861.
862.
ben eski romantizmi yapmayı pek sevmem aslında ama bu komşuluk konusunda kesinlikle asansör yayıldı mertlik bozuldu diyebilirim. sonuçta kapılarımız ayrıydı ama aynı çatı altında yaşadığımız için, hepimiz hepimizin, iyi kötü bir parçasıydık. şimdi apartmanda zorlasam 10 daireyi ancak tanıyorumdur. bir yandan da, bu hayatımızda bir eksiklik yarattı mı, sanmam. bir iki tane kafa dengi, güvenebileceğin komşu olsa yeter. bunda benim insan sevmiyor oluşumun etkisi ne kadar o tartışılır.
sadece, çocukken güzel komşuluk olan, gece yarısına kadar apartmanın çocuklarıyla oynayabildiğim bir komşuluğu yaşadığım için şanslı hissediyorum kendimi. şimdiki çocuklar dört duvara mahkum. ayrıca güven bitti. dışarı çıksalar da anne babaların gözleri hep üstlerinde olmak zorunda.
konu komşuluktan ülke meselesine dönecek gibi ve ben toplayamayacak kadar hastayım. o yüzden tanım bitiyor burada.
sadece, çocukken güzel komşuluk olan, gece yarısına kadar apartmanın çocuklarıyla oynayabildiğim bir komşuluğu yaşadığım için şanslı hissediyorum kendimi. şimdiki çocuklar dört duvara mahkum. ayrıca güven bitti. dışarı çıksalar da anne babaların gözleri hep üstlerinde olmak zorunda.
konu komşuluktan ülke meselesine dönecek gibi ve ben toplayamayacak kadar hastayım. o yüzden tanım bitiyor burada.
devamını gör...
863.
komşu momşu hak getire. gerçi az biraz evde dursam belki de getirecek hak bilemiyorum.
oturduğum son üç ev, katlarda tek daire. karşı komşu tedirginliği-iletişimi namümkün. şu an oturduğum bina sakinleri aşırı sakin, 70 yaş üstü insanlar. ayda bir sefer anca karşılaşıyoruz. ondan önceki evimde alt komşum vardı sadece, onlar da suriyeli idi, sıfır iletişim, yanaşmıyorlardı pek komşuluğa. ben üst katta tek oturuyordum onlar altta 3 kuşak bir düzine insan. ondan evvelkinde de işte az biraz, sürekli apartman önünde takılıyorlardı akşam üstleri, sandalyeler-masalar, çaylar-çörekler. iş dönüşleri gire çıka halı sahaya çağırılacak kadar olmuştum, işte o kadar.
neyse efenim, evden eve ses tecavüzü olmasın da hepsinin canı sağolsun. gerçi yurdum müteahhitleri alttaki hapşursa üsttekine çok yaşa dedirtecek standartlardan taviz vermiyor, yüksek standartlarda buluşmak üzere.
oturduğum son üç ev, katlarda tek daire. karşı komşu tedirginliği-iletişimi namümkün. şu an oturduğum bina sakinleri aşırı sakin, 70 yaş üstü insanlar. ayda bir sefer anca karşılaşıyoruz. ondan önceki evimde alt komşum vardı sadece, onlar da suriyeli idi, sıfır iletişim, yanaşmıyorlardı pek komşuluğa. ben üst katta tek oturuyordum onlar altta 3 kuşak bir düzine insan. ondan evvelkinde de işte az biraz, sürekli apartman önünde takılıyorlardı akşam üstleri, sandalyeler-masalar, çaylar-çörekler. iş dönüşleri gire çıka halı sahaya çağırılacak kadar olmuştum, işte o kadar.
neyse efenim, evden eve ses tecavüzü olmasın da hepsinin canı sağolsun. gerçi yurdum müteahhitleri alttaki hapşursa üsttekine çok yaşa dedirtecek standartlardan taviz vermiyor, yüksek standartlarda buluşmak üzere.
devamını gör...
864.
yayına girdiğimde rbf'in çocukluğuna iniyorlardı.
devamını gör...
865.
milletin komşulara bak, bizim de eski komşu baltayla/satırla babamın üstüne yürümüştü.
devamını gör...
866.
ankara/cebeci' yarı öğrenci yarı bekar evindeyiz. öğrenci eviyiz ama bolluk bereket akıyor. odamda televizyonum var o kadar zenginim. yan daireye kızlar gelmiş, ben o ara 3-4 aylığına istanbul da yaşıyorum. ev arkadaşlarım telefonda söylediler: "yan tarafa 5 tane kız geldi" dediler. "gibtirin lan " dedim. inanmadım. istanbul dan döndüm ki ne göreyim. harbiden kızlar gelmiş. bizim yemek pişmeyen evde tencere tencere yemek pişiyor yan tarafa gidiyor. alışveriş yapılmayan eve ne varsa 2 şer 2 şer alınıyor.yarısı bize yarısı yan tarafa gidiyor.
komşuluk gereği benim odadaki televizyonumu da kızlara vermişler. komşususu televizyonsuzken tv li yatan bizden değildir mantığı... muhabbet sohbet goygoy o biçim. ben daha yeni gelmişim. velhasıl 1-2 hafta geçti, ben de hangisine yürüsem diye düşünüyorum. 1-2 gün sonra, yan taraftan ses soluk kesildi. evde yoklar. ara tatil gibi bişeydi. ama bi türlü dönmüyorlar. bir gün evde yatıyorum kapı çaldı. kızlardan birisi kapıyı çaldı. tabi ne hayallerle kapıyı açtım.
+cenabettin merhaba, bizim kızları görüyor musun, gelen giden oldu mu?
- son günlerde yoktunuz, gelen giden olmadı sanırsam.
- yaaaa kaçtılar, faturalar falan da benim adımaydı, ulaşamıyorum...
- hönk!!!
şaştım kaldım. kızlar bildiğin üçkağıtçılarmış. kendi arkadaşlarına bile takıp kaçmışlar. hatırlatırım benim de tv vardı...onu da hacılamışlar. tv den de olduk!
allah herkese böyle komşular nasip etsin...
komşuluk gereği benim odadaki televizyonumu da kızlara vermişler. komşususu televizyonsuzken tv li yatan bizden değildir mantığı... muhabbet sohbet goygoy o biçim. ben daha yeni gelmişim. velhasıl 1-2 hafta geçti, ben de hangisine yürüsem diye düşünüyorum. 1-2 gün sonra, yan taraftan ses soluk kesildi. evde yoklar. ara tatil gibi bişeydi. ama bi türlü dönmüyorlar. bir gün evde yatıyorum kapı çaldı. kızlardan birisi kapıyı çaldı. tabi ne hayallerle kapıyı açtım.
+cenabettin merhaba, bizim kızları görüyor musun, gelen giden oldu mu?
- son günlerde yoktunuz, gelen giden olmadı sanırsam.
- yaaaa kaçtılar, faturalar falan da benim adımaydı, ulaşamıyorum...
- hönk!!!
şaştım kaldım. kızlar bildiğin üçkağıtçılarmış. kendi arkadaşlarına bile takıp kaçmışlar. hatırlatırım benim de tv vardı...onu da hacılamışlar. tv den de olduk!
allah herkese böyle komşular nasip etsin...
devamını gör...
867.
balıkesir daha güzel şarkı bence.
devamını gör...
868.
valla ben de kamyon kasasında çok gittim komşu pikniğine, komşudan ziyade mahalle pikniği gibisine. o zamanlar kusmadan yolculuk edebildiğim tek şey kamyon kasasıydı, oyüzden ayrı bir saygı duyuyordum kamyon kasalarına. kasa değil de dorse miydi yoksa onun adı, dorse kalkıp inendi de kasa sabit olanı mıydi neydi, neyse işte çook eskilerde kaldı o günler be, anmış olduk sayende.
devamını gör...
869.
yıl 1986. hem mahalleye hem şehre yeni gelmişiz. ikinci gün. evlerin arka tarafındaki tarlada başında meksika 86 şapkalı iki çocuk. benim yaşlarımda. ikisi de aynı giyinmiş. gittim yanlarına. lan aynı bunlar. ilk defa ikiz görüyorum. ve o gün başlayan arkadaşlık hala devam eder. ilkokul, ortaokul ve lise de hiç ayrılmadık üçüzler olarak heo aynı sınıftayız. hiç kavga etmedik. hiç küsmedik. gerçi oynarken biri kafamı yarmıştı ama olurdu o kadarda.
beni duvarın üstünden atlarsın atlayamazsın diyende bunlardı. bunlar ayşegül ablanın kardeşine yanlıyor ben büyük düşünüyorum. hayallerim ayşegül abla.
ne güzel komşumuzdun sen ayşegül abla.
beni duvarın üstünden atlarsın atlayamazsın diyende bunlardı. bunlar ayşegül ablanın kardeşine yanlıyor ben büyük düşünüyorum. hayallerim ayşegül abla.
ne güzel komşumuzdun sen ayşegül abla.
devamını gör...
870.
eyyy lülük. sen kimsin ya.
devamını gör...
871.
devamını gör...
872.
üniversite öğrencisiyiz 4 arkadaş. komşu abla ve bizim yaşımızda kızı var. arkadaşlardan birisi hafif utangaç ve kızla muhabbet kurmaya çalışıyor.
dedim dur yaparız bişeyler. apartmana sütçü geliyor. tencereyi kaptım. 2 kilo sit aldım. ama bizimkiler bir bana bir de elimdeki süte bakıyor. arkadaşı aldım gel dedim gidiyoruz. elimizde tencere de süt çaldık kapıyı. abla açtı kapıyı. abla merhaba biz süt aldık ama yoğurt yapmayı bilmiyoruz. gelin dedi. içeri davet etti. kızda evde. ama bizim çocuk mal bir türlü bağlayamadı kızı. ama yoğurt güzeldi. rakıyla iyi gitti.
dedim dur yaparız bişeyler. apartmana sütçü geliyor. tencereyi kaptım. 2 kilo sit aldım. ama bizimkiler bir bana bir de elimdeki süte bakıyor. arkadaşı aldım gel dedim gidiyoruz. elimizde tencere de süt çaldık kapıyı. abla açtı kapıyı. abla merhaba biz süt aldık ama yoğurt yapmayı bilmiyoruz. gelin dedi. içeri davet etti. kızda evde. ama bizim çocuk mal bir türlü bağlayamadı kızı. ama yoğurt güzeldi. rakıyla iyi gitti.
devamını gör...
873.
ben ilkokulda, hoşlanmayı bilmediğim için çocuğun birine tokat atmıştım.
devamını gör...
874.
#2342503
büyüdükçe öğrendiysen ne mutlu kendimeaitbiryer. ben hala hoşlanınca, başlarda durduk yere kavga ediyorum sjsj. öğreneceğim bir gün işallah.
büyüdükçe öğrendiysen ne mutlu kendimeaitbiryer. ben hala hoşlanınca, başlarda durduk yere kavga ediyorum sjsj. öğreneceğim bir gün işallah.
devamını gör...
875.
ah komşuluk... güzel komşuluk...
kafanızı yakacak bir şey anlatacağım şimdi. gökhan bi su iç, ihtiyacın olacak asggs.
sene 97, çankırı, ılgaz'a taşındık konya'dan. öyle böyle yobaz bir yer değil. çıldırırsın. memur ailesiyiz. memur bile istemiyorlar oldukları yerde. annemin başı açık diye etmedikleri zulüm kalmadı. öyle bir yer. neyse bir ev buldular bizimkiler. yerleştik bir aile apartmanına. apartman üç katlı. en üst katta ailenin dedesi, ninesi oturuyor. ikinci katta ikinci kuşak aile, anne baba ve çocuklar diyelim. en alt katta da biz.
aile o kadar garip bir aile ki anlamak mümkün değil. üç günde bir köye mezarlığa gidiyorlar. ailenin bir önceki kuşağının mezarını ziyaret ediyorlar. ama hiç aksamıyor. bu kadar sık mezarlığa giden bir aile yoktur sanırım. resmen takıntılıydılar mezar konusunda. garip, bir aile koy wednesday dizisine oynasınlar.
neyse taşındık buradan aradan yıllar geçti. tam 15 yıl sonra bir gece bir rüya gördüm. tüm gariplikler cevap buldu kafamda. resmen rüyamda vahiy indi. rüyamda tekrar geri dönüyorum ılgaz'a. konuk oluyorum bu aileye. 3 gün boyunca. fakat mezarlığa gitmiyorlar artık ve mutfakta hatice teyze(ailenin annesi)'nin sesi geliyor. fakat biliyorum ki hatice teyze kalp yetmezliğinden beş yıl önce ölmüştü. neyse üç gün boyunca mustafa amca(ailenin dedesi) dönüp dönüp aynı hikayeleri anlatıyor, herkes aynı yerde oturuyor, en ufak değişik hareket huzurlarını kaçırıyor. neden böyle yapıyorlar? çünkü arap, türk, avrupa fark etmeksizin büyü kültünde tek bir yöntem vardır. bir şeyi tekrar etmek o şeyi gerçekliğe yaklaştırır. 1000 kere bir dileğini söylersin, gerçeğe yaklaşır, 1000 kere lanet edersin gerçeğe yaklaşır. sembolik hareketler de böyledir. 100 kere bir ipe düğüm atarsın, düşmanının kaderini düğümlersin. bu aile de her gün aynı şeyleri yaparak, 3 günde bir mezara giderek sevdikleri insanların ruhlarını geri döndürmeye çalışıyorlardı yaşam alanlarına ve rüyada ölü olduğunu bildiğim hatice teyzenin sesi mutfaktan geliyordu fakat gidemiyordum yanına. engel oluyorlardı. ailecek büyü yapıyorlardı resmen.
tüm bunları bu ailenin varlığını bile unuttuğum zaman, 15 yıl sonra rüyamda gördüm. uyanır uyanmaz da olanı biteni yazdım. komşuluk neye yarar, ne kadar güzeldir bilmiyorum da ben bu rüyamda gördüğüm şeyi yazarak burs buldum. komşular sağolsun ilim irfan öğreniyoruz şu an avrupalarda. haklarını helal etsinler artık. büyüyü de bıraksınlar allahın manyakları ahshs.
kafanızı yakacak bir şey anlatacağım şimdi. gökhan bi su iç, ihtiyacın olacak asggs.
sene 97, çankırı, ılgaz'a taşındık konya'dan. öyle böyle yobaz bir yer değil. çıldırırsın. memur ailesiyiz. memur bile istemiyorlar oldukları yerde. annemin başı açık diye etmedikleri zulüm kalmadı. öyle bir yer. neyse bir ev buldular bizimkiler. yerleştik bir aile apartmanına. apartman üç katlı. en üst katta ailenin dedesi, ninesi oturuyor. ikinci katta ikinci kuşak aile, anne baba ve çocuklar diyelim. en alt katta da biz.
aile o kadar garip bir aile ki anlamak mümkün değil. üç günde bir köye mezarlığa gidiyorlar. ailenin bir önceki kuşağının mezarını ziyaret ediyorlar. ama hiç aksamıyor. bu kadar sık mezarlığa giden bir aile yoktur sanırım. resmen takıntılıydılar mezar konusunda. garip, bir aile koy wednesday dizisine oynasınlar.
neyse taşındık buradan aradan yıllar geçti. tam 15 yıl sonra bir gece bir rüya gördüm. tüm gariplikler cevap buldu kafamda. resmen rüyamda vahiy indi. rüyamda tekrar geri dönüyorum ılgaz'a. konuk oluyorum bu aileye. 3 gün boyunca. fakat mezarlığa gitmiyorlar artık ve mutfakta hatice teyze(ailenin annesi)'nin sesi geliyor. fakat biliyorum ki hatice teyze kalp yetmezliğinden beş yıl önce ölmüştü. neyse üç gün boyunca mustafa amca(ailenin dedesi) dönüp dönüp aynı hikayeleri anlatıyor, herkes aynı yerde oturuyor, en ufak değişik hareket huzurlarını kaçırıyor. neden böyle yapıyorlar? çünkü arap, türk, avrupa fark etmeksizin büyü kültünde tek bir yöntem vardır. bir şeyi tekrar etmek o şeyi gerçekliğe yaklaştırır. 1000 kere bir dileğini söylersin, gerçeğe yaklaşır, 1000 kere lanet edersin gerçeğe yaklaşır. sembolik hareketler de böyledir. 100 kere bir ipe düğüm atarsın, düşmanının kaderini düğümlersin. bu aile de her gün aynı şeyleri yaparak, 3 günde bir mezara giderek sevdikleri insanların ruhlarını geri döndürmeye çalışıyorlardı yaşam alanlarına ve rüyada ölü olduğunu bildiğim hatice teyzenin sesi mutfaktan geliyordu fakat gidemiyordum yanına. engel oluyorlardı. ailecek büyü yapıyorlardı resmen.
tüm bunları bu ailenin varlığını bile unuttuğum zaman, 15 yıl sonra rüyamda gördüm. uyanır uyanmaz da olanı biteni yazdım. komşuluk neye yarar, ne kadar güzeldir bilmiyorum da ben bu rüyamda gördüğüm şeyi yazarak burs buldum. komşular sağolsun ilim irfan öğreniyoruz şu an avrupalarda. haklarını helal etsinler artık. büyüyü de bıraksınlar allahın manyakları ahshs.
devamını gör...
876.
devamını gör...
877.
*
bunların sağa sola doğru yanlayarak dans ettiğini düşünün.
hiç gözünüzü ayırmadan vücudunuzu sağa sola sallayınca dans eder gibi oluyorlar.
bunların sağa sola doğru yanlayarak dans ettiğini düşünün.
hiç gözünüzü ayırmadan vücudunuzu sağa sola sallayınca dans eder gibi oluyorlar.
devamını gör...
878.
selamun aleyküm, iyi yayınlar arkadaşlar. ulan girmeyecektim, yanlışlıkla sözlüğe girdim, baktım ki at bey yayın açmış. bi iki dakika selam verip çıkayım dedim bari.
devamını gör...
879.
yemek yapıyordum geç kaldım ne oldu övdünüz mü beni?
övmediyseniz daha ne bekliyorsunuz, övdüyseniz bir daha övebilirsiniz çekinmeyin.
arkadaşlar komşuluk dediğiniz şey bir şeyler isteyebilecek yakınlıkta olmaktır (çay, tuz, ekmek falan)
şimdiki komşuluk biraz gavatlık biraz swingera döndü sanırım.
ne zaman bu ya evde yoksan şarkısı çalınsa, sözü söylense aklıma hayvansın rıza gelir.
-ya evde yoksan
+komşuya ver.
övmediyseniz daha ne bekliyorsunuz, övdüyseniz bir daha övebilirsiniz çekinmeyin.
arkadaşlar komşuluk dediğiniz şey bir şeyler isteyebilecek yakınlıkta olmaktır (çay, tuz, ekmek falan)
şimdiki komşuluk biraz gavatlık biraz swingera döndü sanırım.
ne zaman bu ya evde yoksan şarkısı çalınsa, sözü söylense aklıma hayvansın rıza gelir.
-ya evde yoksan
+komşuya ver.
devamını gör...
880.
efendim iyi yayınlar. sözlüğümüzün kanayan yarasının radyoda ele alınmasını istiyorum;
malumunuz, sözlükte 2 baş editor var, evernevergreen ve armysuzy. bu durum sözlükte çift başlılığa yol açıyor. başlangıçta yalnızca masumane bir rekabet olarak ilerleyen bu çekişme, son zamanlarda sözlüğümüzde bir anarşi ortamına zemin hazirlamıştır.
yazarlar "sen ever'cısın!" "sen army'cisin!" diye birbirlerinin nickaltlarına saldırır oldu. her gün bu sebepten yazarlarimizi kaybediyoruz!
ya yönetim bu duruma bir el atmalı, evernevergreen ve armysuzy bir radyo yayınında kozlarını paylaşıp belgeleriyle masaya vurmalilar ve kazanan tek baş editor olmalı veyahut normal sözlük içindeki derin yapı bu işe el atar ve iki baş editörü de görevinden alır, baş editor makamına ise kendi kuklasını yerleştirir..
yeter artık! huzur ve güven ortamını özledik!
malumunuz, sözlükte 2 baş editor var, evernevergreen ve armysuzy. bu durum sözlükte çift başlılığa yol açıyor. başlangıçta yalnızca masumane bir rekabet olarak ilerleyen bu çekişme, son zamanlarda sözlüğümüzde bir anarşi ortamına zemin hazirlamıştır.
yazarlar "sen ever'cısın!" "sen army'cisin!" diye birbirlerinin nickaltlarına saldırır oldu. her gün bu sebepten yazarlarimizi kaybediyoruz!
ya yönetim bu duruma bir el atmalı, evernevergreen ve armysuzy bir radyo yayınında kozlarını paylaşıp belgeleriyle masaya vurmalilar ve kazanan tek baş editor olmalı veyahut normal sözlük içindeki derin yapı bu işe el atar ve iki baş editörü de görevinden alır, baş editor makamına ise kendi kuklasını yerleştirir..
yeter artık! huzur ve güven ortamını özledik!
devamını gör...
