zaman tüneli

2021 yetmiyor mu eski olmak için yav, daha ne kadar eskiyeceğiz. vallahi de eskidim, yaşlandım.
devamını gör...

sözlükte bir allahin kulu kalmamis eskilerden. herkes gitmis yada entry girmeyi birakmis. eski ortamdan eser yok. her gün kavga dövüs olurdu halbuki buralarda nasil bu hale geldi sözlük anlamadim.
devamını gör...

nevi şahsına münhasır, hac hizmetini tamamlamış bir kişilik imiş. fark etmemiştim kendisini biraz daha dikkat edeceğim kendisine
devamını gör...

sözlüğün en seksi dayısı diyorlar

e: pardon bayan araya kaynamışsınız
devamını gör...

mikser editör yazar nick sever
devamını gör...



bu da benden olsun...
devamını gör...

müzik konusundaki engin teknik bilgilerinden faydalandığım yazar. insan olarak da bana pozitif geliyor. saygılar & sevgiler efem...
devamını gör...

sözlüğün en seksi dayısı dvldkvndlfn random kim varsa yazıcam bunu şindi
devamını gör...

eli işte, gözü at yarışında olan bireyler yüzünden yaşanan kısa süreli harptir.*
devamını gör...


fransızlar adına, “fransız teorisi”ni (ki bu da en kötü ideolojik saçmalığı yani “wokizm”i doğurdu) ortaya çıkardığımız için özür dilemek istiyorum.

dünyaya descartes, pascal, tocqueville'i kazandırdık. daha sonra, 68 sonrası entelektüel enkazın içinde foucault, derrida, deleuze'yi kazandırdık. üç parlak adam, dilimizin zarafetiyle bugün batı'yı felç eden ideolojik silahı yarattılar.

onların ne yaptığını anlamak gerek. foucault, gerçekliğin var olmadığını, sadece bilgiye bürünmüş iktidar ilişkilerinin olduğunu öğretti. bilim, akıl, adalet, sağlık kurumları, okul, hapishane, cinsellik; her şeyin sadece bir egemenlik sahnesi olduğunu... derrida, metinlerin sabit bir anlamı olmadığını, her anlamın kaygan olduğunu, her yorumun bir ihanet olduğunu, yazarın öldüğünü ve okuyucunun hüküm sürdüğünü öğretti. deleuze, ağaca değil rizoma, yerleşik hayata değil göçebe hayata, yasaya değil arzuya, varoluşa değil dönüşüme, kimliğe değil farklılığa öncelik verilmesi gerektiğini öğretti.

tek başına ele alındığında, bunlar tartışılabilir tezlerdir. birleştirildiklerinde, yayıldıklarında, yaygınlaştıklarında ise bir sistem oluştururlar. ve bu sistem bir zehirdir.

çünkü olan biten şuydu: fransa’da anlaşılmaz olan bu metinler atlantik’i aştı. yale, berkeley ve columbia üniversitelerinin bölümleri 80’li yıllarda bu metinleri benimsedi. orada, bizde olmayan bir zemin buldular: amerikan püritenliği, ırk kökenli suçluluk duygusu ve kimlik takıntısı. fransız teorisi bu alt tabakayla birleşti ve bu birleşmenin çocuğu “wokizm” olarak adlandırıldı.

judith butler, foucault'yu okuyarak ve performatif cinsiyeti icat etti. edward said, foucault'yu okuyarak akademik postkolonyalizmi icat etti. kimberle crenshaw, bu yapıyı miras alarak geçişkenliği icat etti. her aşamada matris fransızdır: gerçek yoktur, sadece iktidar vardır, dolayısıyla her hiyerarşi şüphelidir, her kurum baskıcıdır, her norm şiddettir, her kimlik inşa edilmiştir ve dolayısıyla tartışılabilirdir, her çoğunluk suçludur.

işte bu şekilde, pratik sonuçlarını muhtemelen hiç hayal bile etmemiş üç parisli filozof, koca bir nesil aktiviste, üniversite idarecilerine, insan kaynakları yöneticilerine, gazetecilere ve yasa koyuculara bir tür işletim sistemi sağladı. işte böylece, bir kadının kadın olup olmadığını, kendi tarihinin savunulmaya değer olup olmadığını, liyakatin var olup olmadığını, gerçeğin görüşten ayırt edilip edilemeyeceğini artık bilemeyen bir medeniyet ortaya çıktı.

bu, basit bir nedenden ötürü tam olarak bir saçmalık ve bunu soğukkanlılıkla söylemek gerekir. bir medeniyet üç sütun üzerinde durur: akıl yoluyla ulaşılabilir bir gerçeğin var olduğuna dair inanç, iyinin kötülükten ayrı olduğuna dair inanç, aktarılacak bir mirasın var olduğuna dair inanç. fransız teorisi bu üçünü de yerle bir etmeye kalkıştı. bunu kötülükten değil, entelektüel bir oyun, şüpheye duyulan hayranlık ve onları besleyen burjuvaziye duyulan nefretten yaptı. ama sonuç ortada. bütün bir nesil yıkmayı öğrendi, inşa etmeyi hiç öğrenmedi. bütün bir nesil şüphe etmeyi biliyor, hayran olmayı artık bilmiyor. bütün bir nesil her yerde iktidarı görüyor, hiçbir yerde güzelliği görmüyor.

özür dilerim, çünkü fransızlar olarak özel bir sorumluluğumuz var. bu nihilizme janjanlı bir ambalaj kazandıran bizim dilimiz, üniversitelerimiz, yayınevlerimiz ve prestijimizdir. sorbonne ve vincennes’in itibarları olmasaydı, bu fikirler asla okyanusu aşamazdı. başkalarının silah ihraç ettiği gibi biz de şüpheyi ihraç ettik.

şu anda silikon vadisi'nde, yapay zeka laboratuvarlarında, start-up'larda, atölyelerde, insanların bir şeyleri yıkmak yerine hala bir şeyler ürettikleri her yerde inşa edilen şey, bu sorunun cevabıdır. bir medeniyet, eleştirmenler tarafından değil, yaratıcılar tarafından yeniden inşa edilir. gerçeğin var olduğuna ve ona adanmaya değer olduğuna inananlar tarafından. güzel, doğru ve iyi olanın hiyerarşisini benimseyen ve bunu aktarmaktan utanmayanlar tarafından...

bu yüzden özür dilerim. çalışmaya devam edelim.


brivael le pogam
devamını gör...

hep o bıyıklı dayının yüzünden.
devamını gör...

(bkz: tutturamazsın)
devamını gör...

senaryosu cennet filiz tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; kadrosunda idil mina yıldırım, andıcan numanoğlu, dise atalan, yağmur ekmen gibi oyuncular rol almış iken film ise 2026 yapımlı olarak karşımıza çıkmaktadır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bazen insana en büyük zararı en yakınının, en sevdiğinin verebileceği üzerine farklı bir hikâye sunuyor.

damla yirmili yaşlarının başlarında bir genç kız, üniversite öğrencisi olduğu görülüyor, arkadaş grubu var ve normal bir hayat sürdürüyor, bir gün bir genç onu takip etmeye başlıyor, internetten tanıştığı bu sanal arkadaş aslında onun en yakını olabilir, ona zarar vermeyi amaçlamış, varlığını saplantı hâline getirmiş ve "cehenneme kadar seninle geleceğim" benzeri şeyler söylüyor.

genç kıza farklı bir isim kullanarak ulaşıyor ve genç kız bu durumdan, onun sürekli ilgi bekleyen yanından, özgürlüğüne ket vuran tavrından ve iyi niyetini suistimâl etmesinden rahatsızlık duyup onu engelliyor, onu saplantı hâline getiren bu kişinin onu sevdiğine inanmıyor, bunun bir sevgi değil takıntı olduğunu biliyor.

genç kız onu her adımda takip eden bu kişinin gerçek kimliğini öğreniyor ve filmimiz onların yüzleşmesiyle sona doğru yaklaşıyor.

görsel açıdan iyi bulduğum bir kısa filmdi,
açılar ve çekim teknikleri, renkler bence iyiydi.

konusunu olağanüstü bulmasam da kendini izleten bir kısa film oldu.

ana fikir ise bence şöyleydi;

bazen insana hiç kimse zarar veremez, özellikle de en yakınındaki kadar...

hiç kimse seni sana özür borcu olan biri kadar yakından izlemez...


devamını gör...

#3661778
aynı fikirdeyim.
hepsi güzel !
siz bakmasını bilmiyorsunuz.
devamını gör...

az önce de gördüğümüz sendromdur. bir yazar, güzel bir kadın yazarımıza "sözlüğün en yakışıklı keli" mi demedi (bana demek istemişti galiba), bir başkası aynı kadın yazarımıza "sözlüğün en seksi dayısı" mı demedi (bu da diko abiyeydi galiba)...

yoksa bir başkası gene galiba bana sözlüğün uzak ara en orijinal karakteri mi demedi, ama gene araya biri mi girmedi...

bakın aldığım iki iltifat da çöpe gitti; sonra sildiler, araya birileri girdiğinden.

aldığım iltifatlar çöpe gitti. işte bu bir dramdır, gerçek bir sendromdur. *
devamını gör...

(bkz: hesoyam)
devamını gör...

ben size kaşar peyniri hikayesi anlatim:
söyleyene değil söyletene bakacan..........

demişti rahmetli asker amcam....
devamını gör...

kısa yol şöyledir:
- abi bak genelde olmuyor. çıkabilir misin? (90 derece yokuş ve yetersizlik yükleme)
- (bazen sesli bazen sessiz) ne diyon çıkarım bakışı veya sen ne diyon ya
- (motor pert ama çıkmanın başarısı) helal olsun. yakşamlar.
çıkamam diyen 5 kişi falan oldu. garip bi inatları var. yazık
bazen insan şartlarının farkında olabileceği içgörüye sahip olmalı.

şu an mesela hırslarının kurbanı bi abiyle sigara içiyorum. şarjı bitmiş. bu saatte sıfır kafa. neyse sevilir. birazdan
devamını gör...

olm ne kaos yasadiniz az önce. benden devam edin.
t: bizim için en iyi at hırsızıdır -patagonyalı için-
edit:yine karışmış a.. daykomuzdur.
devamını gör...

(bkz: ortalık 56)
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim