zaman tüneli

yedim onu.

cevizli sucuk.
bu meyve şekeri ile bitkisel yağın buluşmasıdır en düz mantık ile bence. bi de proteini şöyle hızlı akmaz kokmaz çözebilsek işte o zaman çok da güzel olacaktı. bir de çok susatır tabii bu. bilemedim.

bu afet çantası muhabbeti de tedbirli olayım derken tedirgin olmaya sebep oluyor sanki. anksiyetik bişey bişey biiişeyler.
devamını gör...

biricik annemden aldığım, taşları dökülmesine rağmen taktığım yüzüktür...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaman yanlıştı, ben yanlıştım, aslında bu bile yanlıştı.

o yüzden 3 yanlış 1 doğruyu götürdü, olaysız dağılalım!
devamını gör...

az önce indim kendisinden. 10 dakikalık yolu 45 dakikada getirdi. çok farklı bir deneyimdi, teşekkür ediyorum bu deneyim için.

en çok da zamanın kıymetini bize farklı bir açıdan öğreten, sürdükçe düşündüren amk şoförüne teşekkür ediyorum.
devamını gör...

(bkz: yok öyle bir şey çıkar onu aklından)

hayatta herkesle her yerde ve her zamanda tanışabilirsin ama her tanıştığınla sevişemezsin. haliyle doğru insan dediğiniz tanışıp sevişemedikleriniz mi oluyo nedir tam olarak?
devamını gör...

hikayeyi izleyip hiçbir şey olmayacağını bilmesine rağmen, izlemeyerek duygusal güvenliğini koruduğunu düşünen beynin küçük ama istikrarlı savunma mekanizması. duygusal mesafeyi algoritma üzerinden korumaya çalışmak... olayın en komik yanı ise karşı tarafın büyük ihtimalle hikayeyi kimlerin izlediğine bile bakmayacak olmasıdır...
devamını gör...

#4024844

allah razı olsun. eksik olmayın kardeşim.
böyle bir ayrılık sürecinde anlıyor insan bazı şeyleri, insan aslında yeterince olgun olmadığıyla yüzleşebiliyor... hiçbir şey bizim elimizde değilken ve babamız bizden giderken çaresiz, mahzun bir çocuğa döndüğümü itiraf ederim.
babam başımdayken yaşıma rağmen yine de çocuktum. çocuk olmanın ayrıcalığını kaybetmemiştim...
o sağken her ne kadar yetişkin geçinmiş olsam da bu böyle...
insanoğlu bu hayatta en zorunu da yaşıyor, çaresizliğiyle yüzleşiyor... ne var ki dünya ebedi değil, sevgililer elbet bir gün kavuşur umudunu taşımaktayız içimizde... ben yüreğimde ve ruhumda hep onu yaşıyorum, yaşatıyorum. nefes aldığım müddetçe ona layık bir evlat olmayı diliyorum...

yazdığın için çok teşekkür ederim... ikinize de saygılarımı, sevgilerimi gönderiyorum.
devamını gör...

2010 tarihli belgesel the dancing boys of afghanistan belgeselinde de ortaya konulmuş yer altında faaliyet gösteren oğlancı fuhuş faaliyetlerinin odak noktasını teşkil eden kadim iran zenneliği.
devamını gör...

hımpfs hımpfssss dior hypnotic poison, oyhhhş, ı ıhhhh ısırmamalıyım ısırmamalıyım!
devamını gör...

bi müddet uzak duralım bakalım neler olacak derken genel af çıkmış olduğunu öğrendiğim bir zamanların sarı fırtınası olan sözlüğümüz.hayır yola küfürsüz sözlük mottosu ile çıkıp ne olursan ol gel e nasıl evrildi o biraz ilginç olmuş .
devamını gör...

asansör içerisinde yaşanan durumdur hehe...
insanlar göz göze gelemez nefesini tutar ve kıpırdayamaz. özellikle karşı cinsle baş başa denk geldiyseniz gözlerinizi kapama noktasına gelebilirsiniz. ilginç bir durum psikologlar fizyolojik ve evrimsel olarak araştırmalı...
devamını gör...

çocuk yapacak bir adet hatun kişisi bulamamak. sevişmek bazen oluyo da o sorumluluk bende olmadığını düşündüklerinden benle sevişip başkasıyla ürüyorlar.
devamını gör...

uçmalık…*
devamını gör...

tıpkı elisa lam olayı gibi çözüme kavuşamamış ürkütücü olaylardan belli başlılarını yapay zekaya derlettim:


"yuba county five – abd, 1978

beş arkadaş basketbol maçından sonra arabalarıyla normal rotalarından çok uzakta, karlı ve ıssız bir dağ yoluna çıktı. araba terk edilmiş bulundu. dördünün cesedi aylar sonra farklı yerlerde bulundu; biri, gary mathias, hiçbir zaman bulunamadı. en ürpertici ayrıntı: bir adamın, yiyecek ve ısınma imkânı bulunan bir orman kulübesinde açlıktan ölmesi. beş kişinin neden o dağa gittiği hâlâ bilinmiyor.

dyatlov geçidi – sovyetler birliği, 1959

dokuz deneyimli dağcı çadırlarını içeriden keserek gecenin ortasında, bazıları neredeyse çıplak halde dışarı kaçtı. çoğu donarak öldü; bazılarında ağır iç yaralanmalar vardı. çığ ve doğal olay açıklamaları öne sürüldü ama grubun neden çadırı kesip panik içinde kaçtığı hâlâ tam olarak açıklanabilmiş değil.

hinterkaifeck cinayetleri – almanya, 1922

bir çiftlikte altı kişi öldürüldü. cinayetten önce aile, çiftlikte ayak izleri, tavan arasından gelen sesler ve kaybolan eşyalar fark etmişti. cinayetten sonra katilin bir süre çiftlikte yaşadığına dair belirtiler vardı: hayvanlar beslenmiş, evde yemek yenmişti. katil hiçbir zaman kesin olarak bulunamadı.

ısdal kadını – norveç, 1970

bir kadın norveç'te bir vadide ölü bulundu. üzerinde kimlik yoktu. giysilerindeki etiketler sökülmüş, farklı isimlerle otellerde kalmış, çeşitli ülkelerden sahte pasaportlar kullanmıştı. notlarında şifreli ifadeler bulundu. kim olduğu ve nasıl öldüğü hâlâ kesinleşmedi.

beaumont çocukları – avustralya, 1966

üç kardeş plaja gitti ve bir daha eve dönmedi. görgü tanıkları onları, tanımadıkları bir adamla görmüştü. on yıllarca süren aramalara rağmen cesetleri bulunamadı. avustralya tarihinin en büyük kayıp çocuk vakalarından biri.

sodder çocukları – abd, 1945

bir ev yangınında beş çocuk öldü sanıldı. fakat aile, yangın sonrasında çocuklara ait kemik veya kalıntı bulunmadığını söyledi. ayrıca yangından önce aileye tuhaf tehditler gelmişti ve bazı görgü tanıkları çocukları yangından sonra gördüklerini iddia etti. çocukların gerçekten yangında ölüp ölmediği bile tartışmalı kaldı.

the lead masks case – brezilya, 1966

iki elektronik teknisyeni bir tepede ölü bulundu. yanlarında:

kurşundan yapılmış göz maskeleri,
bir not,
“belirlenen saatte kapsülleri alın” anlamına gelen garip talimatlar vardı.

zehirlenmiş olabilecekleri düşünüldü ancak kesin ölüm nedeni belirlenemedi. bu olay, dünyadaki en tuhaf “ölüm sahnelerinden” biri olarak kaldı.

flannan adaları deniz feneri – iskoçya, 1900

üç deniz feneri görevlisi aynı anda ortadan kayboldu. deniz fenerinde büyük bir kavga veya cinayet izine rastlanmadı. ancak ekipmanlar ve bazı eşyalar içerideydi. en yaygın teori, dev bir dalganın üçünü de denize sürüklemesi. fakat üç kişinin nasıl ve neden aynı anda kaybolduğu kesin olarak bilinmiyor.

mary celeste – atlantik okyanusu, 1872

gemi denizde sağlam halde bulundu. yiyecek, su ve kargo büyük ölçüde yerindeydi. ancak gemideki tüm insanlar ortadan kaybolmuştu. kaptan, ailesi ve mürettebatın cesetleri hiçbir zaman bulunamadı. geminin neden terk edildiği hâlâ kesin değil.

the springfield three – abd, 1992

bir anne, kızı ve kızının arkadaşı bir evden aynı gece kayboldu. evde:

kanıtlanmış bir zorla giriş yoktu,
kişisel eşyaları duruyordu,
araba evin önündeydi.

üç kadından hiçbirinin cesedi bulunamadı. evde ne olduğu hâlâ bilinmiyor.

kayıp koloni: roanoke – abd, 1587

bir ingiliz kolonisi tamamen ortadan kayboldu. geriye yalnızca bir ağaca kazınmış “croatoan” kelimesi kaldı. koloninin başka bir topluluğa katıldığı teorisi var, fakat kesin kanıt yok.

yogtze vakası – almanya, 1984

bir mühendis “yogtze” şeklinde anlamsız bir kelime yazdıktan sonra tuhaf biçimde ortadan kayboldu. daha sonra ağır yaralı bulundu ve öldü. ölmeden önce bir trafik kazası geçirdiği anlaşıldı ancak olayların nasıl geliştiği ve “yogtze”nin ne anlama geldiği çözülemedi.

the drummer of tedworth — ingiltere, 1661–1662

bir evde görünmeyen bir davulcunun davul sesleri duyulmaya başladı. olayı araştıran kişiler arasında dönemin tanınmış yazarlarından joseph glanvill vardı. evde çocukların havaya kaldırıldığına dair kayıtlar da bulunuyor.

bugün sahtekârlık, psikolojik etki veya yanlış yorum ihtimalleri var; ama olayın dönemin ciddi insanları tarafından kayıt altına alınmış olması onu ilginç kılıyor.

amherst mystery — kanada, 1878–1879

esther cox isimli genç kadının bulunduğu evde:

taşların havadan geldiği,
eşyaların hareket ettiği,
yatakların sarsıldığı,
görünmeyen bir gücün insanlara saldırdığı

iddia edildi. olaylar geniş biçimde raporlandı ve dönemin araştırmacıları tarafından incelendi. bazı araştırmacılar bunun bir tür cin/şeytan vakası olduğunu düşündü, bazıları ise sahtekârlık veya psikolojik nedenlerden şüphelendi.

gef — “konuşan firavun gelinciği” — man adası, 1931–1937

bu çok tuhaf bir olay.

bir aile, evlerinin duvarlarında yaşayan bir hayvanın kendileriyle konuştuğunu söyledi. hayvanın:

insanlarla konuştuğu,
gazeteleri okuduğu,
aile hakkında bilgi verdiği,
bazen görünmeden ses çıkardığı

iddia edildi.

ailenin babası hayvanı gördüğünü söyledi; bazı ziyaretçiler de sesini duyduğunu iddia etti. ancak hayvanın fiziksel varlığı kesin olarak kanıtlanamadı. bu, “cin mi, hayvan mı, kolektif yanılsama mı, sahtekârlık mı?” sorusunu açık bırakan en tuhaf vakalardan biri.

kelly–hopkinsville “goblins” olayı — abd, 1955

bir grup insan gece boyunca evlerine saldıran küçük, parlak gözlü yaratıklar gördüklerini söyledi. iddiaya göre yaratıklar eve defalarca yaklaşıyor, ateş edildiklerinde kaçıyor, sonra tekrar dönüyordu.

olaydan sonra polis bölgeye geldi ve çok sayıda tanığın ifadesini aldı. abd hava kuvvetleri'nin project blue book kayıtlarında da olay yer aldı. resmî açıklama yapılmadı; şüpheciler ise baykuşlar, yanlış tanıma veya toplu heyecan ihtimalini öne sürdü.

nuremberg gökyüzü olayı — 1561

bir matbaa sahibi, 1561'de gökyüzünde:

küreler,
haçlar,
silindirler,
“savaşan” nesneler

gördüğünü anlatan bir broşür yayımladı. bu belge günümüze kadar geldi. olay bugün muhtemelen optik atmosfer olaylarıyla açıklanabilir; ancak dönemin kaydı, insanların gökyüzünde gerçekten olağanüstü bir şey gördüğünü gösteriyor.

the devil's footprints — ingiltere, 1855

bir gece kar yağdıktan sonra devon bölgesinde kilometrelerce uzanan garip ayak izleri bulundu. izlerin:

evlerin üzerinden,
duvarların çevresinden,
çatılara yakın yerlerden

devam ettiği iddia edildi.

