vardıda tanımlaması kaldı
devamını gör...
onun için söylenemeyecek tek tanım 'bencil' dir. asla ve kat'a bencillik yok onda, onun özünde, huyunda suyunda
devamını gör...
nietzsche ağladığında kitabından bir anekdot ile cevap vereyim; belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin... sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. siz arzu'yu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil... bir başka cevap olarak ise insanların kendi zihninde yarattığı karakteri bir ceket gibi karşısındakine giydirdiğine inanırım yani sevilen kişi asla sandığınız kişi değildir üzücü olan bunu çok geç farkediyor olmamız..
devamını gör...
ne onunla ne de onsuz...
devamını gör...
bugün bize geldi ve aramızda geçen diyaloglarla anlatacağım;
onu içeri alırken "woo, boyun uzamış, artık zili çalabiliyorsun." dedim ve bana dediği "benim yerime gamze çaldı." ben de bozuntuya vermemek için "okula gidecek kadar büyüdün, zili çalabilecek kadar da büyüyeceksin, şu sporcunun kaslarına bakın, ileride zilimize basarken çok yüklenme de içeri göçmesin." deyip gülerken, o muzip ve hulk tarzı kol sıkmasıyla "söz veremiyorum, kaslı kollarımın hiç acıması olmayabilir." dedi sesini kalınlaştırarak ve baya güldürdü beni. "o zaman elektrik tamirciliğini öğren babandan. çünkü içe göçerse sana yaptıracağım." dedim tavrını ölçer şekilde yarı ciddi ve yarı güleç. kendi "asraa, alt tarafı anasınıfına giden bir çocuğum. tamircilik zor olabilir, bence babam yapsın, büyüyünce ben yaparım." dedi. "hmm, alt tarafı anasınıfına giden bir çocuksan kabul ediyorum. ve sevdiğin kurabiyeden yapacağım, kaslı ve güçlü bir yardımcı lazım bana cevizleri ufaltsın diye, o sen olmak ister misin?" deyince 10 şınav çekme gücüne erişmiş gibi sevindi. "sevdiğim kurabiyelerden yapıyorsun tabi ki de sana yardım edeceğim. bilmiyor musun ben kaslı ve güçlü olduğum kadar her işi yapabilirim." dedi. iş olayında kadın veya erkek işi diye ayırmamışız. iş yani, bu kadar. çocuğun aklına aptalca bir kutuplaştırma sokmaya gerek yok.
bazen aşırıya kaçıp törpülettiği bir özgüveni olsa da genel anlamda çok iyi. ve iş ayrımı yapmıyor gerçekten. mutfakta tam bir yardımcı aşçı gibi rolü var, totosunu ısırdığım. <3 tabi bu bizden kaynaklı bazen nenemler der "o hem erkek, hem de çocuk mutfakta işi ne, ne anlar ki?"
"valla nene, bazen gayet senden iyi anlıyor. bilmediği veya gerçekten işinden olmayan şeylere çok karışıp kafamızı şişirmiyor. balımın biraz çenesi düşük evet ama o da kafasındaki boşluktan değil zekasından. çok meraklı ve hızlı öğreniyor. ondan çok memnunum."
deyince ekşimiş surat ifadesiyle baktı. babamın anası, zaten seni sevmiyorum ve de taviz göstermeyeceğim konularda bana laf etmen hiç hoş olmuyor, diyemediğim için öyle şeyler söyledim birkaç kez. içimden hep "bu çocuğu size yem etmeyeceğim. öyle sağlam bir alt yapı oluşturacağım ki pes edeceksiniz, zilli akanalarrr!"
anne böyleyken kız çocukları olan sinsiroz halalarım da böyle. ki erkeklerini dememe gerek yok bence.
ailesinden çok bizim elimizde büyüdü sayılır. kendi çocuğum olsa anca bu kadar severdim sanırım ve böyle olsun isterdim, maşallah yavru hulk'uma. :)
devamını gör...
antik bir sevda bizimkisi.. nefesim o benim.. bir ömürlük sevdalım.
devamını gör...
ne denir ki, nasıl tarif edilir ki, en önemlisi ne anlamı kaldı ki...
dünya bir yana o bir yanaydı, karanlığıma doğan bir güneşti, kalbimin tekrar atmasını sağlayan bir periydi, gülmeyi hatırlatan bir melekti, hayal kurmaya tekrar başlatandı...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sevdiğini tanımla" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim