ankara, bayramda hiç sevmediğiniz bir akrabanızın getirdiği, normalde yüzüne bile bakmayacağınız ama mecburen ayıp olmasın diye yediğiniz ev baklavası gibiyken, istanbul ise karaköy güllüoğlu'nun o ağzınızda bıraktığı tadı asla unutamadığınız karışık baklava porsiyonu gibidir. *
devamını gör...
ankara yaşanabilirlik açısından istanbul'u dört kere döver. bundan dört yıl önce, ankara'da 800 lira kira verdiğim evin yapı ve muhit olarak aynısı istanbul'da 2500 liraydı, üç kat. şimdi aynı ev ankara'da 2000 lira olmuş, istanbul'da 8000 tl.
gerisini siz hesaplayın.
ha ev kirasını babanız veriyordur, siz ortamdan ortama akmaktan başka bir şey yapmıyorsunuzdur, o zaman istanbul.
nitekim ben de "ortamlara akmak" için ayda bir kere istanbul'a giderdim ankara2dayken.
devamını gör...
her türlü istanbul.

-ankara'nın en çok nesini seviyorsunuz?
+istanbul'a dönüşünü.
devamını gör...
istanbul'da yaşayıp ankara'yı seven ender insanlardanım sanırım. zamanın da 2'şer sigara yapıp ankara'ya kadar road trip yapıp munchies'e düşünce aspava yiyip geri dönerdik. çok anım vardır. vakit geçirdiğimiz bir kaç kadın vardı gençlik zamanında. güzel hatıralar bırakmıştır bana hep.
devamını gör...
ankara, okulların açılması ile birlikte yine öğrenci yoğun bir şehir haline geldiği için genel "salaşlık" halini daha belirgin bir şekilde görüyorum. istanbul'da, bilhassa beyaz yakalıların yoğun takıldığı kesimlerdeki "tarz, stil sahibi olma" baskısını ankara'dan bakınca fark ediyorsunuz. ankara'da doğal bir akış var, eskiden de böyleydi hala böyle: insanlar gayet normal olabiliyor, sıradan görünebiliyor ve bununla gayet memnunlar. istanbul'da evler bile "tarz" olmalı sanki
devamını gör...
c şıkkı yozgat.
devamını gör...
evim olsa istanbul derdim. iç anadolu çomarıyla ne işim olur.
devamını gör...
bence ikisinin de yeri ayrı. istanbul'un da insanların sırf deniz yok diye haksız yere kötülediği ankara'nın da ayrı güzellikleri var.
devamını gör...
(bkz: ankaram da ankaram)
devamını gör...
kadıköy ve beşiktaş gibidir. birbirine benzerler fakat bir o kadar da farklıdırlar.
devamını gör...
evet belki gezilecek çok yer, yapılacak çok şey olmayabilir ankara'da.
ama yine de ben ankara'yı tercih ederim. istanbul'u tercih edeni de anlıyorum.

21 senelik hayatımın 20 senesini istanbul'da, 1 senesini ankara'da geçirdim. hatta genelde istanbul'dan gelenler ankara'yı beğenmezlerdi. fakat bende durum tam tersi oldu. tamamen kişisel bakış açısına bağlı bunlar.

istanbul'un olanağı inanılmaz fazla. eğitim, iş, kurs, sergi, sanat vs... her şeyde olanağı çok fazla. gerçekten kaçınılmaz fırsatları var. üstelik tarihi eserleri çok fazla. müzesi bol. gezip görülebilecek bir sürü yeri var. kültürel ögeleri bol. yiyecek içecek mekanları da çeşitlilik açısından bol. dolmabahçesinden, kuzguncuk'undan tutun, pierre loti'sine kadar doyamayacağınız bir şehir.
fakat bir o kadar da kalabalık ve görgüsüz.
açık havada bile nefes alıyor gibi hissetmiyorsunuz. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz. gittiğini hiçbir yerden keyif alamıyorsunuz. o kadar eşsiz şeyler varken, her zaman geride ve eksik gibi hissediyorsunuz. kocaman bir çöplüğün içerisinde dönüp duruyorsunuz. gittiğiniz en basit kahveci bile çok dolu oluyor. her yer çok gürültülü, çok kalabalık. safe place ilân ettiğiniz sessiz yerin keşfedilmesi maksimum bir ayı alıyor. sadece mekanlar, yerler değil; yollar da çok kalabalık. sürekli bir yerlere koşturuyorsunuz zaten, işe ve okula da yorgun gidiyorsunuz. toplu taşımalar asla istanbul insanına yetecek cinste değil. birileriyle ağız ağıza, üst üste gidiyorsunuz bir yerlere.

sürekli. yorgunsunuz.

yerler, yollar ve mekanların kalabalığından çektiğiniz gibi bir de zihniyet olarak, ekonomik olarak, sınıfsal olarak, ırksal olarak o kadar karışık bir yapıya sahip ki... bazen iyi yönden bakılabilse de %75 bu durum bir sorun haline geliyor. görgüsüz, eğitimsiz bir sürü insanın bir şehri doldurduğunu ve mahvettiğini düşünün. kalabalıktan çok, pislik ve insaniyetten uzaklıkları insanı yoruyor. laf anlamaz bir sürü dangalakla uğraşıyorsunuz gün içinde. pisliği, kötülüğü bitmiyor.

ankara desen, genelde aynı tür insanların, aynı seviyede insanların olduğu, ulaşımın çok rahat olduğu, genelini memur ve öğrencinin oluşturduğu sakin, sessiz bir şehir.
tabii ki her yerde olduğu gibi oranın da kötü muhitleri var ama objektif bakacak olursak geneli gerçekten benzer düzeyde insanlardan oluşan bir şehir.
ulaşım çok kolay. ankaray, metro, başkent ray zaten neredeyse her yere ulaşabiliyor. bu çok güzel bir şey. ben evime arabayla 20 dakika sürecek bir yere gitmek için metro ile 2 aktarma yaparak 1 saatte gidiyorum istanbulda.
ankarada ise ulaşım gerçekten istanbula göre çooook daha basit, güzel ve hızlı. işe gitme saatlerinde haliyle dolu oluyor. fakat genelde gerçekten 'yormayan' bir ulaşım sistemi mevcut. bu, yaşamak için önemli bir unsur.

ankara'da gezilecek bir yer yok, çok sıkıcı diye şikayet edenler de kafelerde pineklemeyi tercih etmeyebilirler. ben sadece bir sene yaşamama rağmen hemen bir şeyler yapmaya girişmiştim. anıtkabir, ankara kalesi, göller gibi sadece birkaç tane görülecek yeri var. ama avmlerde dolanıp kafelerde pineklemektense kendinize bir alan yaratabilirsiniz. doğası bol bir yer ankara öncelikle.
yapılacak bir şey yok diye sızlanmak yerine, aksine, müzesi tiyarosu ve kursu bol diye onlara bakabilirsiniz. gelen bütün tiyatrolara gidiyor, kursların bolluğundan dolayı çok mutlu oluyordum. istanbul'da herhangi bir kursa gitmek bile külfet yâhu.
ankara'da sosyalleşecek çok fazla alan var. bir balat, beyoğlusu yok belki ama gerçekten kendiniz yaşamayı öğrendiğinizde çok güzel, yormayan, sakin bir şehir. kaos sevmediğim için bana ankara daha mâkul geliyor.

istanbul'un arada bir özlem giderilecek, gezilecek; evet, avuç içi gibi bilinecek ama yaşanılmayacak bir şehir olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
bunaldınız. iş, stres, trafik derken kaçmak istersiniz doğruca sahile. birkaç kutu bira, alabildiğince mavilik, biraz martı, biraz da denizin sesi....
işte huzur....
ankara'da bunu yapabilir misiniz bilmiyorum ama istanbul'da huzurun adı deniz...
devamını gör...
istanbul: 1+1 evde dört kişi yaşamak.
ankara: 1+1 evde iki kişi yaşamak.

bu versus hükmen ankara galibiyetiyle sonuçlanır ammma batı sahillerimizdeki herhangi bir vilayet ankara’yı handikaplı yener.
devamını gör...
ankaralı olarak uzun zamandır da istanbul'da yaşamaktayım.

sanki bi atlayıp gitsem 3 gün kalsam yetecek gibi ankara. dönerdim o kesin. istanbul'dan da bezdim.

en güzeli fethiye'de sahil kenarında yaşlanmak azizim onu bilir onu söylerim. yıllardır terk ediyorum istanbul'u dsffsfs bir gün gideceğiz inş.
devamını gör...
arada dağlar kadar değil dünyalar kadar fark vardir.biri kozmopolittir.rumu,ermenisi,yahudisi,surisi vd. cokkültürlüdür.diğeri standarttir , homojendir.ikisinin de artilari ve eksileri var lakin secim yapmak da istemedim simdi.gerek yok!
devamını gör...
toprağın altı kazandı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
ben ankara'yı sadece yaz aylarında tecrübe edebildim. bu yüzden bayıldım. geç gölgeye tamamsın tertemiz. bir yıl istanbul'da yaz okulu aldım allah kahretsin yani nem değil istanbul'daki dil. adım attıkça birisi yalıyor gibi sizi.

kıyasım bitti.
devamını gör...
türkiye'nin aralarında en çok seyahat edilen 2 şehri.
devamını gör...
washington vs new york
canberra vs sydney
devamını gör...
şu bir gerçek ki ülkenin göbeğindeki geniş bir coğrafyaya hayat veren ankara, doğuştan şanssız ama büyürken şanslı bir şehirdir.
bu durum onu işlevsel yapar ama sempatik yapmaz, orası da ayrı.

istanbul ise doğuştan şanslı ama büyürken şanssız bir şehir.
şehirleri ve tarihi mahvetme uzmanı biz türkler, dünyanın en güzel şehrini rant uğruna bir kaos merkezine döndürdük.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ankara vs istanbul" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim