kuranların başının göğe ermediğini, nasıl da pişman olduklarını görmüş olabilirler mi? avmlerde bir tek gezenin keyfine bakın, bir de evli gergin çocuklu olanın.
devamını gör...
aile kurmanın bir yaşı olduğunu sanmıyorum insan 40ında da aile kurabilir 20sinde de ama şöyle bir gerçek var bu devirde aile kurmak öyle kolay değil. yani eski zamanlardaki gibi geçinir gideriz bir şekilde demekle de olmuyor. mevcut şartlarda hem kişiye güven hem de sonraki geçim durumları bu konuya uzak durmakta önemli bir faktör. eğer aile kurmayı düşünen varsa da önce birey olarak kendine yeterliliğini sonra da aile bireyi olarak yeterliliğini bir düşünsün.

kesinlikle herkesin (özellikle de bu cendereden kurtulmayı başaracak yeni nesiller üretecek herkesin) bir aile kurmasının önemli olduğunu düşünüyorum tabi yine tercih meselesi ona karışamayız.
devamını gör...
benim fikrimce şuan en doğrusunu yapan insandır. kendimizi zor geçindirebildiğimiz devirde, evlenip çoluk çocuğa karışmak ne kadar mantıklı ki?
devamını gör...
belki istememiştir,belki de istese de nasip olmamış ağzı,gözü olan normal insandır.
devamını gör...
okul, askerlik, iş, aile... bunları bir zafer bir başarı olarak gören insanlar tam olarak da 3. dünya ülkesinde yaşadığını belli ediyorlar. aile kurmadan çok daha önemli şeyler vardır, mesela hayallerinin peşinden koşmak gibi. prangalarınızı ne de çok seviyorsunuz, aile de bu prangalardan biridir. kaybedenler kulübü'nden güzel bir replik bırakıyorum, kim ne anlıyorsa anlasın.

bazı insanlar aile kurmaya önem verirler, yani buna değer verirler. bazıları ise başka birtakım şeylere, değer verirler. bunlara değer verirken niye değer verdiğini düşünmez birey, toplumun içinde erimiş olan birey. hem toplum koleje girmeyi değer olarak sunduğu için artık o kişiliğini yok sayma halidir; koleje girmek için yarışır, üniversiteye girmek için yarışır, iyi bir işe girmek için yarışır, güzel bir kadınla evlenmek için yarışır, devamlı bir yarış ve kazanma zorunluluğu.

- aslında kazanmak nedir ki? en büyük zaferi kazandığında bir antonius olduğunu düşün, paris'e geldiğini ve o takın altında olduğunu ve bütün insanların senin altında olduğunu düşün ve gücün en üstünde olduğunu... yalnız kaldığın o anda, "ne oldu be, şimdi ne olacak?" diyorsan kaybedensin sen. kaybetmişsin. yani o anda en büyük zaferin içinde kaybetmişsin.

- peki bunun farkında olmak, yaşlı bir kızıl derilinin dediği gibi, hayatın bize sunamadıklarını mı sunar; yoksa bir radyo dinleycisinin dediği gibi, sanat diğer tüm şeyler gibi seks için midir? yaşlı bir kızıl derili ne kadar yanılabilir?
devamını gör...
yalnızlığıyla eğlenen insandır. olduğum ve olmaktan memnun olduğum insandır
devamını gör...
olmak istediğim insandır. her geçen gün insanların iğrenç yüzlerini gördüğüm için ileride çocuk ya da bir eş istemiyorum, insanlar ilk tanıdığımız gibi kalmıyorlar ne yazık ki.
devamını gör...
mantıklı insandır.
devamını gör...
aile kavramını ne ile özdeştirdiğinize göre değişir bu durum?

illa ki bir erkek?
olmazsa olmaz devlete atılan artık serbestçe sevişebiliriz imzası?
ve bu boktan dünyaya yapılmış bir çocuk?

nasıl olurda herkesin hayata dair olan isteklerini "genelleyip" bu kadar basite indirgeyebilirsiniz?
toplum normlarına uymamış bir insanı nasıl ötekileştirip de bir de bunu küçümseyecek sıfatlarla bezersiniz?

eskinin 30'ları şimdinin 20'leri.
toplum normları yozlaştı. yok oldu.

her şey değişiyor; bir siz evriminizi tamamlayamadınız ya...!
devamını gör...
evliliğe bakış açısı türkiye'deki hiçbir kadınla uyuşmamış bir erkeğin başına gelebilecek bir olay.

en basitinden evlilik benim için dini bir olay. hatta dini inancımın vazgeçilmezlerinden diyebilirim.

