zaman tüneli
gezi parkı
adını ne zaman görsem aklıma sihirli hortumu getiren park
devamını gör...
güzel kadın görünce hissedilenler
önce bir saniyelik sessizlik. beyin "dur" diyor, gözler "hayır" diyor.
sonra fark ediyorsun, güzellik tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. asıl çekici olan güzelliğin arkası, yani işin mutfak kısmı, madalyonun arka tarafı. nasıl konuştuğu, neye güldüğü, sıkıldığında ne yaptığı.
güzel yüz kapıdır. içeri girince ev başka çıkar.
sonra fark ediyorsun, güzellik tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. asıl çekici olan güzelliğin arkası, yani işin mutfak kısmı, madalyonun arka tarafı. nasıl konuştuğu, neye güldüğü, sıkıldığında ne yaptığı.
güzel yüz kapıdır. içeri girince ev başka çıkar.
devamını gör...
türk milleti düşünmeyi seviyor mu sorunsalı
bazı şeyleri fazla düşündüğümüz -daha doğrusu düşünmek zorunda kaldığımız- için sevmiyoruz bence. en azından artık sevmiyoruz ya da sevmek istemiyoruz diye düşünüyorum.
devamını gör...
johan cruyff
"futbol hatalar oyunudur
en az hata yapan kazanır"
buyurmuş
en az hata yapan kazanır"
buyurmuş
devamını gör...
muhyiddin ibnü'l-arabi
zannederim epeyce önemli bir havas mı desem, büyü mü desem, yorumcusuydu..
bir de sadrettin konevi’nin üvey babasıdır.
bir de sadrettin konevi’nin üvey babasıdır.
devamını gör...
bir kadına asla söylenmemesi gerekenler
saçlarındaki beyazlar çok seksi duruyor.
ben dedim ve ağzımın payını aldım.
ben dedim ve ağzımın payını aldım.
devamını gör...
kedinin sahibinden utanıp evi terk etmesi
sonra utanmadan geri dönüyorlar ama.
devamını gör...
türk milleti düşünmeyi seviyor mu sorunsalı
düşünmek yanlış bir ifade. masadan çayı almak da bir düşüncedir. analitik düşünce konusunda sıkıntılı olduğumuz doğrudur.
temel ihtiyaçlar için gereken düşünme biçimi daha doğrudan olduğu için analitik düşünme bir gereksinim olarak ortaya çıkmaz.
belli kalıplara göre düşünmeden yaşamak çok daha pratiktir.
temel ihtiyaçlar için gereken düşünme biçimi daha doğrudan olduğu için analitik düşünme bir gereksinim olarak ortaya çıkmaz.
belli kalıplara göre düşünmeden yaşamak çok daha pratiktir.
devamını gör...
bir kadına asla söylenmemesi gerekenler
sen bunu yapamazsın, beceremezsin diye kelimeler saf edin; sonra oturup izleyin…
devamını gör...
madalya müracaatları
ben de zamanında çok müracaat ettim madalyalara . devlet kapısında evrak beklemek gibi bir şeydi. hak etmişsin, belgelemişsin, yine de bekliyorsun. kahve bile içemezsin çünkü sıra gelir diye korkuyorsun.
devamını gör...
entrylerini okuyunca ruh ikizimi buldum dediğiniz yazar
(bkz: kaşgarlı mahmud)
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
yeniden doğmayı öğrenen dolunay gibiyim aslında.
tam değil,
eksik de değil.
sanki gökyüzü bir süreliğine beni unutmuş da,
sonra hatırlayıp
ışığını parça parça bana geri vermiş gibi.
deniz bunu çok derinden biliyor.
bu yüzden her gece,
kimse fark etmezken,
yüzeyine düşen gümüş izlerini saklıyor benim için.
bir kıyıda oturuyorum.
elimdeki kadehte kırmızı bir şarap,
içimde yıllardır kimseye tam anlatamadığım
birkaç deprem,
birkaç veda,
birkaç yarım kalmış şehir.
kadehimi dudaklarıma götürdüğümde
şarap değil de
zamanın kendisi eksiliyor sanki.
ve sonra sigaramı yakıyorum.
çakmağın alevi,
bir anlığına gözlerimde beliriyor.
küllerimden çıkmaya çalışan biri değilim ki ben, çok gereksiz bu hüzün.
ben,
yanmış olmasına rağmen
içimdeki koru kimseye vermemiş, o alevi saklamış biriyim.
o yüzden bazı insanlar beni güçlü sanıyor.
oysa güç değil bu.
bu,
bütün kayıplara rağmen
bir köpeğin başını okşayabilmek.
bir ağacın gölgesinde kahve içmek isteyebilmek.
hâlâ dünyayı görmek istemek.
hâlâ inanmak.
dolunay denize vurdukça
suyun üzerinde ikinci bir gökyüzü oluşuyor.
ben de biraz öyleyim aslında.
insanların gördüğü ben var.
bir de geceleri ortaya çıkan,
kimsenin tam ulaşamadığı benliğim.
biri konuşuyor.
diğeri düşünüyor.
biri gülümsüyor.
diğeri çok uzaklara bakıyor.
ve bazen,
denize yansıyan ayla
bana benzeyen o ikinci benliğimin
aynı şey olduğunu düşünüyorum:
ikisi de aslında gökyüzüne ait.
sadece bir süreliğine
suya düşmüşler.
ve gece ilerledikçe,
şarabın son yudumu da bittiğinde,
sigaramdan ince bir duman yükseliyor.
ay biraz daha tamamlanıyor.
deniz biraz daha sakinleşiyor.
ben biraz daha kendime dönüyorum.
-ikati
tam değil,
eksik de değil.
sanki gökyüzü bir süreliğine beni unutmuş da,
sonra hatırlayıp
ışığını parça parça bana geri vermiş gibi.
deniz bunu çok derinden biliyor.
bu yüzden her gece,
kimse fark etmezken,
yüzeyine düşen gümüş izlerini saklıyor benim için.
bir kıyıda oturuyorum.
elimdeki kadehte kırmızı bir şarap,
içimde yıllardır kimseye tam anlatamadığım
birkaç deprem,
birkaç veda,
birkaç yarım kalmış şehir.
kadehimi dudaklarıma götürdüğümde
şarap değil de
zamanın kendisi eksiliyor sanki.
ve sonra sigaramı yakıyorum.
çakmağın alevi,
bir anlığına gözlerimde beliriyor.
küllerimden çıkmaya çalışan biri değilim ki ben, çok gereksiz bu hüzün.
ben,
yanmış olmasına rağmen
içimdeki koru kimseye vermemiş, o alevi saklamış biriyim.
o yüzden bazı insanlar beni güçlü sanıyor.
oysa güç değil bu.
bu,
bütün kayıplara rağmen
bir köpeğin başını okşayabilmek.
bir ağacın gölgesinde kahve içmek isteyebilmek.
hâlâ dünyayı görmek istemek.
hâlâ inanmak.
dolunay denize vurdukça
suyun üzerinde ikinci bir gökyüzü oluşuyor.
ben de biraz öyleyim aslında.
insanların gördüğü ben var.
bir de geceleri ortaya çıkan,
kimsenin tam ulaşamadığı benliğim.
biri konuşuyor.
diğeri düşünüyor.
biri gülümsüyor.
diğeri çok uzaklara bakıyor.
ve bazen,
denize yansıyan ayla
bana benzeyen o ikinci benliğimin
aynı şey olduğunu düşünüyorum:
ikisi de aslında gökyüzüne ait.
sadece bir süreliğine
suya düşmüşler.
ve gece ilerledikçe,
şarabın son yudumu da bittiğinde,
sigaramdan ince bir duman yükseliyor.
ay biraz daha tamamlanıyor.
deniz biraz daha sakinleşiyor.
ben biraz daha kendime dönüyorum.
-ikati
devamını gör...
entrylerini okuyunca ruh ikizimi buldum dediğiniz yazar
ilginc gercekten
devamını gör...
kedinin sahibinden utanıp evi terk etmesi
kedi değil, sahibi utanmalı aslında. ama kedi zaten biliyor bunu, o yüzden gidiyor.
devamını gör...
sözlük yazarlarının kuş tercihleri
güvercin denilen kanatlı fareler değildir. ancak şehirde serçe ya da saksağan görmek, özellikle kargalar, hep güzeldir.
şehirde değil de, doğada dersek, diğer bütün kuşlar, peregrin şahininin getir götürünü yapar, o ayrı.
şehirde değil de, doğada dersek, diğer bütün kuşlar, peregrin şahininin getir götürünü yapar, o ayrı.
devamını gör...
bir kadına asla söylenmemesi gerekenler
"ne kadar yorgun görünüyorsun." cümlesinin tek başına bu başlığa entari olması yeter.
devamını gör...
güzel kadın görünce hissedilenler
ne de olsa bana bakmaz diye umrumda olmuyor.
devamını gör...
kai havertz
"bir erkek saatte 10 dolar kazanan bir mcdonald's çalışanına aşık olabilir. iltifatlar edebilir, onu delicesine sevip evlenebilir. ama bir kadın mcdonald's'da 10 dolara çalışan bir erkeğe aşık olmaz. işte bu yüzden asla eşit olamayacağız."
kai havertz
kai havertz
devamını gör...
sözlük yazarlarının kuş tercihleri
bu saatte sadece kuşkaş.
devamını gör...
güzel kadın görünce hissedilenler
mallık oluyor biraz.
devamını gör...