521.
#3856565

lan meme ve pop üzerinden proloterya/sınıf mevzusu mu çıktı lan?

torbacısı kim acep.
devamını gör...
522.
#3856565

bunlar hep ameriganın oyunu yeğenim.
meme elbette siyasette olmalı ama sarkmamalı aşağı değil mi ?
devamını gör...
523.
güzel kadınlara hayran oluyor. beğendiği voleybolcular allah için güzel kadınlar. zevklerimiz örtüşüyor bazen ama şu simge konusunu bence biraz abartılı yaşıyor kardeşim.. bu adamın simge takıntısını asla anlayamayacağım. sence de biraz fazla abartmıyor musun kardeşim. yaaani, simge'den çok daha güzelleri varken üstelik..

nesi seni kendine çekiyor, bi ara üzerinde konuşalım. sevgiler.
devamını gör...
524.
eşrefson mış ya la..
devamını gör...
525.
selamlar, sevgiler ağalar/ağaliçeler. öncelikle bir toplu cevap verip, daha sonrasında dostomun sorduğu milyon dölarlık sorunun cevabını yazmak amacıyla bu satırları yazıyorum.

dün gece yazdığım şu entrymde; #3856565 bahsettiğim mevzu en az 2-3 sene önce görüp, hayal meyal hatırladığım bir başlık ve entry üzerineydi. konu meme yada gödüş ile alakalı diye hatırladım gece o saatte ancak; libido, seks, sekis pözisyönleri gibi bişi de olabilir. yazıldığını gördüğüm entryde ekonomi/enflasyon kaynaklı bir gönderme vardı diye hatırlıyorum ancak inanın tam net olarak ne olduğu hatırımda değil. sonrasında da zaten kapadım algılarımı, görmedim ne yazıldığını falan ve unuttum gitti.

gelelim dostomun #3856920 numaralı entrysine. bu cevabı senin nick6'ına özellikle yazmıyorum dostom çünkü konunun açıklanması tamamen benim karanlık dünyama bir yolculuk gibi olacak. simge sağın takıntımın bilimsel literatürde bir tanımı, açıklaması da var. ecnebiler buna the return of the repressed diyollağ. şimdi seninle ve kıymatlı sözlük yazarları ile bir yolculuğa çıkalım. biraz uzun olacak. yakın gözlüklerinizi hazırlayın.*

sene 2015
flavius bellerophus solomon belisarius beğ kardeşin; o zamanlar üniversite mezuniyetine hazırlık döneminde olan, tez yazımı ile uğraşan, istanbul'daki dar çevresinde müzikal yolculuklar ve keşifler yapmayı seven minimal bir dimağ. simge; miş miş isimli eserini yeni çıkarmış. ortalık miş miş de muş muş diye çalkalanıyor. her radyoda, kafede bu şarkı var. ve ben o zamanlar, yukarda da bahsettiğim üzere müzikal olarak yolculuklar, keşifler yapmayı seven bir minimal dimağım. björk, nick cave, beirut, bonobo. bunlar benim 4 kutsal elementim. bu 4 kutsal elementi sac ayağı almış, tarzdan tarza uçuyor kaçıyorum. jazz kültürümü genişletmeye, metal müzik dünyasının sırlarını ve sonsuz janralarını öğrenmeye, elektronik müzikten tat almaya, o dönemler hakim kültür olan hipster kültürden uzak durmaya çalışıyorum falan. arkadaşlarla barlarda hipsterlere söğüyoruz falan.

o dönemler; miş miş de muş muş diye şarkı mı olur lan kulağını silktiklerim diye isyanlarım falan da oluyor. hatta şimdi bakmaya da üşeniyorum ancak bununla ilgili mutlaka tweetlerim, yazılarım da olmuştur.

neyse; üniversite bitti. tezimi verdim, mezuniyet törenine katılmadım, ailemle bir tatile çıktım. tatil de full miş miş ile geçti. ve ben o tatilden sonra bir daha şirket kampları dışında tatile çıkamadım biliyor musun dostom. iş güç temelli fakat yanda başka sebepleri de olan, sürekli hayat ile güreşme/döğüş şeklinde yaşadım/yaşıyorum. neyse. tatilim bitti, iş aradım, bulamadım. izmir'de bir arkadaşımda 15-20 gün kaldım, orda iş kovaladım, bulamadım. en son baba evinde oturup pineklerken bir şekilde memleketin yerel tv'sinde işe girdim. 2 seneye kadar orada çalıştıktan sonra silkerim lan böyle düzeni, dayanamıyorum artık dedim ve askere gitmeye karar verdim.

