zaman tüneli

sözlükte birkaç tane sevimli yazar var, tespit ettiğim kadarıyla hepsi boğa burcu.
hadi dağılın.
devamını gör...

hiçbirisi. hepsinin bi toksik yanı var işte.
devamını gör...

uzun saçlı kadın
nedir senin göbek adın
bahçelerde maydanoz
gel bize bazı bazı.
devamını gör...

teknik direktör değil başkan önerilmeli.
devamını gör...

lafı gediğine oturtmuş yine sayın yazar. mesele görünüş olsaydı çok başka olurdu hayat
devamını gör...

anlayış göstererek sıyrılınabilir sorundur.
devamını gör...

katolik kilisesinde papaz olabilir.
devamını gör...

kova erkeği demek isterdim ama incisi, normali hemen her sözlükte bize genelde sövüyorlar. tek suçumuz da belli bir ayda doğmuş olmak :) :(
devamını gör...

gs bu sezon da şampiyon olursa—ki olmaması ufak çapta bir mucize olur artık—okan buruk, hem futbolcu hem de teknik direktör olarak üst üste 4 sezon şampiyonluk yaşayan ilk futbol insanı olacakmış dünyada. şu kaynağa göre yani: x.com/asistanaliz/status/20...

bence de öyledir ya. cidden gerçekleş(tiril)mesi çok çok zor olan bir şey bu. dört dörtlük olay.
devamını gör...

tedesco'nun bu sezon yaşadıklarını hangi hoca yaşarsa yaşasın şampiyon falan yapamaz. gs biraz boşladı diye şans kapıyı çalsa bile, bu sefer fenerbahçe'nin klasik basiretsizliği izin vermedi ve puan farkı yine gs'nin istediği şekle geldi. 1 puan ile çıkılsa o maça, şu an konuştuklarımızın tam tersini belki gs için konuşacaktık. lakin dediğim gibi, bir fenerbahçe basiretsizliği, iki de “kendin ettin kendin buldun” davası son noktayı koydu.

sen 3 tane forvet yollayıp yerine bir tanecik genç bir forvet alırsan ve sadece onunla lige devam edersen, altın tepside kupa verecek değiller ya sana. ki ucundan koklattılar sağ olsunlar. sağ olsunlar dediğime bakmayın; şampiyon olana kadar en çirkef şekilde gezenler, istediklerini alınca bir anda melek yüzlü oluyor, onu da belirtmek isterim.

kusura bakmayın ama önce kupada, sonra derbide osimhen nasıl kırmızısız maçı bitirdi, ben anlamadım gitti. takım tutmak değil mesele; her şey ligin ne kadar kalitesiz olduğu ile ilgili. bir tane pahalı oyuncu al, lig onu oyunda ne olursa olsun tutar. biraz aklı olan büyük takım bundan sonra varını yoğunu bir tane çok büyük stara harcar. nasıl olsa star ne yaparsa yapsın sahada kalıyor; iyice belletilir “hakemleri ez” diye ve her maç istediğini alıp yoluna devam edersin.

tarafsız bakabilen herkes bahsettiğim iki maçta neler olduğunu görmüştür. önceki maçlarda da bir yığın şey vardır eminim ama ben son fotoğrafı gördüm ve gerçek manada midem bulandı. bizim ligimiz zaten bitmiş; kimsenin doğru dürüst lig izlediği yok ama daha da aşağı gidiyor, benden söylemesi.

başlığın asıl konusuna gelirsek:

fenerbahçe geçmişten bugüne hep hatalı başlangıçlardan kaybetti. ilk olarak ali koç geldi ve aykut kocaman'ı yolladı. her ne kadar sevmesek bile o günün takımı ile neler yaptığını gördük. ali koç'un ilk sezon ne kadar rezil bir duruma düştüğü de malumunuz.

sonra sezon içinde getirdiği hocayı sezon sonu yolladı. ne bileyim, emre belezoğlu gelip bir iki güzel iş yapsa da şans verilmedi ki orada sportifte olan birinin teknik direktörlüğe geçmesi bence çok saçma. ondan sonra ismail kartal 99 puan topladı, yollandı. yetmezmiş gibi tadic ve dzeko gönderildi. en azından birini tutmalısın ki bana kalsa ikisinin de gitmesi manasız. gelir gelmez kaptan yaptığın adamlar bunlar. madem öyle, kaptan yapma; kaptan mı transfer ediyorsun sen?

jesus, pereira dönemlerini hiç saymıyorum çünkü hiçbirinde yol doğru değil. temeli güzel kurmalısın ilk önce. şimdi geldik bu sezona: tedesco gitmeyi hak ediyor muydu? evet. ancak forvetsiz geldiği bu noktayı görünce haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

yine temel olarak hatalı bir iş yapılıyor ve bu takımı tanıyan, bilen, bir kısmı da olsa kendi takımı olan bir adamı yollayıp yeni bir adam getirilecek. gelen diyecek ki: “bu takım benim takımım değil, sil süpür, hadi beni köpür.” daha gelir gelmez forvet, kanat, defans, bek derken bir bakacaksın takımın 11’de 9’u yok. iki oyuncu bile kalsa şükrederim ben.

fenerbahçe nasıl başarılı olur peki?

