1.
2.
mesleğe polis muhabiri olarak başlamış. evinin bir odasını da telsiz odasına çevirmiş. polis telsizinden anons düşer düşmez soluğu olay mahallinde alırmış.
devamını gör...
3.
akıllarda özellikle a takımı adlı programı ve şapkasıyla kalmış olan televizyoncu, muhabir ve gazeteci.
devamını gör...
4.
ıyi bir gazeteciydi. geceleri hastanelere gizlice girip hastanelerin halini gösterirdi.
devamını gör...
5.
2013 yılında kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden televizyoncu, muhabir, gazeteci ve senaryo yazarıdır.
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devrimci gençlik yıllarından sonra polis muhabiri olarak görev yapan ve bu işi de gayet iyi başaran savaş ay daha sonra uzun süren hazırlayıp sunduğu a takımı programı ile televizyonda boy göstermiştir. savaş ay bir zamanlar televizyon ekranlarını en çok izlenen programlarından biri olan a takımı’nı “ zıpkın gibi, fişek gibi bir programa hoşgeldiniz” şeklinde açardı.

program belli bir zaman sonra eski kalitesini yitirmeye ve polemik ve kavgalarla dolu bir programa dönüşmeye başladı. savaş ay bu dönemlerde ortalığın kızışması için meydan hazırlayıp daha sonra da “yapmayın, etmeyin” diyerek ortalığı yatıştırmaya çalışırdı.
savaş ay bir dönem senarist ve yönetmenlik de yaptı. 2001 yılında yazıp yönettiği ve çok önemli oyuncuların da oynadığı dansöz isimli bir film çekti. film o kadar kötüydü ki filmde oynayan büyük oyuncular bile filmi kurtaramadı.

bu filmden sonra şeytan torbası isimle bir film senaryosu daha yazan savaş ay cem yılmaz’ın hokkabaz filminde senaryosunu çaldığını iddia ederek ortalığı birbirine katsa da yardımcılığını yapan ve senaryoyu birlikte yazdığı kıvanç baruönü tarafından yalanlanınca bu iddia da film de rafa kalktı.
benim aklımda kalan olay ise çok daha magazine dair bir olaydır. dansöz filminde birlikte çalıştığı beyazıt öztürk’ün beyaz show programına konuk olarak katıldığı bölümde bir kadın canlı telefon bağlantısı ile yayın bağlandı. savaş ay ile görüşmek isteyen kadına beyazıt öztürk her zamanki gibi soğuk bir espiri yaparak “ savaş abiyi kimseyle görüştürmüyoruz, yemeğini suyunu veriyoruz sadece” deyince kadın “ o, o kadar bile insan değil’ dedi. ve apar topar yayından alınan kadından sonra savaş ay uzun süre suratı asık bir şekilde oturdu programda. hep merak eder dururum acaba o kadın kimdi ve aralarında ne geçmişti?
devamını gör...
6.
zamanında mine çayıroğlu, lerzan mutlu, esra eron gibi kişilerle yaptığı röportajları okusanız gülmekten yerlere yatarsınız. bu tarz insanlar kendilerini çok kültürlü, akıllı sanar. merak etmeyin günümüz ünlü kezbanları ve kaslı kroları bile onlardan farksız değil
devamını gör...
7.
türk sanat müziği sanatçısı şükran ay'ın oğludur. 2000'lerdeki a takımı programlarının sonlarına dek iyi bir gazateci ve muhabir olmuştur. son dönemde rating kaygısı ile polemikler kavgalar artınca a takımı da çirkef bir program haline gelmiştir. yine de savaş ay'ın güler yüzle ve ortada yanan varil etrafında montlarla oturularak açık havada yapılan tartışmalar, sohbetler türk televizyonculuğunun en iyi zamanlarıymış.
devamını gör...
8.
2013'te ölmüş.
garip olan ben çoğu ünlüyü hayatta sanıyorum
bi' ünlünün lafı geçse, ha o ölmedi di mi derim ve google'a bakıp bundan 5-6 yıl önce öldüğünü keşfederim.
lan bu ne zaman öldü sorusunu çok soran bi' insansanız,
sizin de ciddi hafıza problemleriniz olabilir, rip şapkalı adam.
garip olan ben çoğu ünlüyü hayatta sanıyorum
bi' ünlünün lafı geçse, ha o ölmedi di mi derim ve google'a bakıp bundan 5-6 yıl önce öldüğünü keşfederim.
lan bu ne zaman öldü sorusunu çok soran bi' insansanız,
sizin de ciddi hafıza problemleriniz olabilir, rip şapkalı adam.
devamını gör...
9.
sihirbaz şapkasından çıkardığı tavşanı korkudan öldürmüş olan herif. hayvancağız altına işiyodu gerçekten çok rezil bir manzaraydı. kadın da böyle ayy kıyamam ona derken bi saniye yaşıyo mu diye şaşırıyodu hemen konu değişiyodu bu da kırın mırın ediyodu.
devamını gör...
10.
şimdinin esra erol tarzı programlar yapardı rahmetli. "sanat sanat için mi toplum için mi" tartışmasında, karşı karşıya oturan iki grup olur dalardı birbirine izlerdik onu ayıla bayıla. o tarzın mucitlerindendi sanırım.
devamını gör...
11.
yaşamı hayatı hiç bir şeyiyle alakası olmadığı halde akapeli olmuş, veya akapeli gibi görünmeye çalışan, reyiz propagandasına kadar seviyenin dibine vurmuş popülizmin babası adamın tekiydi. yaşasaydı bugünün rok u falan olmuştu, öyle bir tipti, ölünün arkasında konuşulmaz diyorlar, e ne diyeyim ? bu adamın yaşadığı hayatı biliyorum, ölmeden 15-20 sene evvelki halini biliyorum, içinde sakladığı fikrini zikrini biliyorum, son zamanlarında ki halini biliyorum, ne diyeyim ? evliya olmuştu neredeyse uçacaaaağıdı......
devamını gör...
12.
rahmetlinin 1998'de samatya ssk hastanesinde söylediği bir cümle vardı; "efendim, şu sefalete, şu rezilliğe, şu kepazeliğe bir bakarmısınız.". çok hoşuma gider bu cümlesi.
devamını gör...
13.
yaşasaydı külliyenin ortasına varil koyar yanına da reisi ve tayfasını dizer program yapardı. o derece işini bilen biriydi rahmetli.
devamını gör...