bir zamanlar çok yakın olduğun dostla aranın birdenbire fena halde bozulması
başlık "sanatsalkaygı" tarafından 06.04.2021 23:27 tarihinde açılmıştır.
1.
sizin çok iyi olduğunuzu sandığınız ama karşınızdakinin harika bir oyuncu olduğu durumdur.başta şaşkınlık hayal kırıklığı felan yaratır ama uzun uzadıya düşündüğünüzde tek taraflı çabaladiğinizi fark ederseniz.bu farkındalık da tokat etkisi yaratır felan ama etkisinden kurtulduğunuzda oh be iyi ki de bitmiş bile dersiniz.
devamını gör...
2.
maalesef herkes birbirini sağıyor. ekonomik buhranın bir sonucu, çıkar ilişkileri maddeye kayıyor.
devamını gör...
3.
devamını gör...
4.
aslında dost değillermiş. sadece güzel rol yapmışlar diyorum hepsi için.
devamını gör...
5.
eğer kinci biriyse tüm kirli çamaşırlarınızı ortaya dökmesi kaçınılmazdır. işte bu yüzden en yakın arkadaşınız da olsa eline koz vermeyin yarını düşünün.
devamını gör...
6.
arkanızdan atıp tutarlar ama elbet açığa çıkar bu durum karşınıza çıkıp söyleyemezler sonuçta cesarette kötü olan kurnazlıkta ustadır.
devamını gör...
7.
insanın yaşanılan/paylaşılan onca anıyı, duyguyu ve durumları düşünürken gelinen noktaya sinir ve hayal kırıklığıyla şaşırma durumu.
devamını gör...
8.
artık iyi olanların değil, iyi oynayanların dünyasında olduğunuzu bir kez daha fark etmenizi sağlar.
devamını gör...
9.
kimseye çok güvenmemek gerektiğinin kanıtıdır.gerçek arkadaşlık,''yeey sonsuza dek en iyi arkadaşız'' olayları hep sahtedir.insanlara fazla değer vermemeniz önerilir.
devamını gör...
10.
ya ben bu olayı bir arkadaşımla yaşadım, çok da yakındık liseden beri. çok eğlenirdik, bol bol sohbet ederdik, şarkı söyler gitar filan çalardık. daha sonra ne olduysa birden bire bir soğukluk girdi araya, nadiren konuşur olduk. pek görüşmemeye başladık hatta ortak arkadaşımız var onunla da aynı durumdalar. nedenini hiç anlayamadım, arada bir görüşüyoruz hala ama o eski dostluğumuz yok. problem bende herhalde bilmiyorum, benden sonra tanıştığı arkadaşlarıyla hala epey yakın kendisi.
devamını gör...
11.
genelde güvenin sarsilmasiyla olur. kotu bir durumdur. bu sizin icin hayatinizda ki donum noktasi olur. degisirsiniz. insanlara karsi daha guvensiz olursunuz ve etrafınıza duvarlar orersiniz. tekrar baskasiyla dost olmaya calismak artik sizin icin bos bir caba olur.
devamını gör...
12.
bir şeylerin fark edilmesi sonucu;
devamını gör...
13.
iki taraftan biri dostluk sanılan dönemde olumsuz veri biriktirmiştir ve birgün onları patlatmıştır.
empati eksiği , takıntılı ve şiddete eğimli birey sürekli biriktirir.
empati eksiği , takıntılı ve şiddete eğimli birey sürekli biriktirir.
devamını gör...
14.
ben kimseyle çok yakın olamıyorum. iyi olduğum insanlar oldu zaman içinde ama hiçbirine tam anlamıyla güvenmedim sanırım.
bunun sebebi de çocukken yaşadığım bir olay diye düşünüyorum. iki arkadaşım vardı birlikte aynı mahallede yan yana binalarda otururduk. bir gün x beni çağırdı onlarda oturuyoruz odada. sonra birden ya bizim y yokmu nasıl şöyle nasıl böyle biri değil mi falan diye diğer arkadaşın arkasından atıp tutmaya başladı.
ben de ona katıldım. sonra meğer arkasından atıp tuttuğumuz arkadaşımız aynı odada koltuğun arkasına saklanmış bana oyun yapmışlar. çocukluk işte.
hayatımın en önemli derslerinden birini o gün almıştım. kimseye gözüm kapalı güvenmeyi bıraktım ve kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğim bir şeyi arkasından konuşmadım.
insanlara güvenen biri değilseniz birinin hayatınıza girmesi ve çıkması büyük olay olmuyor.
bunun sebebi de çocukken yaşadığım bir olay diye düşünüyorum. iki arkadaşım vardı birlikte aynı mahallede yan yana binalarda otururduk. bir gün x beni çağırdı onlarda oturuyoruz odada. sonra birden ya bizim y yokmu nasıl şöyle nasıl böyle biri değil mi falan diye diğer arkadaşın arkasından atıp tutmaya başladı.
ben de ona katıldım. sonra meğer arkasından atıp tuttuğumuz arkadaşımız aynı odada koltuğun arkasına saklanmış bana oyun yapmışlar. çocukluk işte.
hayatımın en önemli derslerinden birini o gün almıştım. kimseye gözüm kapalı güvenmeyi bıraktım ve kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğim bir şeyi arkasından konuşmadım.
insanlara güvenen biri değilseniz birinin hayatınıza girmesi ve çıkması büyük olay olmuyor.
devamını gör...
15.
iyi oyuncuların kazandığı bir dünya. yapılacak bir şey yok.
devamını gör...
16.
ozaman gercekten de dost olamamissinizdir. birbirini anlayabilen insanlar çözülemeyecek sorunlar içinde olmazlar.
devamını gör...
17.
birdenbire olduğunu düşünmediğim durumdur. kendi tecrübelerimden yola çıkarak bir değerlendirme yapabilirim. bizler iyi veya kötü anlaştığımız insanlarla zaman zaman tartışmalar yaşar, kavgalar ederiz. çok yakın arkadaşlıklarda da bunlar yaşanmakta ve bir şeyleri karşı tarafa söylemek yerine içine atarak başka bir tartışma anında ortaya dökmek, arkadaşını kırmak gibi durumlar mevcut olabiliyor. küçük çatırdamalar zamanla büyük ağaçları bile devirebilir, arkadaşlık ilişkilerinde de fark ederek/ etmeyerek biriktirilen şeyler bağı bitirebilir.
devamını gör...
18.
devamını gör...
19.
benim açımdan çok problem yok aslında. herkesi kafamda her an silinecekleri bir yere koyarım. çok önem atfetmem onlara. * bir şekilde yerleri hep sakattır. duruma göre kendileri milim milim yerlerini sağlamlaştırırlar veya sakatlaştırırlar. onlara bağlı.
devamını gör...
20.
birden bire? düşük ihtimal. çünkü genelde önceden belli eden durumlar oluyor ama göremiyoruz. ve olaylar sonuca varınca "hiii aramız bozuldu, nasıl olur?" tepkisi geliyor.
çocukluk arkadaşımı sildiğimde bozulacağını önden haber verecek davranışlara girmişti ama ben "çocukluk arkadaşım" deyip tolerans gösterince yeniledi, yeniledi ve sildim. yani olay bozulması değil bozulmak istenmesi. insanlar gelir ve sonralarda gitmek isterler. bu aklımıza mı gelmiyor yoksa kabullenmek mi istemiyoruz bilmiyorum ama olay bu. (o zaman lise 4'teydim.)
5 yıl boyunca kardeş bağı kurduğum çocuk vardı. onda da aynısı olmuştu mesela. beni tanıdığı hâlde tanımıyor gibi hareketler sergilerdi bazen. "insanlar mükemmel değil hemen silmek yerine toleranslı davranmalısın." derdim kendime ara ara. ama hep bunun sonralarda pişmanlığını gördüm. aydınlanma olayım "mükemmel değilse hayatımda olmasın o zaman."a dönüştü. duygusal zekası çok düşük, düşük insanları sevmiyorum. onlarla bağ kurmak yorucu ve yıpratıcı. onun dışında daha bilerek yapılan davranışlara değinmiyorum bile. bu tamamen saygısızlık ve değersizlik, yakınımken bana böyle davranıyorsan uzağımda olmalısın yani.
§§ küçük kusurları kapatırım. aynı (küçük olsa bile) kusurlar birkaç kez ve kısa zamanda tekrarlandı mı direkt yol vereceğim. (bu karara vardım en son.)
orta büyüklükte kusurlara da bazen göz yumabiliyorum. anlamasını bekliyorum ama yok. farkında olmadan yapmıştır belki deyip durumu açıklıyorum tekrarı olmasın diye ama ona rağmen oluyor. ve olmaması için çabası da yoksa siliyorum.
mükemmellik anlayışım tamamen kusursuzluk değil kusurlara rağmen kusursuzluk.
tamamen kusursuzluk bekleyemem çünkü ben de hiçbir zaman kusursuz olamam ama kusurlarımla kusursuzluk oluşturabiliyorum çoğu zaman, onların neyi eksikte sadece bunu ben yapayım?
kısacası insanlar tavır ve davranışlarıyla konuşur, önemli olan bu konuşmaları anlamak. bunlara bön bön bakıldığında her şeyi "birden bire" olmuş gibi görürsünüz. bozulmuşsa ortada bir telafisizlik vardır bu da isteksizlik demek. haksızken telafi çabasına girdi mi, bozulmaması için emeği oldu mu yani? olmadıysa arkasından üzülmeye değmez. çünkü amacı buydu ve istediği oldu...
gitmek istemeyen insan çabalar, çoğu zaman ilkini telafi etmek yerine ikinciyi isteme aptallığını ya da samimiyetsizliğini gösterir ama sonuçta ortada bir çaba var. ortada çaba yoksa siz de ortadan çekilin.
hayat kısa ve bunlar "gereksiz oyalıcılar" o yüzden silin gitsinler..
çocukluk arkadaşımı sildiğimde bozulacağını önden haber verecek davranışlara girmişti ama ben "çocukluk arkadaşım" deyip tolerans gösterince yeniledi, yeniledi ve sildim. yani olay bozulması değil bozulmak istenmesi. insanlar gelir ve sonralarda gitmek isterler. bu aklımıza mı gelmiyor yoksa kabullenmek mi istemiyoruz bilmiyorum ama olay bu. (o zaman lise 4'teydim.)
5 yıl boyunca kardeş bağı kurduğum çocuk vardı. onda da aynısı olmuştu mesela. beni tanıdığı hâlde tanımıyor gibi hareketler sergilerdi bazen. "insanlar mükemmel değil hemen silmek yerine toleranslı davranmalısın." derdim kendime ara ara. ama hep bunun sonralarda pişmanlığını gördüm. aydınlanma olayım "mükemmel değilse hayatımda olmasın o zaman."a dönüştü. duygusal zekası çok düşük, düşük insanları sevmiyorum. onlarla bağ kurmak yorucu ve yıpratıcı. onun dışında daha bilerek yapılan davranışlara değinmiyorum bile. bu tamamen saygısızlık ve değersizlik, yakınımken bana böyle davranıyorsan uzağımda olmalısın yani.
§§ küçük kusurları kapatırım. aynı (küçük olsa bile) kusurlar birkaç kez ve kısa zamanda tekrarlandı mı direkt yol vereceğim. (bu karara vardım en son.)
orta büyüklükte kusurlara da bazen göz yumabiliyorum. anlamasını bekliyorum ama yok. farkında olmadan yapmıştır belki deyip durumu açıklıyorum tekrarı olmasın diye ama ona rağmen oluyor. ve olmaması için çabası da yoksa siliyorum.
mükemmellik anlayışım tamamen kusursuzluk değil kusurlara rağmen kusursuzluk.
tamamen kusursuzluk bekleyemem çünkü ben de hiçbir zaman kusursuz olamam ama kusurlarımla kusursuzluk oluşturabiliyorum çoğu zaman, onların neyi eksikte sadece bunu ben yapayım?
kısacası insanlar tavır ve davranışlarıyla konuşur, önemli olan bu konuşmaları anlamak. bunlara bön bön bakıldığında her şeyi "birden bire" olmuş gibi görürsünüz. bozulmuşsa ortada bir telafisizlik vardır bu da isteksizlik demek. haksızken telafi çabasına girdi mi, bozulmaması için emeği oldu mu yani? olmadıysa arkasından üzülmeye değmez. çünkü amacı buydu ve istediği oldu...
gitmek istemeyen insan çabalar, çoğu zaman ilkini telafi etmek yerine ikinciyi isteme aptallığını ya da samimiyetsizliğini gösterir ama sonuçta ortada bir çaba var. ortada çaba yoksa siz de ortadan çekilin.
hayat kısa ve bunlar "gereksiz oyalıcılar" o yüzden silin gitsinler..
devamını gör...