zaman tüneli
neye sinirlendiğini açıklarken daha çok sinirlenmek
ve ardından düdüklü tencereye dönüşmek
devamını gör...
in cin top oynuyor
fenerdeki bazı topçuladan daha iyi oynuyorlardır herhalde ya, sıddık çağlar falan bunlardan iyilerdir diye düşünüyorum.
devamını gör...
yazarların an itibarıyla merak ettikleri
bu taylor swift'i kim dinliyor
devamını gör...
sevmeme nedeni olarak çok sevme isteği
paragraf sorusu gibi bir tanım. ben mutlak butlan nedir bilmeme rağmen anlamadım. biraz düşündüm, yorumlamaya çalıştım. çıldırmış gibi sevme isteğinden dolayı sevememek diye anladım. ama yine de anlamamış gibi hissediyorum.
devamını gör...
roger grimau
bursasporun ispanyol koçu.
devamını gör...
sevmeme nedeni olarak çok sevme isteği
sevgi objesine 'tam uyum' ile yönelim tasarlayan kimsenin bir türlü emin olamama ikirciklenmeleriyle sevememesini tanımlar.
modernitenin getirisi 'romantik anlam yüklemelerin' sonucu olarak çift yaşam oranlarının düşmesi ile sonuçlanır.
sözün özü; beraberlik 'tam uyumlu' bir şey değildir, abartmadan kabartmadan yalınca sevin, ağacın yaprağını önemsediği kadar önemsemek yeter de artar bile...
edit: butlan kaldırıldı 'uyum kondu. eppur gelmiş hoşgeliş olmuş.
modernitenin getirisi 'romantik anlam yüklemelerin' sonucu olarak çift yaşam oranlarının düşmesi ile sonuçlanır.
sözün özü; beraberlik 'tam uyumlu' bir şey değildir, abartmadan kabartmadan yalınca sevin, ağacın yaprağını önemsediği kadar önemsemek yeter de artar bile...
edit: butlan kaldırıldı 'uyum kondu. eppur gelmiş hoşgeliş olmuş.
devamını gör...
ahmed sukarno
endonezya'nın atatürk'ü tabiri doğru bir tabir. hatta kendisinin atatürk'ü örnek aldığı söylenir. atatürk'ü öven bir sürü de söz söylemiştir.
endonezya'da ciddi bir türk hayranlığı var.
endonezya'da ciddi bir türk hayranlığı var.
devamını gör...
bir çocuğun ellerine vurmak
minik veya büyük şiddetin hiçbir affı olmaz. çocuğu eğitmek bu yüzden özveri işidir ve bu yüzden herkesin anne ve baba olamayacağı söylenir.
çocuklar kimsenin kum torbası değildir. bir canlıya hayatı öğretebilecek sabrınız yoksa, onu hiç yapmamanız gerekir çünkü hiçbir çocuk gördüğü şiddeti unutmaz aksine onu depolar ve 3 ayrı karakteristik ortaya çıkar:
1. gördüğünü uygulayan, şiddete meyilli bir çocuk ( ki günümüzde örnekleri fazlasıyla var. bazen anneye ve babaya olan öfkelerini onlara saldırarakta gösterebiliyorlar çünkü her şiddet eylemi çocuğunuzun gurur ve onur duygusunun kırılması, çocugunuzun aşağılanmasıdır.)
2. içe dönük, pasif ve sürekli şiddetin öznesi olarak yaşamaya devam eden bir çocuk.( gördüğü şiddet sebebiyle sürekli susmaya alışmış, sesini çıkartmaktan korkan ve tüm hakkını yediren pasif bir çocuk modeli)
3. ailesini travma kaynağı olarak görüp, en kısa sürede evden ve onlardan kopmak isteyen çocuk. bu kategoridekiler çok sağlıklı ve mantıklı biçimde bu süreci geçirip, yetişkin olabilirler fakat yaptığınız her şeyi biriktirirler. diğerlerinden tek farkı: sizden tamamen kopmak için plan yapmalarıdır. genelde evden giderler, gittiklerinde geri dönmezler. kendilerine ayrı bir hayat kurmanın yolunu mutlaka bulurlar çünkü bu zaten uzun vadeli planladıkları bir şeydir. bu adımı attıktan sonra, ayda - yılda bir görürsünüz çünkü sizinle iletişime geçmek istemezler. bu geçmişten çıkış, kurtuluştur. sizi yetişkin dünyalarına kabul etmezler. genelde aile kurduklarında dahi aynı politika torunlar için devam eder. torunlarınızı dahi limitli görürsünüz.
yani ektiğinizi biçersiniz. her çocuk yetişkin olduğunda, geçmişinin hesabını sorar.
o yüzden şiddet uygulamak yerine, direkt çocuk yapmayın. onun yerine gidip psikolojik destek alarak, zihninizdeki arızayı düzeltin.
çocuklar kimsenin kum torbası değildir. bir canlıya hayatı öğretebilecek sabrınız yoksa, onu hiç yapmamanız gerekir çünkü hiçbir çocuk gördüğü şiddeti unutmaz aksine onu depolar ve 3 ayrı karakteristik ortaya çıkar:
1. gördüğünü uygulayan, şiddete meyilli bir çocuk ( ki günümüzde örnekleri fazlasıyla var. bazen anneye ve babaya olan öfkelerini onlara saldırarakta gösterebiliyorlar çünkü her şiddet eylemi çocuğunuzun gurur ve onur duygusunun kırılması, çocugunuzun aşağılanmasıdır.)
2. içe dönük, pasif ve sürekli şiddetin öznesi olarak yaşamaya devam eden bir çocuk.( gördüğü şiddet sebebiyle sürekli susmaya alışmış, sesini çıkartmaktan korkan ve tüm hakkını yediren pasif bir çocuk modeli)
3. ailesini travma kaynağı olarak görüp, en kısa sürede evden ve onlardan kopmak isteyen çocuk. bu kategoridekiler çok sağlıklı ve mantıklı biçimde bu süreci geçirip, yetişkin olabilirler fakat yaptığınız her şeyi biriktirirler. diğerlerinden tek farkı: sizden tamamen kopmak için plan yapmalarıdır. genelde evden giderler, gittiklerinde geri dönmezler. kendilerine ayrı bir hayat kurmanın yolunu mutlaka bulurlar çünkü bu zaten uzun vadeli planladıkları bir şeydir. bu adımı attıktan sonra, ayda - yılda bir görürsünüz çünkü sizinle iletişime geçmek istemezler. bu geçmişten çıkış, kurtuluştur. sizi yetişkin dünyalarına kabul etmezler. genelde aile kurduklarında dahi aynı politika torunlar için devam eder. torunlarınızı dahi limitli görürsünüz.
yani ektiğinizi biçersiniz. her çocuk yetişkin olduğunda, geçmişinin hesabını sorar.
o yüzden şiddet uygulamak yerine, direkt çocuk yapmayın. onun yerine gidip psikolojik destek alarak, zihninizdeki arızayı düzeltin.
devamını gör...
bull'a çay demlemek
cuckold sonrası bulla çay demlemektir.
devamını gör...
kadınlara en çok yakışan aksesuar
gülmek.
devamını gör...
bilgi teknolojileri ve iletişim kurumu
geçmişte tedbiren engellenmiş alan adları için e-devlet üzerinde bir itiraz kanalı bulunduran kurum.
devamını gör...
the third wife
ingiliz yazar lisa jewell'in 2014'te yayımlanan romanı.
iki defa evlenip boşanan adrian isimli bir adamın, 3. kere evlendiği kadın olan maya'nın ölümünü ve eski eşlerinden olma 5 çocuğuyla aralarındaki olayları anlatan bir roman.
okurun odağını koruyup yer yer ilgi uyandırsa da kitabın sonlarına doğru biraz yavanlaştı konu. ama yine de çerez niyetine okunanilecek güzel bir roman.
iki defa evlenip boşanan adrian isimli bir adamın, 3. kere evlendiği kadın olan maya'nın ölümünü ve eski eşlerinden olma 5 çocuğuyla aralarındaki olayları anlatan bir roman.
okurun odağını koruyup yer yer ilgi uyandırsa da kitabın sonlarına doğru biraz yavanlaştı konu. ama yine de çerez niyetine okunanilecek güzel bir roman.
devamını gör...
şaka maka sadettin saran'ın çok karizmatik bir adam olması
yaşıtlarının genelinin ücretsiz istanbul kartıyla gittiği cami önlerinde oturup kafasında namaz takkesi elinde tesbihle çay içerken önünden geçen kadınları kesen hayatsız tipler olduğunu düşününce katıldığım önerme.
hepsini bir kenara bırakırsak bu adamın çağdaş eğitim ve atatürkçülük konusundaki görüşlerini beğeniyorum, sırf bu yüzden bile saygıyı hak ediyor. totosunu/koltuğunu kurtarmak için saçma sapan açıklamalar yapan ve taraftarlar arasında kaos çıkarmaya çalışan geçmiş fenerb*hçe başkanlarına dönüşmediği sürece bir insan olarak saygım var kendisine.
hepsini bir kenara bırakırsak bu adamın çağdaş eğitim ve atatürkçülük konusundaki görüşlerini beğeniyorum, sırf bu yüzden bile saygıyı hak ediyor. totosunu/koltuğunu kurtarmak için saçma sapan açıklamalar yapan ve taraftarlar arasında kaos çıkarmaya çalışan geçmiş fenerb*hçe başkanlarına dönüşmediği sürece bir insan olarak saygım var kendisine.
devamını gör...
lisa jewell
19 temmuz 1968 doğumlu ingiliz yazar.
bazı kitapları:
(bkz: ralph's party) - 1999
(bkz: thirtynothing) - 2000
(bkz: after the party) - 2010
(bkz: the third wife) - 2014
(bkz: then she was gone) - 2018
(bkz: watching you) - 2018
(bkz: the family upstairs) - 2019
(bkz: invisible girl) - 2020
(bkz: none of this is true) - 2023
(bkz: don't let him in) - 2025
bazı kitapları:
(bkz: ralph's party) - 1999
(bkz: thirtynothing) - 2000
(bkz: after the party) - 2010
(bkz: the third wife) - 2014
(bkz: then she was gone) - 2018
(bkz: watching you) - 2018
(bkz: the family upstairs) - 2019
(bkz: invisible girl) - 2020
(bkz: none of this is true) - 2023
(bkz: don't let him in) - 2025
devamını gör...
insan ne için yaşar sorusu
kendisi ve varsa ailesi için. bir amacımız kutsal bir görevimiz yok yerleşik hayata geçtikten sonra insanı oyalamak için uydurdular bunları. din fakirler içindir zenginlerin çoğu dini umursamaz bile.
devamını gör...




