zaman tüneli
loop'a alınan son şarkı
devamını gör...
sivas köftesi
hiç sevemediğim şey. birkaç kere de yedim. iş için nereden yaklaşık on defa sivas'a gitmişliğim var. sağolsun arkadaşlar da her seferinde yediriyorlar. babamın kendi tarifiyle yaptığı köfte buna diz çöktürür, tövbe ettirir. o kadar sıradan, o kadar herkes gibi.
herhangi bir yerde yediğim köfteden bir farkını göremiyorum ben. benim eğitimsiz damağım aradaki farkı göremiyor da olabilir. diğer taraftan, standart bir vatandaş olarak ben anlayamıyorsam, iyiliğinin bir faydası var mıdır? tartışılabilir.
herhangi bir yerde yediğim köfteden bir farkını göremiyorum ben. benim eğitimsiz damağım aradaki farkı göremiyor da olabilir. diğer taraftan, standart bir vatandaş olarak ben anlayamıyorsam, iyiliğinin bir faydası var mıdır? tartışılabilir.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
şimdi bazı tanımlara güldük eğlendik. şimdi gerçekleri konuşalım. uzak mesafe ilişkisi zor iştir, her insan beceremez. ama yürüten ve yürütme çabası gösteren insan gerçekten seviyor ve istiyordur. dokunmadan vs. diye cinselliğe indirgemek ise sizin maalesef büyük bir abaza olduğunuzu ve sadece cinsellik için partnerinizle ilişki içinde olduğunuzu gösteriyor. bu uzak mesafe ilişkisi konusu açıldığında hep iki şey aklıma gelir. birincisi "mesafeleri bahane edenin yollar g... girsin.", ikincisi de cemal süreya'nın "uzaktan seviyorum seni" şiiri.
uzaktan seviyorum seni!
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan.
yüzüne dokunamadan.
sadece seviyorum!
öyle uzaktan seviyorum seni!
elini tutmadan.
yüreğine dokunmadan.
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
şu üç günlük sevdalara inat,
serserice değil adam gibi seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni,
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
öyle uzaktan seviyorum seni!
kırmadan,
dökmeden,
parçalamadan,
üzmeden,
ağlatmadan uzaktan seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi,
dilimde parçalayarak seviyorum.
damla damla dökülürken kelimelerim,
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.
cemal süreya
uzaktan seviyorum seni!
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan.
yüzüne dokunamadan.
sadece seviyorum!
öyle uzaktan seviyorum seni!
elini tutmadan.
yüreğine dokunmadan.
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
şu üç günlük sevdalara inat,
serserice değil adam gibi seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni,
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
öyle uzaktan seviyorum seni!
kırmadan,
dökmeden,
parçalamadan,
üzmeden,
ağlatmadan uzaktan seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi,
dilimde parçalayarak seviyorum.
damla damla dökülürken kelimelerim,
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.
cemal süreya
devamını gör...
dilenci (kısa film)
isim olarak kim tarafından hazırlandığına ve senaryo bilgisine ulaşılamamış olsa da, gökkuşağı masalları adlı youtube kanalı tarafından yayınlanan kısa animasyon film; 2025 yılının kasım ayında yayınlanmıştır.

yağmurlu bir günde dilencilik yapan küçücük bir çocuğun iyi kalpli biri tarafından kurtarılmasını anlatıyor.
tamircilik yapan bir adamın küçük çocuğu yaşadığı bu zor hayattan kurtarmak istediği görülüyor, belki de ona bakınca onun yüzünde kendi çocuğunu görmüştü, bu yüzden dilencilik yapmasına gönlü el vermemişti...
küçük çocuğu artık kendi himâyesine alır, ona sıcak bir yuva ve aş verir, kim bilir en son ne zaman sıcak bir yemek yemiştir?
daha sonra ise küçük çocuğun eğitim hayatının başlamasına olanak sağlar ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır.
bazen en çok iz bırakan davranışın, yardımseverlik ve merhamet olduğunu hatırlatan bir kısa filmdi benim için.
belki sıradan bir konusu vardı, şaşırtıcı bir yanı yoktu ama hayata dair birkaç şey hatırlattı.
hayatının en zor gününde yanında olan insanı asla unutamazsın.
bir insanın hayatını olumlu yönde değiştirebilmek bazen işte bu kadar kolaydır, yeter ki iyilik yapmaktan, iyilikten, yardım etmekten, merhametimizden vazgeçmeyelim...

yağmurlu bir günde dilencilik yapan küçücük bir çocuğun iyi kalpli biri tarafından kurtarılmasını anlatıyor.
tamircilik yapan bir adamın küçük çocuğu yaşadığı bu zor hayattan kurtarmak istediği görülüyor, belki de ona bakınca onun yüzünde kendi çocuğunu görmüştü, bu yüzden dilencilik yapmasına gönlü el vermemişti...
küçük çocuğu artık kendi himâyesine alır, ona sıcak bir yuva ve aş verir, kim bilir en son ne zaman sıcak bir yemek yemiştir?
daha sonra ise küçük çocuğun eğitim hayatının başlamasına olanak sağlar ve filmin sonlarına doğru yaklaşılır.
bazen en çok iz bırakan davranışın, yardımseverlik ve merhamet olduğunu hatırlatan bir kısa filmdi benim için.
belki sıradan bir konusu vardı, şaşırtıcı bir yanı yoktu ama hayata dair birkaç şey hatırlattı.
hayatının en zor gününde yanında olan insanı asla unutamazsın.
bir insanın hayatını olumlu yönde değiştirebilmek bazen işte bu kadar kolaydır, yeter ki iyilik yapmaktan, iyilikten, yardım etmekten, merhametimizden vazgeçmeyelim...
devamını gör...
diğer erkeklerden hemcinslerim diye bahseden erkek
gaydir. veya heteroseksuel bi transtir. diger bi ihtimal feminendir, ibrahim selim'le bartu kucukcaglayan arasi bi seydir. ya da kemal dogulu'dur. bi ihtimal mert demir'dir. misler gibi parfum kokan bi beyaz yakalidir. is cikisi kahve icmeye giden, yilda bikac roman okuyup biraz da film izleyen, bacak bacak ustune atan bi ofis boydur. belki ofis boy gorunumlu bi femboydur, bilemezsin.
belki de bunlarin hicbirisidir. belki de diger erkeklerden 'ya erkekler neden boyle' diye bahsetse kendisi kadin zannedilecegi icin, 'bakin ben de erkegim' diyebilmek icin diger erkeklerden 'hemcinslerim' diye bahseder. yani faredir.
yani belki de gercek erkek kendisidir, belki de degildir. belki de oyledir, belki de haklilar. belki de tarkan. evet.
belki de bunlarin hicbirisidir. belki de diger erkeklerden 'ya erkekler neden boyle' diye bahsetse kendisi kadin zannedilecegi icin, 'bakin ben de erkegim' diyebilmek icin diger erkeklerden 'hemcinslerim' diye bahseder. yani faredir.
yani belki de gercek erkek kendisidir, belki de degildir. belki de oyledir, belki de haklilar. belki de tarkan. evet.
devamını gör...
fazla düşünmenin saçma olması
bir hakikattir.
bu instagram denen şeytan icadı, bizi abuk subuk bir mükemmelliyetçilik tribine soktu. bir işe kalkışmadan önce atomu parçalayacakmış gibi plan yapan, detaylarda boğulan insanlar neden asla o işi yapamaz, merak etmişimdir. iki kilo fazlası var diye spora başlayacak, sanırsın olimpiyatlara hazırlanıyor. yürüyüş için bütün günlük rutinini değiştirir, mutfağı laboratuvara çevirip gramı gramına öğün hesaplar, en pahalı ayakkabıyı sipariş eder. detaycılık dedikleri bu meret aslında korkaklıktan başka bir şey değil. kişi, ulaşacağı hedefi zor gördüğünden onunla direkt muhatap olmak yerine ona karşı kendini hazırlamaya çalışıyor.
bu tipler her yerde. altı üstü bir youtube kanalı açacak, gider en pahalı kamerayı, stüdyo ışıklarını araştırır, aylarca algoritma üzerine makale okur. yahu bir kamerayı aç, konuş işte. ya da bir kadınla tanışacak, ne diyeceğini, ne giyeceğini, hangi mekanda buluşacağını kırk gün düşünür. kafasında kurduğu o kusursuz senaryoda yaşarken, dışarıdaki hayatı kaçırdı. düşünmekten eyleme geçemeyen, kendi zihninin hapishanesinde çürüyen acizler ordusuyuz. mükemmelliyetçilik bir erdem değil; iş yapamayan adamın arkasına saklandığı süslü bir kalkandır.
gerçek başarı, o gereksiz detayları çöpe atıp paldır küldür sahaya atlayanların hikayesidir. bir şeyi komplikeleştirmek, zekanın değil, vizyonsuzluğun kanıtı. dünyayı değiştirenler her şeyi kusursuz planlayanlar değil; yoldaki kusurlara rağmen yürümeye devam edenlerdir.
vesselam.
