41.
sinop.
devamını gör...
42.
vs.
devamını gör...
43.
san francisco. şaka şaka ankara elbette.
devamını gör...
44.
40-50-60'lar istanbul.
70-80'ler ankara.
şimdi hiçbiri. vs kazanır.
70-80'ler ankara.
şimdi hiçbiri. vs kazanır.
devamını gör...
45.
ikisi de gri şehir ama tek güzel yerleri birinde deniz diğerinde anıtkabir olmasıdır.
devamını gör...
46.
biri cumhuriyet dönemi mimarisinin artık sayıları az kalan eserlere sahipken diğeri artık sayıları az kalan osmanlı mimarisinin izlerini taşır. roma'ya girsek çıkamayız, bizans da denebilir..
ankara'nın bana kalırsa maksimum olması gereken nüfusu 2 hadi 3 milyonken istanbul'un en fazla 5-6 milyon olması gerekmektedir. bu açıdan da istanbul'a ihanet edilmiştir.
biraz gerçek biraz metafor olarak bakacak olursakda istanbul devamı ankara ise yeniden başlangıçı ya da kuruluşu simgeler bu açıdan da istanbul kaos coğrafyasında çurcunayken ankara kaos coğrafyasında yer yer düzenlidir ve düzendir. diğer açıdan da ankara sanatçı yetiştirir, istanbul ünlü. en azından bir dönem böyledir.
son olarak gittikçe bozulsa da ankara disiplinize eder, ehlileştirir, istanbul ise kaosa alıştırır. sebebi ise ankara'ya göç eden zamanla nerede nasıl davranacağını ve giriş seviyesinde de olsa nezaketi-kibarlığı öğrenir istanbul ise dolandırılmamayı. sebebiyse ankara'da en vasıfsız işlerde çalışsan bile karşına bürokrat vs. çıkar-çıkabilir bu yüzden kimin kim ya da nerede tanıdığını olduğunu bilmediğinden ya da bunlarla muhattap ola ola ehlileşmeyi öğrenirsin. olumsuz bir ehlileşmeden bahsetmiyorum. sıraya girmeyi "beyefendi, hanımefendi" ya da en kötü yaşına bakmaksızın "abi-abla" demeyi. "buyrun" demeyi. bu seviyede bir ehlileşme bence zararsız ve gereklidir.
ankara'nın bana kalırsa maksimum olması gereken nüfusu 2 hadi 3 milyonken istanbul'un en fazla 5-6 milyon olması gerekmektedir. bu açıdan da istanbul'a ihanet edilmiştir.
biraz gerçek biraz metafor olarak bakacak olursakda istanbul devamı ankara ise yeniden başlangıçı ya da kuruluşu simgeler bu açıdan da istanbul kaos coğrafyasında çurcunayken ankara kaos coğrafyasında yer yer düzenlidir ve düzendir. diğer açıdan da ankara sanatçı yetiştirir, istanbul ünlü. en azından bir dönem böyledir.
son olarak gittikçe bozulsa da ankara disiplinize eder, ehlileştirir, istanbul ise kaosa alıştırır. sebebi ise ankara'ya göç eden zamanla nerede nasıl davranacağını ve giriş seviyesinde de olsa nezaketi-kibarlığı öğrenir istanbul ise dolandırılmamayı. sebebiyse ankara'da en vasıfsız işlerde çalışsan bile karşına bürokrat vs. çıkar-çıkabilir bu yüzden kimin kim ya da nerede tanıdığını olduğunu bilmediğinden ya da bunlarla muhattap ola ola ehlileşmeyi öğrenirsin. olumsuz bir ehlileşmeden bahsetmiyorum. sıraya girmeyi "beyefendi, hanımefendi" ya da en kötü yaşına bakmaksızın "abi-abla" demeyi. "buyrun" demeyi. bu seviyede bir ehlileşme bence zararsız ve gereklidir.
devamını gör...
47.
ankarayı sevmeyene bir zulümdür bu kadar insanın nasıl ankarayı bu kadar çok sevdiğini anlamadan ankarada yaşamak der şair.
başka bir şair de şöyle der aynı şiirde; 'hasretin nazlıdır ankara'
başka bir şair de şöyle der aynı şiirde; 'hasretin nazlıdır ankara'
devamını gör...
48.
ankara'da yaşayan birisi olarak ankara edebiyatı yapılmasını anlayamıyorum. bildiğin herhangi bir anadolu şehrinin biraz daha gelişmiş ve donanımlı hali başka bir fark yok. istanbul'dan gelen arkadaşlar sadece anıtkabir ziyaretinde tatmin olurlar onun dışında herhangi bir yere götürürseniz haklı olarak ee bu sokak napayım ben bunu diye tepki vermeleri kaçınılmazdır. hala şaka gibi hamamönü güzellemesi yapan ankaralıları gördükçe şaşıyorum alt üstü kafe ve hediyelik eşya dükkanı dolu iki sokaktan oluşuyor, ankara kalesi ise 3+1 evden hallice ve çöplük olmuş vaziyette.
oysa ben istanbul'a gittiğimde gezecek bir sürü tarihi yer, müze, kilise var. farklı dönemlerden izler taşıyan önemli eserler görebiliyorum, deniz konusuna hiç girmiyorum bile. yaşaması şüphesiz ankara'ya göre daha zordur ama ben hangisi daha yaşanabilir konusunda değil salt şehir bazında karşılaştırma yapıyorum.
oysa ben istanbul'a gittiğimde gezecek bir sürü tarihi yer, müze, kilise var. farklı dönemlerden izler taşıyan önemli eserler görebiliyorum, deniz konusuna hiç girmiyorum bile. yaşaması şüphesiz ankara'ya göre daha zordur ama ben hangisi daha yaşanabilir konusunda değil salt şehir bazında karşılaştırma yapıyorum.
devamını gör...
49.
ankara "pala" dır istanbul "polat". ne kadar istanbul kahraman gibi gözükse de diziyi götüren "dağda keklik burada domates"tir.
devamını gör...
50.
20 milyon nüfusu olmaması, araplar tarafından işgal edilmemesi, düzgün insan bulunabilmesi, insanların saygılı olması, nispeten daha ucuz olması, huzurlu olması ve memleketim olmasıyla ankara'nın bana göre kazandığı karşılaşma. istanbul 2000'lerin başında olduğu gibi değil, istanbul hasta ve türkiye'yi hasta ediyor, bu nedenle burdur bile istanbul'dan iyidir şu sıralar.
devamını gör...
51.
ankara ronaldo,
istanbul messi'dir.
ankara düzenli ve ne vereceği belli bir şehirdir.
istanbul'un her saniyesi bir sürprize açıktır.
izmir ise maradona'dır.
istanbul messi'dir.
ankara düzenli ve ne vereceği belli bir şehirdir.
istanbul'un her saniyesi bir sürprize açıktır.
izmir ise maradona'dır.
devamını gör...
52.
ankara da yaşıyorum ama istanbul diyesim geliyor. daha güzel olduğu için. ama ben yaşamaya korkardım sanırım insan çeşitliliği çok çok fazla. ankara'da kolumu sallasam memur ya da öğrenci.
devamını gör...
53.
ankara'dan ferman geldikten sonra istanbul'da padişah olsan kellen gider. evet.
devamını gör...
54.
istanbul'a dönüşü demişler.
allah ayırmasın.
allah ayırmasın.
devamını gör...
55.
ankara'da barın
istanbul'a yerleşebildiğin an
uçarak istanbul'a git.*
istanbul'a yerleşebildiğin an
uçarak istanbul'a git.*
devamını gör...
56.
bir ankaralı için istanbul başkasının çocuğu gibidir. gülünce seversin, ağlayınca bırakıp kaçmak istersin.
herkes bilir ben istanbul diye öleceğim ama gelin görün ki ankara alın yazım.
herkes bilir ben istanbul diye öleceğim ama gelin görün ki ankara alın yazım.
devamını gör...
57.
ankara, bayramda hiç sevmediğiniz bir akrabanızın getirdiği, normalde yüzüne bile bakmayacağınız ama mecburen ayıp olmasın diye yediğiniz ev baklavası gibiyken, istanbul ise karaköy güllüoğlu'nun o ağzınızda bıraktığı tadı asla unutamadığınız karışık baklava porsiyonu gibidir. *
devamını gör...
58.
ankara yaşanabilirlik açısından istanbul'u dört kere döver. bundan dört yıl önce, ankara'da 800 lira kira verdiğim evin yapı ve muhit olarak aynısı istanbul'da 2500 liraydı, üç kat. şimdi aynı ev ankara'da 2000 lira olmuş, istanbul'da 8000 tl.
gerisini siz hesaplayın.
ha ev kirasını babanız veriyordur, siz ortamdan ortama akmaktan başka bir şey yapmıyorsunuzdur, o zaman istanbul.
nitekim ben de "ortamlara akmak" için ayda bir kere istanbul'a giderdim ankara2dayken.
gerisini siz hesaplayın.
ha ev kirasını babanız veriyordur, siz ortamdan ortama akmaktan başka bir şey yapmıyorsunuzdur, o zaman istanbul.
nitekim ben de "ortamlara akmak" için ayda bir kere istanbul'a giderdim ankara2dayken.
devamını gör...
59.
her türlü istanbul.
-ankara'nın en çok nesini seviyorsunuz?
+istanbul'a dönüşünü.
-ankara'nın en çok nesini seviyorsunuz?
+istanbul'a dönüşünü.
devamını gör...
60.
istanbul'da yaşayıp ankara'yı seven ender insanlardanım sanırım. zamanın da 2'şer sigara yapıp ankara'ya kadar road trip yapıp munchies'e düşünce aspava yiyip geri dönerdik. çok anım vardır. vakit geçirdiğimiz bir kaç kadın vardı gençlik zamanında. güzel hatıralar bırakmıştır bana hep.
devamını gör...