2018 yılı mart celbinde; 370 kd. er olarak askerliğimi yapmak üzere kanaldan ayrıldım. şimdiki kadar uzun olmasa da yine epey bi uzun olan saçlarımı göz yaşları içinde kestirip birliğime teslim oldum. acemiliğim ankara, usta birliğim de kayseri'de idi. ve merak ettiğin sorunun cevabına bizi götürecek olan olaylar 2018 haziran ayında başladı.

o zamana kadar simge; yankı, üzülmedin mi gibi hitlerini de çıkarmış ancak ben kendi yankı odama o kadar gömülmüşüm ki inan haberim bile olmadı.

1 haziran 2018 tarihinde simge; ben bazen klibini yayınladı. her şey o klip ile başladı. ben gece nizamiye sorumlusu olduğumdan er gazinosu, içtima ve yemekler sonrası kantin muhabbetleri gibi şeylerden uzaktım. çünkü tertiplerim o aktivitelerle meşgulken ben uyuyordum. ancak haziran ayının sıradan bir günü, çarşı izni sonrası, görev saatimin başlamasını beklerken; ana tamir fabrikası, emniyet muhafız birliğinin er gazinosunda o kliple karşılaştım.

şimdi buraya kadar okuyan herkes; seksüel duygularım nedeniyle simge takıntımın başladığını düşünebilir. dürüst olacağım evet bunun da etkisi oldu. ancak en çok bastırılan duygum bu değildi. 5 aydır robotik bir düsturda, 100 kadar er, bir o kadar da astsubay/subay ile yaşayan bendeniz, şarkıda yer alan sözlere vurulmuştum.

ben bazen
gitmek istiyorum uzaklara
kaçmak istiyorum bu iklimden



sonrasında şarkıda yer alan droplar, nakarat arasındaki o çılgın kısım kanımı kaynatmaya başlamıştı. ve evet 5 aydır kadın bacağı görmeyen bünyemde de libidosal ve de seksüel bazı hareketlenmeler, uuuu beybi kıpırdanmalar oluşmuştu. askerlik boyunca bastırdığım bütün duygular; simge'nin ben bazen şarkısı ve klibi ile vücut bulmuştu.
bastırdığım duyguları sıralayacak ve özetleyecek olursam;
1- içinde bulunduğum absürt/mekanik/sıkıcı askerlik ortamı.
2-kaçma isteği.
3- onca erko ile beraber yaşarken kadın bacağına ve de bedenine; kısacası estetik bir şeyler görüp/dinlemeye duyduğum özlem.
4- libido.

sonrasında askerlik bitti, memlekete döndüm. kısa bir süre sonra istanbul'da iş buldum. hareketli yaşantım sırasındaki yıllarda ben bütün o simge hitlerini baştan keşfettim. yankı; o zamanlar yaşadığım bir aşk/flört durumu sonrası bünyemi ele geçirdi. üzülmedin mi; yine benzer bir süreçti. o zamanların çok detayına girmeyeceğim. ancak sadece o zamanlarki güzelliği ile değli, müziği ile de bayılmaya başladım kendisine. yeni girdiğim ilk iş yerinde, o zamanki patronum benim doğum günümde bütün ofisi simge konserine götürmüştü. sahnedeki o işvesi, cilvesi, enerjisi, sesi hepsi beni çok etkiledi. tüm şarkılarını ezbere bilir, simge dışında çok az şey dinleyebilir hale geldim. bir yılbaşı gecesi o dönemki kız arkadaşım ve annesini simge/hüsnü şenlendirici/kibariye/ümit besen'in arka arkaya çıktığı bir otel programına götürdüm. uzun yıllar boyunca sevinçlerimin, kederlerimin fon müziği olmuş idi simge.

ve ayrıca; henüz kendisine bu kadar estetik de yaptırmamıştı. çok duru bir güzelliği, alev gibi bir seksiliği vardı. bana son darbeyi ise bostancı gösteri merkezinde verdiği akustik konserin kayıtlarını yayınlayarak vurdu. ordan sonra tam anlamıyla meftun oldum.


ta ki; bir çok iş, sevgili, hobi vs değiştirip, 30'a varana kadar. kendi dönüşümümü tamamlamıştım. o sırada simge kötü müzikal işler ve kötü estetikler ile yavaş yavaş benden uzaklaşana kadar. o süreçte önümüz yaz, sevmek yüzünden gibi işler de yaptı. ancak sırasıyla; gizem örge, saliha şahin ve son büyük aşkım julia szczurowska ile tanıştıkça uzaklaştım. halen daha akustik konserini açar izlerim. evde tek başıma alkol alırken kliplerini izler, o yıllara bir giderim. ancak eskisi gibi değil artık hiç bişi. sözlükteki simge sağın başlığına dadanmalarım işte hep o gecelerin eseri.

seviyorum. halen daha çok seviyorum. ancak artık sadece onu sevmiyorum.

saygılar.

edit: akşam, iş çıkışı beşiktaş-fenerbahçe medicana maçına gideceğim. geçen hafta vakıfbank maçının son 4-5 sayısında; yağmur altında kalabalığa kalmamak için erken çıkmıştım. dedim zaten maç gitti, dönmez burdan. bari dedim kalabalığa kalmayayım.
dönüş yolculuğunda julia szczurowska yengenizin benim bulunduğum tribüne kadar çıkıp foto çektirdiği videoyu görüp kahrolmuştum. bu entry vesilesi ile; salavat zinciri başlatıyorum. herkes kendi meşrebince dua etsin, salavat getirsin, istavroz çıkarsın, güneşi selamlasın, ayin yapsın falan bişiler yapsın elden ele beni juliama kavuşturun, bir küçücük fotoğraf çektirmek nasib olsun asşldkas herkeşlere teşekkürler, öberim.
devamını gör...
526.
#3857035 bunu okuyabileceğimizi düşünmedin inşallah. özeti varsa özelden iletirsen sevinirim.

sevgiler..
devamını gör...
527.
gereksiz popüler birisi. maximus karşısına çıksa arenanın bodrumuna saklanır. bildiğin çakma romalı bu ya.

şaka şaka. severis.
çok sıkılıyom hadi lennie yi gömelim.
devamını gör...
528.

#3857067 okuma yok, yazma yok, tenbellik desen almış yürümüş. ben bıraktım kendi haline.*


öz abisi bile '' kak kız çay ver '' harici muhatap almıyormuş.
devamını gör...
529.
buradayım ve görüyorum. biliyorsunuz değil mi?
devamını gör...
530.
#3857035

devamını gör...
531.
#3857035
hepsini okudum. okumaya üşenenlere özet geçeyim hayrına.

miş miş diye şarkımı olur alüminyumla başlayıp. bol apış arası ve ayak kokulu askerlik anıları arasında libidonun da etkisiyle " ben bazen gitmek istiyorum uzaklara " sözleri ve tabii ki simgenin fiziği etkiler beğimizi.

hikayenin geri kalanını bu nickaltına gelenler zaten bileceklerdir.
devamını gör...
532.
#3857365 şanslı çocuk.. sevdiği bütün voleybolcularla fotoğrafı olacak bu gidişle. belki de olmuştur.. nicelerine inşallah kardeşim..
çok güzel fotoğraf.
devamını gör...
533.
#3857365
lütfen yarın buluşalım ya. anlatmayla anlaşılamaz bu koku. bi fırt koklamak istiyorum…
devamını gör...
534.
yeni mahlası hayırlı olsun dediğim adam gibi adam yazar.

ancak benim gönlümde hep eşrefoğlu süleyman beğ olarak kalacaktır.
devamını gör...
535.
hain ya. çok kötü birisi... #3859187 seni hiç sevmiyorum flavius. söylediğin tüm versusları yaşarken bulursun umarım kendini. pü.
devamını gör...
536.
#3859227 şu tanımdaki lenniesavar yakıştırmasına 8 oy hakkım olsa 8 ini de basarım. evet lennie-siz sözlük hakkımız huzur istiyoruz.asşşlşkşljlkhlk
devamını gör...
537.
#3859227 #3859233

ben de huzur istiyorum. ne yapacağız?
devamını gör...
538.
#3859471
güneş'e en yakın olduğu noktayla ondan en uzak olduğu nokta arasındaki fark yaklaşık 5 milyon km. yazıda kastedilen şu; değil 1 mm, zaten 5 milyon km'lik bir yaklaşıp uzaklaşma payımız var.

benim hesabımdaki yaklaşık 1,5 milyon km, farklı bir olasılığı anlatıyor. yaklaşıp uzaklaşmanın bir ortalamasını alıyoruz, 149,6 milyon km olan şey bu ortalama uzaklık. diyelim ki sabit bir sayı bu, yaklaşmadan uzaklaşmadan böyle dolanıyoruz güneş etrafında. bunun %1'i kadar daha yaklaşmak, yörüngemizin küçülmesi anlamına geliyor. işte o zaman da tanımdaki olasılıklarla karşılaşmış oluyoruz.

tanıma eklesem görmeyebilirdin diye buradan yazayım dedim (:
devamını gör...
539.
spor sever fanatik değil
böyle adam beşikyaşlı da olsa fenerli de olsa candır fjfj
güzel avrat ve zağros eşşeği noktasında aynı cephedeyiz kendisiylen
devamını gör...
540.
sözlüğün en hızlı nick değiştiren ve renkli yazarı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"flavius belisarius (yazar)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim