181.
arkadaşım oyuncak ayılarının gözlerinde kamera vardır diye hep ters koyuyor.
devamını gör...
182.
(bkz: porselen bebekler)
annabelle'den de önce vardı.
annabelle'den de önce vardı.
devamını gör...
183.
cemiyet dünyasının zengin kadınlarının pişti olma fobisi. binlerce lira veya dolar ödeyerek büyük bir dikkat ve itina ile aldıkları elbiseleri aynı ortamda başka bir hemcinsinin üzerinde görmekten dolayı endişe taşımaları. demek oluyor ki zenginin derdi de bir başka oluyormuş.
devamını gör...
184.
kadife kumaşa dokunamam. aynalı odada aynayı kapatmadan uyuyamam.
devamını gör...
185.
devamını gör...
186.
bence fobi değil ama yolda yürürken tanımadığım insanlarla hizalanmayı sevmiyorum. fark edince bir adım beklerim ya da hızlanırım..
devamını gör...
187.
(bkz: selakofobi) - yani aslında "mantıklı" bir fobi olabilse de, tarihte köpek balığı saldırısı olduğunu duymadığım denizlerde yüzen biri olarak böyle bir fobiye sahip olmam tuhaf. bu "salakofobim" yüzünden denizlerde rahat rahat açılamam; açılabilirim ama işte açılınca aklıma bir film serisinden sahneler geldiğinden rahat edemem. bu fobimin tek suçlusu jaws filmleri...
devamını gör...
188.
uzun yolda giderken karşı şeritten gelen araba, otobüs, taksi, kamyon, jip yuvarlana vuvarlana gelip de töbe bismillah yazarken morgluk oldum sanki omuzlarım üşüdü, hoffff!
devamını gör...