bu instagram denen şeytan icadı, bizi abuk subuk bir mükemmelliyetçilik tribine soktu. bir işe kalkışmadan önce atomu parçalayacakmış gibi plan yapan, detaylarda boğulan insanlar neden asla o işi yapamaz, merak etmişimdir. iki kilo fazlası var diye spora başlayacak, sanırsın olimpiyatlara hazırlanıyor. yürüyüş için bütün günlük rutinini değiştirir, mutfağı laboratuvara çevirip gramı gramına öğün hesaplar, en pahalı ayakkabıyı sipariş eder. detaycılık dedikleri bu meret aslında korkaklıktan başka bir şey değil. kişi, ulaşacağı hedefi zor gördüğünden onunla direkt muhatap olmak yerine ona karşı kendini hazırlamaya çalışıyor.
bu tipler her yerde. altı üstü bir youtube kanalı açacak, gider en pahalı kamerayı, stüdyo ışıklarını araştırır, aylarca algoritma üzerine makale okur. yahu bir kamerayı aç, konuş işte. ya da bir kadınla tanışacak, ne diyeceğini, ne giyeceğini, hangi mekanda buluşacağını kırk gün düşünür. kafasında kurduğu o kusursuz senaryoda yaşarken, dışarıdaki hayatı kaçırdı. düşünmekten eyleme geçemeyen, kendi zihninin hapishanesinde çürüyen acizler ordusuyuz. mükemmelliyetçilik bir erdem değil; iş yapamayan adamın arkasına saklandığı süslü bir kalkandır.
gerçek başarı, o gereksiz detayları çöpe atıp paldır küldür sahaya atlayanların hikayesidir. bir şeyi komplikeleştirmek, zekanın değil, vizyonsuzluğun kanıtı. dünyayı değiştirenler her şeyi kusursuz planlayanlar değil; yoldaki kusurlara rağmen yürümeye devam edenlerdir.
vesselam.
devamını gör...
facebook dayıları
"dayı ben senin kalibrende değilim, belini incitirsin" lafını duyduktan sonra istifa edip buraya geldiğim topluluk. oysa ne hayallerle kolları sıvamıştım. işçiliğime güveniyordum. yeni yetme bir cıbır tarafından yerle yeksan edildi özgüvenim. özgüven bitişik mi yazılıyordu lan. neyse, iyi günler.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
5 kmden ilerisidir.
artık gelemem.
evet.
artık gelemem.
evet.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
büyük cesaret ister. şartlar da zorlamış olabilir bu duruma. şahsen her kişinin şöyle 1 sene uzak mesafe ilişkisi yaşaması gerek. aldatıldığını kolay anlarsın o konuda dert etme. eğer bir sene aldatmadıysa ve hâlâ seni seviyorsa bas nikahı kardeşim.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
mektup arkadaşlığı gibi. sevişmesiz, sadece fikir ve yazılı duygu.
devamını gör...
uzak mesafe ilişkisi
saçmadır, yorucudur, toksiktir.
eminim telefon ekranına bakıp saatlerce mesaj beklediğin, karşı tarafın attığı bir emojiden karakter analizi yapmaya çalıştığın o trajikomik anlara denk gelmişsindir. filtrelenmiş hikayelerle, piksellerle bağ kurduğunu sanıyorsun. büyük yanılgı. sanalda harcadığın o devasa mesai, aslında karşındakinin egosunu beslemekten başka bir işe yaramıyor.
eminim telefon ekranına bakıp saatlerce mesaj beklediğin, karşı tarafın attığı bir emojiden karakter analizi yapmaya çalıştığın o trajikomik anlara denk gelmişsindir. filtrelenmiş hikayelerle, piksellerle bağ kurduğunu sanıyorsun. büyük yanılgı. sanalda harcadığın o devasa mesai, aslında karşındakinin egosunu beslemekten başka bir işe yaramıyor.
devamını gör...
loop'a alınan son şarkı
şikayet - k’’st.
devamını gör...
yoldaş bakkal'a hiç indirim gelmemesi
yoldaşın unuttuğu tek şey bakkal değil ki
devamını gör...
saraydan kız kaçırma
wolfgang amadeus mozart a ait bir opera eseri.
inşallah bir aksilik çıkmazsa bu akşam süreyya operası'nda izleyeceğim. şimdi oyuna dair bir tereddütüm var zira mozart'ın en eğlenceli operam dediği don giovanni bile beni izlerken derinden etkilemiş bir eser. bu ne kadar etkiler bilemiyorum. öte yandan kızın kaçırıldığı saray, bir türk'ün sarayı. *
öyle ya da böyle türkler opera eserlerinde de kendilerinden söz ettirmeyi başarmışlar...
ayrıca (bkz: rossini) - mehmet operası
son olarak, ulan mozart sen nasıl bi adamsın da her eserinde esas kadına konstanze demeyi tercih ediyorsun.. insan bi kcf dener... neyse izleyecek herkese iyi seyirler.
entarimizi giydik, takılarımızı taktık, makyajımızı yaptık beklemedeyiz..
inşallah bir aksilik çıkmazsa bu akşam süreyya operası'nda izleyeceğim. şimdi oyuna dair bir tereddütüm var zira mozart'ın en eğlenceli operam dediği don giovanni bile beni izlerken derinden etkilemiş bir eser. bu ne kadar etkiler bilemiyorum. öte yandan kızın kaçırıldığı saray, bir türk'ün sarayı. *
öyle ya da böyle türkler opera eserlerinde de kendilerinden söz ettirmeyi başarmışlar...
ayrıca (bkz: rossini) - mehmet operası
son olarak, ulan mozart sen nasıl bi adamsın da her eserinde esas kadına konstanze demeyi tercih ediyorsun.. insan bi kcf dener... neyse izleyecek herkese iyi seyirler.
entarimizi giydik, takılarımızı taktık, makyajımızı yaptık beklemedeyiz..
devamını gör...
yoldaş bakkal'a hiç indirim gelmemesi
çok pahalı çok. nası olacak böyle.
devamını gör...
tüm yumurtaları aynı sepete koymak
allah öyle yaratmış
napalım
napalım
devamını gör...
dolu tanesi
boyu ne olursa olsun canınızı acıtacak taneciklerdir. yaz aylarında top oynarken dolu indirdiğinde kaçacak delik arar, saklanana kadar yiyeceğimiz kadar doluyu kafamıza yerdik. doğadan dayak yemek de varmış nasipte.
devamını gör...
facebook dayıları
dayı mesaj atıyor. karşıdan güzel profil fotoğraflı biri cevap veriyor. tam istediği oldu.
ilk etap — muhabbet:
"nerelisin. "
"ne iş yapıyorsun. "
"çok anlayışlısın, seni anladım. "
dayı eridi, bitti...
ikinci etap - yakınlaşma :
"seni çok sevdim"
"seninle tanışmak istiyorum"
"ama şu an zor durumdayım..."
alarm zillinin çalması gerek.
maalesef çalmıyor...
üçüncü etap — para:
"annem hastanede"
"uçak biletim yok"
"sadece sana güveniyorum. "
"bir daha böyle biri olmaz hayatımda. "
dayı gönderiyor.
dördüncü aşama — kayıp:
hesap silindi.
numara kapalı.
profil fotoğrafı sahte fotoğrafmış.
karşıdaki belki de hiç kadın değildi...
en acı kısım:
dayı kimseye anlatamıyor...
çünkü anlatmak için,
neden mesaj attığını da
açıklaması gerekiyor.
özet:
başkasını avlamaya gitti.
kendisi avlandı.
karma mükemmel çalışıyor.
ilk etap — muhabbet:
"nerelisin. "
"ne iş yapıyorsun. "
"çok anlayışlısın, seni anladım. "
dayı eridi, bitti...
ikinci etap - yakınlaşma :
"seni çok sevdim"
"seninle tanışmak istiyorum"
"ama şu an zor durumdayım..."
alarm zillinin çalması gerek.
maalesef çalmıyor...
üçüncü etap — para:
"annem hastanede"
"uçak biletim yok"
"sadece sana güveniyorum. "
"bir daha böyle biri olmaz hayatımda. "
dayı gönderiyor.
dördüncü aşama — kayıp:
hesap silindi.
numara kapalı.
profil fotoğrafı sahte fotoğrafmış.
karşıdaki belki de hiç kadın değildi...
en acı kısım:
dayı kimseye anlatamıyor...
çünkü anlatmak için,
neden mesaj attığını da
açıklaması gerekiyor.
özet:
başkasını avlamaya gitti.
kendisi avlandı.
karma mükemmel çalışıyor.
devamını gör...
tüm yumurtaları aynı sepete koymak
ekonomi denen tarih biliminin yumurtalarından biri.
5000 tl artti, hadi dedim ayrı sepetler yapayım bakalım ne olacak. koc hissesi aldim, halka arz aldim, gayrimenkul hissesi aldim, altın aldım, gümüş aldim, fon aldim, dolar aldim vs
1 yil oldu. 5024 tl.var.
hadi ekonomikler bunu da açıklayın.
5000 tl artti, hadi dedim ayrı sepetler yapayım bakalım ne olacak. koc hissesi aldim, halka arz aldim, gayrimenkul hissesi aldim, altın aldım, gümüş aldim, fon aldim, dolar aldim vs
1 yil oldu. 5024 tl.var.
hadi ekonomikler bunu da açıklayın.
devamını gör...
sivas köftesi
(bkz: köfteci ahmet)
devamını gör...