çünkü benim inancıma göre kadın ve erkek evlendiklerinde tek beden olurlar ve birbirlerini yaratıcı'ya yöneltirler. birbirlerinin ruhsal gelişimlerini sağlarlar. ayrıca evlilik bağıyla birleşmiş ve tek beden olan çift aynı zamanda yaratıcı ile evlilik ilişkisi içerisindedir.

daha bu da evliliğin benim inancım açısından en basit açıklaması. daha neler var neler...

(bkz: beden teolojisi)
devamını gör...
1 buçuk sene sonra tam olarak içinde olacağım durum. evliliğe bakış açısı hiç bir erkekle uyuşmamış kadın olabilir, olabiliriz ayrıca. rahatsız mıyım bu durumdan? asla. kendi çapımda ufak sorumluluklarım var şu an, evlilikle beraber büyüyecek olan sorunları ve sorumluluklarımı paylaşabileceğim birini bulamamışım demek ki. bi de çevre çok etkili bu konuda, ön simülasyon gibi düşünün. hayat böyle daha güzel kesin kanaatim bu.
devamını gör...
içlerinde bulunmayayım diye 2 kez girişimim oldu ama ikisi de başarısız. bazen aile kurmak kaderinizde yoksa zorlasanız da olmuyor. bakalım belki 3. de şansım tutar.
devamını gör...
bir şeyleri ters gitmiş insandır.
direkt eleştirmemek gerekli.
devamını gör...
tercihtir. diğer insanlar okul bitince iş bulunca direkt evlenme aşamasına geçilmeli diye düşünürken bu insanlar evlenmeyi tercih etmemiş olabilirdir.
ya da evlilikten korkuyor da olunabilir. 20li yaşların enerjisinden sürekli değişen psikolojisiyle 30lara geçişte daha kendi psikolojisine ayak uyduramazken müstakbel eşinin ve ailesinin psikolojisine ayak uydurmak güç olabilir. bir de çocuk olursa çocuğun psikolojisini iyi tutmak için onca çaba*.
devamını gör...
aile kurmak için önemli olan yaş değildir bence. kişi belli bir olgunluğa geldiğinde aile kurmalıdır. eğer istiyorsa tabii.
devamını gör...
30 yaşında aile kurmamış olmak kurmuş olmaktan daha normal günümüzde. ama 30 yaşında henüz iş güç sahibi olmayanlar var mesela onlara alışabilmiş değilim.
devamını gör...
her insanın hayat döngüsü 27 yaşında üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulup evlenmek değildir.

33 yaşındayım. üniversite okumaya devam ediyorum. yakın gelecekte de okulumu bitirip iş bulsam bile evlilik gibi bir planım yok. bunun nedeni üremek gibi bir hırsım yok. üremek özellikle insan açısından oldukça ilkel geliyor. benim çok daha farklı bir bakışım var. belki evlenebilirim ancak asla çocuk yapma planım yok. suriyelilerle toplumsal yapısı bozulmuş bu ülkeye yeni vergi mükellefleri getiremem.
devamını gör...
kişinin tercihidir, kimseyi ilgilendirmez. ben 20 yaşımda kurdum da ne oldu ? sonu tarumar oldu hep. mutsuzluk, yıkım, acı anılar dışında da bir mirası kalmadı.
devamını gör...
aile birliğinin yalnızca evlilik bağı ile oluşabileceğine inanan insandır.evlilik kurumunun kutsallığına, saygınlığına ve ciddiyetine yürekten inanır.doğru kişi, doğru zaman , doğru yer üçlemesini tutturamamış yani bu konuda hayat yüzüne gülmemiştir.hayattaki yegane amacı birinin eşi olma etiketi olmadığı için de doğru kişinin olmadığı yerde yalnızlığını tercih etmiştir.ailesi tarafından baskı görmemiş, evlenmek için evlenmemiş/evlendirilmemiş ve dolayısıyla da kendi ailesini kuramamış ,olan mevcut ailesine sıkı sıkı bağlanmıştır.

kurduğu ailenin temelini maddi değerler, sosyal statü ya da başkalarının onayı olanlara kıyasla halinden kat be kat memnundur.evli olup da gözü dışarda olan pisliklerden tiksinmektedir.kendi kendine yeter başkalarından medet ummaz çünkü küçük mutluluklarla yetinmesini bilir.

ayrıca kimseye kem gözle bakıp onların mutluluklarını da kıskanmaz aksine mutlu çiftleri görünce onların şanslı olduğunu düşünüp onlar adına sevinir.

toplumun dayatmalarına boyun eğmeyecek kadar özgüvenli, özsaygılı ve olgun bir bireydir.
devamını gör...
100.
bence bunun yaşı yok. erken evlenip mutsuz evlilik yaşayan da var geç evlenip mutlu evlilik yaşayan da. doğru insanı bulmak gerek
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"30 yaşında aile kurmamış insan" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim