zaman tüneli
yapay zeka
insanların %90 i tarafından yanlış kullanılıyor.
devamını gör...
zorla çiçek satmaya çalışan deniz kenarı çingeneleri
şimdi başlığı görünce aklıma geldi. dünyanın en büyük manipülasyonu bu ablalarda.
geçen sene kuzenimle* sahilde yürüyoruz ve hararetli bir sohbet de akıyor. kendisinin neden hiçbir kızla dikiş tutturamadığını, neden karşısına sürekli saçma sapan insanların çıktığını falan sorguluyoruz.
arada bana "senin mis gibi ilişkin var tabi ondan böyle rahatsın" diye sitem ediyor.
ben de tövbe haşa ama "kızlar için yanlış olan oğlan sen olabilir misin" diye bir aydınlatma yaşatıyorum.
o diyor "ben iyi biriyim güzel yaklaşıyorum sevgimi veriyorum",
ben diyorum "her ilişkinin başında galiba bu doğru kişi diyosun senin kafana sçym".
baya baya hararetli bir konuşma yani.
çiçek satan roman vatandaşı* hanım da bizi sevgiliyiz ve kavga ediyoruz sanmış. koşa koşa geldi nerdeyse. döndü kuzenime,
"bu güzel gözlü ablama bağırmaya utanmıyon mu sen şu gözlere bak maşallahı var güzelliğinden şükredeceğine bir de kavga mı ediyon sen" dedi.
iltifatları hoşuma gitmedi desem yalan olur şimdi ama olay çok yanlış anlaşıldı derken kuzenim başladı hemen açıklamaya,
"ablacım biz kardeşiz kardeş, kuzeniz biz. bağırmadım ayrıca niye bağırayım canım o benim. tartışıyoruz sadece bak ben aldatıldım onu anlatıyordum."
"bir tane gül alacan diye güzelim kızı kardeşim diye yalanlıyon be abim sana yazıklar olsun" derken elinde gülü yapraklarından ayırdı biriktirdi avcunda ve başımdan aşağı döktü. neye uğradığımı şaşırdım. dünyanın en hızlı lav bombingini bir çiçekçi abladan yedim resmen.
neyse baktım olacak gibi değil, "valla doğru söylüyor ablacım dayımın oğlu bu benim, kuzeniz biz." dedim. bana inandı ama bu sefer de,
"elin kızlarına alacağına alasın kardeşine bi gül o zaman ne kadar cimri çıktın sen" dedi. ya sabıırrrr.
baktım kuzenim baya baya manipüle olmak üzere elini attı cebine ben de başladım hapşırmaya. ben de az değilim yani bakmayın..
nasıl hapşırıyorum ama var ya art arda ıpçı ıpçı diye.
"abla benim *ıpçı* alerjim var çiçeklere *ıpçı* nolur uzak tut bak teşekkür *ıpçı* ederiz ama gidelim biz" diyip kuzenimi de çekiştirdim arkamızdan bir şeyler diyordu hâlâ ama koşar adım gittik ve ben hapşırmaya devam ettim bir süre.
sahil boyu devam ettik tabi yine onun ilişkilerinin berbatlığından falan.. sonuna gelince de geri yürüdük aynı yolu.
bir de ne göreyim
aynı abla, bir başka kızın başından aşağı gül döküyor ve "ne kadar güzel gözlerin var senin şu güzel gözlerinin hürmetine bi çiçek alsın sana bu abim" diyor.
abla? senin tek güzel gözlün ben değil miydim? sana yazıklar olsun. inanmıştım ben sana..
geçen sene kuzenimle* sahilde yürüyoruz ve hararetli bir sohbet de akıyor. kendisinin neden hiçbir kızla dikiş tutturamadığını, neden karşısına sürekli saçma sapan insanların çıktığını falan sorguluyoruz.
arada bana "senin mis gibi ilişkin var tabi ondan böyle rahatsın" diye sitem ediyor.
ben de tövbe haşa ama "kızlar için yanlış olan oğlan sen olabilir misin" diye bir aydınlatma yaşatıyorum.
o diyor "ben iyi biriyim güzel yaklaşıyorum sevgimi veriyorum",
ben diyorum "her ilişkinin başında galiba bu doğru kişi diyosun senin kafana sçym".
baya baya hararetli bir konuşma yani.