binlerce kişi izleri gördüğünü söyledi. en ürpertici tarafı, izlerin tek bir hayvanın normal yürüyüşüne benzemediğinin iddia edilmesiydi. bugün tavşan, kanguru faresi, atlama biçimi ve diğer doğal açıklamalar öne sürülüyor; ancak olayın gerçek biçimi kesin olarak çözülememiştir.

the solway firth spaceman — ingiltere, 1964

bir baba kızının fotoğrafını çekti. fotoğrafta kızın arkasında astronot kıyafetli bir figür görünüyordu. baba, fotoğraf çekilirken orada kimsenin olmadığını söyledi.

fotoğraf kodak tarafından incelendi ve fotoğrafın sahte olduğu kesin olarak kanıtlanmadı. ancak görüntüdeki figürün bir insan mı, fotoğraf hatası mı, yoksa sonradan eklenen bir şey mi olduğu konusunda tartışmalar sürdü.

mothman — point pleasant, abd, 1966–1967

bir yıl boyunca çok sayıda kişi, geceleri:

insan biçimli,
dev kanatlı,
kırmızı parlayan gözlü

bir yaratık gördüğünü bildirdi.

olayın ürpertici tarafı, tanıkların çoğunun birbirinden bağımsız olması ve olayların silver bridge'in çökmesinden önce yoğunlaşmasıdır. köprü felaketinde 46 kişi öldü. sonrasında mothman gözlemleri neredeyse tamamen sona erdi.

lars mittank — bulgaristan, 2014

bu olay özellikle elisa lam'ın asansör görüntüsünü hatırlatıyor.

lars mittank, tatil sırasında hastanede doktorla konuşurken birdenbire koşarak hastaneden çıktı. güvenlik kamerasında dışarı çıktıktan sonra ormana doğru koştuğu görüldü. bir daha bulunamadı.

onun son görüntüleri, insanların “neden böyle davrandı?” diye yıllardır tartıştığı türden.

brian shaffer — abd, 2006

brian shaffer bir barda güvenlik kameralarına yakalandı. ancak soruşturmacılara göre bardaki giriş-çıkış görüntülerinde onun dışarı çıktığı görülmedi.

içeri girdiği kesin, fakat görünüşe göre dışarı çıkmadan ortadan kayboldu. cesedi de bulunamadı.

the cecil hotel'in diğer gizemli ölümleri

elisa lam'ın bulunduğu cecil hotel'de daha önce de çok sayıda gizemli ölüm ve cinayet yaşanmıştı. otelin tarihindeki en ünlü olaylardan biri, 1964'te goldie osgood'un odasında öldürülmesiydi.

bu nedenle elisa lam vakası yalnızca tek başına tuhaf değildi; otelin zaten olağanüstü karanlık bir geçmişi vardı."


chatgpt
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir takım çocuklar efendime söyleyeyim. düz duvara tırmanan mı ararsın ,suça sürüklenen mi evlerden ırak aman .
devamını gör...

inandığım kadar var.
ve ben artık inanmıyorum.
devamını gör...

(bkz: aşkımızın meyvesi aytek)
devamını gör...

stoacılığı bir poşete sığdıramazsın lakin poşeti stoa felsefesiyle buluşturabilirsin.

"dinci"
denilen kavram gibi,

"stoacı" diye bir şeyin mümkün oluşu ile münasip oluşu arasındaki farkı belki de bir stoa felsefesi düşünürü iyi bilebilirdi.

ben, varoluşun en kıymetli değeri.
dinci, din satar belki
belki stoacı da stoa.

ya sonsuz olasalılığa tabi olancıya ne demeli?

ezberleri, bencil olmayan bakış açısına sahip bir ben kudreti ile verebilen gerçeklerin tüm gerçekliği bozabilir.

bir poşet, birçok felsefeyi sayfalar dolusu taşıyabilir demiştim.

ya bir sayfa bir poşeti?
belki anlatabilmiştir.
devamını gör...

sanki evren ben kargo takip ekranını yenilemeden dağıtıma çıkarmayacakmış gibi hissediyorum... dağıtım aracının konumunu her otuz saniyede bir kontrol ederek nedensellik zincirine aktif katkı sunduğumu düşünüyorum... araç aslında bana gelmiyor, ben araca yetişmeye çalışıyorum.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim