121.
etiyopya yirgacheffe' i tavsiye ederim. öyle bir kokusu var ki parfüm olsa üstüme başına sıkarım. içimi güzeldir, keyiflidir.
devamını gör...
122.
iş yerime arkadaşımın hediye alması ile birlikte tüketmeye başladığım kahve çeşidi. fakat son zamanlarda starbucks'un kahveleri gereğinden fazla pahalı hale gelmiş. başka seçenekler arıyorum var mıdır güzel kahvesi olan yerler?
devamını gör...
123.
french pressim kırıldığı için bir süredir içemediğim, en sevdiğim kahve
devamını gör...
124.
sabah vazgeçilmezim. spordan önce (bkz: bulletproof) favorimdir. hem oldukça tok tutar hem de yağ yakımını hızlandırır.
devamını gör...
125.
zıkkım içmeyi sevenlerin bayıldığı kahvedir.
devamını gör...
126.
devamlı zevkle içenlerin gerçekten ağır efkarlı olduğunu düşündüğüm içecek
devamını gör...
127.
evvelden sütlü,şimdi sade içtiğim içecek
devamını gör...
128.
granül kahveden sonra son zamanlarda sık sık tüketmeye başladığım, türk kahvesinden sonra favorimdir.
t: demleme usülü hazırlanan, granül kahveye 5 basar öğütülmüş kahve.
t: demleme usülü hazırlanan, granül kahveye 5 basar öğütülmüş kahve.
devamını gör...
129.
sabah olmazsa olmazı uyanamam. gözlerimi açamam.
devamını gör...
130.
dolar artışlarını fırsata çeviren kahvecilere dikkat etmek gerekiyor. 250 gr lık ambalajları 50 tl civarında satmaya başladılar. kahvenin anavatanı belli herkes oralardan temin edip piyasaya sürüyor. normal olması gereken kg fiyatı yaklaşık 80-100 tl civarında, içenlere tavsiyem kendinize toptancı bulup oralardan temin etmeniz.
devamını gör...
131.
güne başlatan ve günü sonladıran, sohbetleri başlatan sevdiğim yegane içecek.
devamını gör...
132.
sen benim canımın ciğerisin diye sevmek istediğim kahvedir
devamını gör...
133.
asla bir türk kahvesi değildir.
devamını gör...
134.
şekeri hayatından çıkaramayan, kahveden anladığı 3ü1 arada olan kimselerce zift olarak nitelendirilir. filtre kahve için birçok deneme yaptım. aromalıları asla sade kahvenin yerini tutmuyor. eminönü'nde bir kahvecim var ama öyle böyle değil, kahveleri aşırı taze ve güzel. her çeşit kahve var. her sabah muhakkak 2 bardak içiyorum. bence sindirim sisteminin çalışmasında ciddi faydası var.
devamını gör...
135.
sırf ben kahve içmeden ayılamıyorum diyen izledikleri filme özenen ergenlerin övdüğü zift. yere dök yol olsun. evet.
devamını gör...
136.
ilk içtiğimde benimde zift gibi diye nitelendirdiğim ancak zamanla alışıp sevmeye başladığım bir keyif. tabiki çayın yerini alması mümkün değil ama değişiklik olur deneyin. kalın bağırsağı boşaltmanıza yardım eder, önemli bir antioksidan yani kanser önleyicidir.
devamını gör...
137.
ah ah, guney amerika zamanlarim aklima gelir kokusunu duydukca. kolombiya ve dominik kahvelerini tek gecerim. neden derseniz bir gun firsatiniz olursa kahveyi çiğ yiyin, ustune de kakao cekirdegi yalayin. neskafe yakobs saman tozu gibi gelecek hayatiniz boyunca.
devamını gör...
138.
aşktır. *
devamını gör...
139.
yapmasını da içmesini de çok sevdiğim içecektir. sütlü veya sütsüz, şuruplu veya şurupsuz olarak yapılabilir. kendi adıma konuşacak olursam daha önce sütlüsünü de içtim sadesini de ancak şuruplusunu hiç içmedim.
sütlü filtre kahve mi yoksa sütsüz filtre kahveyi mi tercih edersin derseniz kesinlikle sütsüz, şekersiz filtre kahve derim.
sütlüsü veya şekerlisi damak tadıma pek uygun değil benim.
bir de mesela bu filtre kahvelerin yetiştiği ülkelere göre aromaları, tatları var. ben açıkçası bu aroma vs. işlerinden anlamıyorum ama brezilya kahvesi çok hoşuma gidiyor.
hatta marka da vereyim : ferro brezilya filtre kahve.
bu kahveyi de yeni keşfettim açıkçası, diğer filtre kahvelere oranla daha ekonomik hem de.
tadı nasıl diye soracak olursanız bence oldukça yumuşak bir tadı var, aromasını falan bilmiyorum ama.
daha önceleri kurukahveci mehmet efendi'nin kolombiya, brezilya ve etiyopya filtre kahvelerini denedim ancak pek hoşuma gitmedi onlar.
kolombiya oldukça sertti, brezilya'nın ise kömür gibi bir tadı vardı. etiyopya'yı ise neden sevmediğimi tam bilemiyorum ama sevemedim işte.
bunlara ek olarak artuk bey'in filtre kahvesini denedim. o bence fena değildi ama bir paketi 40 tl olduğu için maalesef devamlı içemedim.
tchibo'nun gold selection'ununu da denedim, o da yine fena değildi ancak biraz sertti.
bir de bazı zincir yerlerde filtre kahveler içtim starbucks, mcdonald's, kfc gibi yerlerde yani.
bilmiyorum artık damak tadım mı çok farklı yoksa kahvelerde mi bir sorun var ama bu üç yerden içtiğim kahvelerin hiç birini de beğenmedim. kfc ve mc donald's kahvelerine pek bir lafım yok çünkü burada satılan kahveler 1-2 liralık kahveler, bu sebeple pek bir şey beklememek lazım. benim gibi öğrenciler için buradaki kahveler.
ama starbucks, ayıptır be kardeşim. 10 lira para alıyorsun küçücük kahveden ve kömür gibi kahve veriyorsun millete.
bu sebeple zaten pek uğramadığım daha doğrusu uğrayamadığım starbucks'a da artık uğramama yemini ettim.
neyse bu kadar vedat milor'luk yeter. biraz da kahveyi nasıl yaptığımı söyleyeyim.
ha bu arada şunu da söylemeden geçmek istemiyorum, bana filtre kahve yapmayı sayın peneus öğretti. bu platformda kendisinden filtre kahve yapmayı öğrenene kadar hep yanlış yapıyordum kahveyi.
şimdi gelelim tarife:
not: bu tarif, 600 mililitrelik french press için geçerlidir.
malzemeler:
1 büyük demlik sıcak su
2 çorba kaşığı filtre kahve (bu miktarı isteğe bağlı olarak artırabilir veya azaltabilirsiniz ama ben bu ölçüde yapıyorum)
yapılışı:
ilk başta french pressimizi ısıtmamız gerekiyor bu sebeple öncelikle kaynar suyumuzu boş french presse dolduruyoruz.
1 dakika bekledikten sonra french pressin içindeki suyu boşaltıyoruz.
iki çorba kaşığı kahvemizi ekliyoruz.
kaynar suyumuzun kaynadıktan sonra 1 dakika bekletilmesi gerekmekte aksi halde kahvemiz yanar ve kömür gibi bir tadı olur.
kahvemizin üzerine suyumuzu yavaşça gezdirerek döküyoruz.
şimdi kahvenin en önemli kısmına geldik: demleme aşaması.
demleme süreniz kahvenizin içimini belirler. yumuşak içimli bir kahve istiyorsanız 4-5 dakika, ortami içimli bir kahve istiyorsanız 5-6 dakika; sert içimli bir kahve istiyorsanız 6-7 dakika demlemeniz gerekmekte.
ben yumuşak içimli sevdiği için 4-5 dakika aralığında bırakıyorum demleme süresini.
sütlü filtre kahve mi yoksa sütsüz filtre kahveyi mi tercih edersin derseniz kesinlikle sütsüz, şekersiz filtre kahve derim.
sütlüsü veya şekerlisi damak tadıma pek uygun değil benim.
bir de mesela bu filtre kahvelerin yetiştiği ülkelere göre aromaları, tatları var. ben açıkçası bu aroma vs. işlerinden anlamıyorum ama brezilya kahvesi çok hoşuma gidiyor.
hatta marka da vereyim : ferro brezilya filtre kahve.
bu kahveyi de yeni keşfettim açıkçası, diğer filtre kahvelere oranla daha ekonomik hem de.
tadı nasıl diye soracak olursanız bence oldukça yumuşak bir tadı var, aromasını falan bilmiyorum ama.
daha önceleri kurukahveci mehmet efendi'nin kolombiya, brezilya ve etiyopya filtre kahvelerini denedim ancak pek hoşuma gitmedi onlar.
kolombiya oldukça sertti, brezilya'nın ise kömür gibi bir tadı vardı. etiyopya'yı ise neden sevmediğimi tam bilemiyorum ama sevemedim işte.
bunlara ek olarak artuk bey'in filtre kahvesini denedim. o bence fena değildi ama bir paketi 40 tl olduğu için maalesef devamlı içemedim.
tchibo'nun gold selection'ununu da denedim, o da yine fena değildi ancak biraz sertti.
bir de bazı zincir yerlerde filtre kahveler içtim starbucks, mcdonald's, kfc gibi yerlerde yani.
bilmiyorum artık damak tadım mı çok farklı yoksa kahvelerde mi bir sorun var ama bu üç yerden içtiğim kahvelerin hiç birini de beğenmedim. kfc ve mc donald's kahvelerine pek bir lafım yok çünkü burada satılan kahveler 1-2 liralık kahveler, bu sebeple pek bir şey beklememek lazım. benim gibi öğrenciler için buradaki kahveler.
ama starbucks, ayıptır be kardeşim. 10 lira para alıyorsun küçücük kahveden ve kömür gibi kahve veriyorsun millete.
bu sebeple zaten pek uğramadığım daha doğrusu uğrayamadığım starbucks'a da artık uğramama yemini ettim.
neyse bu kadar vedat milor'luk yeter. biraz da kahveyi nasıl yaptığımı söyleyeyim.
ha bu arada şunu da söylemeden geçmek istemiyorum, bana filtre kahve yapmayı sayın peneus öğretti. bu platformda kendisinden filtre kahve yapmayı öğrenene kadar hep yanlış yapıyordum kahveyi.
şimdi gelelim tarife:
not: bu tarif, 600 mililitrelik french press için geçerlidir.
malzemeler:
1 büyük demlik sıcak su
2 çorba kaşığı filtre kahve (bu miktarı isteğe bağlı olarak artırabilir veya azaltabilirsiniz ama ben bu ölçüde yapıyorum)
yapılışı:
ilk başta french pressimizi ısıtmamız gerekiyor bu sebeple öncelikle kaynar suyumuzu boş french presse dolduruyoruz.
1 dakika bekledikten sonra french pressin içindeki suyu boşaltıyoruz.
iki çorba kaşığı kahvemizi ekliyoruz.
kaynar suyumuzun kaynadıktan sonra 1 dakika bekletilmesi gerekmekte aksi halde kahvemiz yanar ve kömür gibi bir tadı olur.
kahvemizin üzerine suyumuzu yavaşça gezdirerek döküyoruz.
şimdi kahvenin en önemli kısmına geldik: demleme aşaması.
demleme süreniz kahvenizin içimini belirler. yumuşak içimli bir kahve istiyorsanız 4-5 dakika, ortami içimli bir kahve istiyorsanız 5-6 dakika; sert içimli bir kahve istiyorsanız 6-7 dakika demlemeniz gerekmekte.
ben yumuşak içimli sevdiği için 4-5 dakika aralığında bırakıyorum demleme süresini.
devamını gör...
140.
kahvenin her türlüsüne evet.*
bağımlısı değilim ama severim. bir yakınimden french pres istedim (benimki alır almaz kırıldı) * alırsa bağımlısı da olabilirim.
bağımlısı değilim ama severim. bir yakınimden french pres istedim (benimki alır almaz kırıldı) * alırsa bağımlısı da olabilirim.
devamını gör...