zaman tüneli

beykoz’un güzel bir semtidir.

semtten akan göksu deresi insanı büyüler ayrıca (bkz: göksu deresi)
devamını gör...

ilk yenildiğinde “süpermiş lan bu!” dedirten ancak 4-5 kere yedikten sonra “pudralı manda yoğurdu” izlenimini bırakan bir yöresel yoğurttur.

zaten kimse bu yoğurdu sırf yoğurt olduğu için methetmez, kanlıca’da sahilde boğaza karşı kaşıklayıp kaşıklayıp yenilmesidir ona o lezzeti katan.
devamını gör...

yaratıcılığın zirvesinde bir gıda maddesi: un..

mesela un kurabiyesi var, bence insanın solunum yollarına kaçarsa kısa yolda mezar teslim yapacak kadar çok dağılıyor da.. diğer kurabiyeler undan yapılmıyor mu? “boş kurabiye” de bari, dürüstlük sende kalsın.

un helvası.. tıraşşş..

un çorbası.. un zaten çorbaya kıvam vermek için koyulmuyor mu? yani çorbada kıvam dışında malzeme var mı? neinnnn.

kimseye çorba içti diye fakir demem, fakir olması da olumsuz bir şey değil ama bu yemek de mental olarak fakir yani ruhsuz.. yaratıcılık anlamında fak fakir.

maliyet etkin yemekler arasında mesela soğan çorbası var ama ona böyle gıcık gitmiyorum mesela.
devamını gör...

hayatına devam edebilir. iyi olur, kötü olur tartışılır ama en azından devam eder. hayatının bir döneminde takılı kalmış bi dünya insan var. devam edebilmek önemli.
devamını gör...

istanbul’da ikinci kez ikamet edecek olsaydım kesinlikle kanlıca’da ikamet etmek isterdim.

çocukluğumun geçtiği küçükmece’nin henüz bozulmamış hali gibi geliyor bana burası; ben çocukken istanbul’un nispeten uzak ilçeleri henüz bu kadar kalabalık değildi, sokakta oyun oynayabiliyordunuz ve bütün sokak birbirini tanıyordu.

kanlıca da bana böyle hissettirmiştir hep; sakin ve az sayıda insan popülasyonu, nispeten eğitimli ve görgülü yerli nüfus, sokak ve mahalle kültürünün devam etmesi.

o yeşillikler, o boğazın maviliği, o sahil şeridinde akşama doğru yapılan yürüyüşler.

üsküdar-beykoz vapuru ile 20 dakikada buraya varabilirsiniz, vapurda hafif mayıştıktan sonra kanlıca limanında inip de semtte turlamak bambaşka bir histir.

özet:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel her geldiğimde mutlaka ziyaret ettiğim, içsel huzura erdiğim bir semt
devamını gör...

babaannem yapardı, yerdik. fasfakirmişiz lan, haberimiz yokmuş.
devamını gör...

sohbetiyle gönül açan.
derdine de sevincine de ortak olan.
devamını gör...

sevdiği halde mantıklı düşünebildiği için takdir ettiğim insandır.
şunu yapamayıp sönen milyonlarca hayat var sokaklarda...
mutsuz mutsuz insanlar.
devamını gör...

mide bulandırıcı bir türkü çıktı, 3 sene falan önce.. kendisi yetmedi, bir de bu “köylerde yemek zıkkımlanalım” programlarının birinde, içinde şarkıcılık hevesi kalmış yaşlı kadının biri ki, ne hikmetse bayılıyorlar kendilerini ortaya atmaya, “lankıtı lankıtı lankıtı lankıtı ğğğeebecümeyiiiyah” diye başladı. ot olarak bile görmek istemiyorum.
devamını gör...

1980 tarihli long playleri ''pop'' malum ossi müzik tarafından malum ortama sunulmuş. ilgilenenler dinleyebilir.

devamını gör...

hafta sonu?*

zamanında çalışmayan çalışsın ulan bana ne?


-sağlık camiasını ayrı tutuyorum-
çünkü onlar nöbet annecim.
devamını gör...

bu olay suudi arabistan mı gerçekleşti? orda bile olmayabilir.
devamını gör...

sevgi, ne yazık ki her şeyi çözmüyor. keşke çözse. sevgi de her şey gibi tek başına yeterli değil ne yazık ki. sadece severek mutlu olmak mümkün değil.

sevdiğin halde vazgeçebiliyorsan hayattasın aslında. kendinin ya da başkalarının hayatlarını mahvetmemek için severken de vazgeçebilmeli insan bazen.

yaşadık tabi. bunun da en kralını yaşadık zamanında.
devamını gör...

0-10 yaş aralığındaki zamanımın geçtiği, ben çocukken ekseri rumeli göçmenleri ve trakya yerlileriyle dolup taşan bir semttir.

küçükçekmece’nin nispeten güzel bir yeriydi 2000’lerin başlarında; alt taraftan kanarya, üst taraftan cennet ve yeşilova ile komşudur.

2026 itibari ile en son türkmen, özbek, kazak, kırgız gibi türki devletlerden gelen göçmenlerle cılkı çıkmıştır. 1970’lerin sonundan itibaren bu semtte oturan dedemgiller bile illallah etmişlerdir artık bu bok yuvasından. adım başına 5 insan düşmektedir ve ara sokaklarında arabalar sağlı sollu dizildiği için arabalar zor girip çıkar buraya.

fatih’in varoş semtlerinden pek bir farkı kalmamıştır; 1980-2010 arası nispeten nezih bir semt olan tepeüstü günümüzde bir çarşamba yahut bir şehremini ile aynı statüdedir artık.

tayfur sökmen ve halide edip okullarında 2010’ların başında okuyan herkese benden kocaman bir kucaklama ve selam olsun :)
devamını gör...

dünyadan 200 yıl geride olduğumuz olay.
elin insanı bunu "farklı tat" olarak adlandırmış, bazı yemekleri nadiren acıyla yapıyorlar.
sadece acı yemekler çıkartan restoranları var hani ayda 1-2 gidilsin diye...

bizde durum bambaşka.
aaa çorba gelmiş dur pul biber atayım, ooo yemek dur ona da atayım.
isot yok mu isot antep olsun ama ehe eheler bir şeyler...
bol bulmuş gibi her yere sürülüyor bizde*
tamam güzel ama her boka acı atarsan manası kalmıyor...


ulan acılı ayran var ya abv artık.
acılı karpuz bekliyorum.
devamını gör...

ülkedeki diğer anlamı kerizlik olan eylem.
devamını gör...

fakir işi bir yemektir.

ömrümde çokça kez garibanlık çekmiş olmama rağmen bu yaşıma kadar hiç yemedim. bizim semtteki çingene kadınları top sahasının kenarında biten bu bitkileri toplayıp haftanın 3 günü bu yemeği yaparlar
devamını gör...

fakirliğin de fakirliği var.
sanırım 1900lu yılların başı. geven dikeni kökü yiyerek hayatta kalanlar, turşu ve pekmez yeyince ziyafet çektik diyenlerin hikayeleri ile dolu anadolu.
devamını gör...

“yeniden buluştuğumuzda aslında hiç ayrılmadığımızı fark ettim.
anladım ki, severken vazgeçmek cinayettir. ve biz her suçlu gibi sonunda, cinayeti işlediğimiz yere, severken terk etmek zorunda kaldığımız şehre döneriz bir gün... tıpkı severken vazgeçtiğimiz eski bir sevdalının telefonunu çevirir gibi gece yarısı...”

uzaklar/ can dündar
devamını gör...

gelecek olan acıların avansı.
devamını gör...
daha fazla yükle

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim