inandırıcı gelmedi bana. tamam, kuantum fiziği falan ama drama yönü etkileyici olsun diye biraz inanılırlıktan uzak buldum bazı malum sahnelerini.
arrival'da ise işte tipik amerikan mesaj ittirmeleri vardı. hani çinliler, ruslar kaka, amerikanlar süper falan fistan. buna alıştım gerçi de yani olmasa daha iyi olurdu ve zamansız/ölümsüz film olmanın önünde de engel olarak görüyorum bu tarz politik algı manipülasyonlarını.
(bkz: arrival) (2016)

konu olarak benzemeseler de 2000'ler ve sonrasının en önde gelen yönetmenlerinden olan christopher nolan ve denis villeneuve imzalı iki bilim kurgu filmi. ikisi de büyük sükse yaptı elbette. bu arada villeneuve bu işten teknik olarak anlayan birçok kişiye göre nolan'dan daha başarılı görünüyor sanırım, yani öyle teknik analize çok rastladım. ben teknik/akademik olarak sinemadan az anladığımdan böyle konularda çok iddialı olamam. sadece yüksek lisansta, abd'li bir neorealismo ve drama uzmanı amerikan profesör hocadan bir ders almıştım ve sinemayla akademik/teknik alakam bununla sınırlı. o ders de bana çok şey kattı gerçi zira hocamız efsaneydi ama yani bu konuda benden çok daha donanımlı bir sürü insan varken çok da iddialı olamam sinema hususunda.
ben arrival'ı daha fazla beğendiğimden onu seçiyorum, ama interstellar'ı da beğenmiştim.
ikisinde de hoşlanmadığım yönler vardı gerçi. interstellar fazla inandırıcı gelmedi bana. tamam, kuantum fiziği falan ama drama yönü etkileyici olsun diye biraz inanılırlıktan uzak buldum bazı malum sahnelerini.
arrival'da ise işte tipik amerikan mesaj ittirmeleri vardı. hani çinliler, ruslar kaka, amerikanlar süper falan fistan. buna alıştım gerçi de yani olmasa daha iyi olurdu ve zamansız/ölümsüz film olmanın önünde de engel olarak görüyorum bu tarz politik algı manipülasyonlarını.
devamını gör...
beni neden seviyorsunuz sorusu
sizin yerinize cevaplayayım. çünkü ben sevilmeyecek bir insan değilim. çok haklısınız. insan emine pir zola fanı olmasın da ne yapsın. elinizden hiçbir şey gelmez.
devamını gör...
estetik tartışması
mimik aşığı bir erkek olarak yüzde kesinlikle karşıyım. ben zaten o mimiklerin doğallığına, kırışıklığa, o kusur görülen detaylara aşık oluyorum. yüz dışında botoks ise, ele gelince doğalı gibi hissettirecekse tamam ama yapay hissettirecekse hiç olmasın.
devamını gör...
beni neden seviyorsunuz sorusu
neden sevdilidğinizi düşündüğünüze dair bir başlık.
(bkz: benden neden nefret ediyorsunuz) başlığından hemen sora açıyorum.
neden açıyorum? özeleştiri sadece eksi odaklı değildir ve neden sevildiğini söylemek daha ağır bir cesaret ister.
çünkü toplumdan, narsist değilseniz narsist gibi gözüküp eksi yemek istemezsiniz.
üslubunca neden sevildiğinizi anlatabilmek de önemlidir bu yüzden.
bu arada ben burada seviliyorum sanıyordum ama sevilmiyormuşum ahaha.
olsun bakalım canınız sağ olsun.
(bkz: benden neden nefret ediyorsunuz) başlığından hemen sora açıyorum.
neden açıyorum? özeleştiri sadece eksi odaklı değildir ve neden sevildiğini söylemek daha ağır bir cesaret ister.
çünkü toplumdan, narsist değilseniz narsist gibi gözüküp eksi yemek istemezsiniz.
üslubunca neden sevildiğinizi anlatabilmek de önemlidir bu yüzden.
bu arada ben burada seviliyorum sanıyordum ama sevilmiyormuşum ahaha.
olsun bakalım canınız sağ olsun.
devamını gör...
benden neden nefret ediyorsunuz sorusu
benden nefret bile etmiyorlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
sabah benzin alıcam, totoda bi ağrı hissediyorum
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
boynumda bir ağrı hissediyorum.
devamını gör...
benden neden nefret ediyorsunuz sorusu
hokage olmak için fazla kage bunsin yaptığın için olabilir, şakası bir yana ben bu mecrayı hiç anlamıyorum, bazen burada ne işim var diye kendime soruyorum ama ekşi hesabımı komple sildikleri için duruyorum galiba, ben tüm mahlukattan nefret ediyorum bu arada şahıslarla derdim yok:)
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
içimden kopup gittin. bunu senden başka hiçkimse senin adına başaramazdı.
hikayemi başa sararsam eğer geçmişimle savaşımı kaybederim. bu yüzden çıkma artık karşıma sen. ait olduğun yer benim yanım değil artık.
hikayemi başa sararsam eğer geçmişimle savaşımı kaybederim. bu yüzden çıkma artık karşıma sen. ait olduğun yer benim yanım değil artık.
devamını gör...
estetik tartışması
haaa öyle estetik. ben de estetik felsefesi falan sandım. o zaman dudak dolgusu hakkındaki fikrimi söyleyeyim. öpüşmeyi seven, önemseyen biri dudak dolgusu yaptırmaz ya da yaptıran biriyle ilişkiyi oraya taşımaz. onun dışındakilere bir şey diyemem. derim gerçi: botoks, gülüşünüzü bozar. burun ve diş görünümü çok etkileyebiliyor. biçimsiz burun bence o kadar kötü değil yine de ama diş önemli. öyle. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
sözlükteki feodal kankacılık
devamını gör...
sözlükteki feodal kankacılık
#3922588
bu yazıyı yazmıştım yazarlar. okumanızı tavsiye ederim.
bu yazıyı yazmıştım yazarlar. okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...
duman
yeni albüm çıkaracaklarını duyurdular!
sevgili ile duman konserine gitme hayali...
(bkz: sözlük yazarlarının hayalleri)
sevgili ile duman konserine gitme hayali...
(bkz: sözlük yazarlarının hayalleri)
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
can limin ey, limin eyy.
devamını gör...