öncelikle söylemek gerekir ki benim söylediklerimin bir değeri yok ama ileride kendi yazdıklarıma bakıp geleceği görüp görmediğimi görmek istiyorum. konu fenerbahçe olunca bir aptal bile çok basit görür geleceği ama biz yine de bir iki kelam edelim aklımızın yettiğince.

öncelikle para harcama konusunda cimrilerin kralı gelmeli o koltuğa. kulübün televizyonlarda yardım programları yaparak topladığı paraları baba parası gibi harcamalarını anlamıyorum. kendi parasını koyan başkanlar var sanırım; öyle bile olsa o kadar gereksiz harcamalara gerek yok.

takımın sürüyle oyuncusu varken, gelecek hoca her bölgeye adam istiyorsa kimse gelmesin; bırakın takım kendi kendine çıksın oynasın. bugünden daha kötü bir halde olmayız bence. gözle görünen tek şey var, o da forvet. bunu da bir zahmet en baba şekilde doldurun, gerisine karışmayın. kimin geldiği o zaman çok önemli olmaz; isterseniz yılmaz vural gelsin.

tabii en önemli konu da şu; bu konu forvet konusundan bile önemli: takıma durup dururken kendini nasıl güzel yere atarsın, milletin ayağını kıracak kadar güzel basıp yine de nasıl faulü kendi takımına kazandırırsın temalı bir tane adam. bu her şeyden önemli. bu ülke sonuç ülkesi efendim; günün sonunda kimse sizin oraya kadar ne yaptığınıza bakmıyor, sonuca bakıyor.

alın selçuk inan'ı mesela; bizzat kaynağından size bu işlerin ne kadar güzel yapıldığını aktarsın. hatta yetmezse gidin, paraya kıyın, umut bulut ve burak yılmaz'ı da alın. seneye 20 puan farkla şampiyon olmazsanız ben de arap şükrü’yüm. glck.
devamını gör...

böyle sonuçlanır muhtemelen.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bence gayet güzel.
köyde toprak varken ben çok kızarım aileme şehre göç ettikleri için.*
ev desen bahçeli, istediğin mimari şekli ver arsa da sana ait ve müstakil. iş desen seneden seneye hasat döneminde ya da kurban döneminde insanlarla muhatap oluyorsun. s.. s.. insanlarla uğraşma düzeyin minimum. patron desen yok. tek patron yüce allah'ın gök olayları. sabah erken kalkma derdin de yoktur ayrıca istersen bugün çalışma yarın çalış sonuçta nisanın işi nisan ayında yapılacak.
ha beden gücü gerekiyor mu evet. yorucu ama sadece fiziksel açıdan. kafan gün sonu da dingin. mesela hiçbir köylüden öldüm bittim seviyesi bir yorgunluk duyamazsınız çünkü işler şehirdeki gibi yürümez.
bence doğalgaz köylere de gelse kimse şehirde durmaz. tek dezavantajı kışın soba derdidir köy hayatının.
bu arada şahsi hedefim de 35 yaşına kadar köye tamamen yerleşmek. zeytine ek olarak topraksız tarım da çok ilgimi çekiyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kırmızı kahvaltılık soslar var, salça benzeri. bunların kavanozlarını atmayarak baharatlık yapıyorum. geçen yemek yaparken sosu kullandım, sonra kavanozu geri buzdolabına koydum. ertesi gün farkettim ki yanlışlıkla pul biberi buzdolabına atmış, kahvaltılık sosu ise çekmeyece koymuşum. malım lan ben.
devamını gör...

yoho yoho ve bir şişe de rom demiş ünlü korsanlar kdkdm…
devamını gör...

onlar hiç gübre teknesi ile tarladan aşağı kaymamışlar ki, nereden bilsinler.

o kadar da güzel değil. çok güzel. süper. harika. mükemmel. lakin bende köye geri dönecek para yok.
devamını gör...

garip bir durum. seviyorduysa niye terk etti o zaman?
devamını gör...

#3964688 tebessüm ettim sevimli cadı'cığım.. çok tatlı olmuş.. *
devamını gör...

(bkz: ikizler burcu)
devamını gör...

soba yakmaktan aciz insanların köy güzellemeleri hiç de samimi gelmiyor.
devamını gör...

30 olmadan kelleşmeye başlayan adamlara bak hele. eğleniyorum sizinle. bugün de güldüm çok şükür.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim