zaman tüneli
alparslan arslan
normalde kolay kolay böyle kişileri bilmem ve yaptığı işlerden 10-14 sene sonra haberim oluyor. bir de bu tarz kişilerden çok korkarım ama çok gülerim eğer komik davranışları varsa. sonra meraktan araştırıyorum vs. bir gün üniversitede yasak olduğunu bilmediğim bir davranış yaptım yasak olduğunu bilseydim yapmazdım yanlış anlaşılma yüzünden az daha disipline gidiyordum hocamız da orada beni önyargılı şekilde korkuttu sertti hocam bilmedim vs dememe rağmen çok korktum dedi bu yaptığın disiplin suçu sonra 1 hafta o hocadan korkmuştum ki bunu kuzenime söyledim kuzenimle paylaştım kuzenim de bana dedi ki “ben disiplin kurulu önünde olsam danıştay tetikçisi gibi davranırdım” bunu dedikten sonra dedi şaka bir yana özür dile yalan söylemeden olayı açıkla tamamdır sonra danıştay tetikçisi diye googleda meraktan arattım alparslan arslan ve mahkeme konuşması çıktı meraktan izledim videsounu ve videosundan şöyle çıkarımlar elde ettim: 1-mahkemedeki hareketleri ve söylemleri insanı güldürüyor kim benimle beraber izlese gülüyor 2-deli numarası yapıyor çünkü bildiğim kadarıyla deli olsa tedavi görürdü ama direk hapse girdiği söyleniyor bu yüzden akıl sağlığı yerinde ama hakimle dalga geçiyor vs gibime geldi bazı kişiler de benim gibi düşünüyor ama bazıları da diyor ki harbiden ruh hastalığı var delirmiş ki bu da tartışmalı mesele 3-sorulara anlamsız cevap veriyor 4-mahkemedeki çoğu hareketi anlamsız 5-farkettim ki sosyal medya mecralarındaki onun mahkeme videolarının altına yorum yapanların %50si onu tenkit ederken eleştirirken %50 si mekanın cennet olsun reis vs gibi övmüşler vs. kuzenim sayesinde mahkeme videosunu izledikten sonra o sene o hocadan korkmayı bıraktım disiplin korkusu üzerimden kalkmıştı bir de eskiden ne zaman moralim bozulsa açıp izliyordum gülüyordum moralim yerine geliyordu abhahaahahashahahshhahaahahhahhhahhshshhhahahshaahahahhahahahahahhhahahahahashshs. alparslan arslan mahkemedeki davranışlarıyla ve beyinsel problemlerim var sözleriyle akıllara kazındı
devamını gör...
fotofobi
ışık hassasiyeti kısaca, bu bende var biraz. güneşli havalarda normal insanlardan çok daha fazla kısmak zorunda kalıyorum gözümü, fotoğraf çekimlerinde neredeyse her zaman kapalı falan çıkıyor gözüm, odamın ışığını kolay kolay yakmam. özelikle hasta olduğumda daha da artıyor, hastayken yemek yemek için mutfağa gittiğimde ışığı kapattırıp karanlıkta loş ortamda yemek yediğimi bilirim. telefonum genelde parlaklık kısıktır. genlerde vampirlik var sanırım.
devamını gör...
110 ekmek 10 kilo soğan 10 kilo patates 1 kg ayçiçek yağı ile ay sonunu getirmek
- şeker fırlar,
- mabad değirmen taşı gibi büyür,
- muhtemelen yüzde ve sırtta sivilceler çıkar,
- halsizlik artar,
zira, soğan hariç yiyeceklerin tamamı vücudun gözünde şeker, yap ise zaten adı üzerinde yağ.
bu arada 10 kilo patatesi 1 kilo yağda kızartmamız bekleniyorsa, o yağ katran gibi olur ve adamın vücuduna inanılmaz zararlar verir.
- mabad değirmen taşı gibi büyür,
- muhtemelen yüzde ve sırtta sivilceler çıkar,
- halsizlik artar,
zira, soğan hariç yiyeceklerin tamamı vücudun gözünde şeker, yap ise zaten adı üzerinde yağ.
bu arada 10 kilo patatesi 1 kilo yağda kızartmamız bekleniyorsa, o yağ katran gibi olur ve adamın vücuduna inanılmaz zararlar verir.
devamını gör...
edilmiş en ilginç dua
allah’ım, şu ….leri elime bir düşür de senin cehennem azabını arar hale getireyim.. bak bunlar kim bilir kaç kişinin canını yakıp, kanına ekmek doğradı. senin elin kolun yok, belki de beni bunların karşısına ıslah olsunlar diye çıkarttın. bırak en iyi bildiğim işi yapayım, zalim neymiş görsünler.
cehennem azabını bilmiyorum ama dua tuttu..
cehennem azabını bilmiyorum ama dua tuttu..
devamını gör...
110 ekmek 10 kilo soğan 10 kilo patates 1 kg ayçiçek yağı ile ay sonunu getirmek
ayçiçek yağı lüks yalnız
onu çıkarıp 5 kg makarna koyun
onu çıkarıp 5 kg makarna koyun
devamını gör...
edilmiş en ilginç dua
ben 5-6 yaşlarındayken evin karşısında oturan elif teyze'ye kolay gelsin demiştim. o da kolaysa başına gelsin demişti. kolaysa başına gelsin-i beddua sanmıştım. duaymış sınırım hala bilmiyorum. yıllardır araftayım epey ilginç
devamını gör...
aşık olma nedenleri
arzu yanardağ için mi soruyorsunuz?
90'larındaki hâlini sokakta göreyim veya masamda olsun. dinden çıkarım.
yok böyle soğuk güzellik. üzüyor güzelliği.
90'larındaki hâlini sokakta göreyim veya masamda olsun. dinden çıkarım.
yok böyle soğuk güzellik. üzüyor güzelliği.
devamını gör...
anneniz sözlük kullansaydı tepkiniz ne olurdu sorusu
devamını gör...
eski fiiller
teknoloji geliştikçe kullanılması bırakılan ya da çok nadie kullanılan fiillerdir mesela kaset doldurmak,tüp doldurmak,bilet kesmek,jeton kullanmak,
devamını gör...
anneniz sözlük kullansaydı tepkiniz ne olurdu sorusu
-anne sen içki içmiyosun ki? yz'ya görsel de yaptıramazsın...
devamını gör...
sormaktan vaz geçilemeyen sorular
üstünde ne var? *
devamını gör...
sormaktan vaz geçilemeyen sorular
beni seviyon mu
devamını gör...
homofobik olmak
homo korkusu ise anlamı ben homofobik değilim. zira ben homolardan tiksiniyorum.
devamını gör...
homofobik olmak
değilim. çünkü fobi korku anlamına gelir ve korku geylere özgü bir şeydir.
devamını gör...
anneniz sözlük kullansaydı tepkiniz ne olurdu sorusu
ya anne ne işin var? derdim yalan yok.
mastorabi'nin anası" diye belki hürmet görürdü fakat aramızda yavşak da yok değil, anam da yani sporunda filan nebahat çehre gibi takılıyor. 23 yerinizden saplarım akıllı olun.
mastorabi'nin anası" diye belki hürmet görürdü fakat aramızda yavşak da yok değil, anam da yani sporunda filan nebahat çehre gibi takılıyor. 23 yerinizden saplarım akıllı olun.
devamını gör...
sormaktan vaz geçilemeyen sorular
daha birini bulamadın mı?
artık soranlara hestia'yı bekliyorum diyorum, kim olduğunu bilmediklerinden, okulunun bitmesini bekliyorum diyip geçiyorum.
hestia: evin, ocağın ve ailenin koruyucusudur. diğer tanrıların çatışmalarına karışmayan, barışçıl ve saf bir figür olarak bilinir, zeus'un büyük kız kardeşi.
artık soranlara hestia'yı bekliyorum diyorum, kim olduğunu bilmediklerinden, okulunun bitmesini bekliyorum diyip geçiyorum.
hestia: evin, ocağın ve ailenin koruyucusudur. diğer tanrıların çatışmalarına karışmayan, barışçıl ve saf bir figür olarak bilinir, zeus'un büyük kız kardeşi.
devamını gör...
ihtimal (kısa film)
senaryosu ibrahim amara tarafından yazılan ve aynı isim tarafından yönetilen kısa film; kadrosunda ise bura hanzorlu, elif tiryaki, adnan assadi, mehmet bal gibi isimler rol almış iken film ise 9 gün önce yayınlanmıştır.

filmimiz bize ihtimâller, gerçekler ve kader ile ilgili düşündürücü bir hikâye sunuyor, ihtimâller gerçekleşmemiş olsaydı şimdi nasıl bir hayatımız olurdu sorusu üzerine etkileyici bir film olduğu görülüyor.
konusu kader ve zamanla ilgili olan kısa filmleri galiba biraz fazla seviyorum ve bu kısa film de onlardan biri oldu benim için, insan kaçınılmaz olarak kendi ihtimâllerini, tesadüflerini ve kaderini düşünüyor çünkü izlerken.
matt haig imzalı gece yarısı kütüphanesi kitabını da hatırlatıyor bu konudaki şeyler, insanın seçimleri, kararları ve vazgeçişleri hayatını, diğer hayatları nasıl da etkiliyor, insan bazen yaşaması mümkün iken yaşayamadığı hayatı ne kadar düşünüyor, özlüyor veya arıyor.
birden fazla hayat yaşama şansın olsaydı hayatında neleri değiştirirdin, mutlu olur muydun, gibi sorular üzerine düşündürüyor.
tesadüfen tanışan bir genç kız ile bir genç adamın kesişen yollarının bir rüya mı yoksa bir anı mı yoksa ihtimâl mi olduğunu sorgulatıyor filmimiz.
tanışmaları onlarda bir kapı aralıyor sohbet ederken, ihtimâller mümkün olmasaydı hiçbir zaman tanışamayacaklarını fark ediyorlar ve bütün bu serüvenin bir rüya mı yoksa bir gerçeklik mi olduğu sorusuyla baş başa bırakıyor film bizi.
konu açısından etkileyici sayılabilecek bir kısa filmdi benim için.
insanın kaderini ihtimâller mi belirler yoksa vazgeçişleri mi? sorusu üzerine düşündürüyor...

filmimiz bize ihtimâller, gerçekler ve kader ile ilgili düşündürücü bir hikâye sunuyor, ihtimâller gerçekleşmemiş olsaydı şimdi nasıl bir hayatımız olurdu sorusu üzerine etkileyici bir film olduğu görülüyor.
konusu kader ve zamanla ilgili olan kısa filmleri galiba biraz fazla seviyorum ve bu kısa film de onlardan biri oldu benim için, insan kaçınılmaz olarak kendi ihtimâllerini, tesadüflerini ve kaderini düşünüyor çünkü izlerken.
matt haig imzalı gece yarısı kütüphanesi kitabını da hatırlatıyor bu konudaki şeyler, insanın seçimleri, kararları ve vazgeçişleri hayatını, diğer hayatları nasıl da etkiliyor, insan bazen yaşaması mümkün iken yaşayamadığı hayatı ne kadar düşünüyor, özlüyor veya arıyor.
birden fazla hayat yaşama şansın olsaydı hayatında neleri değiştirirdin, mutlu olur muydun, gibi sorular üzerine düşündürüyor.
tesadüfen tanışan bir genç kız ile bir genç adamın kesişen yollarının bir rüya mı yoksa bir anı mı yoksa ihtimâl mi olduğunu sorgulatıyor filmimiz.
tanışmaları onlarda bir kapı aralıyor sohbet ederken, ihtimâller mümkün olmasaydı hiçbir zaman tanışamayacaklarını fark ediyorlar ve bütün bu serüvenin bir rüya mı yoksa bir gerçeklik mi olduğu sorusuyla baş başa bırakıyor film bizi.
konu açısından etkileyici sayılabilecek bir kısa filmdi benim için.
insanın kaderini ihtimâller mi belirler yoksa vazgeçişleri mi? sorusu üzerine düşündürüyor...
devamını gör...
saçma diyaloglar
bi kere diş hastanesine gitmiştim. yirmilik diş ağrısı yaşıyordum ama ne olduğunu bilmiyordum henüz. doktor film çekti:
-yirmilik ağrısı bu ama gömülü ve bizde çene cerrahı yok. hala ağrıyor mu?
+yok şimdilik iyi
-yani istersen ilaç vereyim boşa gelmiş olma
+yok boşa geldiğimi düşünmüyorum
-diş ipi kullanıyor musun
+yok düzenli şekilde kullanmıyorum
-neden
+diş etim kanar diye
-kanasa nolur?
+bilmem ki bi şey olmaz mı?
- bi şey olmaz. çıkmış olan bi tane yirmilik var onu da çektir
+çektirmesem nolur?
-napcaksın ki o dişi?
+ne bileyim hazır çıkmış
-sen çektir. ilaç yazayım mı napayım? boş yere geldim der misin?
+yok demem gideyim ben kolay gelsin
-sağol
-yirmilik ağrısı bu ama gömülü ve bizde çene cerrahı yok. hala ağrıyor mu?
+yok şimdilik iyi
-yani istersen ilaç vereyim boşa gelmiş olma
+yok boşa geldiğimi düşünmüyorum
-diş ipi kullanıyor musun
+yok düzenli şekilde kullanmıyorum
-neden
+diş etim kanar diye
-kanasa nolur?
+bilmem ki bi şey olmaz mı?
- bi şey olmaz. çıkmış olan bi tane yirmilik var onu da çektir
+çektirmesem nolur?
-napcaksın ki o dişi?
+ne bileyim hazır çıkmış
-sen çektir. ilaç yazayım mı napayım? boş yere geldim der misin?
+yok demem gideyim ben kolay gelsin
-sağol
devamını gör...
yahudi vs kayserili
bi gün gayserili yahudiye eşşek satmış. sonra kahvede oturuyor böyle çok mutlu ağzı kulaklarında hayırdır gayserili diyorlar diyo ki yahudiye topal eşşeği sattım. milletin ağzı torba değil ki büzesin yahudiye yetiştiriyorlar tabii. o da diyor yok eşşek topal değilmiş ayağına çivi batmış ben çıkardım onu. zaten ucuzdan aldıydım eheiheihe diyor. sonra kayseriliye diyorlar bunu o da yok ben o çiviyi zaten öyle sansın diye bilerek batırdım diyor. sonra yahudiye diyorlar bunu o da diyor ki ben de zaten kalp para vermiştim.
editörün notu: olay, kağıt paranın kullanıldığı bir zaman diliminde geçiyor olsa gerek. 19. yüzyılın sonları gibi olabilir. daha eski kağıt para denemelerinden bu yana bir fıkra yaşar mıydı acaba bilmiyorum.
editörün notu: olay, kağıt paranın kullanıldığı bir zaman diliminde geçiyor olsa gerek. 19. yüzyılın sonları gibi olabilir. daha eski kağıt para denemelerinden bu yana bir fıkra yaşar mıydı acaba bilmiyorum.
devamını gör...
