21.
tek vasfı başkent olmak olan şehir ile koskoca istanbul'un karşılaştırılması istanbul'a bir hakarettir.
devamını gör...
22.
memur vs suudi arabistan
devamını gör...
23.
24.
cevap veriyorum: izmir
devamını gör...
25.
ankara gridir, istanbul rengarenk.
ankara beatles'dır, istanbul pink floyd.
ankara yeni rakı'dır, istanbul şampanya.
ankara godard'dır, istanbul david lynch.
ankara politiktir, istanbul burjuvazi kokar.
ankara camel soft'dur, istanbul parliament.
benim için bu versusun kazananı ankara'dır.
ankara beatles'dır, istanbul pink floyd.
ankara yeni rakı'dır, istanbul şampanya.
ankara godard'dır, istanbul david lynch.
ankara politiktir, istanbul burjuvazi kokar.
ankara camel soft'dur, istanbul parliament.
benim için bu versusun kazananı ankara'dır.
devamını gör...
26.
gidişim 5saat dönüşüm yıllar sürer isterdim, gözleri yağmur kokan çocuk seni çok özledim hala benimsin unutma
devamını gör...
27.
28.
bu nasıl versus bildiğin ferrari ile renault'u karşılaştırmak gibi bir şey olmuş. istanbul türkiye de hiç bir ille karşılaştırılmaz. sadece paris, amsterdam, londra, new york gibi başkentler istanbul'a rakip olabilir.
devamını gör...
29.
yani şehrin ortasından boğaz geçiyor diye 16 milyon insanın 5400km^2 alana sıkışması garip.
işin şakası bir yana ülkenin ekonomisinin %60tan fazlasının orada olması buna en büyük etkendir kanımca. lakin bu ekonomiyi kocaaa türkiye'ye yaysaydık mesela daha iyi olmaz mıydı?
asıl mevzuya dönecek olursak ankara'yı yaşamadan herkes istanbul der. gri şehir diye geçmeyin ankara'yı. girersen çıkamazsın.
işin şakası bir yana ülkenin ekonomisinin %60tan fazlasının orada olması buna en büyük etkendir kanımca. lakin bu ekonomiyi kocaaa türkiye'ye yaysaydık mesela daha iyi olmaz mıydı?
asıl mevzuya dönecek olursak ankara'yı yaşamadan herkes istanbul der. gri şehir diye geçmeyin ankara'yı. girersen çıkamazsın.
devamını gör...
30.
olayı örneğin bir üniversite öğrencisinin özelinde ele alacak olursak; ankara'ya gidiliyorsa öncelik okula verilip böyle bir karar alınmıştır. istanbul'a ise orası istanbul olduğu için, şehir tercihi söz konusudur.
bir de istanbul'un okulları da okuldur hani; bu da büyük bir artıdır çoğu zaman. yani nereden bakarsan bak istanbul ankara'nın eline verir arkadaş.
bir de istanbul'un okulları da okuldur hani; bu da büyük bir artıdır çoğu zaman. yani nereden bakarsan bak istanbul ankara'nın eline verir arkadaş.
devamını gör...
31.
ankara tek atar.
devamını gör...
32.
istanbul: yüzlerce yıl başkentlik yapmış nice imparatorluklar görmüş geçirmiş yaşlı bir kenttir.
ankara:80 yıllık başkenttir abisi istanbulu örnek alır, şuan onla kıyaslanmak bile onu ne kadar gururlandırır bilemezsiniz.
ankara:80 yıllık başkenttir abisi istanbulu örnek alır, şuan onla kıyaslanmak bile onu ne kadar gururlandırır bilemezsiniz.
devamını gör...
33.
biri ekonominin ve özel sektörün, diğeri ise devletin başkentidir. ankara'nın istanbul'u örnek aldığı doğrudur. bu sebepten dolayı bir 10 yıl sonra polatlı bile ankara'nın metropol ilçesi olacak ve ankara da tıpkı istanbul gibi büyüyecek; -ki zaten ankara hiç de küçük bir şehir değil. bu arada; yüzölçümü olarak istanbul o kadar da büyük bir şehir değil. o küçücük yerde ise resmi sayıyla 17 milyon insan yaşıyor! ayrıca uçakla seyahat ederken istanbul'a yukarıdan bakmayı unutmayın.
türkiye'yi gezegenden sökün ve orta noktasını bir çubuğun üzerine dengeleyerek yerleştirin ve bırakın. ülke istanbul tarafına çökmeye başlar ve bu örnek alınası bir durumdur!
zira ülkenin toplam nüfusunun sadece %20'si istanbul'da yaşıyor. yazıyla yüzde yirmi!
türkiye'yi gezegenden sökün ve orta noktasını bir çubuğun üzerine dengeleyerek yerleştirin ve bırakın. ülke istanbul tarafına çökmeye başlar ve bu örnek alınası bir durumdur!
zira ülkenin toplam nüfusunun sadece %20'si istanbul'da yaşıyor. yazıyla yüzde yirmi!
devamını gör...
34.
aslında ankaralılar kıyaslamazlar. onlar ankara'ya alışıktırlar, severler gride olsa kuruda olsa bu şehri. esasen bu, ankara'da yaşamak zorunda kalan istanbul'luların yaptığı bir kıyaslamadır. ankara'ya alışamaz, bir türlü sevemezler. hep bok atarlar bu şehre.
ilk koz daima deniz'dir. denizsiz nasıl yaşıyorsunuz bu şehirde, deniz olmadan asla yaşayamam ben derler.
oysa ankara'lı için denizin fazla bir önemi yoktur. çünkü zaten o olmadan yaşamayı bilir. deniz'in olmayışı çok ta etkilemez. ankara'da yaşayıp büyüdüyseniz bu şehrin her yerinde bir anınız vardır mutlaka. küçük olduğu için yapılacak şeylerin, ya da gidilecek mekanların sayısı sınırlıdır. ama neyi nerede bulacağınızı bilmeniz gerek.
insan önemlidir ankara'da. çünkü tek başına sıkıcıdır ankara, birileriyle bir şeyler yapınca tadı çıkar her şeyin. o nedenle ankara insanı istanbul insanından farklıdır biraz. ankara içine kapamaz insanı, bencil yapmaz. bir de aynı kafa yapısındaki insanlar hemen hemen aynı yerlere takıldıkları için, genelde yeni tanıştığınız biri mutlaka bir yerlerden "connected"'dır. birilerinin bir şeyidir. bu anlamda gerçekten küçüktür ankara.
ilk koz daima deniz'dir. denizsiz nasıl yaşıyorsunuz bu şehirde, deniz olmadan asla yaşayamam ben derler.
oysa ankara'lı için denizin fazla bir önemi yoktur. çünkü zaten o olmadan yaşamayı bilir. deniz'in olmayışı çok ta etkilemez. ankara'da yaşayıp büyüdüyseniz bu şehrin her yerinde bir anınız vardır mutlaka. küçük olduğu için yapılacak şeylerin, ya da gidilecek mekanların sayısı sınırlıdır. ama neyi nerede bulacağınızı bilmeniz gerek.
insan önemlidir ankara'da. çünkü tek başına sıkıcıdır ankara, birileriyle bir şeyler yapınca tadı çıkar her şeyin. o nedenle ankara insanı istanbul insanından farklıdır biraz. ankara içine kapamaz insanı, bencil yapmaz. bir de aynı kafa yapısındaki insanlar hemen hemen aynı yerlere takıldıkları için, genelde yeni tanıştığınız biri mutlaka bir yerlerden "connected"'dır. birilerinin bir şeyidir. bu anlamda gerçekten küçüktür ankara.
devamını gör...
35.
her iki şehirde de yaşamış bir insan olarak bir çift kelam edebilirim sanırım.
istanbul çok hareketli, sıkılmaya bile vaktiniz olmuyor. öğrenciyken dolu dolu geçerdi vakit. sanki bir masal ülkesi gibiydi.
lakin işe başladığınızda istanbul, insanı iliklerine kadar sömürmeye başlıyor. sömürme derken hareketlilik ve iş-ev arası 1.5-2 saat mesafe. bazılarında bu mesafe daha fazla. o güzelim boğaz bile bir süre sonra teselli olmuyor. hele hele metrobüsün o kalabalığına bir karıştın mı vay haline. zaten yaş 40'lara yaklaştı mı "acaba istanbul'dan ayrılıp bir ege köyüne mi yerleşsem" diyorsunuz.
iş nedeniyle ankara'ya taşındım.
ankara daha dingin, ağırbaşlı. fakat bir süre sonra sıkılırsınız. park, avm ve gezmek haricinde birşey yapmak zor. ama yine de evden işe en fazla 30 dakika. bulunmaz nimet bu. trafik nispeten daha az zira. yine de bir şehir, içindeki insanlarla güzelleşiyor. şehir ikiye ayrılıyor aslında: bir taraf "ankara"; bir taraf "angara". kışın soğuk olsa da yazın serinliğini değişmem. istanbul'un yapış yapış eden yaz mevsimi akla gelince "ah canım ankara" diyor insan.
yine de gezmek için istanbul'a gidilir tabi.
ankara elbette istanbul'la karşılaştırılamaz. istanbul üç ülkeye başkentlik yapmış 1000'lerce yıllık şehir. ankara şurada daha yüzyıllık bile değil. ama ankara'da direniş olmasaydı, istanbul halen işgal altındaydı. o kadar da deniz yok diye küçümsemeyin bence.
yahya kemal beyatlı: ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü severim.
dekonte: yahya kemal abi, metrobüse bindikten sonra bir düşün istersen :)
istanbul çok hareketli, sıkılmaya bile vaktiniz olmuyor. öğrenciyken dolu dolu geçerdi vakit. sanki bir masal ülkesi gibiydi.
lakin işe başladığınızda istanbul, insanı iliklerine kadar sömürmeye başlıyor. sömürme derken hareketlilik ve iş-ev arası 1.5-2 saat mesafe. bazılarında bu mesafe daha fazla. o güzelim boğaz bile bir süre sonra teselli olmuyor. hele hele metrobüsün o kalabalığına bir karıştın mı vay haline. zaten yaş 40'lara yaklaştı mı "acaba istanbul'dan ayrılıp bir ege köyüne mi yerleşsem" diyorsunuz.
iş nedeniyle ankara'ya taşındım.
ankara daha dingin, ağırbaşlı. fakat bir süre sonra sıkılırsınız. park, avm ve gezmek haricinde birşey yapmak zor. ama yine de evden işe en fazla 30 dakika. bulunmaz nimet bu. trafik nispeten daha az zira. yine de bir şehir, içindeki insanlarla güzelleşiyor. şehir ikiye ayrılıyor aslında: bir taraf "ankara"; bir taraf "angara". kışın soğuk olsa da yazın serinliğini değişmem. istanbul'un yapış yapış eden yaz mevsimi akla gelince "ah canım ankara" diyor insan.
yine de gezmek için istanbul'a gidilir tabi.
ankara elbette istanbul'la karşılaştırılamaz. istanbul üç ülkeye başkentlik yapmış 1000'lerce yıllık şehir. ankara şurada daha yüzyıllık bile değil. ama ankara'da direniş olmasaydı, istanbul halen işgal altındaydı. o kadar da deniz yok diye küçümsemeyin bence.
yahya kemal beyatlı: ankara'nın en çok istanbul'a dönüşünü severim.
dekonte: yahya kemal abi, metrobüse bindikten sonra bir düşün istersen :)
devamını gör...
36.
ankara dingin, gri, ağırbaşlı, sıkıcı
istanbul kalabalık, gürültülü, canlı
ne kadar sıkıcı ve gri olsa da anıtkabir diyorum ve ankara
istanbul kalabalık, gürültülü, canlı
ne kadar sıkıcı ve gri olsa da anıtkabir diyorum ve ankara
devamını gör...
37.
zaman durdu
bir gurbet olmuşken ankara yüreğimde
ellerim tutuldu sanki dudaklarım kendime kilitlendi
a hoşçakal
sevgilim
bir gurbet olmuşken ankara yüreğimde
ellerim tutuldu sanki dudaklarım kendime kilitlendi
a hoşçakal
sevgilim
devamını gör...
38.
82.000.000 insan yaşıyor bu ülkede ve bu versusu en iyi değerlendirecek insan benim. evet doğru okudun. istanbul'da yaşadım ankara'da yaşıyorum ve hala iki şehir arasında git gel yapmaktan hayatım s****lmiş durumda. o yüzden en çok beni dinleyeceksiniz lan bu konuda.
öncelikle şunu hemen söylemek istiyorum. ankara s****rboktan bir şehridir. istanbul bir dünya şehridir. ama 2021 şartlarında istanbul'da yaşayacağıma gider kabil'de yaşarım daha iyi. istanbul bildiğimiz yamyamistan olmuş durumda. insanları bela, taksicisi o*****u çocuğu, havası nemli, kalabalığı dertli, kirası kol gibi, yemek yesen bi domaltıp s****dikleri kalıyor, kültür desen arabice dönmüş. yaşanmaz artık ama türkiye'de yaşayıp istanbul'u tecrübe etmediyseniz bir bahane ile 1-2 yıl yaşayın derim. şöyle bir örnekle anlatayım. ben hayatım hiç istanbul kızı gibi sevişen bir cins görmedim. doğma büyüme olacak ama köyünden kalkıp gelen değil. böyle bir sevişme olamaz. havasından mıdır suyundan mıdır bilmiyorum. her zaman en üst performans. hiç şaşmadı bu zamana kadar. bunu yaşamadan ölmeyin derim. zaten fark ettiyseniz istanbul'da erkeklerin yüzde ellisi gaylerden oluşuyor. yani işinizde kolay. aynı zamanda en iyi o*****lar ve çocuklarıyla burada tanışırsınız. şaka bir yana vizyon katar insana bu şehir. ama yönetimdi falan 3 kuruş maaşa g****nü verenlerin şehri olmuş durumda. zaten maaşı yüksek olanda yurt dışı kovalıyor, bodruma kaçıyor. her gün çalışan bir insanın bu şehirde olan motivasyonunu gerçekten anlamak mümkün değil. bir zaman yaşamak okey ama ben hayatımı burada sonlandırcağım diyen insana ne desen gg.
ankara'yı çok çok çok çok daha kötü bir şehir olmasına rağmen bu versusu havada karada alır. çünkü merkezde oturacağız diye ahırdan bozma evlere 3500 tl vermek zorunda değiliz. çünkü taksi bizi istediğimiz yere götürüyor. çünkü ankaralı'nın hayatı trafikte otobüste çürümüyor. basit bir örnek anlatacağım. bu ilk corona patladığında hani marketlerde bir yağma olmuştu ya. ankara benim bulunduğum bölgede böyle bir şey olmadı. bizim apartmanda watsapp grubu kuruldu. bir şeye ihtiyacımız olursa yardımlaşalım dedik. bu kadar. marketlerde herkes biraz daha alış veriş oldu. bir gün sonra her şey aynıydı. bu insanlıktır. istanbul bunu kaybetmiş istanbul'da ki apartmanımda kimse bana selam vermiyordu bırak yardımlaşmayı falan. bu kadar düşük insanlık seviyesinde o büyük deprem umarım olmaz. eğer olursa deprem kadar yıkıcı olacak bir başka bir konuda vandalizm ve yağma. enkazda altın ararlar aha buraya yazıyorum.
yani özetle kağıt üstünde tabiki istanbul. çok güzel olum şehir. ama yavaş yavaş insanın içini alıyor. inanılmaz yorucu her şey ama her şey. çok fazla maruz kalmayın derim.
öncelikle şunu hemen söylemek istiyorum. ankara s****rboktan bir şehridir. istanbul bir dünya şehridir. ama 2021 şartlarında istanbul'da yaşayacağıma gider kabil'de yaşarım daha iyi. istanbul bildiğimiz yamyamistan olmuş durumda. insanları bela, taksicisi o*****u çocuğu, havası nemli, kalabalığı dertli, kirası kol gibi, yemek yesen bi domaltıp s****dikleri kalıyor, kültür desen arabice dönmüş. yaşanmaz artık ama türkiye'de yaşayıp istanbul'u tecrübe etmediyseniz bir bahane ile 1-2 yıl yaşayın derim. şöyle bir örnekle anlatayım. ben hayatım hiç istanbul kızı gibi sevişen bir cins görmedim. doğma büyüme olacak ama köyünden kalkıp gelen değil. böyle bir sevişme olamaz. havasından mıdır suyundan mıdır bilmiyorum. her zaman en üst performans. hiç şaşmadı bu zamana kadar. bunu yaşamadan ölmeyin derim. zaten fark ettiyseniz istanbul'da erkeklerin yüzde ellisi gaylerden oluşuyor. yani işinizde kolay. aynı zamanda en iyi o*****lar ve çocuklarıyla burada tanışırsınız. şaka bir yana vizyon katar insana bu şehir. ama yönetimdi falan 3 kuruş maaşa g****nü verenlerin şehri olmuş durumda. zaten maaşı yüksek olanda yurt dışı kovalıyor, bodruma kaçıyor. her gün çalışan bir insanın bu şehirde olan motivasyonunu gerçekten anlamak mümkün değil. bir zaman yaşamak okey ama ben hayatımı burada sonlandırcağım diyen insana ne desen gg.
ankara'yı çok çok çok çok daha kötü bir şehir olmasına rağmen bu versusu havada karada alır. çünkü merkezde oturacağız diye ahırdan bozma evlere 3500 tl vermek zorunda değiliz. çünkü taksi bizi istediğimiz yere götürüyor. çünkü ankaralı'nın hayatı trafikte otobüste çürümüyor. basit bir örnek anlatacağım. bu ilk corona patladığında hani marketlerde bir yağma olmuştu ya. ankara benim bulunduğum bölgede böyle bir şey olmadı. bizim apartmanda watsapp grubu kuruldu. bir şeye ihtiyacımız olursa yardımlaşalım dedik. bu kadar. marketlerde herkes biraz daha alış veriş oldu. bir gün sonra her şey aynıydı. bu insanlıktır. istanbul bunu kaybetmiş istanbul'da ki apartmanımda kimse bana selam vermiyordu bırak yardımlaşmayı falan. bu kadar düşük insanlık seviyesinde o büyük deprem umarım olmaz. eğer olursa deprem kadar yıkıcı olacak bir başka bir konuda vandalizm ve yağma. enkazda altın ararlar aha buraya yazıyorum.
yani özetle kağıt üstünde tabiki istanbul. çok güzel olum şehir. ama yavaş yavaş insanın içini alıyor. inanılmaz yorucu her şey ama her şey. çok fazla maruz kalmayın derim.
devamını gör...
39.
deniz yok, saray yok, yarımada yok ankara'da. ama nem de yok. istanbul nemden sıcaktan nefes alınamaz halde.
devamını gör...
40.
ankara tabii. öğrencilik yıllarım ahhh ahhh ankara..
devamını gör...
