cinnet geçirten yazım yanlışları
başlık "eyluling" tarafından 14.11.2020 17:23 tarihinde açılmıştır.
401.
(bkz: cinnet getirmek)*
devamını gör...
402.
ciddenmi , biliyormusun , herşey , herkez , birşey.
devamını gör...
403.
bizim ofiste bi eleman var "geliyormuştu, gidiyormuştu" der.
devamını gör...
404.
direk değil. "direkt", lütfen.
devamını gör...
405.
sağ ol yerine saol yazıyorlar ya çıldırıyorum.
devamını gör...
406.
sevgiliyi kendinden soğutan yazım yanlışıdır "hayla", hala kardeşim hala.
devamını gör...
407.
408.
genelde çok yazım kurallarına dikkat etmem ben ama herkez birşey gibi yanlışları görünce sol tarafımdan bi geliyolar. her şeyi yanlış yazarım ama bunlar degil ya
devamını gör...
409.
üst üste bütün ekleri sıkıştıran var, kalp krizi geçiriyorum
örn: sendemi
örn: sendemi
devamını gör...
410.
ayrı olması gereken eklerin bitişik yazıldığı ve tersi olan durumlarda gözlerim cinnet bahçesinde kayboluyor.
devamını gör...
411.
sözlükte ki entrilerdede çok ça görülen dürüm.
devamını gör...
412.
en çok karşılaştığım ve sinirlerimi en çok yıpratan yazım yanlışlarından biridir.
hatta bu başlığı açarken böyle bir hatayı barındıran bir başlık bile gördüm. hele ki tanımların içinde belki onlarca kez şahit olmuşumdur. kimsenin umrunda değil bu yanlış. başkalarının yaptığı yanlış benim de umrumda değil aslında ama sorun yazım yanlışı yapmak değil sadece. de ya da ki’nin ayrı yazılması da benim derdim değil. isteyen de’leri ve ki’leri her yere bitiştirebilir, her yerde ayrı yazabilir. okumam olur biter. benim için de yazan için de konu açılmadan kapanmış, sorun başlamadan bitmiş olur.
ama benim derdim başka. başka sözcüklerle bitişik yazılan de değil de bu “isteyipte” yazım yanlışı çok çirkin. görsel olarak rahatsız edici. estetikten yoksun, göz kanatıcı bir hata. otobüste karşınızdaki adamın burnunda işlemler yapması gibi. saçlarınızın en havalı olduğunu düşündüğünüz an başlayan yağmur gibi. tam takımınız gol attığında gözünüze çarpan ofsayt bayrağı gibi. kapıyı çekip çıktığınızda içerideki anahtarın kapıya çarpan sesini duymak gibi. ramazan’da oruçluyken içtiğiniz sudan sonra gelen pişmanlık duygusu gibi. kredi kartının ekstresine bakıp mutlu olduğunuz o an aslında sizi mutlu eden şeyin asgari ödeme tutarı olduğunu anladığınız o an gibi.
bu benzetmeleri sayfalarca sürdürebilirim ama sanırım anlatmak istediğimi anlattım. bir diğer sorun da şu. orda bir ses olayı var, yani yazan kişi de değil te yaparak bir ses olayına dikkat çekecek kadar duyarlı. halbuki ayrı yazsa hiç böyle dertleri olmayacak, olaylara karışmamış olacak.
bilemiyorum gerçekten. hiç derdim olmadığı için mi böyle şeylere takılıyorum? umarım öyledir çünkü daha kötü şeyler olmasından korkuyorum. daha önce kapatılmayan parantezin verdiği tamamlanmamışlık duygusu başlığında yazdığım #1527599 tanımdan beri dilbilgisi kaynaklı ağır depresyon yaşadığımı hissediyorum.
hatta bu başlığı açarken böyle bir hatayı barındıran bir başlık bile gördüm. hele ki tanımların içinde belki onlarca kez şahit olmuşumdur. kimsenin umrunda değil bu yanlış. başkalarının yaptığı yanlış benim de umrumda değil aslında ama sorun yazım yanlışı yapmak değil sadece. de ya da ki’nin ayrı yazılması da benim derdim değil. isteyen de’leri ve ki’leri her yere bitiştirebilir, her yerde ayrı yazabilir. okumam olur biter. benim için de yazan için de konu açılmadan kapanmış, sorun başlamadan bitmiş olur.
ama benim derdim başka. başka sözcüklerle bitişik yazılan de değil de bu “isteyipte” yazım yanlışı çok çirkin. görsel olarak rahatsız edici. estetikten yoksun, göz kanatıcı bir hata. otobüste karşınızdaki adamın burnunda işlemler yapması gibi. saçlarınızın en havalı olduğunu düşündüğünüz an başlayan yağmur gibi. tam takımınız gol attığında gözünüze çarpan ofsayt bayrağı gibi. kapıyı çekip çıktığınızda içerideki anahtarın kapıya çarpan sesini duymak gibi. ramazan’da oruçluyken içtiğiniz sudan sonra gelen pişmanlık duygusu gibi. kredi kartının ekstresine bakıp mutlu olduğunuz o an aslında sizi mutlu eden şeyin asgari ödeme tutarı olduğunu anladığınız o an gibi.
bu benzetmeleri sayfalarca sürdürebilirim ama sanırım anlatmak istediğimi anlattım. bir diğer sorun da şu. orda bir ses olayı var, yani yazan kişi de değil te yaparak bir ses olayına dikkat çekecek kadar duyarlı. halbuki ayrı yazsa hiç böyle dertleri olmayacak, olaylara karışmamış olacak.
bilemiyorum gerçekten. hiç derdim olmadığı için mi böyle şeylere takılıyorum? umarım öyledir çünkü daha kötü şeyler olmasından korkuyorum. daha önce kapatılmayan parantezin verdiği tamamlanmamışlık duygusu başlığında yazdığım #1527599 tanımdan beri dilbilgisi kaynaklı ağır depresyon yaşadığımı hissediyorum.
devamını gör...
413.
414.
(bkz: bütün tanımlarım)
devamını gör...
415.
türkiye de son yıllara damgasını vurmuş bir endemi. uzmanlara göre önümüzdeki her 10 yılda bir gelecek nesil daha da cahil cühelalaşıcak.
eğitimşart!!!
eğitimşart!!!
devamını gör...
416.
417.
418.
bakınız efendiler! çok basit bir kural var, her kuralı geçtim. çok basit ya, very simple. “şey” kelimesi her zaman ayrı yazılır. -de/da’yı geçtim, mantıken bazılarınızın gerçekten algılayamayacağı düzeyde ama şey lan şey! her zaman ayrı! bunu nasıl şaşırabilirsin?!
devamını gör...
419.
odadır. ya bu kadar zor mu ya? o da yazmak bu kadar zor olmamalı.
devamını gör...
420.
hiç biri.
devamını gör...



