21.
zor. anlaşılmayı bekleyen insanın canı çok yanar.
hayal kırıklıkları. kalp burukluklatı sonrasında yavaş yavaş kin ve nefret doğurur.
sizi anlamanızı beklediğiniz insanlara karşı anlaşılmaz olmanın kini.
açık olmak en iyisi. açık ve net olmak.
hayal kırıklıkları. kalp burukluklatı sonrasında yavaş yavaş kin ve nefret doğurur.
sizi anlamanızı beklediğiniz insanlara karşı anlaşılmaz olmanın kini.
açık olmak en iyisi. açık ve net olmak.
devamını gör...
22.
anlaşılmayı beklememek lazım açık iletişimde olmak gerekiyor , çünkü hep beklemekle kalıyoruz anlaşılamıyoruz
devamını gör...
23.
anlatmaya çalıştığım şey.
kolayca rastlanır birşey değil belki .
belki daha önce duymadın.
duydu isen de benimki öyle bir şey değil.
belki bende seni anlamazdım .
ama böyle bir şey var .
duvarın boyasının rengi sana göre gri bana göre kül rengi .
renk önemli degil ben sana diyorum ki o duvarda boya var .
kolayca rastlanır birşey değil belki .
belki daha önce duymadın.
duydu isen de benimki öyle bir şey değil.
belki bende seni anlamazdım .
ama böyle bir şey var .
duvarın boyasının rengi sana göre gri bana göre kül rengi .
renk önemli degil ben sana diyorum ki o duvarda boya var .
devamını gör...
24.
hiçbir şey için kimseyi beklemeyin. kimse sizin vaktinizden, mutluluğunuzdan, keyfinizden değerli değildir.
devamını gör...
25.
anlamak, anlaşılmak bir tür uzlaşma çabasından ibarettir.
varoluşu anlamlı kılmaya çalışan kişi onunla uzlaşma çabasında bulunan kişidir aslında.
insanlar tanrıya bu yüzden ihtiyaç duydular. varoluşa bilinç atfettiler ki; ta ki onunla muhabbet edip, anlaşabilsinler.
tanrıları onlara dedi ki; şunları şunları yaparsan, seninle aramız bozulmaz. tabii ne yaparsan yap, tanrı ile uzlaşamazsın. talepleri arttığı oranda da uzlaşma zemini yok olmaya başladı. çünkü bu taleplerin hepsi de insan doğasının inkar edilmesine varıyordu.
ya da anlaşılmak isteyen de uzlaşma arayışındadır aynı şekilde.
varoluşla uzlaşabileceğini sanmakla, başka bir varlıkla anlaşabileceğini sanmak arasında o kadar büyük bir fark yok.
kimse kimseyle uzlaşamaz. varoluş çelişkilerden ibarettir, anlaşma ve uzlaşmalardan değil. her varlığın bir direnci var sonuçta.
bunlar basit meseleler. kendi boşluğunda duramamanın hezeyanlarının dışa vurumları. birisi beni anlamadı demekle, birisi beni anlamlı kılmadı demek aynı şeydir.
neyse. benim uzlaşma ihtiyacım yok. o halde dilediğim zaman anlayabilir ya da anlaşılmaz kılabilirim, kendi mi de, bir başkasını da.
varoluşla da savaşmaya niyetim yok zaten. öylesine takılıyorum.
varoluşu anlamlı kılmaya çalışan kişi onunla uzlaşma çabasında bulunan kişidir aslında.
insanlar tanrıya bu yüzden ihtiyaç duydular. varoluşa bilinç atfettiler ki; ta ki onunla muhabbet edip, anlaşabilsinler.
tanrıları onlara dedi ki; şunları şunları yaparsan, seninle aramız bozulmaz. tabii ne yaparsan yap, tanrı ile uzlaşamazsın. talepleri arttığı oranda da uzlaşma zemini yok olmaya başladı. çünkü bu taleplerin hepsi de insan doğasının inkar edilmesine varıyordu.
ya da anlaşılmak isteyen de uzlaşma arayışındadır aynı şekilde.
varoluşla uzlaşabileceğini sanmakla, başka bir varlıkla anlaşabileceğini sanmak arasında o kadar büyük bir fark yok.
kimse kimseyle uzlaşamaz. varoluş çelişkilerden ibarettir, anlaşma ve uzlaşmalardan değil. her varlığın bir direnci var sonuçta.
bunlar basit meseleler. kendi boşluğunda duramamanın hezeyanlarının dışa vurumları. birisi beni anlamadı demekle, birisi beni anlamlı kılmadı demek aynı şeydir.
neyse. benim uzlaşma ihtiyacım yok. o halde dilediğim zaman anlayabilir ya da anlaşılmaz kılabilirim, kendi mi de, bir başkasını da.
varoluşla da savaşmaya niyetim yok zaten. öylesine takılıyorum.
devamını gör...
"anlaşılmayı beklemek" ile benzer başlıklar
beklemek
136