zaman tüneli
aykut astsubay
bölüğümüzün astsubayıydı. yani idari işlerle ilgileniyordu. bir askere göre fazla şişmandı, normal bir insana göre de öyle. benim her zaman şişkolara karşı sevimsiz önyargılarım vardı, hiçbir zaman aşamadığım. ne diye bunları mezardaki solucanlara ziyafet çekme hevesi bürümüştü ki yani? bu ne azim?
askerliğimin bitmesine son iki ay kala elime silah almayı reddetmiştim. ben artık bu işte yoktum. bütün olan biten bana saçma gelmeye başlamıştı. o da, yani şişko elime silah alıp, nöbete varmam konusunda ısrarcıydı. bende silahsız olma konusunda ısrarcı. gitmedim onun dötünü kollamak üzere olan nöbetlere.
sen korkak mısın diyordu bana. diyordum; korkak olsam, senin emrine karşı gelmez ve elime silahı alıp, nöbete ya da dağa giderdim. bir şey söyleyemiyordu öyle diyince. iki ay boyunca mobbinge uğradım. yine de pes etmedim. çünkü onların tırt savaşı ilgimi çekmiyordu. beni bulaşığa veriyordu hep, ya da kimsenin asla istemediği tırt işlere. bu şekilde gidip kendisine yalvarmamı ve silah almamı bekliyordu ama hiçbir zaman olmadı. son iki ay boyunca asla elime silah almadım. ne yaparsa yapsın, beceremedi.
askerliğimin bitmesine son iki ay kala elime silah almayı reddetmiştim. ben artık bu işte yoktum. bütün olan biten bana saçma gelmeye başlamıştı. o da, yani şişko elime silah alıp, nöbete varmam konusunda ısrarcıydı. bende silahsız olma konusunda ısrarcı. gitmedim onun dötünü kollamak üzere olan nöbetlere.
sen korkak mısın diyordu bana. diyordum; korkak olsam, senin emrine karşı gelmez ve elime silahı alıp, nöbete ya da dağa giderdim. bir şey söyleyemiyordu öyle diyince. iki ay boyunca mobbinge uğradım. yine de pes etmedim. çünkü onların tırt savaşı ilgimi çekmiyordu. beni bulaşığa veriyordu hep, ya da kimsenin asla istemediği tırt işlere. bu şekilde gidip kendisine yalvarmamı ve silah almamı bekliyordu ama hiçbir zaman olmadı. son iki ay boyunca asla elime silah almadım. ne yaparsa yapsın, beceremedi.
devamını gör...
kendimiz hakkında keşfettiklerimiz
mukavemet/metanet/tahammül seviyemin arşa çıkması.
devamını gör...
mahkemeye verilen yazarların son durumları
içeri giren olursa dm atsın mavi don gönderirim
devamını gör...
kendimiz hakkında keşfettiklerimiz
birkaç yıl önce salak olduğumu fark ettim.
devamını gör...
kendimiz hakkında keşfettiklerimiz
#4098145 kıçını kaşı bromm
devamını gör...
kendimiz hakkında keşfettiklerimiz
yıkılmadım ayaktayım.
basit görünse de şu son zamanlarda başıma gelenlerden sonra ayakta kalmış olabilmemi takdir ediyorum.
kendi kendime nazar etmem umarım.
basit görünse de şu son zamanlarda başıma gelenlerden sonra ayakta kalmış olabilmemi takdir ediyorum.
kendi kendime nazar etmem umarım.
devamını gör...
mahkemeye verilen yazarların son durumları
inşallah kitap yazmıyorlardır.
devamını gör...
karanlıkta koşanlar
dertleri neymiş ki
devamını gör...
tinderdan hatun düşürebileceğini sana sözlük yazarları
tinder da parasıyla değil mi?
devamını gör...
otoerotizm
master bater.
devamını gör...
mahkemeye verilen yazarların son durumları
gerekçeli kararı okumadım ama hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı çıkmış. mübaşir arkadaşımdan öğrendiğim 140 bin lira da para cezası var. 5 yıl boyunca suça karışmazsa ceza düşüyor. oralet moralet derken geldiğimiz noktaya bak ya. ibretlik.
devamını gör...
tırnak kırılması
#4098135 abooo kankam kız çıktı , türlü türlü şeytanlıklar planlarken tırnak bunun derdi olmuş .... ahh ulan ahhh
devamını gör...
perdenin arkası
" aranarak bulamadım karanlıkta,
elinin işaret ettiği yönü. "
yakın zaman önce yitirdiğimiz kıymetli felsefeci, akademisyen ve yazar ioanna kuçuradi imzalı 112 sayfalık eser olup şiir türünde yer almakta iken içerisinde ise kendisinin 1955/ 1961 yılları arasında kaleme almış olduğu şiirler yer almaktadır.
şiirler yunanca dilinde yazılmış ve dilimize ise kornilia çevik bayvertyan tarafından çevrilmiştir.
ioanna kuçuradi bir şair olarak değil de felsefeci olarak anıldığı için ve uzmanlık alanı şiir olmadığı için galiba bu tanımı yazmakta biraz zorlanacağım, umarım hakkını verebilirim.
yazarın gençlik dönemlerinde yazılmış şiirler olduğu için okurken fazla etkilendiğim söylenemez belki ama hiç etkisi olmayan şiirlerdi demek de yanlış olacaktır, hissetmekten ziyade hatırlama amacı güderek okuduğum bir kitaptı.
kitabın adının perdenin arkası olmasından biraz söz açmakta fayda var, ki bu yalnızca öznel bir tahmin olacaktır, neden perdenin arkası olduğuna dair küçük bir tahmin, perde kapalıyken yaşam değişmiştir, manzara değişmiştir ve en çok da sen değişmişsindir, perdeyi açtığında gördükleri, hissettikleridir belki de bu yazılanlar, perdenin arkasındaki değişen dünyadır, kim bilir?
şiirlerin değindiği bazı duygu ve konulara geçmek gerekirse, yüzünü esirgemek, birinin gözlerinde kaybedilen duyguyu ondan geri istemek, bir insan tarafından sevilmek için çabalamak, zamanın durgunluğu, yalnızlık zamanları, bağ, suskunluk hissi, benim için bazı şiirlerin ifade ettiği durumlardandı.
en can alıcı bulduğum dize ise;
"sen, dişlerimi saymana izin verdiğim " dizesi oldu, dişlerini saydıracak kadar birinin karşısında ağız dolusu gülmek ve bir tek o kişinin yanında yürekten gülme durumu üzerine düşündüren bir dizeydi.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yüzleriniz benim yetmez
yüzümü görmenize.
uyuyorum karanlığı
görünmeyene
baka baka.
ne yaparsın karanlığınla
karşı karşıya
yapayalnız?
bana geri ver
gözlerinde biteni
geri ver.
sisin dağılması çok uzun sürer
vakit gelmedi daha.
ben söylerim geleceği
geçmişi ben söylerim.
tanıyoruz birbirimizi
suskun birlikte yürüyoruz.
yüzünü gördüğümden beri
gözlerinin içine girmeyi çabalıyorum.
aranarak bulamadım karanlıkta
elinin işaret ettiği yönü...
sınırlar silindiğinden beri
giden de bir, gelen de bir.
elinin işaret ettiği yönü. "
yakın zaman önce yitirdiğimiz kıymetli felsefeci, akademisyen ve yazar ioanna kuçuradi imzalı 112 sayfalık eser olup şiir türünde yer almakta iken içerisinde ise kendisinin 1955/ 1961 yılları arasında kaleme almış olduğu şiirler yer almaktadır.
şiirler yunanca dilinde yazılmış ve dilimize ise kornilia çevik bayvertyan tarafından çevrilmiştir.
ioanna kuçuradi bir şair olarak değil de felsefeci olarak anıldığı için ve uzmanlık alanı şiir olmadığı için galiba bu tanımı yazmakta biraz zorlanacağım, umarım hakkını verebilirim.
yazarın gençlik dönemlerinde yazılmış şiirler olduğu için okurken fazla etkilendiğim söylenemez belki ama hiç etkisi olmayan şiirlerdi demek de yanlış olacaktır, hissetmekten ziyade hatırlama amacı güderek okuduğum bir kitaptı.
kitabın adının perdenin arkası olmasından biraz söz açmakta fayda var, ki bu yalnızca öznel bir tahmin olacaktır, neden perdenin arkası olduğuna dair küçük bir tahmin, perde kapalıyken yaşam değişmiştir, manzara değişmiştir ve en çok da sen değişmişsindir, perdeyi açtığında gördükleri, hissettikleridir belki de bu yazılanlar, perdenin arkasındaki değişen dünyadır, kim bilir?
şiirlerin değindiği bazı duygu ve konulara geçmek gerekirse, yüzünü esirgemek, birinin gözlerinde kaybedilen duyguyu ondan geri istemek, bir insan tarafından sevilmek için çabalamak, zamanın durgunluğu, yalnızlık zamanları, bağ, suskunluk hissi, benim için bazı şiirlerin ifade ettiği durumlardandı.
en can alıcı bulduğum dize ise;
"sen, dişlerimi saymana izin verdiğim " dizesi oldu, dişlerini saydıracak kadar birinin karşısında ağız dolusu gülmek ve bir tek o kişinin yanında yürekten gülme durumu üzerine düşündüren bir dizeydi.
okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yüzleriniz benim yetmez
yüzümü görmenize.
uyuyorum karanlığı
görünmeyene
baka baka.
ne yaparsın karanlığınla
karşı karşıya
yapayalnız?
bana geri ver
gözlerinde biteni
geri ver.
sisin dağılması çok uzun sürer
vakit gelmedi daha.
ben söylerim geleceği
geçmişi ben söylerim.
tanıyoruz birbirimizi
suskun birlikte yürüyoruz.
yüzünü gördüğümden beri
gözlerinin içine girmeyi çabalıyorum.
aranarak bulamadım karanlıkta
elinin işaret ettiği yönü...
sınırlar silindiğinden beri
giden de bir, gelen de bir.
devamını gör...
tırnak kırılması
bu akşam başıma geldi. sağ elimin orta parmağının tırnağı çok derinden kırıldı.
diğer tırnaklarım daha uzun haliyle, ellerimin tüm güzelliği bir anda kayboldu resmen.
biotin alın a dostlar. tırnaklarınız kırılmasın.
diğer tırnaklarım daha uzun haliyle, ellerimin tüm güzelliği bir anda kayboldu resmen.
biotin alın a dostlar. tırnaklarınız kırılmasın.
devamını gör...
kanatlı hayvan yetiştiriciliği
kış geldi yine köy yumurtası eksiği var.
bir ara bizim orda yüzlerce tavuk çiftliği vardı şimdi yok.
bence horoz eti işine girmek lazım. horoz etinin reklamı çok yapılıyor.
bir ara bizim orda yüzlerce tavuk çiftliği vardı şimdi yok.
bence horoz eti işine girmek lazım. horoz etinin reklamı çok yapılıyor.
devamını gör...
sözlüğün en ama en güzel kadını
okan divasını söylüyor, ope'yi. diva da kütür kütürdü maşallah kardeşimiz, eed.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
#4098129 işte aradığım kankam !
devamını gör...
karanlıkta koşanlar
ne izlerdik ya. bazen korkunç geliyordu. sonunda katil ortaya çıktı. katili tahmin ediyorduk.
çok iyi diziydi.
çok iyi diziydi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının başarıları
yaş, cinsiyet, meslek ve sosyal statü fark etmeksizin herkesin ahlakını bozabiliyorum.
devamını gör...
