flavius belisarius (yazar)
başlık "bir bilen" tarafından 16.11.2020 22:39 tarihinde açılmıştır.
nickaltı sahibi yazar profili: flavius belisarius
301.
eski ve orijinal nicki bellerophontes'i eşrefoğlu süleyman beğ nickiyle değiştirmiş saygıdeğer bir sözlük yazarı, kandaşım.
devamını gör...
302.
has adam.sözlükte uzun zamandır tanıdığım ve sohbet ettiğim nadir yazarlardan .dün akşam sonunda yüzyüze geldik sohbet ettik,dertleştik. ve kıymetlisi milkşeyh ile o kadar çok yakışıyorlar ki anlatılmaz tahtalara vurup geçilir sadece nazar açısından. her iki kardeşime de hayatlarının kalanında mutluluklar diliyorum. iyi ki var sizin gibi gençler.varolun.
devamını gör...
303.
demli bağırtır.
devamını gör...
304.
lugano konusundaki anlaşmazlığımızı çözüme kavuşturmamıza o zamandan beri seviniyorum. öyle de güzel kavga etmiştik.
beşiktaş'ın bu sene lugano ile eşleşme şansı var mı acaba?
eğer eşleşme olursa kusura bakmıyorsun kardeşim. luganolu olduğumu biliyorsun bu sefer tolerans bekleyeceğim senden.
beşiktaş'ın bu sene lugano ile eşleşme şansı var mı acaba?
eğer eşleşme olursa kusura bakmıyorsun kardeşim. luganolu olduğumu biliyorsun bu sefer tolerans bekleyeceğim senden.
devamını gör...
305.
ben de neden seviyorum bu yazarı diyordum. meğer nick değiştirenler akımına türk gibi dalan eski bir tanıdıkmış.*
devamını gör...
306.
#3614372
yaaaaaaaa. ay öyle mi anlaşılıyor. şimdilik bilgim dahilinde olan bir aşk meşk işleri yok. açıklama yapayım da kısmetim kapanmasın… ahahahah
çok teşekkür ederim, güzel niyetler için de ayrıca.
güzel anacağınız bir gün olsun o zaman, niyet tabağını boş göndermek olmaz.
sevgiler.
yaaaaaaaa. ay öyle mi anlaşılıyor. şimdilik bilgim dahilinde olan bir aşk meşk işleri yok. açıklama yapayım da kısmetim kapanmasın… ahahahah
çok teşekkür ederim, güzel niyetler için de ayrıca.
güzel anacağınız bir gün olsun o zaman, niyet tabağını boş göndermek olmaz.
sevgiler.
devamını gör...
307.
#3620506
inşallah hocam inşallah,özellikle de o gabi için * *
pasör olarak cansu oynarsa,vargas gününde olursa ve ebrar da biraz daha iyi oynarsa yenmemiz içten bile değil.
inşallah hocam inşallah,özellikle de o gabi için * *
pasör olarak cansu oynarsa,vargas gününde olursa ve ebrar da biraz daha iyi oynarsa yenmemiz içten bile değil.
devamını gör...
308.
#3633893
john wick kalk lan büyüğün geldi:) yakıyorsun kardeşim.helal sana.
john wick kalk lan büyüğün geldi:) yakıyorsun kardeşim.helal sana.
devamını gör...
309.
#3633893
birazdan harmandalı oynayacak gibisin süleyman. alem yakışıklı görsün pozunu beğendim. filinta gibi olmuşsun.
birazdan harmandalı oynayacak gibisin süleyman. alem yakışıklı görsün pozunu beğendim. filinta gibi olmuşsun.
devamını gör...
310.
biraz sonra o kravat kafaya, o ceket de kemere takılacak.*
devamını gör...
311.
#3641346 ah be sülüman beg, seni anlıyorum ama şöyle de dağ gibi bir gerçekliğimiz var.
hepimiz cennete gitmek isteriz ama günahlarımız koy vermiyor.
hepimiz cennete gitmek isteriz ama günahlarımız koy vermiyor.
devamını gör...
312.
#3644301
beyoğlu'nda hatırlı dostlar ile ıslatacağız.
beyoğlu'nda hatırlı dostlar ile ıslatacağız.
devamını gör...
313.
#3644279 eyy sayın hocam. asıl ben çok sardım bugün. sena seman mıdır nedir, yazarlarla içmeye gitmeceler. biz burada çığlıklar tek başımıza aylardır yalnız içiyoz foto atıyoz yalnız içiyoz diye millet senle içmek için sıraya mı giriyor anlamadık.
tebrik ederiz. 2 milyon taze bitmiş sonra şeyederiz artık. ama asıl kapital zaten gönüllerde değil midir hocam? biz onun sarmacasını yaptık bugün!
yoksa şeyin dediği gibi şimdi hatırlamadım at hırsızı mıydı neydi her şey jokes and lies mıydı ne dediydi. bazı mevzular borçtan daha baki.
sevgiler saygılar. kalemine kuvvet yazar hocam!
tebrik ederiz. 2 milyon taze bitmiş sonra şeyederiz artık. ama asıl kapital zaten gönüllerde değil midir hocam? biz onun sarmacasını yaptık bugün!
yoksa şeyin dediği gibi şimdi hatırlamadım at hırsızı mıydı neydi her şey jokes and lies mıydı ne dediydi. bazı mevzular borçtan daha baki.
sevgiler saygılar. kalemine kuvvet yazar hocam!
devamını gör...
314.
(bkz: abi geç oldu yat istersen)
devamını gör...
315.
#3645125
hocam ben burada pjanic beşiktaşta iş yapmaz dediğim için linç yemiştim. kıskançlık yüzünden yapmıştım. o kadar kötü olacağını düşünmezdim. allah var. çok klas oyuncuydu. çok büyük hayal kırıklığıydı. falcao da öyle. falcao'dan bir drogba katkısı beklemiştim ben. olmadı.
hocam ben burada pjanic beşiktaşta iş yapmaz dediğim için linç yemiştim. kıskançlık yüzünden yapmıştım. o kadar kötü olacağını düşünmezdim. allah var. çok klas oyuncuydu. çok büyük hayal kırıklığıydı. falcao da öyle. falcao'dan bir drogba katkısı beklemiştim ben. olmadı.
devamını gör...
316.
umarım birgün karşılaşırız ve iki kadeh birşeyler içip, iki lafın belini kırarız.
selam olsun muhterem.
selam olsun muhterem.
devamını gör...
317.
noluyo lan?
devamını gör...
318.
gardaşım ters manyel operasyonum nihayete ulaşmak üzere sanırım. geçen hayal bile kurmamıza müsade etmiyorsun demiştin, aslında haklıydın da ama ben de evrensel enerji ters çalışıyor olur derim olmaz, olmaz derim olur.
o yüzden ben de bu şekilde hedefe ulaşma arzusundayım, ha son sözüm yine de gelmez diyorum*.
o yüzden ben de bu şekilde hedefe ulaşma arzusundayım, ha son sözüm yine de gelmez diyorum*.
devamını gör...
319.
acilen beşiktaş iletişim ve içim bölümüne tam yetkiyle işe başlamalı. *
devamını gör...
320.
#3650094
öncelikle ellerine sağlık eşref bey. emekli kuyruğundan geliyorum. ne bu sıcak yahu? kel başıma güneş geçecek. bende seni severim, bilirsin. yazı için çok teşekkür ederim. çünkü bir yerde herkes aynı fikirde olmamalı, aynı düşünmemeli. çünkü bu tür şeyler hep tartışmaya açıktır. nihayetinde senin asker-komuta durumun ile benimki farklı olabilir. bu yüzden ayrıca teşekkür ediyorum. kalıplara sıkışmamak gerek.
şimdi olaya gelirsek(uzun yazı yazmayı özlemişim) fatih’in senin ilk madde de saydıklarından farklı olarak en büyük hatası, emir-komuta zincirini bir alttakine salmasıdır. mesela doğu politikasıda böyledir. baktığımızda, düşüncesini elbette nokta atışı bilemeyiz ama muhtemelen “kurak” bir yer olduğunu düşündüğünden ikinci plana attı. çünkü fatih şunu diyor “avrupa ayaklanacak ve ilerleyecek. buna birkaç yüzyıl evvel bağdat’ı alarak karşılık verebilirdin, ama bugün öyle değil.” yani kafasında “imrendirme” duygusu yatıyor. doğuya bu sebeple ikinci kontrol noktası olarak bakıyor. işin özü, tamamen bakış açısıyla alakalı. bugün, bir zamanlar belki suriye sahası değilde italya çevresi elimizde olsaydı, daha farklı olabilirdik. ama şunu diyebilir miyiz? “fatih doğudaki sıçramayı göremedi” kısmen evet. kısmen diyorum, çünkü; fatih ne zamanki timur devletine haraç vermeyi reddetti, doğudakiler ayağını yorganına göre uzatmaya karar verdi. fatih’te buna güvenerek iş yaptı.
ikinci olarak, kale muhasarasında ve meydan savaşında modern topun ilk kullanımı fatih’e aittir. şimdi burada ilkel-modern durumu açmamıza gerek yok. az çok biliniyor zaten. ancak esinlenme olması daha mühim. mesela iskender lojistik durumunu babasından almıştır. direkt olarak babasını temel aldığını görüyoruz. bu fevkalade bir durum. yanı sıra fatih’in topları dökerken esinlenmesi toplar üzerine değil. bu konuda farklı görüşler var. bazısı antik araçlardan etkilendiğini söylüyor. kendi görüşüm de toplarla alakalı olmadığı yönünde. yani böyle olsa bile büyük bir başarı. ayrıca fatih’in istanbul’u surlardan hedeflemesinin bir sebebi var. fatih’in amacı almak değil, çağın artık değiştiğini göstermektir. ki zaten çağ açıp-kapatma derken bundan bahsediyoruz. artık doğu roma’nın o kudretli surları çağa ait değil. artık avrupa’nın çok güvendiği yapılar emniyette değil. fatih’in amacı bu zaten. ama tabii ki stratejik hataları var. eğer böyle bir olayı yönetiyorsak, olmakta zorunda. 1204’te ki olaydan fatih haberdar zaten. o da biliyor öyle girmeyi ama amacı bambaşka.
psikolojik olarak en büyük, dememdeki sebep: gemilerin yürütülmesi ve şahi top etkisi. mesela gemilerin karadan yürütülmesinin fiziki olarak herhangi bir etkisi yoktur diyebiliriz. ancak iş psikolojiye geldiği zaman, tamamen çöküntü. adamlar o psikolojiyle savaşmaktan fiziki çöküntü yaşıyor. üstelik fatih psikolojilerini düşürmek için surlardan saldırı düzenliyor. ama tabii ki karşıt fikir olacak. sonuçta bu tartışmaya açık bir mevzu. tabii bu olaylar çok derin, aşırı uzayacak diye girmiyorum ama anlıyorsun zaten.
aslında söylediğin kaçma olayı haçlı seferinde olan. şimdi haçlılar geliyor altın olan her numuneyi çalıyor. hatta kitap yakıldığı da biliniyor. bir çağdaş tarihçi vardı açıkçası adını anımsayamadım ama, bulursam alıntısını gireyim. hemen hemen “istanbul bu kadar kitap düşmanını bir arada ilk kez görüyor” gibisinden bir şey geçiyordu. bundan sonraki olay ise bayzedi’in kuşatmasıdır. bu dönemin kralı italya’ya gidip geliyor. bu esnada kalan eserleri de götürüyor. ilginç olanı bu eserler çoğunlukla müslüman alimlerin çevirileri. sokrates, tales gibilerin eserlerini avrupa umursamazken islam altın çağını yaşatanlar umursuyor. bu da tuhaf. yani fatih zamanı değil, daha önceleri demiş olduğun olay. bu zaten üç şekilde gerçekleşiyor, ikisi bu. fatih döneminde rönesans aydınları istanbul’u cazibe olarak görüyorlar. bu hepsi için geçerli değil, sonuçta italya’da mediciler hamilik yapıyor bunlara. aksi bir görüşte başları belaya girebilir. nihayetinde hepsi için değil ama en az o kadarı için bir cazibe idi.
işin özü, fatih’in tabii ki stratejik hataları var. ama dikkatli bakarsanız bu hataların hemen hepsi emir-komuta kısmından kaynaklı. yani fatih’in tek zaafı (bana göre) burası. yeteri kadar insiyatif alamamaktan.
farklı görüşler iyidir, diri tutar. seviliyorsun.
öncelikle ellerine sağlık eşref bey. emekli kuyruğundan geliyorum. ne bu sıcak yahu? kel başıma güneş geçecek. bende seni severim, bilirsin. yazı için çok teşekkür ederim. çünkü bir yerde herkes aynı fikirde olmamalı, aynı düşünmemeli. çünkü bu tür şeyler hep tartışmaya açıktır. nihayetinde senin asker-komuta durumun ile benimki farklı olabilir. bu yüzden ayrıca teşekkür ediyorum. kalıplara sıkışmamak gerek.
şimdi olaya gelirsek(uzun yazı yazmayı özlemişim) fatih’in senin ilk madde de saydıklarından farklı olarak en büyük hatası, emir-komuta zincirini bir alttakine salmasıdır. mesela doğu politikasıda böyledir. baktığımızda, düşüncesini elbette nokta atışı bilemeyiz ama muhtemelen “kurak” bir yer olduğunu düşündüğünden ikinci plana attı. çünkü fatih şunu diyor “avrupa ayaklanacak ve ilerleyecek. buna birkaç yüzyıl evvel bağdat’ı alarak karşılık verebilirdin, ama bugün öyle değil.” yani kafasında “imrendirme” duygusu yatıyor. doğuya bu sebeple ikinci kontrol noktası olarak bakıyor. işin özü, tamamen bakış açısıyla alakalı. bugün, bir zamanlar belki suriye sahası değilde italya çevresi elimizde olsaydı, daha farklı olabilirdik. ama şunu diyebilir miyiz? “fatih doğudaki sıçramayı göremedi” kısmen evet. kısmen diyorum, çünkü; fatih ne zamanki timur devletine haraç vermeyi reddetti, doğudakiler ayağını yorganına göre uzatmaya karar verdi. fatih’te buna güvenerek iş yaptı.
ikinci olarak, kale muhasarasında ve meydan savaşında modern topun ilk kullanımı fatih’e aittir. şimdi burada ilkel-modern durumu açmamıza gerek yok. az çok biliniyor zaten. ancak esinlenme olması daha mühim. mesela iskender lojistik durumunu babasından almıştır. direkt olarak babasını temel aldığını görüyoruz. bu fevkalade bir durum. yanı sıra fatih’in topları dökerken esinlenmesi toplar üzerine değil. bu konuda farklı görüşler var. bazısı antik araçlardan etkilendiğini söylüyor. kendi görüşüm de toplarla alakalı olmadığı yönünde. yani böyle olsa bile büyük bir başarı. ayrıca fatih’in istanbul’u surlardan hedeflemesinin bir sebebi var. fatih’in amacı almak değil, çağın artık değiştiğini göstermektir. ki zaten çağ açıp-kapatma derken bundan bahsediyoruz. artık doğu roma’nın o kudretli surları çağa ait değil. artık avrupa’nın çok güvendiği yapılar emniyette değil. fatih’in amacı bu zaten. ama tabii ki stratejik hataları var. eğer böyle bir olayı yönetiyorsak, olmakta zorunda. 1204’te ki olaydan fatih haberdar zaten. o da biliyor öyle girmeyi ama amacı bambaşka.
psikolojik olarak en büyük, dememdeki sebep: gemilerin yürütülmesi ve şahi top etkisi. mesela gemilerin karadan yürütülmesinin fiziki olarak herhangi bir etkisi yoktur diyebiliriz. ancak iş psikolojiye geldiği zaman, tamamen çöküntü. adamlar o psikolojiyle savaşmaktan fiziki çöküntü yaşıyor. üstelik fatih psikolojilerini düşürmek için surlardan saldırı düzenliyor. ama tabii ki karşıt fikir olacak. sonuçta bu tartışmaya açık bir mevzu. tabii bu olaylar çok derin, aşırı uzayacak diye girmiyorum ama anlıyorsun zaten.
aslında söylediğin kaçma olayı haçlı seferinde olan. şimdi haçlılar geliyor altın olan her numuneyi çalıyor. hatta kitap yakıldığı da biliniyor. bir çağdaş tarihçi vardı açıkçası adını anımsayamadım ama, bulursam alıntısını gireyim. hemen hemen “istanbul bu kadar kitap düşmanını bir arada ilk kez görüyor” gibisinden bir şey geçiyordu. bundan sonraki olay ise bayzedi’in kuşatmasıdır. bu dönemin kralı italya’ya gidip geliyor. bu esnada kalan eserleri de götürüyor. ilginç olanı bu eserler çoğunlukla müslüman alimlerin çevirileri. sokrates, tales gibilerin eserlerini avrupa umursamazken islam altın çağını yaşatanlar umursuyor. bu da tuhaf. yani fatih zamanı değil, daha önceleri demiş olduğun olay. bu zaten üç şekilde gerçekleşiyor, ikisi bu. fatih döneminde rönesans aydınları istanbul’u cazibe olarak görüyorlar. bu hepsi için geçerli değil, sonuçta italya’da mediciler hamilik yapıyor bunlara. aksi bir görüşte başları belaya girebilir. nihayetinde hepsi için değil ama en az o kadarı için bir cazibe idi.
işin özü, fatih’in tabii ki stratejik hataları var. ama dikkatli bakarsanız bu hataların hemen hepsi emir-komuta kısmından kaynaklı. yani fatih’in tek zaafı (bana göre) burası. yeteri kadar insiyatif alamamaktan.
farklı görüşler iyidir, diri tutar. seviliyorsun.
devamını gör...