zaman tüneli

bu sözlük ile ilgili üzüldüğüm tek nokta var. ben ve benim gibi birkaç yazar, tanım girip, çeşitli konularda başlıklar açarak sözlüğe kendince katkı sağlamaya çalışıyor.

fakat, bilmem ne tarzı normal sözlük yazarları başlığı kadar ya da sözlük yazarlarının fotoğrafları başlığı kadar ilgi görmüyor.

yani bir ekşi'ye bakıyorsun, bir de buraya. ikisi de sözlük lafta. ama burası sözlükten çok, bazı yazarların sosyal medya hesabı gibi kullandığı bir yer.

bakın sözlük kültürüne hakim olmayabilirsiniz. bunda bir beis de yok. ancak, sözlük yazarlığını sosyal medya kullanıcılığı ile bir tutamazsınız.

bakın, mesela ben de çok sözlük kültürüne genel hatlarıyla hakim değilim. ancak, burayı amacı dışında kullanmamaya çalışıyorum.

ve iddialıyım burada sözlük yönetimi sözlük yazarlığı için gereken şeyleri baz alsa burada yazar kalmaz. buna ben de dahilim. acı ama gerçek maalesef.
devamını gör...

www.youtube.com/shorts/zGxG....
kazak / türk / tuva / özbek.
devamını gör...

mesela nuh tufanı’nın global bir olay olduğu bilgisi sadece tevrat’ta var.

miraç konusundaki detayların bir çoğu da yahudi kroniklerinden ekleme.

ve daha bir sürü kritik konu.. nedeni de basit, islam’a her dönen kendi adetlerini getiriyor.

allah muhammed ali üçlemesi başka bir şey mi, peki?
devamını gör...

80’lerin sonuna kadar çanakkale’de tarla süren çiftçiler de arada böyle kazalara kurban giderdi. pulluk bombaya takılır ve sonra biz acı haberi bir gün sonra basından duyardık.

çocukluk travması mıydı?

- challenger’ın patlaması,
- bulgaristan göçü,
- sakallı bebeğin, 4 gün sonra kıyamet kopacak dedikten sonra ölmesi (yalanı),
- 87 istanbul kışı,
- berlin duvarı’nın canlı yayında yıkılması,
- halley kuyruklu yıldızı’nın dünyaya çarpacak gibi yaklaşması,
- veeee chernobyl patlaması sonucunda doğan mutant bebekler..

buna gerilmeye sıra gelmemişti.
devamını gör...

bunu söylerken illa ki bir yerine güveniyordur.

lakin bence haklılık payı eser miktarda da olsa var. erkeğe uzun boy çok yakışıyor yahu.
devamını gör...

bir işlem bir insanı bu kadar mı değiştirir anam babam.
tabi her gün o saçı halı gibi yıkarsan sonucu bu olur. kuaföre bakırlı kahve giriyorsun, "her zamankinden" diyorsun, mafyanın içine sızmaya çalışan kgb ajanı olga'ya dönüşüp evine dönüyorsun.

yemin ederim selami şahin an itibariyle benden daha az sırıtıyordur.

neyse birkaç yıkamaya açılacak inşallah.
devamını gör...

uydu görüntülerine bakılırsa iran molla rejimi, daha fazla petrolü depolamakta zorlandığı için bir miktarını denize akıtmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

geçen gün de boş halde boğazı geçip kharg tarafına gitmeye çalışan iki iran tanker gemisi, abd tarafından vurulmuştu. bunlar iran'ı kendilerine sunulan şartları kabul etmeye zorlayan hamleler. kuyuları kapatırlarsa bir daha açamazlar. mutfak musluğu değil bunlar.

kanal 12'yle irtibat kuran ve adı açıklanmayan bir yetkiliye göre, israel iran rejiminin masaya oturmayacağını ve bir anlaşmayı düşünmediğini hesaplamış. abd eğer sıcak savaşa geri dönmeye karar verirse, iran molla rejiminin ülke çapındaki tüm enerji altyapısının sadece 24 saat içinde ortadan kaldırılması gerektiği abd'ye iletilmiş. iran'ın felç kalacak şekilde vurulmasını bae, suudi arabistan, kuveyt ve bahreyn de destekliyor. her ne kadar adları anlılmasa da...

iran'ın elinde tuttuğu ve sevkiyatını yapamadığı petrolün değerinin 13 milyar dolar üzeri olduğu tahmin ediliyor.
devamını gör...

alandayız. gelene sosisli bira ısmarlarım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben bir şey yapıyorsam herkes öyle yapıyordur.*
devamını gör...

öyle.
devamını gör...

eşim öğretmen maaşı 100 bin falanda değil. full ek ders alsa yine o meblağaya ulaşabilir mi onu da bilmiyorum. öğretmen derken hangi öğretmen? uzman mı ordinaryüs mü nedir alameti farikası?
devamını gör...

üniversitede öğretmenliği ve kpss'yi kazanmakta çok bir zorluk yok ki. önemli olan hükümetin kadro açması ve sonra "mülakatta" elenmemeniz. atanmanız sizin kalitenize yada çalışkanlığınıza değil, direkt hükümetin kararlarına yada yüksek yerlerde torpiliniz olmasına falan bağlı. yaşadığınız bütün zorluklar hükümetin politikalarının birer sonucu. ama diğer meslekler kadar da sıkıntılı değilsiniz, hatta öğretmenler gayet iyi durumda.
başlığı açan yazar sanki doktorlar, mühendisler, mimarlar, hemşireler üniversite sınavına girmiyor, dört yıl sınavlarını projelerini bir tek öğretmenler geçiyor, bir tek öğretmenler kitap okuyor gibi yazmış. üniversite sınavında hangi sıralamadan öğrencilerin tercih ettiği ve sonrasında üniversite eğitim kalitesi de belli. ek olarak fen-edebiyat okuyup kıytırık formasyonla öğretmen olanlar da var. yani çemkirmeden önce biraz saksıyı çalıştırmak gerek. sanırım yukarıdaki yazar kendisi de öğretmen ki durduk yere böyle bir başlık açmış ve bu kadar içerlemiş.*

haftada 20 saat derse girip 60-70 bin lira alıyorlar, ek ders ücretleri var. ara tatilleri, 3 ay yaz tatilleri, iş garantileri, öğretmen evleri vs. bir sürü avantajı var. imkansızı başararak en iyinin iyisi olarak da atanmıyorsunuz. kpss'nin nasıl bir sınav olduğunu bilmesek, atama şartlarını bilmesek, atanan öğretmenleri belki bulunmaz hint kumaşı olarak yedirebilirsiniz. hepimiz okuduk, öğretmen kalitesinin ne demek olduğunu da biliyoruz. devlet okullarında her yıl 2 tane işini seven ve öğrencilerini iyi eğiten öğretmene denk gelirseniz müthiş bir şanstı. haliyle saatlik bazda yüksek maaş almayı hak eden öğretmen oranı %8-10'u geçmez muhtemelen.

çocuklarla uğraşması, velilerle uğraşması zor diyorsan niye o mesleği seçtin ve kendini paralayıp niye atandın o zaman? bunlar başından beri bilinen zorluklardı. her mesleğin zorluğu var. ve öğretmenliğin görece avantajları çok olan bir iş olduğunu bildiğin için tercih edip atanmak için uğraştın. hepimiz bunu biliyoruz. bugün kişi başına düşen milli geliri bizim kaç katımız olan bazı ülkelerde bile öğretmenler türkiye'deki öğretmenler kadar kazanamıyor. can güvenliği dersen, ülkede hangi birimizin can güvenliği sorunu yok? sanayideki işçiler iş kazası geçirebilir, sokakta çarşıda pazarda yürürken samuray kılıcıyla herkes kesilebilir yada hırtlar tarafından herkes bıçaklanarak katledilebilir. o yüzden boş yapmayın.

türkiye'de kötü giden şeylerden öğretmenler başka meslekler kadar olumsuz etkilenmemesine rağmen bu kadar ağlıyor olmaları onları daha da itici yapıyor. öğretmenlerin kendilerine eleştiriyi kabul etmeyi öğretmesi, durum değerlendirmesi yapmayı öğretmesi, hakkaniyetli olmayı öğretmesi gerek. çocuk kandırmıyorsunuz. öğretmen bir arkadaşım var, üniversitede ev arkadaşıydık. akıllı ve çalışkandı. türkiye'nin mevcut şartlarında ne kadar şanslı olduğunun da gayet farkında, hiç kendini acındırmaz. taşrada fen edebiyat okuyup formasyon alan tipler gibi ağlamıyor. öğretmenlik saatlik ücreti yüksek, çalışma saati diğer mesleklere göre az, iş garantili ama aynı zamanda o kadar da vasıflı olmayan kişilerin %80'ini oluşturduğu bir meslek işte. özel sektördeki öğretmenlerden yada sözleşmelilerden bahsetmiyorum. atanmış ağlaklardan bahsediyorum.
devamını gör...

muhalif arkadaşlarda performans eksikliği gözlemliyorum.
biride çıkıp tayyip kendi atadığı öğretmenlere iyi maaş veriyor dememiş.

bu durumda bize de yazacak başka bir şey kalmadı.
edit.
derecelere göre 2026 ocak zamlı öğretmen maaşı :
başöğretmen (1/4): 84.634 tl
uzman öğretmen (1/4): 77.517 tl
öğretmen (1/4): 68.824 tl
uzman öğretmen (2/1): 76.742 tl
öğretmen (2/1): 68.608 tl
uzman öğretmen (3/1): 74.247 tl
öğretmen (3/1): 67.729 tl
uzman öğretmen (4/1): 72.559 tl
öğretmen (4/1): 66.974 tl
öğretmen (5/1): 65.329 tl
öğretmen (6/1): 65.038 tl
öğretmen (7/1): 64.664 tl
öğretmen (8/1): 64.418 tl
öğretmen (9/1): 62.632 tl
sözleşmeli öğretmen: 64.096 tl
(bkz: https://www.ogretmenlergezi...).
devamını gör...

ben türkiye ' de öğretmen olsam, hele almanca öğretmeni filan, hiç uğraşmam kıskanç türklerle, denkliğimi alır ücretli olarak gelir almanya'da, hollanda da öğretmenliğe başlarım 2800 euro ' m garanti. kadroya girersem 4400 euro... her halükar da sağlık sigortası ödemiyorum, bisürü sosyal indirimim var...

onu da geç, asgari ücret almanya ' da zaten 1710 euro oldu bizim eyalette, üstelik kira yardımı ve bedava ulaşım kartı verirler, türkiye ' deki öğretmen her bindiği taşıta para vermek zorunda...demek ki türkiye3' deki öğretmenin durumu, almanya ' daki bulaşıkçıdan daha kötü...üstelik sınav okuma derdi yok, sempozyum yok, velilerle stres yok...çalışma süren belli, kartını okut...bitti gitti...ne işin var türkiye ' de...

türkiye ' deki türkler kendi çocuklarının akibetini kendileri düşünmüyolarsa, bana değer vermiyolarsa, ben niye düşüniim lan o çocukların akibetini ?!...türkiye bulur, ucuz yollu öğretmen, afgan ' dan, suriye ' liden filan...
devamını gör...

“o derece” önemli mi, bilemiyorum çünkü potansiyeli her ne ise göstermesi için gereken fırsatlara sahip değildi.

hayatı boyunca timur’un oğlu şahruh’un aşağılama ve tehditlerine sabretmek zorunda kaldı ve onun dikkatini çekmemek için elinden gelen her şeyi yaptı.

mesela şahruh’tan gelen hilatı giyerek osmanlı’nın, timur imparatorluğu altında vassal bir devlet olduğunu kabul etti. aslında şahruh bir seferinde kafasına göre anadolu’ya da girdi. kendisine bir karşılık verilmedi ve o da nedense fikrini değiştirip azerbaycan’a gitti.

şahruh, ankara savaşı’nı da görmüş bir adamdı ve sanılanın aksine bu savaşı timur kazanmadı.. şahruh da kazanmadı, zira baba oğul karşılıklı satranç oynarken orduyu timur’un 19 yaşındaki torunu muhammed mirza idare ediyordu.

kısa kesmek gerekirse 2. murat tahta kaldığı neredeyse 30 yıl boyunca timurlular devleti’nin dikkatini çekmemek için elinden geleni yapmıştır.

sırbistan’a karşı semendire’yi alacak kadar küçük bir sefer yapmıştır. selanik’i “geri almıştır”, “varna savaşı’nda üzerine gelen haçlılar’a karşı “ülkesini başarıyla savunmuş” yani özetle hep savunmada kalmıştır.

1447’de ölen şahruh’un ardından ise 2.kosova savaşı’na girişerek ilk kez saldırı mahiyetinde bir savaşa girmiş ve büyük bir zafer kazanmıştır.

fatih’in babası olmasına gelince.. kendisinin bunu istediğini bile sanmıyorum zira onun gözdesi, erken yaşta vefat eden alaaddin’di.

fatih, çocukken çok atak, gerçekten de 12-13 yaşında “ben sultanım” diye devlet işlerine yönelmeye çalışan genç bir sultandı ve biraz fatih’in çıkardığı gerginlikler, biraz da sadrazam çandarlı’nın asker üzerindeki doğal ve büyük etkisiyle çıkan buçuktepe (yeniçeri) isyanı sonucunda yumuşak ve kansız bir darbe ile tahttan indirilene kadar da sultanlık yaptı.

bence osmanlı’nın bu konudaki en büyük şansı, bütün bunlar olup biterken 2. murat’ın hala ayakta ve muzaffer olmasıydı. zayıf ya da ölü olsaydı bugün istanbul’un fethini konuşmuyor da olabilirdik. fatih’e, ikinci şehzadeliği döneminde gereken olgunlaşma fırsatını verdi.
devamını gör...

müslümanların, islam dinine nüfuz etmiş ''israiliyat'' olarak anlatılan tutum ve anlatılar ile ilgili sorunları vardır. çoğu tefsir geleneğine sızmış ajanların enjeksiyonları kaynaklıdır.

israil eski ahitte adı geçen bir krallıktır. helak edilmesi kaçınılmaz bir sapma içindedir.

ancak görülen o ki; müslümanlar bu konuda yetkin değillerdir. neden?

israiliyattan temizlenemedikleri için ''birbirine düşme kusurundan'' kaçınamamaktadırlar. körfezde dönenlere bakarsanız anlarsınız. şu an pers körfezinin doğusu ile batısı birbirine sıkıyor. çok komikler.

işte bunlar hep israiliyattan... din israiliyattan temizlenirse bunlar olmaz belki de...
devamını gör...

amerikan yazar. organize suçla ilgili kitaplar yazar.

border-cartel serisi meksika kartelleri ile ilgili yazılmış en gerçekçi seridir tahminen. mario puzo'nun eski italyan mafyası üzerine yazdığını güncel dil ve ortamda meksika kartelleri için yazmıştır. öyle raconlar, estetik işler, 14'lüler falan yok. askeri helikopterler, aylar süren takipler yerel halkın paramilitaya desteği, kesilen uzuvlar, işkenceler var.

irlanda mafyasını (ve italyanlarla kapışmasını) anlatan şehir üçlemesi türkçeye çevrildi ama nedense başyapıtı sınır serisi (bkz: border trilogy) yok. herhalde bizim okuyucuya irlanda- italya kültürü daha yakın ve romantik geliyor?
devamını gör...

yukarı da kadın değildir o zaman. (zehra güneş affetsin, tepkiseldi tanımım)
devamını gör...

yoksulluk sınırı 110 bin olmuşken, öğretmenler hâlâ fukara oysa.
devamını gör...

ilk 300.000’e girmenin bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum.

başlığı ve ilk entry’yi görünce bana bir gülme geldi.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim