"hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor."
...
"çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım. bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum."
...
"kaç meydanını okudum da bu hayatın
yalnız iki harf öğrendim ah!"
...
"sevinçli bir kalp, sevinçli bir çocuğa benzer ışıl: koşmak ister, salıncağa binmek ister."
devamını gör...
vazgeçtim, vazgeçtim sonra
beni anneme götürsün bindiğim bütün taksiler.
kalbim neden isli bir şehir?
kalbim! neden ben?
bir tek aşk sözü söylememiş gibiyim.
devamını gör...
bekliyorum beklediğim neyse onu.
zaman kalbiye, zaman şimdi
kalbimde habire uzayan bir minare

zaman zaman çok yalnızım kalbiye
bugün ağlayarak kurabiye yerken,
çay fincanında kendimi seyrederken
çay beni içti, ben de çayı kalbiye”
(s.24-25)
devamını gör...
tehlikeli sayılmam artık.
kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.
onu orada
beş parmaklı bir çınar yaprağı gibi unuttum.
devamını gör...
yapıştırsam da parçalarını hayatımın, su sızdırıyordu çatlaklarından.
devamını gör...
ama yazgısını yaldızlı çokomel kağıtları gibi,
tırnaklarıyla düzeltemiyor insan.
devamını gör...
mavi saçlı bir tanrı gibi severdim burdur gölü'nü
o göl şimdi içimde kocaman bir anne ölüsü.
vişne bahçeleriyle dolu,
neşeli bir şehre benzerdi senin sesin.
bazen ölmek istiyorum
beni yeniden doğurman için
iri, ekşi bir vişne tanesi gibi.
devamını gör...
...
kimi gün öylesine yalnızdım,
derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
annem
ki beyaz bir kadındır,
ölüsünü şiirle yıkadım.
bir gölgeyi sevmek ne demektir bilemezsiniz siz bayım.
öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca;
acının ortasında acısız olmayı...
kalbimin ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
aşk diyorsunuz ya,
işte orada durun bayım.
ıslak, unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım.
kendimin ucunda
öyle ıslak,
öyle kötü kokan,
yırtık ve perişan.

siz aşkı ne bilirsiniz bayım.
aşkı yalnız aşk bilir.
devamını gör...
hiçbir takım tutmuyorum, yıldızların takımından başka
devamını gör...
kağıttan gemiler yaptım kalbimden ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
aşk diyordunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!!
devamını gör...
füsun şimdi sen bana duvar örsen, ben o duvarı senin sevdiğin renge boyarım.
devamını gör...
sonbaharların kralı gelirmiş meğer istanbul'a
ciğerlerimin filmini çektiler
ciğerlerim artiz oldular icabında
akut alevlenmiş kronik bir sonbahar gibi bakıyordu
sigara figüran falan.
ben kırmızı bir yaprağı oynuyordum esas kız olarak
uçuşuyordum, uçuşmakmış meğer benim anlamım
ben bunu geç anladım.
senin için şiir yazacaktım istanbul
ismini ağrı koyacaktım.
oysa bir şiir niyeydi sanki
yer içer sevişir miydi sanki bir şiir
hamsi ısmarlar mıydı mesela bir şiir insana?
fotoğraf çektirebilir miydi mesela hipodromda atlarla?
rakı içebilir miydi samatya'da
bir şiir uyur muydu kuş gibi
başını alıp da kanatlarının altına?
oysa bir şiir neydi sanki
ben seni ciğerimin köşesindeki arıza kadar sevdim
bir şiir seni bu kadar sever miydi sanıyorsun istanbul?

bağırdım sokaklarına kartondan postlar sermiş ayyaşlara
bana kerametinizi gösterin
keramatenizi gösterin bana!
bir dikişte içtim bir şişe geceni
yıldız komasına girmek istiyordum,
istiyordum dolunay çarpsındı beni
kurt adamlarım serbest kalsındı icabında
kimim fazladan puştluğu varsa bir sigara sarsındı bana
kin kusulsundu, öç alınsın
icabında modern kadındım, ne zaman şişmanlasa ruhum
hemen yarın yeni bir intihara başladım.
ben fazla yemesem diyorum baylar yani
bu kadar hınç bana fazla.
icabında bir allah bir allah daha
çok tanrılı bir din ederdi
bırak müridin olayım istanbul

sen beni hep bir şiir sanıyordun istanbul
oysa çakmaktaşları gibi kıvılcımlıydı gözyaşlarım
ağlamaktan kızaran bir örnek burnum ve gözaltlarımla
bu şiiri ben yaralı bir panda vaziyetinde yazdım
canım yandı
bu şiiri ben bir yangın vaziyetinde yazdım
şimdi bırak sana kedilerime süt getiren eski günlerimi anlatayım
kapıma gül bırakan adamları
ben de icabında bir hafıza mağduruyum
cumartesi günleri gayri annemlerle birlikte
sokaklarında eylemler yapayım.
benim ne sakal yanığı günlerim oldu
guruba bak ve beni an
öpüşmekten yorgun ve kızıl
bir şiir sana bunları söyler miydi sanıyorsun?
yağmurlarında yıkanan kırmızı banklarına baktım
bütün allar bir gün solarmış
ben bunu geç anladım
yağmur meğer tanrının zulmüymüş istanbul.
ağrı neydi, neremdeydi, neresiydi ağrı
kim bana kalbimin menzilini soracaksa sorsun artık
ağrıdurmadanağrıdurmadanağrıdurmadan
ağrı benim durmadan doruğuna tırmandığım
meğer yüksek bir dağmış.

üstümü ara
cebimdeki şiiri usulca kaydırayım senden tarafa
ellerimi de kaldırdım bak
hazırım tutkumu tutukla.
şiirsizim
bu şiir senin ismini ağrı koyar mıydı sanıyorsun istanbul
ben bu şiiri kusarak yazdım.

ekim 2002, yakında kasımpatları da çıkacaktı.
devamını gör...
kedi ve kasımpatı kokuyor bütün sokaklar
dilinin dönmediği duaları sayıklıyor
zeyniler köyünde çalıkuşu şimdi artık zaman
yağmur yağıyor durmadan
ağlıyorum kaşarlanmış bir masumiyet olarak
bir çılgının
kedilerin ruhlarımızı okuduğuna inandırmaya çalışan herkesi
bir elimde tabanca
bütün dualarım delik deşik.başörtülü bir anne olarak bekliyorum,
ruhumun şark hizmetinden dönüşünü
mahalle kavgalarına karışmadan.
kocaman bir kabakla boğuşuyorum bazen,
doğruyor ve kızartıyorum onu
günler külkedisi, akşamları kömür yakıyoruz
hikayeme bir hayat yazmak istiyorum
pek de inandırıcı olmayan
hayatıma bir ölüm.
ıhlamur göndermek istiyorum ruhuma, yün eldivenler
geçmişim:
romantik radyo dinleyen o eski arkadaşım.
limon ağaçlarından bahsetmek istiyorum son bir kez daha
beni masalların ortasında bırakıp giden ruhuma.otobüs duraklarında yağmurlar bekliyor beni,
yağmurla beraberliğimden doğan
birinci ve yüz bininci hayaletim
ucu ısırılmış bir simidin acısını durmadan
o kadar çok, o kadar çok hissediyorum.fareler yer altından fırlatılan havai fişeklerdi
haberler getiriyorlardı, hep kötü haberler
akşamları günahkar yazarkasalar kadar
z raporları kadar uzun şiirlerim.
elinde bir paket çubuk krakerle geçmişim
o eski arkadaşım
yıkanmış midesiyle
iskambil kağıtları kusan, zarlar
maça kızı ve pis yedili sayesinde
kaç kere ölümle randevulaştı.
plastik çiçeklerle ziyaretime geldi hayat
semt pazarından alınma hırkasıyla
her bastığında gıcırdayan tahtalarıyla
öyle çok sevdim
binlerce kapıcı karısından birinin ismiydi sanki kaderdelirdiğim altyazı şimdi aynalarda
vazgeçtim sonunda hep tura gelen uğur paramdan
yazık, hiçbir şair bir çiğ tanesi kadar bile sızamadı kağıda
kayıp şiirlerim gül resimleridir şimdi
yazık, bir son mektup bile bırakmadan gitti
zeyniler köyü’nde çalıkuşu şimdi zaman.

ah madak ah..
devamını gör...
“bir süredir
plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum.”
devamını gör...
“hay!
ben sizin ruhunuza çiçek aşısı yapayım
da çiçekler açsın ruhunuz.
hadi alkışlayın!
biliyorum hala biraz safım.”
devamını gör...
güneşi özledim sonra seni
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım...
devamını gör...

annem çok sevmelerin kadınıydı..
daldaki kirazları,
yazmasındaki oyaları, fistanındaki çiçekleri,
asmadaki üzümleri, evin kedisini, sokağın delisini.. babamın gömleğini..
beni, bizi, mahalleyi..
bildiğim her şeyi severdi..
bana da sevmeyi öğretti..
öyle az buz değil “çok sev” derdi..
annem gibiyim artık..
az sevme bilmiyorum ben..
çok sevdiğimdendir bu kadar incinmem..
ah annecim..
senin sütün ak, yüreğin pak..
ama inan şimdilerde; senin bildiğin gibi değil hayat..!
devamını gör...
ah'lar ağacı kitabındaki ah'lar ağacı şiirinden,

kaybolmak istemiştim bir zamanlar
kapının arkasında yokum demiştim
ve divanın altında da.
bulamazsınız ki artık beni,
hayatın ortasında.
kaybolmak istemiştim bir zamanlar
beni kimse bulamazdı
tanrı’nın arkasına saklansam.
o kocamandı, en kocamandı o.
bir kız çocuğunun hayalleri kadar.
devamını gör...
insan kaybolmayı ister mi?
ben işte istedim bayım.
uzaklara gittim
uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
devamını gör...
ıslak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
kendimin ucunda
öyle ıslak,
öyle kötü kokan,
yırtık ve perişan.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"didem madak sözleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim