41.
er ya da geç tecelli edecek olandır. kimine göre ilahidir, kimine göre karmadır, kimine göre evrendir, cosmosdur...
yalnız minik bir konu var ki asla sekmez.
mesela;
bir işle alakalı zamanında ünlü bir gasteciyle iş toplantısındayız. o zamanlar milliyetçi duygulara oynayarak pirim yapma derdindeydi kendisi. sonradan ortaya çıktı ki fonlanan bir maşaymış. şimdilerde eski kankalarıyla 300-500 izlenmeli yt vidyoları yapmaya çalışıyor.
neyse, bu çakal gasteci meslekten olmayan bir vatandaşı toplantıya getirmiş, o zamanlar çıkardığım ve ezbere bildiğim hesaplarla bundan görüş alacaklar; sözde...
gözümüzün önünde oraya buraya telefon etmeler, bir acayip tripler, -bilenler bilir- "bir inşaat teli kaç gram?" tarzı sorularla bir tek yüzüme karşı hırsız demediği kalmış.
gram mı?...
sporcuyum neyse ki, onun verdiği kontrol ile kendimi tutup gerekli konuşmayı yapıp oradan ayrıldım. sadece yüzüne karşı şunu dediğimi hatırlıyorum "sen benim işimi kırmaya kalktın inşallah senin de bir yerin kırılmaz". haberi geldi bir meseleye karışmış bacağı bilekten, dizden ve uyluktan kırılmış. yalan yok denk getirmenin hesaplarını yaparken aldım bu haberi.
gasteci parçasına bulaşmama gerek bile kalmadı, gırtlağını sıktılar... kendi iddiasıdır.
başka bir olay;
zamanında hiç beklemediğim ve yakın bildiğim tanıdıktan şöyle esaslı bir kazık yemiştim. arada çok değer verdiğim tanıdıklarım olduğu için "hata bende önlem almadım" deyip devam ettim ama insanız, canımın çok sıkıldığı bir zamanda "inşallah sıçmaya hasret gidersin" diye yollamıştım mesajı ilgili birime.
ilgili birim gereğini yaptı, bahsi geçen vatandaş iki sene hacetini alet edevata mahkum giderdi ve sonunda teslim etti emanetini.
yani;
şimdilerde görüyorum ki bitmeye namzet ve nadiren girdiğim işbu sözlükte bağzıları günah çıkarma peşinde...
ben kendi hesabıma düşen kısmı affettim havaleyi de yaptım ama daha o hakların bir sahibi var.
dua edin de gücenmemiş olsun.
kimleri ve neleri gördü bu gözler...
yalnız minik bir konu var ki asla sekmez.
mesela;
bir işle alakalı zamanında ünlü bir gasteciyle iş toplantısındayız. o zamanlar milliyetçi duygulara oynayarak pirim yapma derdindeydi kendisi. sonradan ortaya çıktı ki fonlanan bir maşaymış. şimdilerde eski kankalarıyla 300-500 izlenmeli yt vidyoları yapmaya çalışıyor.
neyse, bu çakal gasteci meslekten olmayan bir vatandaşı toplantıya getirmiş, o zamanlar çıkardığım ve ezbere bildiğim hesaplarla bundan görüş alacaklar; sözde...
gözümüzün önünde oraya buraya telefon etmeler, bir acayip tripler, -bilenler bilir- "bir inşaat teli kaç gram?" tarzı sorularla bir tek yüzüme karşı hırsız demediği kalmış.
gram mı?...
sporcuyum neyse ki, onun verdiği kontrol ile kendimi tutup gerekli konuşmayı yapıp oradan ayrıldım. sadece yüzüne karşı şunu dediğimi hatırlıyorum "sen benim işimi kırmaya kalktın inşallah senin de bir yerin kırılmaz". haberi geldi bir meseleye karışmış bacağı bilekten, dizden ve uyluktan kırılmış. yalan yok denk getirmenin hesaplarını yaparken aldım bu haberi.
gasteci parçasına bulaşmama gerek bile kalmadı, gırtlağını sıktılar... kendi iddiasıdır.
başka bir olay;
zamanında hiç beklemediğim ve yakın bildiğim tanıdıktan şöyle esaslı bir kazık yemiştim. arada çok değer verdiğim tanıdıklarım olduğu için "hata bende önlem almadım" deyip devam ettim ama insanız, canımın çok sıkıldığı bir zamanda "inşallah sıçmaya hasret gidersin" diye yollamıştım mesajı ilgili birime.
ilgili birim gereğini yaptı, bahsi geçen vatandaş iki sene hacetini alet edevata mahkum giderdi ve sonunda teslim etti emanetini.
yani;
şimdilerde görüyorum ki bitmeye namzet ve nadiren girdiğim işbu sözlükte bağzıları günah çıkarma peşinde...
ben kendi hesabıma düşen kısmı affettim havaleyi de yaptım ama daha o hakların bir sahibi var.
dua edin de gücenmemiş olsun.
kimleri ve neleri gördü bu gözler...
devamını gör...
42.
her nedense "bazı çocuklar ingiltere'de avusturya'da binbir kontrollü servisleriyle okullarina giderken neden dünyanın bazı yerlerindeki çocuklar tecavüze uğruyor veya savaşlarda ağızlarından burunlarindan kan geliyor?" sorusunun cevabını veremeyen adalet.
yardım etmektense video kaydı alıp mağdur edebiyatından beslenen oç nu es gecersek ben neden bı savaşta yara almış iki "3" yaşlarında çocuğun "parmağım çok kanadı"demesine göz yummak zorundayım?
k. bakmayın. s..erim sizin adaletinizi .
ki bu adalet denilen şey bana da uğramadı. akran zorbalığı da gördüm ailevi sorunda yokluk da taciz de.
günübirlik boktan meselelerin için adaletten bahsediyorsun ya hani. bir düşün bakalım sence adalet var mi.
yardım etmektense video kaydı alıp mağdur edebiyatından beslenen oç nu es gecersek ben neden bı savaşta yara almış iki "3" yaşlarında çocuğun "parmağım çok kanadı"demesine göz yummak zorundayım?
k. bakmayın. s..erim sizin adaletinizi .
ki bu adalet denilen şey bana da uğramadı. akran zorbalığı da gördüm ailevi sorunda yokluk da taciz de.
günübirlik boktan meselelerin için adaletten bahsediyorsun ya hani. bir düşün bakalım sence adalet var mi.
devamını gör...