çiçek satan roman vatandaşı* hanım da bizi sevgiliyiz ve kavga ediyoruz sanmış. koşa koşa geldi nerdeyse. döndü kuzenime,
"bu güzel gözlü ablama bağırmaya utanmıyon mu sen şu gözlere bak maşallahı var güzelliğinden şükredeceğine bir de kavga mı ediyon sen" dedi.
iltifatları hoşuma gitmedi desem yalan olur şimdi ama olay çok yanlış anlaşıldı derken kuzenim başladı hemen açıklamaya,
"ablacım biz kardeşiz kardeş, kuzeniz biz. bağırmadım ayrıca niye bağırayım canım o benim. tartışıyoruz sadece bak ben aldatıldım onu anlatıyordum."
"bir tane gül alacan diye güzelim kızı kardeşim diye yalanlıyon be abim sana yazıklar olsun" derken elinde gülü yapraklarından ayırdı biriktirdi avcunda ve başımdan aşağı döktü. neye uğradığımı şaşırdım. dünyanın en hızlı lav bombingini bir çiçekçi abladan yedim resmen.
neyse baktım olacak gibi değil, "valla doğru söylüyor ablacım dayımın oğlu bu benim, kuzeniz biz." dedim. bana inandı ama bu sefer de,
"elin kızlarına alacağına alasın kardeşine bi gül o zaman ne kadar cimri çıktın sen" dedi. ya sabıırrrr.
baktım kuzenim baya baya manipüle olmak üzere elini attı cebine ben de başladım hapşırmaya. ben de az değilim yani bakmayın..
nasıl hapşırıyorum ama var ya art arda ıpçı ıpçı diye.
"abla benim *ıpçı* alerjim var çiçeklere *ıpçı* nolur uzak tut bak teşekkür *ıpçı* ederiz ama gidelim biz" diyip kuzenimi de çekiştirdim arkamızdan bir şeyler diyordu hâlâ ama koşar adım gittik ve ben hapşırmaya devam ettim bir süre.
sahil boyu devam ettik tabi yine onun ilişkilerinin berbatlığından falan.. sonuna gelince de geri yürüdük aynı yolu.
bir de ne göreyim
aynı abla, bir başka kızın başından aşağı gül döküyor ve "ne kadar güzel gözlerin var senin şu güzel gözlerinin hürmetine bi çiçek alsın sana bu abim" diyor.
abla? senin tek güzel gözlün ben değil miydim? sana yazıklar olsun. inanmıştım ben sana..
devamını gör...
yapay zeka
öğrenme gibi uzun sürebilen, etkin bir süreci daha pasif ve kısa bir sürece indirgeyebiliyor. bu durum da iyi yönetilmediğinde öğrenme - anlama yanılgısına yol açıyor. sonuçta hiç veya çok az anladığımız konuları anladık sanma hatasına düşebiliyoruz. çok temel bazı tanım veya kavramların bile gerçekte ne olduklarını sürekli maruz kalarak, bilgiyle boğuşarak, hatalar yaparak anlamaktan başka yol yok. insan böyle öğrenir. bir şey üzerine hatırı sayılır bir zaman harcandığında o şeyin başkası tarafından ne kadar anlaşıldığını da yavaş yavaş sezmeye başlarız.
yapay zeka birçok kişiye terminoloji kullanma yeteneği kazandırdı. ağır bir konuyu öğrenmek üzere asla disiplinli, yorucu bir sürece katlanmayacak birçok insan, o süreç olmaksızın anlamanın imkansız olduğu terimlerle dolu yazılar yazmaya başladılar. bu gerçekten de oldukça cazibeli bir yetenek kazanımıdır çünkü artık başka dilden konuşabiliyorsunuz ve etrafınızda takdir görmeye başladınız bile. az insanın anladığı, sizinse ustalıkla kullandığınız bazı araçların olmasındaki keyfi kimse inkar etmez. yetkinlikler insana gerçekten değer hissi verir, hayata anlam ve güzellik katar.
yazık ki bu yetkinliklere sadece terminoloji kullanarak sahipmişiz gibi sanmak kişiye bir özgürlük sunmaz. kişinin gelecekteki halini yansıttığı o bazı psikolojik çapalama eylemlerini hariç tutuyorum, işte bir lise öğrencisinin odasının kapısıma prof.dr bilmemne yazısı asması falan gibi şeyler. anlatmaya çalıştığım yeni eksik yetkinlik ise esasında dikkatli olunması gereken bir tuzaktır çünkü öğrenmenin gerçek sürecine başlamak üzere başta sahip olunan birazcık gayreti de kolaylığa iyice alışmışlıktan dolayı kaybetmiş olabiliriz.
iyi bir hocanın en önemli özelliği size iyi kaynaklar önermesi ve kaynaklarda zorlandığınız meseleler hakkında yardım edecek yetkinlikte olmasıdır, size kaynaklarda gördüğünüz teknikleri nasıl rahatça uygulayabileceğiniz öğretecek kabiliyette olmasıdır. biz hep ders derste öğrenilir diye düşünürüz oysa bence çoğu ders dersten önce öğrenilir, hoca ile pekiştirilir. yapay zeka botlar bize iyi kitaplar öneren, iyi kitapları okurken görseller, özetler ve grafikler hazırlayarak anlamamıza yardım eden bir asistan olarak kullanıldığında muhteşem bir yardımcı ama birilerinin gözünü boyamak üzere kendimizi dahi aldatarak içerik üretmeye başladığımızda yapılan kötülük de kendimizle sınırlı olur.
yapay zeka birçok kişiye terminoloji kullanma yeteneği kazandırdı. ağır bir konuyu öğrenmek üzere asla disiplinli, yorucu bir sürece katlanmayacak birçok insan, o süreç olmaksızın anlamanın imkansız olduğu terimlerle dolu yazılar yazmaya başladılar. bu gerçekten de oldukça cazibeli bir yetenek kazanımıdır çünkü artık başka dilden konuşabiliyorsunuz ve etrafınızda takdir görmeye başladınız bile. az insanın anladığı, sizinse ustalıkla kullandığınız bazı araçların olmasındaki keyfi kimse inkar etmez. yetkinlikler insana gerçekten değer hissi verir, hayata anlam ve güzellik katar.
yazık ki bu yetkinliklere sadece terminoloji kullanarak sahipmişiz gibi sanmak kişiye bir özgürlük sunmaz. kişinin gelecekteki halini yansıttığı o bazı psikolojik çapalama eylemlerini hariç tutuyorum, işte bir lise öğrencisinin odasının kapısıma prof.dr bilmemne yazısı asması falan gibi şeyler. anlatmaya çalıştığım yeni eksik yetkinlik ise esasında dikkatli olunması gereken bir tuzaktır çünkü öğrenmenin gerçek sürecine başlamak üzere başta sahip olunan birazcık gayreti de kolaylığa iyice alışmışlıktan dolayı kaybetmiş olabiliriz.
iyi bir hocanın en önemli özelliği size iyi kaynaklar önermesi ve kaynaklarda zorlandığınız meseleler hakkında yardım edecek yetkinlikte olmasıdır, size kaynaklarda gördüğünüz teknikleri nasıl rahatça uygulayabileceğiniz öğretecek kabiliyette olmasıdır. biz hep ders derste öğrenilir diye düşünürüz oysa bence çoğu ders dersten önce öğrenilir, hoca ile pekiştirilir. yapay zeka botlar bize iyi kitaplar öneren, iyi kitapları okurken görseller, özetler ve grafikler hazırlayarak anlamamıza yardım eden bir asistan olarak kullanıldığında muhteşem bir yardımcı ama birilerinin gözünü boyamak üzere kendimizi dahi aldatarak içerik üretmeye başladığımızda yapılan kötülük de kendimizle sınırlı olur.
devamını gör...
mal sevkiyatı
türkiyede çoğu işletmede uygun şekilde yapılmayandır. ünlü bir soslu tavuk döner markasının patates teslimatı az önce çektim.

yapay zekaya göre
görseldeki teslimat koşulları, türkiye'deki mevcut gıda hijyeni yönetmeliği ve ilgili gıda güvenliği standartlarına göre uygun görünmemektedir.

yapay zekaya göre
görseldeki teslimat koşulları, türkiye'deki mevcut gıda hijyeni yönetmeliği ve ilgili gıda güvenliği standartlarına göre uygun görünmemektedir.
devamını gör...
sevgiliyle aynı evde kalıp hiç cinsel bir şey yaşamamak
ilişkinin süresine ve evresine bağlı durum, garipsenecek durum yok. herkes her gün si***** dur herhalde. (şüpheli)
devamını gör...
sevgiliyle aynı evde kalıp hiç cinsel bir şey yaşamamak
bence gayet de mümkün. kadın kendini hazır hissetmiyordur, evlenmeden olmaz diyordur erkek de saygı duyuyordur. olabilir yani, evet.
devamını gör...
bir mekanın tuvaletini kullanmak
çıkarken ufak da olsa bir şey satın almak lazım, öteki türlü biraz garip duruyor.
devamını gör...
spider web ve cobweb arasındaki fark
çoğu kimsenin bilmediği farktır.
(bkz: örümcek ağı)
spider web örümcek tarafından aktif olarak kullanılırken, cobweb terkedilmiş, atıl örümcek ağıdır.
(bkz: örümcek ağı)
spider web örümcek tarafından aktif olarak kullanılırken, cobweb terkedilmiş, atıl örümcek ağıdır.
devamını gör...
güne bir şarkı bırak
devamını gör...
majör gam
öncelikle kısaca gamın tanımını yapayım: bir notadan başlayıp aynı notanın bir üst oktavına kadar olan dizilimdir. bu dizilim belirli kurallara göre yapılır. bu kurallar da notalar arasındaki tam ve yarım ses aralıkları ile belirlenir. aralıklar konusu "müzikte aralıklar" başlığından incelenebilir. her gam, ismini aldığı başlangıç notasına bağlıdır. örneğin do majör gamı do notasıyla başlar ve biter. gam ismi, farklı kaynaklarda dizi ya da skala olarak da karşımıza çıkar. ingilizce kaynaklarda hemen her zaman scale olarak görürüz.
majör gamları anlamak için zıttıyla, yani minör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. minör gamlar hüzünlü ve melankoliktir, majör gamlar ise neşeli, parlak ve pozitiftir. batı müziğinin en temel ve en çok kullanılan gam yapısıdır.
majör gamın yapısına bakacak olursak, neşeli ve kararlı bir yapısı vardır. batı müziğinde ionian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - tam - yarım - tam - tam - tam - yarım şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan do majör gamını ele alacak olursak, bu gam do-re-mi-fa-sol-la-si-do seslerinden oluşur.
do – re arası tam
re – mi arası tam (işte bu tam ses majör duygusunu veren aralıktır)
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
la – si arası tam
si – do arası yarım
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın majör gamını elde edersiniz. bir gamı majör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. minör gamda 3. nota ile kök nota arası küçük üçlü (3 yarım ses) iken, majörde bu mesafe büyük üçlüye (4 yarım ses) denk düşer. majör gamın o karakteristik parlak rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik genişlemedir. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
majör gamın minörlerdeki gibi (harmonik, melodik) alt türleri yoktur. yapısı itibarıyla zaten bitiş hissi (kadans) için gerekli olan 7. sesin tizliği kendiliğinden formülün içindedir. si ve do arasındaki o yarım seslik çekim, gamı ekstra bir değişikliğe gerek duymadan kararlı kılar. hem çıkarken hem de inerken aynı notalar kullanılır.
do majör (çıkış): do - re - mi - fa - sol - la - si - do
do majör (iniş): do - si - la - sol - fa - mi - re - do
majör gamları anlamak için zıttıyla, yani minör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. minör gamlar hüzünlü ve melankoliktir, majör gamlar ise neşeli, parlak ve pozitiftir. batı müziğinin en temel ve en çok kullanılan gam yapısıdır.
majör gamın yapısına bakacak olursak, neşeli ve kararlı bir yapısı vardır. batı müziğinde ionian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - tam - yarım - tam - tam - tam - yarım şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan do majör gamını ele alacak olursak, bu gam do-re-mi-fa-sol-la-si-do seslerinden oluşur.
do – re arası tam
re – mi arası tam (işte bu tam ses majör duygusunu veren aralıktır)
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
la – si arası tam
si – do arası yarım
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın majör gamını elde edersiniz. bir gamı majör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. minör gamda 3. nota ile kök nota arası küçük üçlü (3 yarım ses) iken, majörde bu mesafe büyük üçlüye (4 yarım ses) denk düşer. majör gamın o karakteristik parlak rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik genişlemedir. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
majör gamın minörlerdeki gibi (harmonik, melodik) alt türleri yoktur. yapısı itibarıyla zaten bitiş hissi (kadans) için gerekli olan 7. sesin tizliği kendiliğinden formülün içindedir. si ve do arasındaki o yarım seslik çekim, gamı ekstra bir değişikliğe gerek duymadan kararlı kılar. hem çıkarken hem de inerken aynı notalar kullanılır.
do majör (çıkış): do - re - mi - fa - sol - la - si - do
do majör (iniş): do - si - la - sol - fa - mi - re - do
devamını gör...
dövme yaptırmak
bana garip gelendir. kardeşimde var çok saçma geliyor bana.
devamını gör...
big mac vs big king
big mac havada karada suda alıyor.
big king in tek artısı fiyat avantajı ve o fiyata verdiği doluluk ve ağırlık. buna rağmen et tadı gelmiyor burger king te oda ayrı bir ironi.
big king ev yapımı boncuk makarna ise big mac kremalı mantarlı fettucini alfredo olur.
ama aynı zamanda whopper ile big king i kıyaslarsak big king çok çok daha iyi.
big king in tek artısı fiyat avantajı ve o fiyata verdiği doluluk ve ağırlık. buna rağmen et tadı gelmiyor burger king te oda ayrı bir ironi.
big king ev yapımı boncuk makarna ise big mac kremalı mantarlı fettucini alfredo olur.
ama aynı zamanda whopper ile big king i kıyaslarsak big king çok çok daha iyi.
devamını gör...
damacana suya gelen zam
dışarıdan bakınca “alt tarafı su” dersiniz. ama o işin içindeki esnafa dönüp baktığınızda; ciddi personel gideri, yakıt masrafı, kira yükü olduğunu görürsünüz. araç amortismanını saymıyorum bile… üç–dört yıl içinde çalışanlara verilen araçlar ya hurdaya çıkıyor ya da kazalar yüzünden pert oluyor. velhasıl, o görünen fiyat bile çoğu zaman maliyeti karşılamaya yetmiyor belki…
devamını gör...
big king
herhangi bir kafede daha iyisini yersiniz dedirtir. mc burger üç harfli market hamburgeri kalitesinde.
devamını gör...
minör gam
öncelikle kısaca gamın tanımını yapayım: bir notadan başlayıp aynı notanın bir üst oktavına kadar olan dizilimdir. bu dizilim belirli kurallara göre yapılır. bu kurallar da notalar arasındaki tam ve yarım ses aralıkları ile belirlenir. aralıklar konusu müzikte aralıklar başlığından incelenebilir. her gam, ismini aldığı başlangıç notasına bağlıdır. örneğin do minör gamı do notasıyla başlar ve biter. gam ismi, farklı kaynaklarda dizi ya da skala olarak da karşımıza çıkar. ingilizce kaynaklarda ise hemen her zaman scale olarak görürüz.
minör gamları anlamak için zıttıyla, yani majör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. majör gamlar neşeli ve pozitiftir, minör gamlar ise hüzünlü ve melankoliktir.
minör gamlar 3 gruba ayrılır. doğal, melodik ve armonik minörler.
öncelikle doğal minör gama bakalım. hüzünlü bir yapısı vardır. batı müziğinde aeolian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - yarım - tam - tam - yarım - tam – tam şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan la minör gamını ele alacak olursak, bu gam la-si-do-re-mi-fa-sol-la seslerinden oluşur.
la – si arası tam
si – do arası yarım (buradaki yarım ses minör duygusunu verir)
do – re arası tam
re – mi arası tam
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın minör gamını elde edersiniz. bir gamı minör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. majör gamda 3. nota ile kök nota arası büyük üçlü (4 yarım ses) iken, minörde bu mesafe küçük üçlüye (3 yarım ses) denk düşer. minör gamın o karakteristik hüzünlü rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik daralmadır. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
harmonik minör gamı doğal minör gam üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. doğal minör gam formülümüz tam - yarım - tam - tam - yarım - tam – tam şeklindeydi. yine arızasız la minör gam üzerinde örnek verecek olursak doğal minör gam la-si-do-re-mi-fa-sol-la seslerinden oluşuyordu. harmoik minör gamda, doğal minör gamın 7. sesini yarım ses tizleştiriyoruz. tek fark bu.
doğal minör: la - si - do - re - mi - fa - sol – la
harmonik minör: la - si - do - re - mi - fa - sol# - la
doğal minördeki o sakin hüzün, yedinci sesin tizleşmesi ile gerilimli ve gizemli bir havaya bürünür. temel hissiyat farkı budur. "sol" ile ana nota olan "la" arasında tam ses vardır. bu yüzden sol, la'ya bitse de gitsek dedirtecek kadar güçlü bir çekim yaratmaz. biraz sönük kalır. besteciler, parçanın bittiğini (kadansı) daha güçlü hissettirmek için bu yedinci notayı yarım ses tizleştirmişler ve harmonik minörü oluşturmuşlar.
melodik minörün doğal ve harmonik minörlerden farkı ise, hem 6. hem de 7. sesin tizleştirilmesiyle oluşmuş olmasıdır. harmonik minördeki o geniş ve egzotik boşluk (fa ile sol# arası) bazen melodiyi çok keskin yapar. melodik minörde biz 6. sesi de (fa#) yukarı çekerek yolu düzeltiriz. böylece notalar merdiven basamağı gibi birbirine daha yakın ve akıcı hale gelir
doğal minör: la - si - do - re - mi - fa - sol - la
harmonik minör: la - si - do - re - mi - fa - sol# - la
melodik minör: la - si - do - re - mi - fa# - sol# - la
yalnız melodik minör’ün diğer minör gamlardan önemli bir farkı vardır. inerken ve çıkarken farklı çalınır. yukarı çıkarken 6. ve 7. sesler tizleşmiş (diyezli) haliyle çalınır. çünkü o kararlı yükselişe ve parlaklığa ihtiyaç vardır. aşağı inerken ise diyezler atılır ve gam doğal minör’e geri döner. yani inerken la-sol-fa-mi-re-do-si-la şeklinde ineriz.
minör gamları anlamak için zıttıyla, yani majör gamlarla kıyaslamak yerinde olacaktır. majör gamlar neşeli ve pozitiftir, minör gamlar ise hüzünlü ve melankoliktir.
minör gamlar 3 gruba ayrılır. doğal, melodik ve armonik minörler.
öncelikle doğal minör gama bakalım. hüzünlü bir yapısı vardır. batı müziğinde aeolian modu olarak da bilinir. gamın içerisinde yer alan notaların aralıkları tam - yarım - tam - tam - yarım - tam – tam şeklindedir. örneğin hiçbir arıza almayan la minör gamını ele alacak olursak, bu gam la-si-do-re-mi-fa-sol-la seslerinden oluşur.
la – si arası tam
si – do arası yarım (buradaki yarım ses minör duygusunu verir)
do – re arası tam
re – mi arası tam
mi – fa arası yarım
fa – sol arası tam
sol – la arası tam
bu formül ile hangi notadan başlarsanız, o notanın minör gamını elde edersiniz. bir gamı minör yapan en kritik nota, o gamın 3. notasıdır. majör gamda 3. nota ile kök nota arası büyük üçlü (4 yarım ses) iken, minörde bu mesafe küçük üçlüye (3 yarım ses) denk düşer. minör gamın o karakteristik hüzünlü rengini veren temel fark bu 1 yarım seslik daralmadır. aralıklar konusunun detaylarını müzikte aralıklar başlığında görebilirsiniz.
harmonik minör gamı doğal minör gam üzerinden anlamak daha kolay olacaktır. doğal minör gam formülümüz tam - yarım - tam - tam - yarım - tam – tam şeklindeydi. yine arızasız la minör gam üzerinde örnek verecek olursak doğal minör gam la-si-do-re-mi-fa-sol-la seslerinden oluşuyordu. harmoik minör gamda, doğal minör gamın 7. sesini yarım ses tizleştiriyoruz. tek fark bu.
doğal minör: la - si - do - re - mi - fa - sol – la
harmonik minör: la - si - do - re - mi - fa - sol# - la
doğal minördeki o sakin hüzün, yedinci sesin tizleşmesi ile gerilimli ve gizemli bir havaya bürünür. temel hissiyat farkı budur. "sol" ile ana nota olan "la" arasında tam ses vardır. bu yüzden sol, la'ya bitse de gitsek dedirtecek kadar güçlü bir çekim yaratmaz. biraz sönük kalır. besteciler, parçanın bittiğini (kadansı) daha güçlü hissettirmek için bu yedinci notayı yarım ses tizleştirmişler ve harmonik minörü oluşturmuşlar.
melodik minörün doğal ve harmonik minörlerden farkı ise, hem 6. hem de 7. sesin tizleştirilmesiyle oluşmuş olmasıdır. harmonik minördeki o geniş ve egzotik boşluk (fa ile sol# arası) bazen melodiyi çok keskin yapar. melodik minörde biz 6. sesi de (fa#) yukarı çekerek yolu düzeltiriz. böylece notalar merdiven basamağı gibi birbirine daha yakın ve akıcı hale gelir
doğal minör: la - si - do - re - mi - fa - sol - la
harmonik minör: la - si - do - re - mi - fa - sol# - la
melodik minör: la - si - do - re - mi - fa# - sol# - la
yalnız melodik minör’ün diğer minör gamlardan önemli bir farkı vardır. inerken ve çıkarken farklı çalınır. yukarı çıkarken 6. ve 7. sesler tizleşmiş (diyezli) haliyle çalınır. çünkü o kararlı yükselişe ve parlaklığa ihtiyaç vardır. aşağı inerken ise diyezler atılır ve gam doğal minör’e geri döner. yani inerken la-sol-fa-mi-re-do-si-la şeklinde ineriz.
devamını gör...
big king
burger king in mcdonaldstaki meşhur big mac nin çakması. bugün ilk kez şans verdim. yok abi ben burger kingin köftesinden et tadı alamıyorum, ızgara tadı geliyor ama et tadı yok. mcdonals big mac te bol sos ve turşu kattırmama rağmen alıyorum o et tadını daha küçük ölçekte olsa bile ama burger king tw o köfte yok. sos ise daha yoğun kıvamı ama fazla ekşimsi. mcdonals big mac sosu çok daha iyi tartışmasız. peki hiç mi artısı yok derseniz var. fiyat daha uygun, aldığınız köfte miktarı ve burger daha büyük ve ağır net olarak o ağırlığı doluluğu hem elde hissiyat hem görsel veriyor. lakin o kadar ete rağmen mcdonals taki et tadı yok. ızgaramsı tat geliyor hafif oda belli belirsiz hemen kayboluyor. bundan sonra çok iyi bir kampanya olmadığı sürece burger king tercih etmem, arakdaşlarla gidiyor ve yiyeceksemde whopper yerine bu big king i seçerim. her ne kadar big mac çakması olsada mantık aynı ve o burger sosunu ve ortada ek bir ekmek olması çok benlik bir şey.
#3952259 çoğu kafe smash burger satmıyor, anne köftesini (içi soğan ve ekmek dolu) üzerine cheedar koyup millete hamburger diye veriyorlar. iyi yapan yerlerde de 450 den aşağı değil.
#3952259 çoğu kafe smash burger satmıyor, anne köftesini (içi soğan ve ekmek dolu) üzerine cheedar koyup millete hamburger diye veriyorlar. iyi yapan yerlerde de 450 den aşağı değil.
devamını gör...




