zaman tüneli

portekiz'in neves'in golüyle 1-0 önde götürdüğü maç. ilk yarının sonları oynanıyor.
devamını gör...

tam üzerimde robdöşambrım olduğu halde gümrük kaçağı blü leybıl viskimden bi fırt vuracağıdım ki kominist kübalı kızların xxxl bilmem nerelerinde sarılan cuğaranın dumanı gözümü kor etti.

öhö öhö öskürürken zaten g*tümden fıyt fıyt kayan kumaşına ayar olduğum robdöşambrım da üstümden düştü gitti. çırçıbıl kaldım. zaten viskiyi de döktüm. hama gidem de damal yer silme mendiliynen silem bi sakatluğ çıkacak, hofffff!
devamını gör...

şopska salatası.
devamını gör...

bugün de güneşi batırdık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

nevșehir ile kırşehir
devamını gör...

sözlüğün ekşiye benzemesi, aslında ekşi’nin gölgesinde büyüyen bir mizah refleksidir.
devamını gör...

survivor 2026'da kendisini destekledigim kadin. cok seviyorum kendisini.
devamını gör...

pastırmalı soğanlı.

çemeni sıyrılmış kastamonu pastırmasını (kayserililerden çok özür diliyorum, kayseri pastırmasından olmuyor) içerisinde belli belirsiz su olan geniş bir tavada kısık ateşte hafifçe terletiyoruz. ama hafifçe terleyecek kesinlikle pişmeyecek. sanki böyle sevgiliye heyecanlanırken alında beliren bir kaç utangaç ter damlası kadar, bunun usulü nizamı budur kardeşim.

pastırmalar terledikten sonra içerisine trabzon usulü tereyağından eridiğinde tavanın tüm yüzeyini kaplayacak kadar ölçüde ekliyoruz. evet maalesef ki başka yörelerin tereyağı yumurtaya aynı rengi verdirtemiyor.

tereyağı erir erimez içerisine söğüş kesilmiş soğanın en geniş 3 dilimini mercedes amblemi şeklinde üçe bölüp cücük kısmını eklemiyoruz. burada işin esprisi şu soğanların ince bir şerit halinde ve makul ölçüde olması lazım.

tavada erimiş tereyağı pastırma ve soğan şeritlerini cadı sila’nın iksir karıştırması gibi karıştırmıyoruz. hatta mümkünse hiç kaşık vurup örselemeyin.

soğanlar hafif yumuşadığında, bakın karamelize olduğunda değil, suyunu bıraktığında hiç değil sadece hafif yumuşadığında üzerine kabuğu boklu öz hakiki köy yumurtasından kırıyoruz. bakın market yumurtasının en babası padişahı ağa babası feriştahı da olsa kolide sarısı dibe çöktüğünden aynı rengi ve lezzeti veremiyor.

yumurtayı tavada çırpmıyoruz. karıştırmıyoruz. üzerine iri taneli kaya tuzu ve el değirmeninde hıştıdı hıştıdı çektiğimiz tane karabiberden özellikle beyazına gelecek şekilde kafî miktarda sepeliyoruz.

beyazının kenarı karamelize olunca pastırmalı soğanlı omletimiz pişmiştir. afiyet olsun, lütfen tarihi fırınlarda satılan ekşili köy ekmeğiyle tüketin. başka türlüsü allah’ın gücüne gider lan!
devamını gör...

satın alınması için ikram edilen bir yiyecek olan kavunun karşı taraf tarafından yenildiğini ifade eden bir cümledir
devamını gör...

açıkçası eleştirmek istemiyorum da alttan alta ben de bunalmaya başladım.
instagram veya x'e girdiğimizde çay, kahve edebiyatı-romantizmi yapanlar...
buraya geliyoruz, içmelerdeyiz, rakılardayız...
herhangi bir şey içmeden duramaz mıyız millet olarak.
illa bir şeyler içecekseniz aşk şarabından için de kendinize gelin eyy sözlük ahalisi. el oğlu, el kızı sizi bir sarhoş etsin de ayılabilecek misiniz bir görelim.
devamını gör...

bu yaşta kavun alerjisi çıkan bana, kavunu yedikten sonra boğazımın yandığından yakınırken söylenecek cümledir.

itirazım yok. olay yerindeki tüm deliller beni işaret ediyor. nitekim ben o kavunu yedim. ama sadece küçücük bir dilim.
devamını gör...

karşıdaki insanın kavunu yemiş olduğunu belirten tespit cümlesidir.
devamını gör...

kavun.
devamını gör...

huzur evi gibi oldu iyice. çoğumuzun yaşı da müsait zaten, takılıyoruz öyle.
devamını gör...

aşkımın canı helva çekmiş e ben ölem.
ölülerin arkasından dağıtılan gösterişsiz bi tatlıdır. arkasından hayır işlemek, o kişiye sevap kazandırmak amacı güdülen bu tatlının psikolojik boyutu da mevcuttur. yas sürecinde bireylerin acıyla baş etme mekanizmaları farklılık göstermektedir. zihni ve bedeni meşgul etme bunlardan biri. aynı zamanda yapım sürecinde de sosyal destek görmek kişiyi yine acısıyla baş eder hale getirebilir.
devamını gör...

aklıma han duvarları şiiri geldi. öyle derler ya. faruk nafiz ulukışla dan kayseri’ye olan yolculuğunu anlatır diye.
devamını gör...

yiyecekleri içecekleri fakir zengin yemeği içeceği tatlısı diye ayırmak saçma değil mi. adı havalı değil diye mi. içine pek bilinmeyen bir şeyler konmuyor diye mi. üstelik bizim damak tadımıza uymadığı halde çoğunun.
kolay yapıldığı için mi.
özellikle dur bir un helvası irmik helvası yapayım olmaz bu genelde. hatta birisi getirse önce canın istemez.
sıcak olursa daha iyi olur. eskiden düğünlerde yapılırdı bu.
sonra yersin ve hoşuna gider. sanki herkesin bir anısı vardır bu tatlıyla. bir neslin yani. bir şeyi hatırlatır bu tatlı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kütüphaneyi ben kapatacağım utanmasam. makalesel dertler fotoğrafı.
devamını gör...

vardır (bkz: rafine zeytinyağı)
devamını gör...

düşünsene fakirsin ve rafine zevklerin var. hayat iyice bir zulme dönüşür. yalıda otururken iflas edip gecekonduya taşınmışsın gibi.
ayrıca bu rafine zevkler nedir neye göre kime göre.
herkesin vardır belki bu küçük istekleri yaptıkları.
bazıları özenir çay demlemeye bile. kahvaltısına özenir. diğeri poğaça yer geçer.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim