zaman tüneli

çekirdek çitliyorumdur. çekirdek yerken büyük bir odakla sadece bütün çekirdekleri bitirmeyi düşünürüm. konuşamam. arada yanımdakine bakar ve bakışlarımla bir şeyler anlatırım. ağzımdan çıkan tek ses dudağıma yapışan kabuk parçasından kurtulmak için onu uzaklaştıran o tü! sesidir.

bunun haricindeki durumlarda mümkün değildir. olamaz!
devamını gör...

carrefoursa'yı satın almış.
buradan
devamını gör...

dinozorlar bilir...

mesela yıldırım akbulut ingilizce öğrenmiş ve bir bürokratik davette bir kadına mıydı yabancı karısına mıydı... "i love you" demiş. kadın "i love you too" demiş. veeeeee... yıldırım akbulut da "i love you three" demiş, "ben seni daha çok seviyorum" dediğini sanarak. aşlkdşalksdşakd.

smoking ve smokin olayı da vardı. yıldırım akbulut gene yurt dışındaymış ve smokiniyle bir davetteyken "no smoking" (sigara içilmez) tabelasını görür görmez hemen oradan dışarı doğru yönelmiş. karısı mıydı... işte yanındaki biri "hayrola yıldırım, nereye böyle?" demiş. bu da "görmüyor musun, smokin giymek yasakmış burada, üstümü değiştirmeye gidiyorum" falan demiş.

şu görseli görünce aklıma geldi. haha.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhabalar iyi yayınlar yetiştim, umarım geç kalmamışimdir .d
devamını gör...

aynı bankın iki ucunda değil de tam ortasında, omuzların birbirine değip değmemeyi tartışırken oturmak gibi bir şeydir konuşmadan yan yana durmak... kelimeler devre dışı kalınca insanın bütün acemiliği ortaya çıkar sanırsın halbuki tam tersi olur. dil susunca, insanın asıl ana dili başlar.

birinin ayakkabısının ucuyla yerde anlamsız çizgiler çizmesi, diğerinin o çizgileri fark edip bozmak istememesi… bunlar küçük şeyler gibi görünür ama aslında tam orada kurulur cümleler. iyiyim demeden iyi olunduğu, gitme demeden kalındığı yer tam olarak o banktır.

arada bir geçen insanlar, uzaktan gelen bir korna sesi, rüzgarın yaprakları sürükleyişi… hepsi sizin yerinize konuşur biraz. siz susarsınız, dünya arayı doldurur. ama garip olan o gürültünün içinde bile en net duyduğun şey, yanındaki insanın sessizliğidir.

ve insan fark eder ki bazılarıyla saatlerce konuşsan da anlaşamazken bazılarıyla tek kelime etmeden bütün hikayeyi paylaşırsın. o bank, işte tam olarak o hikayenin yazıya dökülmemiş halidir.

kalkarken de bir şey söylenmez genelde. çünkü gerek yoktur. zaten konuşulması gereken her şey, çoktan susarak anlatılmıştır.
devamını gör...

ya bi seyler bi seyler olmuyor zannederken bi seyler bi seyler de oluyor.
bugun bunun farkındalıgı oldu bende.
ufurukcu kedi yazmıstı:
-birini bastan yaratmaya kalkmadan onun halı hazırda zaten bir hayatı oldugunu unutmasanız keske..

ne bilim ya. guzel seyler olmus 10 senedir.
boyle bi iyi hissettim.
devamını gör...

''dilimin sınırları dünyamın sınırlarını belirler''

yurdumuzu uçuruma benzeten koşulların, dünyamızı küçültmesi yüzünden, şiddet patlamaları yaşadığımız günlerde, anlamlı gelen wittgenstein sözü.
devamını gör...

a horse with no name

benden bana gelsin. fav. uzun yol şarkılarımdandır.
devamını gör...

sesın az geliyor. rahmetlının şarkı sözlerını kendımce trolledım.
devamını gör...

#3957395
ya cansın arkadaşım, teşekkür ederim… şu an ki halimi öyle güzel anlatıyor sağolasın.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evliliğe, anne olmaya, yuva kurmaya değer veren bir kızı hiçbir şey teselli edemez.
devamını gör...

alkışı duydum ihaneti gördüm
sesim de oldu sessizliğimde
şükürler olsun arada seviştiğim de oldu benım

sen de oraya buraya gitme
ne olur tut parmaklarımdan
hayatta hiç bir şeyım tuzlu olmadı
senın tenın kadar.

sen de sağa sola dağılma, gitme ne olur?
devamını gör...

teselli edilmeleri gerektiğini düşünmüyorum. asıl onlar hayatımızda bir erkek var diye bizi teselli etsinler. çileyi biz çekiyoruz.
devamını gör...

onlar sinirlenicek. onlar bagıracak. onlar sacmalıcak. onlar hiddetlenecek. onlar sana yanlıslar yapıcak.
sen hep dort dortluk melek tepkileri vereceksin.
yoksa sınıfta kalırsın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anın değil, biraz öncesinin.
devamını gör...

''sen hiç evlenmemek ile çok iyi yaptın. erkeklerin ağız kokusu çekilmez.''
devamını gör...

bir bunlar öfkeleniyor. biz pamuktan mı yapıldık? hayır!

camdan aşağı atın, nefes alıyorsa sakinleşince döner gelir.
devamını gör...

bir liste hazırladım ve çalmak geldi içimden. biraz müzik, biraz sohbet. bu gece bir yayın yapayım istedim.

buyurun: normaller.com/radyo/
devamını gör...

abi iteliyorlar kakalıyorlar, yine de istediklerini alamıyorlar. sadece ikinci yarıda olanları söyleyeyim.

sane’nin iptal edilen golünde ofsayt yok. yunus’un topla da pozisyonla da alakası yok ki top en az 1,5 metre arkasından sane’ye gidiyor önünden değil…

80’den sonra gençler ceza sahasında jakobs’un yediği penaltılık bir dirsek var verilmedi,

gençler’in ite kaka ortak edildiği golünde niang’ın gol vuruşundan çok önce topla ilk buluşup arkadaşına indirdiği pozisyon ofsayt, verilmedi…

sonra yapı var…

son haftaların baskısı var takımın üstünde. ikinci yarı skora yaslanacaklardı ama hepsinin eli ayağına dolaştı 2-1 den sonra…

fener maçına konsantre olmamız lazım. fenerbahçe için değil, geride kalan trabzon için… yoksa fener yine ne yapar eder puan kaybeder…
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kocaeli körfezi
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim