zaman tüneli
domenico tedesco
bologna ile anlaşmış teknik direktör.
www.dha.com.tr/spor/bologna...
www.dha.com.tr/spor/bologna...
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
60 kiloysanız ve sevgiliniz o halinizle sizi kabul etmiyorsa sevgilinize sektirerek bana gelebilirsiniz. çünkü kilolu kadınlar siz de benim çiçeklerimsiniz.
devamını gör...
iyiler yalnızdır kötüler organize
ukdeler arasında gezerken gördüm de böyle bir şey mi vardı yoksa yalnızlığı yüceltmenin yeni bi kapısı mı açılıyor
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
60 kğ nedir yahu ben sırtıma oturtup 5-6 şınav çekebiliyorum.
ciddiye bile alamam.
ciddiye bile alamam.
devamını gör...
ankara
gordion avm’nin kavşağındaki ışıklarda bekliyorum arkadan bi araç vurdu. normalde hikayenin burada bitmesi lazım. çünkü hukuk oluştu. çünkü devletin ışıklarına uymayan o. arkadaki suçlu. medeniyet bunu çözmüş yıllar önce. üstüne konuşmaya gerek var mı? var.
ufak çapta bişey zaten, tamponlara bakıp geçmiş olsun diyip dağılacağız sandım. arabadan 4 farklı renkte 4 abla indi. hepsi fevkalade sarışın, altlı üstlü aynı renkte tayt atlet falan giymişler. mavi tayt, sarı tayt, pembe tayt, beyaz tayt. direkt ss aldım gözlerimle. ulan dedim bunlar ayrı ayrı range’lerden inmeliydi nolmuş bunlara kriz ümitköy’ü de vurmuş.
arka koltuktan görece yaşlı olan ama en fazla 40 gösteren abla direkt kollarımdan tuttu. hayatım bu bir enerji aktarımı, belki biz seni düzelttik belki sen bizi düzelttin dedi. onu bi de tampona sormak lazım diyemedim çok güzel kokuyordu. doğrudur hanımım dedim. hanımım???
eczaneden çıkan bi amca geldi. elinde şeffaf bi poşet içinde de balık var. yanımda bekleyen kurye de diyor ki abi bu mevsimde sazanı nereden buldun? bu çipura dedi. ben niye orayı dinledim bilmiyorum.
neyse kadınları gören arabadan iniyor. biri lastiği tekmeliyor biri tamponları elliyor biri tavanda göçük olabilir diyor ama herkes kadınların arabaya odaklanmış sanki lahey’de savaş suçu inceliyorlar salın babalar şunları mağdurum lan ben burası türkiye mi yav dedim. içimden.
tesadüfen yaklaşan polis aracından iki memur indi. trafik polisi değiller. yoga kampı mı lan burası dedi birisi. içinden. önce araçlara baktılar sonra birbirlerine baktılar sonra bana baktılar. polislerden birisi ne iş yapıyorsun dedi, çalışmıyorum dedim. kafasını salladı diğer polise dönüp tamamdır dedi. işte o “tamamdır” neyi çözdü anlamadım ama otoritenin sezgisine sığınmaktan başka çarem yok. yaşanan her şey çılgın bir mantıkla ilerliyor.
polis tutanak tutalım dedi. kesinlikle tutmalıyız. kadına döndü anlat dedi, kadın da spiritüel frekans kaynaklı temasta bulunduk dedi. dikkatsizlik sonucu çarpma yazdı. okuma yazman varsa iki sayfaya da olayı kuş bakışı çiz dedi. battı çıktının batığında olduğumuzdan kuş ne kadar görebilirse o kadar çizdim. polisin telefonu çaldı, iki grup arasında yaşanan arbedenin ortasındayız ayırıp geleceğiz diyor. arbedeler full estetik, benim grupta cam silen suriyeli var. kadınlara geçmiş olsun demek için döndüğümde çakralarımız hizalandı hiç endişe etme dediler. çiğneyin beni abla nefesimi falan terapi edin kahrolsun ankara renksiz diyenler.
ufak çapta bişey zaten, tamponlara bakıp geçmiş olsun diyip dağılacağız sandım. arabadan 4 farklı renkte 4 abla indi. hepsi fevkalade sarışın, altlı üstlü aynı renkte tayt atlet falan giymişler. mavi tayt, sarı tayt, pembe tayt, beyaz tayt. direkt ss aldım gözlerimle. ulan dedim bunlar ayrı ayrı range’lerden inmeliydi nolmuş bunlara kriz ümitköy’ü de vurmuş.
arka koltuktan görece yaşlı olan ama en fazla 40 gösteren abla direkt kollarımdan tuttu. hayatım bu bir enerji aktarımı, belki biz seni düzelttik belki sen bizi düzelttin dedi. onu bi de tampona sormak lazım diyemedim çok güzel kokuyordu. doğrudur hanımım dedim. hanımım???
eczaneden çıkan bi amca geldi. elinde şeffaf bi poşet içinde de balık var. yanımda bekleyen kurye de diyor ki abi bu mevsimde sazanı nereden buldun? bu çipura dedi. ben niye orayı dinledim bilmiyorum.
neyse kadınları gören arabadan iniyor. biri lastiği tekmeliyor biri tamponları elliyor biri tavanda göçük olabilir diyor ama herkes kadınların arabaya odaklanmış sanki lahey’de savaş suçu inceliyorlar salın babalar şunları mağdurum lan ben burası türkiye mi yav dedim. içimden.
tesadüfen yaklaşan polis aracından iki memur indi. trafik polisi değiller. yoga kampı mı lan burası dedi birisi. içinden. önce araçlara baktılar sonra birbirlerine baktılar sonra bana baktılar. polislerden birisi ne iş yapıyorsun dedi, çalışmıyorum dedim. kafasını salladı diğer polise dönüp tamamdır dedi. işte o “tamamdır” neyi çözdü anlamadım ama otoritenin sezgisine sığınmaktan başka çarem yok. yaşanan her şey çılgın bir mantıkla ilerliyor.
polis tutanak tutalım dedi. kesinlikle tutmalıyız. kadına döndü anlat dedi, kadın da spiritüel frekans kaynaklı temasta bulunduk dedi. dikkatsizlik sonucu çarpma yazdı. okuma yazman varsa iki sayfaya da olayı kuş bakışı çiz dedi. battı çıktının batığında olduğumuzdan kuş ne kadar görebilirse o kadar çizdim. polisin telefonu çaldı, iki grup arasında yaşanan arbedenin ortasındayız ayırıp geleceğiz diyor. arbedeler full estetik, benim grupta cam silen suriyeli var. kadınlara geçmiş olsun demek için döndüğümde çakralarımız hizalandı hiç endişe etme dediler. çiğneyin beni abla nefesimi falan terapi edin kahrolsun ankara renksiz diyenler.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
damacanadaki şarap nihayet bitti ama ayağa kalkmaya korkuyorum.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
yine odamdayım.
yine aynı şarkıyı dinliyorum.
yine aynı ritimi bacağımla tutturuyorum.
yine aynı başlığa geldim.
ve yine aynı sigarayı bilmem kaçıncı defa içiyorum.
ve yine aynı bardaktan kahvemi yudumluyorum.
arada bir de yeni aldığım çizgi romanı okuyorum ama bitmesin diye sindire sindire okuyorum.
bir de kedim var yanımda, o da uyuklamakla ve arada bir gözlerini açıp beni incelemekle meşgul.
edit:
yine aynı şarkıyı dinliyorum.
yine aynı ritimi bacağımla tutturuyorum.
yine aynı başlığa geldim.
ve yine aynı sigarayı bilmem kaçıncı defa içiyorum.
ve yine aynı bardaktan kahvemi yudumluyorum.
arada bir de yeni aldığım çizgi romanı okuyorum ama bitmesin diye sindire sindire okuyorum.
bir de kedim var yanımda, o da uyuklamakla ve arada bir gözlerini açıp beni incelemekle meşgul.
edit:
devamını gör...
gulmekicinyaratilmis (yazar)
abla ekşide seni taklşt eden bşri var
haberin olsun
haberin olsun
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
#2941619 iki yılda bir bu istek kuyruklu yıldız gibi gidip geliyor demek ki.
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
zayıf seven erkek vurdueuyordur
ondan ayrılırsan ben tombul sefiyom
haberin oksun
ondan ayrılırsan ben tombul sefiyom
haberin oksun
devamını gör...
iyi geceler sözlük
istersen artık birbirimize iyi geceler, yedi cüceler diyelim ve uyuyalım.
(bkz: bir genç kızın gizli defteri)
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
boyu 1.71 cm olan birine 60 kg zayıftır. 40 kg mu olalım?
sevgili istegi.
sevgili istegi.
devamını gör...
60 kgya düşmezsen seni terk ederim diyen erkek
60 kilonun zayıf sayıldığı o paralel bir evrene sevgilerimi yolluyorum.
öte yandan, kendini bilen hiç bir erkek de bunu demez. ayıp..
ayrılacaksan ayrıl ama kalp kırma.
öte yandan, kendini bilen hiç bir erkek de bunu demez. ayıp..
ayrılacaksan ayrıl ama kalp kırma.
devamını gör...
zed's dead baby
#3994590
abi samuel l. jackson sevdiğim bir aktör olmasının yanında pulp fiction’da en sevdiğim ve izlerken repliklerine eşlik ettiğim bir karakter. daha güzel bir benzetme olamazdı. *
abi samuel l. jackson sevdiğim bir aktör olmasının yanında pulp fiction’da en sevdiğim ve izlerken repliklerine eşlik ettiğim bir karakter. daha güzel bir benzetme olamazdı. *
devamını gör...
tarihin en büyük tenisçisi
roger federer. o, sadece bir şampiyon değildi, tenisin estetik standartını yeniden tanımladı. tek elle vurduğu backhand, akıcı ayak hareketleri ve sezgisel top okuma becerisiyle "tenis nasıl oynanmalı?" sorusunun cevabı hâline geldi. pek çok yorumcuya göre tarihin en zarif sporcusu.
tenis dünyasına getirdiği başlıca katkılar:
sabr tekniği (sneak attack by roger) — rakibin ikinci servisini yarı sahada karşılamak.
servis-vole oyununu modern zeminde yeniden diriltmesi.
kendisini idol alan genç nesil oyuncular üzerindeki devasa ilham etkisi.
kültürel etkisi: kendi kurduğu roger federer vakfı ile afrika'da ve isviçre'de milyonlarca çocuğa eğitim desteği sağladı.
federer, eylül 2022'de laver cup'tan sonra tenise veda etti. son maçını nadal ile çift oynadı ve sahadan gözyaşları içinde ayrıldı — o sahne milyonlarca taraftarın gözünü yaşarttı. isviçre hükümeti emekliliği vesilesiyle özel tebrik mesajı yayımladı.
federer'i özel kılan sadece kupalar değil; nasıl kazandığı, nasıl kaybettiği ve rakiplerine nasıl davrandığıydı. spor tarihine sadece bir şampiyon olarak değil, bir gentleman olarak geçti.
tenis dünyasına getirdiği başlıca katkılar:
sabr tekniği (sneak attack by roger) — rakibin ikinci servisini yarı sahada karşılamak.
servis-vole oyununu modern zeminde yeniden diriltmesi.
kendisini idol alan genç nesil oyuncular üzerindeki devasa ilham etkisi.
kültürel etkisi: kendi kurduğu roger federer vakfı ile afrika'da ve isviçre'de milyonlarca çocuğa eğitim desteği sağladı.
federer, eylül 2022'de laver cup'tan sonra tenise veda etti. son maçını nadal ile çift oynadı ve sahadan gözyaşları içinde ayrıldı — o sahne milyonlarca taraftarın gözünü yaşarttı. isviçre hükümeti emekliliği vesilesiyle özel tebrik mesajı yayımladı.
federer'i özel kılan sadece kupalar değil; nasıl kazandığı, nasıl kaybettiği ve rakiplerine nasıl davrandığıydı. spor tarihine sadece bir şampiyon olarak değil, bir gentleman olarak geçti.
devamını gör...




