zaman tüneli
güne kendine ait bir söz bırak
şarjlı matkap alacaksan bosch’un 18v 2a’liğinden şaşmayacaksın.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
yumuşak tuvalet kağıdı
evet yumuşak tuvalet kağıdı. gerçekten.
1940'larda bulabileceğiniz tuvalet kağıtlarını keçe olarak kullanabilirdiniz. o dönemde insanların "yumuşaklık" kavramıyla ilişkisi bambaşkaymış. keçe burada övgü bile olabilir. savaş ekonomisi dokunuşu. bugün 3 katlı, parfümlü, nemlendiricili kağıtlara alışkın biri için 1940'ların kağıdını hayal etmek, "bununla ne yapıyorsunuz, kalem mi açıyorsunuz?" dedirtebilir. yani evet, 1940'ların tuvalet kağıdı konfor açısından bir kabus, komedi açısından ise altın madeni.
1940'larda bulabileceğiniz tuvalet kağıtlarını keçe olarak kullanabilirdiniz. o dönemde insanların "yumuşaklık" kavramıyla ilişkisi bambaşkaymış. keçe burada övgü bile olabilir. savaş ekonomisi dokunuşu. bugün 3 katlı, parfümlü, nemlendiricili kağıtlara alışkın biri için 1940'ların kağıdını hayal etmek, "bununla ne yapıyorsunuz, kalem mi açıyorsunuz?" dedirtebilir. yani evet, 1940'ların tuvalet kağıdı konfor açısından bir kabus, komedi açısından ise altın madeni.
devamını gör...
tuborg smooth
85 lira şu anda.
devamını gör...
anadolu zombisi
sadece çocuk yer
devamını gör...
yavşakça bakıp kaypakça gülümseyen hırsız
devamını gör...
betül sayan'ın 60 kişiyi kpss'siz kamuya yerleştirmesi
zamanında uygulanan sonradan kaldırılan bir işlemi üniversiteye iptal ettirerek diplomalar geçersiz yapılabilir. o'nun herşeye gücü yeter.
devamını gör...
glory
devamını gör...
yavşakça bakıp kaypakça gülümseyen hırsız
sinir bozar.
(bkz: olası siyasetçi nick önerileri)
(bkz: olası siyasetçi nick önerileri)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
serbest akışta notlar.
dokuz rakamında bir hikmet yok. gözün takılıyor sadece tıpkı bire ya da on bire ya da yirmi beşe takıldığı gibi. konumuz rakamlar mı? evet.
çünkü algılamıyoruz daha doğrusu algılayamıyoruz. beşin otuz iki bin olmasını algılayamadığımız gibi.
bütün bu olanlar içinde bir kalem bir a4 kağıt yetiyor. çiziyorsun ve rahatlıyorsun. sanki katkın oldu dünyaya, sanki o çizik bir şeylerin ifadesi gibi.
kimsenin birbirini iplediği yok oysa.
inceden bir kelimenin birilerine dokunmasını bekliyorsun.
bir kelime....
yavşaklar.
dokuz rakamında bir hikmet yok. gözün takılıyor sadece tıpkı bire ya da on bire ya da yirmi beşe takıldığı gibi. konumuz rakamlar mı? evet.
çünkü algılamıyoruz daha doğrusu algılayamıyoruz. beşin otuz iki bin olmasını algılayamadığımız gibi.
bütün bu olanlar içinde bir kalem bir a4 kağıt yetiyor. çiziyorsun ve rahatlıyorsun. sanki katkın oldu dünyaya, sanki o çizik bir şeylerin ifadesi gibi.
kimsenin birbirini iplediği yok oysa.
inceden bir kelimenin birilerine dokunmasını bekliyorsun.
bir kelime....
yavşaklar.
devamını gör...
sol frame
anlık böyle hehe..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kendimi savunmasız hissediyorum. sanki kurduğum duvarlar artık bana güven vermemeye başladı. zihnim dolu, bedenim yorgun kalbim ürkek.
devamını gör...
betül sayan'ın 60 kişiyi kpss'siz kamuya yerleştirmesi
hakkında bu kadar suç var ama tek bir soruşturma bile yok .. sonra adalet adalet diye bağrıyorlar.
devamını gör...
turnam gidersen mardin’e
bir ermeni halk melodisi üzerine geleneksel türkçe sözlerin uyarlanmasıyla oluşturulmuş eser.
devamını gör...
betül sayan'ın 60 kişiyi kpss'siz kamuya yerleştirmesi
önce özel kalem olarak dışardan hizmet mukabilinde kpss'siz alıver, 6 ay geçtikten sonra da istediği yere atayıver, oh ne güzel memleket be, vallahi ben bu işlerin böyle olduğunu en yakınlarımdan biliyordum da, bu kadar fütursuzca yapılabildiğini açıkçası bugün öğrendim. yazıklar olsun olm lan, vallahi yazıklar olsun. ben hala bu yaşta dirsek çürütüp, kürek sallıyorum, havanda su döver gibi yaşıyoruz yeminle.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
beethoven- piano concerto no.3 do minör. 1. bölüm. rudolf serkin çalıyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bu ara kendimi uzun bir yürüyüş gibi hissediyorum. lakin bir yere varmak için olan değil de kaybolan benliğine rastlamak için bilincini kaybetmişcesine yapılan yürüyüş gibi.
bunun ne demek olduğunu bilmiyorsanız şanslısınız ama anlatayım. insanın ruhu bedenini sıkıştırmaya başladığında alışkanlıklarına daha çok sığınır. sigara içmek, alkol tüketmek, sakız çiğnemek, şarkı dinlemek vs. ama bunların yetersiz kaldığı durumlarda yapabilecek hiçbir şey kalmamış gibi bir boğulma olur.
insan kusmak ister, kendini kendi içinden kusarak çıkartmak ve rahatlamak ister. bu, kendini doğurmanın (bkz: kendini yeniden doğurmak) belki farklı bir versiyonu olabilir. lakin kesinlikle başarı ile tamamlanması mümkün değildir.
insan kendini kusamaz.
tüm seçenekler tüketildiğinde bir anda dışarıya atarsınız kendinizi. açık hava insana anlık bir umut verir ama kalıcı değildir. nereye niye gittiğinizi bilmeden yürümeye başlarsınız. öyle ki normalde bacaklarınızın kaldıramayacağı mesafeler hiç gelmeye başlar.
yürüdükçe artık durdurulamaz bir güç elde etmiş olur ayaklarınız, yürürken değil de dururken canınızın acıyacağını fark edersiniz. ritmik adımlar ve düzene girmiş ama düzeni olmayan nefes size eşlik eder. göğüs kafesinizin tam da üstüne oturmuş olan o, kimine göre öküz kimine göre ise mamut bir milim oynamaz yerinden.
çevredeki sesler net değildir, tamamı bir suyun altında homurdanan balıklar gibi gelir kulağa. her şey blurlu ve her şey yok gibidir. baktığınız hiçbir şeyi görmezsiniz, gördüğünüzü sandığınız hiçbir şeyi algılamazsınız. aslında hiç yaşamamışsınız gibi varsayacağınız ama yaşandığına birçok şeye oranla daha fazla emin olacağınız zaman dilimidir bu yürüyüş.
bahsettiğim bu hâli durdurmak ancak ufak da olsa bir çarpma veyahut hasar alma ile mümkündür.
fark etmeden çarptığınız bir dal, yanlışlıkla ayağınıza denk gelen bir taş, açısı doğru hesaplanamamış bir top..
gerçek hayata döndüğünüzde algılarınız bir anda geri gelir.
ama siz gelmezsiniz.
tam olarak böyle hissediyorum.
öyle işte.
bunun ne demek olduğunu bilmiyorsanız şanslısınız ama anlatayım. insanın ruhu bedenini sıkıştırmaya başladığında alışkanlıklarına daha çok sığınır. sigara içmek, alkol tüketmek, sakız çiğnemek, şarkı dinlemek vs. ama bunların yetersiz kaldığı durumlarda yapabilecek hiçbir şey kalmamış gibi bir boğulma olur.
insan kusmak ister, kendini kendi içinden kusarak çıkartmak ve rahatlamak ister. bu, kendini doğurmanın (bkz: kendini yeniden doğurmak) belki farklı bir versiyonu olabilir. lakin kesinlikle başarı ile tamamlanması mümkün değildir.
insan kendini kusamaz.
tüm seçenekler tüketildiğinde bir anda dışarıya atarsınız kendinizi. açık hava insana anlık bir umut verir ama kalıcı değildir. nereye niye gittiğinizi bilmeden yürümeye başlarsınız. öyle ki normalde bacaklarınızın kaldıramayacağı mesafeler hiç gelmeye başlar.
yürüdükçe artık durdurulamaz bir güç elde etmiş olur ayaklarınız, yürürken değil de dururken canınızın acıyacağını fark edersiniz. ritmik adımlar ve düzene girmiş ama düzeni olmayan nefes size eşlik eder. göğüs kafesinizin tam da üstüne oturmuş olan o, kimine göre öküz kimine göre ise mamut bir milim oynamaz yerinden.
çevredeki sesler net değildir, tamamı bir suyun altında homurdanan balıklar gibi gelir kulağa. her şey blurlu ve her şey yok gibidir. baktığınız hiçbir şeyi görmezsiniz, gördüğünüzü sandığınız hiçbir şeyi algılamazsınız. aslında hiç yaşamamışsınız gibi varsayacağınız ama yaşandığına birçok şeye oranla daha fazla emin olacağınız zaman dilimidir bu yürüyüş.
bahsettiğim bu hâli durdurmak ancak ufak da olsa bir çarpma veyahut hasar alma ile mümkündür.
fark etmeden çarptığınız bir dal, yanlışlıkla ayağınıza denk gelen bir taş, açısı doğru hesaplanamamış bir top..
gerçek hayata döndüğünüzde algılarınız bir anda geri gelir.
ama siz gelmezsiniz.
tam olarak böyle hissediyorum.
öyle işte.
devamını gör...
03.10.2026 normal sözlük darbesi
#4079569
olayları biliyorum ya, kafam güzelmiş ve haberim yokmuş gibi bir ruh hali ile öyle şeyler demek geldi içimden hehe..
olayları biliyorum ya, kafam güzelmiş ve haberim yokmuş gibi bir ruh hali ile öyle şeyler demek geldi içimden hehe..
devamını gör...
03.10.2026 normal sözlük darbesi
çok kafa açıyorsunuz arkadaşlar. kırılgan egolarınızı tamir etme çabanızın zemini ben değilim. kim içinizden geçtiyse gerçek hayatta, kimlik fotokopisi ve bir dilekçe ile başvuru yapın. belki dönüş alırsınız.
devamını gör...
03.10.2026 normal sözlük darbesi
noluyo boğlum şenlik mi var, hayır mı işleniyor burada bu neyin tantanası hehe..
devamını gör...