#ödüllü filmler
gerilim / kara film
8.2 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

sınıf farklılıklarını büyük bir ustalıkla işleyen, başta eğlenceli olsa da sonra kara komediye dönüp ciddileşen 2019 güney kore yapımı bir filmdir. oscar'a 6 dalda aday olup 4 ödül kazanmıştır.

edit: dün* ikinci kez izlemişken bugün ayrıntılı inceleyeyim dedim.
film, ilk yarısında gayet keyifli ilerlerken ilk yarıdan sonra gerilim türünde devam ediyor. evet, filmin ana konusu proletarya-burjuva çatışması. proletaryanın burjuva sınıfında yer edinmeye çalışması yani türlü oyunlarla işe girmeye çalışmasıyla başlıyor film. bunun için başkalarının kendi işlerinden olmasına neden oluyorlar. burada, insanın çıkarları için ve biraz güç elde ettiklerinde kendisine benzeyen (proletarya sınıfından) kişileri empati yapabilecekken yapmayıp ezdiğine şahitlik ediyoruz.

elbette türlü oyunlarla eve giren aile, bazı olaylar sonrasında o çıktıkları merdivenleri birer birer inerek kendi evlerine ulaşıyorlar. buradaki merdiven de o üstteki-alttaki'ni simgeliyor.

burada burjuva sınıfı acımasızdan ziyade melek gibi aktarılmış. ki gerçekten de evin annesi saf, herkesin her dediğine inanabilecek ve iyi niyetli bir kadın.

bu filmden anlıyoruz ki proletarya ne kadar plan kurarsa kursun bu planlar burjuva sınıfına göre işliyor ya da işlemiyor. sahip oldukları koku bile onları ele verebiliyor. işte bu yüzden "bir plan yaparsan hayat o planı hep bozar".
devamını gör...
izledikten sonra oscar alan film olamayacağını düşündüğüm için defalarca doğru film mi acaba diye kontrol etmeme sebep olmuş izleyiciyi salak yerine koyan başarısız bir film
devamını gör...
finalinin gerçeküstülüğü dışında pek de bir falsosu olmayan, oldukça klişe konusuna rağmen dikkat çekici kalabilerek başarılı olan film. oscar'ı hak etti mi bilinmez ama rakiplerinin de pek başarılı filmler olmadığı ortada.
devamını gör...
oscarı sonuna kadar hak eden başarılı filmdir. hatta oscar bu filmi hak etmiş diye düşünmeden edemedim.
bu kadar dengeli bir film yapmak gerçekten imkansıza yakın.
filmde bir kesimi tutamıyorsunuz çünkü hep bir yamuğu çıkıyor.
filmde yönetmenin bize verdiği her ipucu bir şekilde bir sonuca (mantıklı şekilde) bağlanıyor.
film boktan fakir bir evde wifi arayışıyla başlıyor .
zengin bir evde mors alfabesiyle bitiyor.
güzel filmdi sonuna kadar hak etmiş oscarı.
devamını gör...
hikayesi harika olmayan film. sınıf farklılıklarını da hep söylendiği gibi ustaca işlememiş bana kalırsa. gerçekçi değil ve neredeyse fantastiğe kaçıyor birçok sahnesi. fakat detaylar hoş ve çekimler harika. hani bazı yiyecekler olur, yediğinde hoşuna gitmez ama sonra tekrar denemek istersin. tekrar tekrar denersin en sonunda seversin. bu filmi de izledim, neden izledim ki dedim, gerilim filmi olmamasına rağmen çok germişti çünkü. şimdi bir daha izlemek istiyorum, monosodyum glutamat etkisi yaptı bende. özellikle o zili çalmadan önceki sahnenin renkleri, kameranın açısı falan bilemiyorum altan. bence bayağı iyi.
--! spoiler !--

karakterlerin isimlerini hatırlamıyorum ama baba olan karakterle ilgili annenin bir sorun oldu mu hamam böceği gibi kaçar dediği sahnede kadına kızmıştım. ama adam harbiden de zengin adamı bıçakladı ve sonra da kızının cesedi bile soğumamışken tıpkı bir böcek gibi kaçtı ortamdan. ve o kaçış sahnesini öyle bir çekmişler ki gerçekten bir böceğin kayboluşunu izliyorsun sanki. sonra o şeftali alerjisi olan kadına kurdukları komplo da amaca ulaşmak için önemsiz bir araç gibi ama filmdeki en ilginç şeylerden biriydi. yönetmenin üniversitede arkadaşının şeftali alerjisi varmış sanırım, bu fikir aklına oradan gelmiş. böyle okumuştum bir yerde.

--! spoiler !--

ya mesela günlük hayatta birinin saçma bir davranışını görürsün ya da biri bir laf söyler komik olur ya da bir cümle sende bir çağrışım yapar ve bunların hepsi bir anda kafanda bir hikayenin parçası olur, bunu kesinlikle yazmalıyım dersin. ya da filmini çeksem şöyle yapardım dersin. demez misin? ben diyorum. bu film de biraz öyle gibi geldi bana. yani overrated değil bence.
devamını gör...
hem oscar'da hem cannes'da en iyi film ödülü alan tarihin gelmiş geçmiş en abartılan, balon filmi. yeşilçam filmlerinden alışık olduğumuz tanrının sihirli eli olarakta nitelendirilebilen, deus ex machina yani mantık çerçevesinde açıklanamayacak olayların senaryoya yedirilmesi durumunu, ziyadesiyle abartmış bir yapım. anlatılan somut bir olguyu, mantık sınırlarını zorlayan bir seviyede anlattığı için de vermeye çalıştığı 'sahte' fakir edebiyatı mesajını, verememiştir.
devamını gör...
oscar ödüllü güney kore filmi. nasıl anlatsam bilemiyorum. sanki zenginlerle fakirlerin yaşam tarzını karşılaştırmalı olarak anlatan bir senaryosu vardı. çok net mesajlar verdiğini düşünmüyorum. kurgu olarak kendini izlettiriyor ama tekrar izler misin derseniz izlemem. oscarı da hak ettiğini düşünmüyorum.
devamını gör...
çok etkilendiğim bir film oldu. evet çok rahatsız olduğum sahneler oldu, gerildim ama en çok insanoğlunun doyumsuzluğuna kızdım. elindeki ile yetinmemesine. arsızlığına. başkalarının alanlarına girmelerine, sınıfsal farklılıklara.. asalak gibi yaşayanlara. bence dolu dolu bir filmdi.
devamını gör...
bence gayet başarılıydı. oscar'ıda fazla abartmamak gerekiyor. hep kendi kendilerine ödül verecek değiller, başka ülkelere de bir göz atıp fırsat vermeleri çok doğru bir karar olmuş. sinema hollywood'tan ibaret değil çünkü.
filme gelecek olursak beni tatmin etti doğrusu. başından beri sürükleyiciydi ailenin samimiyetiyle, çaresizlik duygusunu çok göze batırmadan kolay bir anlatımla ifade etmişler. verilen mesaj en yalın haliyle izleyiciye ulaşmış. sadece son sahneler sanki bir yerlere bağlama zorunluluğundan biraz aceleye gelmiş ve filmin akışı içinde yapay durmuş. sonu için daha etkileyici bir dokunuş söz konusu olabilirdi.
devamını gör...
senaristin hem çok zenginlerden hem de en fakirlerden nefret ettiği film.


"nasıl bir plan hiç başarısız olmaz, biliyor musun ki-woo? plansız olmak. plan yapmamak. neden biliyor musun peki?
bir plan yaparsan, hayat o planını hep bozar.
etrafımıza bak."geceyi spor salonunda geçirelim!" diye mi düşündü sence buradakiler?
ama bak biz de dahil herkes yerde yatıyor. işte insanlar bu yüzden plan yapmamalı. plan olmadığı sürece hiçbir şey ters gitmez."


neyse ki hayatın beni, bir önceki gün planlarla dolu iken, bir sonraki gün her şeyi yeni baştan yazmak zorunda bırakmışlığı var, o yüzden hiç teklemeden yeni akışa geçebiliyorum. aklımda yer edenler..
devamını gör...
öyle fuları boynunda monşer bir izleyici değilim ama başıma bir şey gelmeyecekse filme öyle bayıldım diyemem. kötü değil elbette hatta ortalamadan da iyi ama asla bir başyapıt değil.
devamını gör...
izlerken kiminin hoşuna giden bir durumun başka birinin felaketi olabileceğini tekrar gördüğüm film. mesela yağmur yağdığında zenginler hava temizlendi oh mis gibi derken fakirlerin evini su basıyor. filmde sınıfsal farklılıklar insanı oldukça irite ediyor.unutamadığım sahnelerden biri de zenginlerin her zaman kibar olduğu repliğinin geçtiği sahne.
devamını gör...
izlemeden önce ne fragmanına bakmıştım (gerçi spoiler yok fragmanda)ne de konusunu okumuştum. iyiki de yapmamışım çünkü içimden geçti. hiçbir beklenti olmadan hayatımın en iyi filmini izlemiş olabilirim. yine de beklentiyi arttırmayayım ama bu koreliler film-dizi piyasasından harbiden anlıyorlar. asian shaming de olmasa daha iyi yerlere gelirler.
devamını gör...
özetle; zengin bir ailenin özel öğretmen, şoför, hizmetçi gibi çalışanlarının yerine yoksul, eğitimsiz bir aile geçiyor. yoksul aile bunu zengin aileye fark ettirmeden, planlı bir şekilde yapıyor ve aile üyeleri birbirini tanımıyormuş gibi davranıyor. ilginç bir film, izlenebilir.
devamını gör...
güzel ama baştaki tanımda da yazıldığı gibi tekrar izlenmez. güney kore de geçen ,toplumsal sınıf farkını iki aile arasında ki olaylar dizisiyle gösteren film. çerezlik
filmdir. izlenip geçilebilir.
devamını gör...
oscar ödüllü olarak bakınca hak ediyor muydu, kendi açımdan kurgusu açısından güzel bir filmdi ama çok da ödüllük bir film olduğunu düşünmüyorum. kendi halinde bir kore filmi olarak bakarsam da sanırım öyle bakılmaya daha müsait bir film. fazla beklentiye kapılmaz ve günü geçirmek için bir film izlemeliyim düşüncesinde olursanız; 10 üzerinden 6 puan verir ve olayı noktalarım.
devamını gör...
2019 güney kore yapımı film. oskarları silip süpürmüştür. en iyi senaryo dalında da oskar verilen filme bir bakalım; ben senaryoya bir şerh düşeyim.

filmi orijinal dilinde, türkçe altyazı ile izlemiştim. dublajı var mı bilmiyorum. bu kore dili konuşma yapısı ilğinç. filmi izlerken, bir sonraki sahnede sevişecekler mi? dövüşecekler mi? belli değil.

konusu; zengin bir ailenin yanında çalışan bir hizmetçi, ailenin kızına özel ders vermek için gelen fakir bir ailenin oğlu. olaylar aslında bu üç merkez etrafında şekillenir. senaryoya şerh düşeceğim demiştim. film tam bir zengin güzellemesi yapıyor. fakir aile ve hizmetçi birer parazit, zengin aile ise masum olarak aktarılmış. nasıl oluyorda bu film, en iyi senaryo oskarı alıyor anlamış değilim. iyi film evet ama doğru bir film değil. bu bizim sinemamızda da yapılmıştır. şener şen’in oyunculuğunun devleştiği “züğürt ağa” filminde de bir ağa güzellemesi yapılır. iyi filmdir ama ağalığı övmek nedir ya? filmi izleyen herkes, ağanın durumuna üzülmüştü.

parazit filmine kara komedi tarzı deniyor ama, bence bu yapıya uzak ama dediğim gibi iyi filmdir. öneririm.
devamını gör...
bence psikolojik çözümlemeleri çok iyi olan film.

film 3 aileyi konu alıyor; zengin aile, ailenin kızına ders veren oğlumuzun familyası ve evde çalışan hizmetçi ablamızın ailesi.

film ağır ilerlese de tahmin edilemezlik barındırdığı için izleyiciyi kopmadan içinde tutmayı başarıyor.

film garibanın her yerde gariban olduğunu gösteriyor. para her şeydir romalılar!
devamını gör...
ilk defa amerika birleşik devletleri dışından bir ülkenin en iyi film ve en iyi yönetmen ödüllerini almasının nedenidir parazit.
güney kore sinemasının en güzel tarafı sizi şu an güldürebiliyorsa,1 saniye sonra ağlatabiliyor. bunun birçok güzel örneği var filmlerinde
*
yönetmenliğini bong joon ho'nun yaptığı 2019 yapımı filmde oyuncular ; song kang-ho, woo-sik choi, park so-dam.
filmin orjinal ismi ise; gisaengchung
eğer bir trajediye gülebiliyorsanız bu onu kara mizah yapar...

bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen...


film sınıfsal farkı anlatmaya çalışıyor.. bu sınıfsal farkı anlatmak için banjiha kullanılmış.

banjiha: 1968 yılında kuzey ve güney kore arasında inanılmaz bir gerginlik yaşanıyor. bu gerginlik üzerine ha savaş patladı ha patlamadı derken güney kore az katlı apartmanlar yapıyor ve bunların bodrumlarını sığınak olarak kullanma kararı alıyor. daha doğrusu apartman yapmak isteyenlere böyle bir şart koşuyor. başlangıçta bunlarda oturmak veya kiralamak yasak. ama 80'lerde öyle bir konut krizi yaşanıyor ki, banjiha mecburen birer alternatif barınma yeri haline geliyor. bu küflü, rutubetli güneş görmeyen sığınaklarda binlerce aile yaşıyor. bu ailelerden biride kim ailesi...

başlangıçta sempati duyduğumuz bu aile zaman ilerledikçe dirençli bir bakteri gibi arsızlaşacak ve soydan gelme zengin olan, başlangıçta antipatik gelen park ailesinin hayatına nüfuz edecek. kim ailesinin doyumsuzluğu ve açgözlülüğü bizi onlardan uzaklaştıracaktır.
bu park ailesinin evinde de bir sığınak vardır. ama kim ailesinin banjiha'sına benzememektedir. devasa bir sığınak... öyle ki kanundan kaçan üçüncü bir aile neredeyse yıllarca kimse fark etmeden burada yaşamıştır.

aslında bu evde herkes parazittir. park ailesinin bireyleri, kendileri yapmaları gereken işlerin sorumluluğunu yardımcılarına yıkarak sömürür... diğer iki aile ise hem birbirlerini hem de park ailesinin varlığını sömürür...
filmin sonlarına doğru komedi unsurları da bizi terk ediyor.
baba park; yanlarında çalışan insanlarla ilgili oldukça aşağılayıcı tiksindirici ifadeler kullanırken ,masa altına saklanmış baba kim'in bunu duyması, bu aşağılanma duygusu ile aslında oraya ait olmadığını fark etmesi ile bir başkaldırı başlayacaktır.
film artık gerilime evriliyor...
filmin sonunda ise birinin kızı yerde ölürken; diğerinin bayılan oğlunu hastaneye götürmek istemesi ile verdiği emirler, gerilimi doruk noktasına çıkarıyor.
ben sevdim tavsiye ederim.

bong joon ho'nun yönetmenliğini yaptığı, daha iyi bir film için; (bkz: mother) 2009
devamını gör...
sanatsal açıdan ve oyunculuk performansları olarak çok iyi bir iş çıkaran film
güney kore sinemasını pek bilmeyen izleyiciler için bazı sahneler abartı gelebilir ama film zaten traji-komik olduğundan bunlar çok göze batmıyor
o kadar ince düşünülmüş ve hayatın içinden olabilecek sahneleri var ki (özellikle koku ve çadır olayı) filme hayranlığı onlar arttırıyor
baştan sona anlatılmak istenen şey çok güzel resmedilmiş
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"parasite (film)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim