sovyetler birliği'nin çökme sebebi
başlık "yigityilmaz" tarafından 07.01.2021 18:54 tarihinde açılmıştır.
1.
en büyük sebebi dünyada gelişen piyasaya yetişememesi ve askeri harcamalardır. yönetim şeklinden dolayı tüm üretim yapan firmalar devletin elindeydi. devletin koyduğu hedef doğrultusunda üretim yapabiliyorlardı. dünyada gelişen liberal piyasada rekabet ve serbestlik faktörü önemliydi. bu tarz piyasa sistemini kullanan ülkelerde üretim kalitesi arttı ve dünyaya pazarladılar. sovyetler bunu başaramadı ve kaçınılmaz sona doğru yol aldı. askeri harcamalarda sovyetler'i baya yıprattı. zaten 2.dünya savaşından sonra yıpranan sscb, uzay programları ve afgan hezimetinden sonra oluşan ekonomik sıkıntılar neticesiyle büyük darbe aldı. zaten 1985 afgan yenilgisinden sonra 6 sene sonra dağıldı.
devamını gör...
2.
bir ideolojinin çok fazla baskılanması ve ideolojiye uymayanların cezalandırılmasıdır.
devamını gör...
3.
türkleri birliğe dahil etmesi.
devamını gör...
4.
afganistan bataklığı.
devamını gör...
5.
sorunun cevabı bugün kapitalist ülkeler refah içinde yaşarken eski sovyet cumhuriyetindeki insanlar "nasıl bu ülkelere kaçarım" hesabını yapıyor. biz batı bloğuna daha önce girip daha da özelleşseydik bugün türkiyede 100-110 yıllık şirketler olacaktı. ama biz her zaman yaptığımız gibi yine yanlış hamleyi yaptık.
ilk fırsatta laf ettiğimiz hollanda bugün türkiye ye en çok yatırım yapan ülke küçücük hollanda bize en çok yatırımı yapıyor.
tabi bizdeki yarım aklıllı solcuların bi küba hayali var bitmek tükenmek bilmiyor!
ilk fırsatta laf ettiğimiz hollanda bugün türkiye ye en çok yatırım yapan ülke küçücük hollanda bize en çok yatırımı yapıyor.
tabi bizdeki yarım aklıllı solcuların bi küba hayali var bitmek tükenmek bilmiyor!
devamını gör...
6.
en temel sebebi verimsizliktir. bir şeyi ne kadar ürettiğiniz değil, ne kadar verimli ürettiğiniz önemlidir. sovyetler verimlilik konusunda sınıfta kalıyordu. zaten merkezi planlamaya dayalı hiçbir ekonominin verimlilik artışı sağlaması mümkün değil. amerikalılar belli bir noktadan sonra sovyetlerin eninde sonunda çökeceğini anlamıştı fakat kimse bu kadar hızlı çökmesini beklemiyordu. onun sebebi ise muhtemel askeri harcamaların kontrolden çıkması.
devamını gör...
7.
şöyle özetlenebilecek sebepler:
--- alıntı ---
yakovlev ve gorbaçov'un mayıs 1983'te kurdukları karşı devrim çetesine 1984'ün ocak-şubat aylarında katılan şevardnadze, kurmakla, korumakla yükümlü oldukları ortaklaşa sömürüsüz toplumcu düzeni neden kendi elleriyle yıkmaya davrandıklarını da şöyle açıklıyordu:
"çöküşün nedeni: silahlanma yarışı...
sadece afganistan savaşı 60 milyar rubleye maloldu. titizlikle yapılan değerlendirmelere göre, çin'le yaşanan çatışma sürecinin maliyeti de 200 milyar ruble: bu ülkenin sınırları boyunca -7500 km- yirmi otuz yıl süreyle dev boyutlu askeri altyapı oluşturduk. yıllardır çekoslovakya, macaristan ve polonya'da bulunan birliklerimizin kaça mal olduğunu kim söyleyebilir? ya da amerikalıların 1969'da durdurduğu kimyasal silah üretiminin maliyetini? "soğuk savaş", mali ve siyasi açıdan bize nelere maloldu? bazı değerlendirmelere göre, batıyla olan ideolojik çatışmanın son yirmi yılı, askeri harcamaları 700 milyar rubleye çıkardı.
büyük bir heyecan ve ateşle ideolojinin putlarına tapınırken, halkımızı, bütün ülkemizi yoksullaştırdık. bir halkın yoksulluğu da kesinlikle güvenliğin garantisi olamaz. gerçekçi olmayan, doğası gereği çatışmaya dönük doktrinler ve sistemin dış politikaya ilişkin önemli kararlardaki etkinliği, bize çok ama çok pahalıya maloldu. (...) ülkedeki gerçek durumla ilgili ulaştığım bilgi sayesinde, hastalığın tek tek insanlarda değil sistemin kendisinde olduğunu kavradım. ve eğer bazı insanlar bu sisteme karşı düşmanca bir
tutum almışsa, bu da o sistemin insan kişiliğini hiçe saymasından kaynaklanıyordu. çünkü totalitarizm koşulları altında insan haklarının ve özgürlüğün korunması, ülke kalkınmasının güvence altına alınması mümkün değildi.
sovyetler birliği'nde geriye dönüşün gerçek kuramcısı aleksandr yakovlev, şevardnadze'den önce bu konuyu dile getirirken, kendi görüşünü şöyle açıklamıştı:
"çöküşün nedeni: askeri harcamalar...
sovyet dış siyasetinin en büyük hatası , abd'ninkine öykünmesi ve askerileşmesidir. o zaman dizginsiz bir silahlanma yarışı başladı. bu bir zincir oluşturdu. dişe diş. giderek daha fazla silah üretir olduk. ve ne yapmak için? savaşta bile hepsine ihtiyacımız olacak mıydı? amerikalıların gerisine düşmemek için nükleer kapasitemizi geliştirmeyi sürdürdük. abd elektronik bir tank mı geliştirdi? biz de hemen bir tane edinmeliydik. abd toplarını elektronik araçlarla mı donatıyordu? biz de aynısını yapmalıydık. bu, ülkelere askeri-sanayi kompleksi tarafından dayatılan tamamen gereksiz bir yarış oldu!"
(...)
öyle ki, abd'nin pershing ıı ve cruise füzelerini avrupa topraklarına yerleştirip sovyet topraklarına doğrultmasından sonra, buna karşı koyacak araç gerecin üretimi için bütçeden kaynak aktarımında güçlük çeken çoğu sovyet yöneticileri, bu kuşatılmışlık ortamında, bu top tüfek yarışında, ortaklaşa toplumcu sömürüsüz düzenin gerçekleşmesinden umutlarını kesmişlerdi.
(...)
beş ay sonra eşi raisa'yı da yanına alarak çağrılı olduğu ingiltere'ye giden gorbaçov, ingiltere' de yaptığı konuşmada ortaklaşa toplumcu (sosyalist) üretimi bırakıp bireysel girişimci (kapitalist) üretime geçerek rusya'nın kapılarını yabancı yatırımcılara ardına dek açacaklarını yineleyip, bu arada afganistan' daki sovyet birliklerini uygun koşullarla geri çekeceklerini de duyurunca, ingiltere başbakanı thatcher onu ayakta alkışlamış; bu köklü dönüşüme karşı rusya' da bir direniş ya da ayaklanma olursa kendisini koruyacakları yönünde ona güvence vermişti.
(...)
abd önderliğindeki bireyci sömürgen batı yayılmacılığı, bir yandan kilise aracılığıyla sovyetlerdeki ortodoks hıristiyan gericileri azdırıp onları düzene başkaldırmaya iterken, öte yandan sscb çatısı altında toplanan değişik ulusları ayrılık yönünde kışkırtıyordu. bir yandan rusya' da yaşayan yahudilerin rusya'da edindikleri tüm varsıllıkları, altınları yanlarına alarak israil'e ya da amerika'ya gitme istemlerini kışkırtan abd, öte yandan polonya'da koyu katolik lech walesa önderliğindeki dinsel görünümlü ayrılıkçı eylemleri körüklüyor, rusya'da yaşayan müslüman türkleri de ayrılıkçılığa özendiriyordu.
iblis'in kıblesi adlı kitaptan alıntıdır.
--- alıntı ---
işin özü yine dışarıdan abd destekli oyunlar, içeriden de farklı niyetler peşinde olan birtakım yöneticilerin iş birliği diyebiliriz neden olarak.
edit: bu kitabı mutlaka okuyun derim. içinde türkiye'ye ilişkin neler neler var, şaşarsınız.
--- alıntı ---
yakovlev ve gorbaçov'un mayıs 1983'te kurdukları karşı devrim çetesine 1984'ün ocak-şubat aylarında katılan şevardnadze, kurmakla, korumakla yükümlü oldukları ortaklaşa sömürüsüz toplumcu düzeni neden kendi elleriyle yıkmaya davrandıklarını da şöyle açıklıyordu:
"çöküşün nedeni: silahlanma yarışı...
sadece afganistan savaşı 60 milyar rubleye maloldu. titizlikle yapılan değerlendirmelere göre, çin'le yaşanan çatışma sürecinin maliyeti de 200 milyar ruble: bu ülkenin sınırları boyunca -7500 km- yirmi otuz yıl süreyle dev boyutlu askeri altyapı oluşturduk. yıllardır çekoslovakya, macaristan ve polonya'da bulunan birliklerimizin kaça mal olduğunu kim söyleyebilir? ya da amerikalıların 1969'da durdurduğu kimyasal silah üretiminin maliyetini? "soğuk savaş", mali ve siyasi açıdan bize nelere maloldu? bazı değerlendirmelere göre, batıyla olan ideolojik çatışmanın son yirmi yılı, askeri harcamaları 700 milyar rubleye çıkardı.
büyük bir heyecan ve ateşle ideolojinin putlarına tapınırken, halkımızı, bütün ülkemizi yoksullaştırdık. bir halkın yoksulluğu da kesinlikle güvenliğin garantisi olamaz. gerçekçi olmayan, doğası gereği çatışmaya dönük doktrinler ve sistemin dış politikaya ilişkin önemli kararlardaki etkinliği, bize çok ama çok pahalıya maloldu. (...) ülkedeki gerçek durumla ilgili ulaştığım bilgi sayesinde, hastalığın tek tek insanlarda değil sistemin kendisinde olduğunu kavradım. ve eğer bazı insanlar bu sisteme karşı düşmanca bir
tutum almışsa, bu da o sistemin insan kişiliğini hiçe saymasından kaynaklanıyordu. çünkü totalitarizm koşulları altında insan haklarının ve özgürlüğün korunması, ülke kalkınmasının güvence altına alınması mümkün değildi.
sovyetler birliği'nde geriye dönüşün gerçek kuramcısı aleksandr yakovlev, şevardnadze'den önce bu konuyu dile getirirken, kendi görüşünü şöyle açıklamıştı:
"çöküşün nedeni: askeri harcamalar...
sovyet dış siyasetinin en büyük hatası , abd'ninkine öykünmesi ve askerileşmesidir. o zaman dizginsiz bir silahlanma yarışı başladı. bu bir zincir oluşturdu. dişe diş. giderek daha fazla silah üretir olduk. ve ne yapmak için? savaşta bile hepsine ihtiyacımız olacak mıydı? amerikalıların gerisine düşmemek için nükleer kapasitemizi geliştirmeyi sürdürdük. abd elektronik bir tank mı geliştirdi? biz de hemen bir tane edinmeliydik. abd toplarını elektronik araçlarla mı donatıyordu? biz de aynısını yapmalıydık. bu, ülkelere askeri-sanayi kompleksi tarafından dayatılan tamamen gereksiz bir yarış oldu!"
(...)
öyle ki, abd'nin pershing ıı ve cruise füzelerini avrupa topraklarına yerleştirip sovyet topraklarına doğrultmasından sonra, buna karşı koyacak araç gerecin üretimi için bütçeden kaynak aktarımında güçlük çeken çoğu sovyet yöneticileri, bu kuşatılmışlık ortamında, bu top tüfek yarışında, ortaklaşa toplumcu sömürüsüz düzenin gerçekleşmesinden umutlarını kesmişlerdi.
(...)
beş ay sonra eşi raisa'yı da yanına alarak çağrılı olduğu ingiltere'ye giden gorbaçov, ingiltere' de yaptığı konuşmada ortaklaşa toplumcu (sosyalist) üretimi bırakıp bireysel girişimci (kapitalist) üretime geçerek rusya'nın kapılarını yabancı yatırımcılara ardına dek açacaklarını yineleyip, bu arada afganistan' daki sovyet birliklerini uygun koşullarla geri çekeceklerini de duyurunca, ingiltere başbakanı thatcher onu ayakta alkışlamış; bu köklü dönüşüme karşı rusya' da bir direniş ya da ayaklanma olursa kendisini koruyacakları yönünde ona güvence vermişti.
(...)
abd önderliğindeki bireyci sömürgen batı yayılmacılığı, bir yandan kilise aracılığıyla sovyetlerdeki ortodoks hıristiyan gericileri azdırıp onları düzene başkaldırmaya iterken, öte yandan sscb çatısı altında toplanan değişik ulusları ayrılık yönünde kışkırtıyordu. bir yandan rusya' da yaşayan yahudilerin rusya'da edindikleri tüm varsıllıkları, altınları yanlarına alarak israil'e ya da amerika'ya gitme istemlerini kışkırtan abd, öte yandan polonya'da koyu katolik lech walesa önderliğindeki dinsel görünümlü ayrılıkçı eylemleri körüklüyor, rusya'da yaşayan müslüman türkleri de ayrılıkçılığa özendiriyordu.
iblis'in kıblesi adlı kitaptan alıntıdır.
--- alıntı ---
işin özü yine dışarıdan abd destekli oyunlar, içeriden de farklı niyetler peşinde olan birtakım yöneticilerin iş birliği diyebiliriz neden olarak.
edit: bu kitabı mutlaka okuyun derim. içinde türkiye'ye ilişkin neler neler var, şaşarsınız.
devamını gör...
8.
sovyet afgan savaşı
çernobil nükleer felaketi
çernobil nükleer felaketi
devamını gör...
9.
80lerde başlayan ekonomik kriz sebebiyle.
ekonomik mekanizmadaki yavaşlamanın üstesinden gelmek, ekonomiyi iyileştirmek ve yenilemek için ciddi reformlara ihtiyaç vardı. andropov’un bu konudaki fikirlerini gorbaçov uygulamaya çalıştı ama yüzüne gözüne bulaştırdı.
ekonomik mekanizmadaki yavaşlamanın üstesinden gelmek, ekonomiyi iyileştirmek ve yenilemek için ciddi reformlara ihtiyaç vardı. andropov’un bu konudaki fikirlerini gorbaçov uygulamaya çalıştı ama yüzüne gözüne bulaştırdı.
devamını gör...
10.
pazarlama bilmiyordu dangalaklar. yaptıklarının reklamını iyi bir propaganda ile marka haline getirip satsalardı alnına koyarlardı paranın. bugün avrupa, amerika ürünü ile rus ürünü algısı çok farklı. halbuki ruslar istese amerikanı da avrupalıyı da sollar geçer. onlar da bizim gibi okyanusu geçip derede boğuluyor hep. ruslar arabın biraz daha sanat sepet bilen hali.
devamını gör...
11.
bu kadar baskı elbette bir çatlak verecekti. vaat edilen sözler tutulmadı. amaç ne olursa olsun insanlar açlık sınırındaydı ve korkuyla yaşıyordu. özgürlük yalnızca bir düş olmuştu ve partili olmayanlar mutlu değildi. komünizmin genel sorunudur bu. fazla düşsel bir ideoloji. insanların arzularına ve doğasına cevap veremeyeceği için pratikte uygulanamayacak uygulandığında da tarihte gördüğümüz gibi hep aksaklıklara mahal verecek bir düzen.
devamını gör...
12.
çok şımardılar.
devamını gör...
13.
dış mihrakların düğmeye basmasıdır.
devamını gör...
14.
(bkz: memurluk)
devamını gör...
15.
birçok nedeni vardır.iki ana sebebi olduğunu düşünüyorum: birincisi devrimin marx'ın öngördüğü şekilde sanayisi gelişmiş bir toplumda değil; rusya gibi bir köylü ülkesinde gerçekleşmesi, bununla birlikte başta sscb'nin içindeki ülkeler olmak üzere doğu bloğu ülkelerinin çoğunun gelişmiş ülkeler olmamalarıdır.bu yüzden devrim, sağlam temeller üzerine oturtulamamistir.batı bloğu ise köklü kültürel ve ekonomik değişimler geçirmiş, sanayisi güçlü ülkelerden oluşuyordu.sscb, tehditlere karşı kendini korumak için mecburi olarak hızlı bir sanayileşme sürecine girdi. askeri ve bilimsel alanda batı bloğu ülkeleriyle rekabete girişti ve çok büyük başarılar da elde edildi aslında.ama hedefleri tutturabilmek için sert politikalar uygulandı, güvenliği sağlama uğruna bazı sosyalist ideallerden vazgeçildi ve sisteme uygun bir 'sosyalist insan' modeli yaratılamadı.sscb, teknolojik reformları gerçekleştiremedi ve zamanla batı bloğunun lideri abd'nin gerisinde kaldı.teknolojisi abd kadar üretken değildi.sscb'nin silahlanma yarışına bütçesinden ayırdığı pay abd'ninkinden çok daha fazlaydı.bu, bütçeye gittikçe yük olmaya başladı ve temel gereksinimleri karşılama konusunda sıkıntılar yaşanmaya başladı.başa dönersek, devrim rusya'da değil de abd gibi bir sanayi ülkesinde gerçekleşseydi, sosyalizm dünya geneline hızlı bir şekilde yayılabilirdi ve en azından bu kadar sert, dışa kapalı bir rejim uygulanmak zorunda kalınmazdı.devrim, daha sağlam temeller üzerine otururdu.sscb, doğal olarak sosyalizmi dünya geneline özellikle de gelişmiş ülkelere yayamadı.sscb'nin dağılmasının diğer ana nedeninin ise, sosyalist ideolojiden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.sosyalizm, kapitalizm gibi esnek bir sistem değildir, çok kırılgan bir yapıdır.sosyalizmin değişmez insani idealleri vardır.kapitalizmde bu yoktur.kapitalizmde bir plan tutmazsa, başka bir plan uygulanır ve yola devam edilir.kapitalizm geçmişte birçok kriz yaşamış ama bu krizleri atlatmasini bilmiştir.sosyalizmin ekonomik, kültürel ve sosyal konularda idealleri vardır.bu ideallere ulaşabilmek için bütün şartları tahmin edip nokta atışı kararlar verebilen bir planlama mekanizmasına ihtiyaç vardır.şartlar iyi analiz edilemeyip yanlış kararlar verilirse sistem krize girer.bu iki ana nedenin yanına, bürokrasideki çözülme ve yozlaşma, petrol krizi, afganistan başarısızlığı, batı propagandası, demokrasinin olmayışı ve baskı düzeni, bu kadar büyük bir ülkeyi bir arada tutmanın zorluğu gibi nedenler de eklenince sovyetler, yıkılma sürecine girmiştir.sovyetlerdeki baskı rejimine biraz daha değinecek olursam; bu kadar kırılgan bir sistemde
zaten kapitalist ülkelerdeki tarzda bir demokrasiye ve özgürlüğe yer yoktur.özgürlük, hedeflere ulaşmanın önünde bir engel olarak görülür.çünkü bütün kurumlar, idealleri gerçekleştirmek üzerine kurulmuştur ve gelişen en ufak bir karşıt toplumsal hareket hedeflerden sapmaya neden olur.
zaten kapitalist ülkelerdeki tarzda bir demokrasiye ve özgürlüğe yer yoktur.özgürlük, hedeflere ulaşmanın önünde bir engel olarak görülür.çünkü bütün kurumlar, idealleri gerçekleştirmek üzerine kurulmuştur ve gelişen en ufak bir karşıt toplumsal hareket hedeflerden sapmaya neden olur.
devamını gör...
16.
aslında bu konu hakkında kemal okuyanın anti tezler kitabın adı daha uzun bir kitap var isterseniz bakabilirsiniz. benim anladığım şey ise sscb 2.dünya savaşında sivil halkın yanı sıra ciddi bir partizan kaybı yaşadı ve şöyle bir durum var stalin ne kadar sevilmesede aslında çok iyi bir kurt siyasetçidir. bunu lenin sonrası kamenev znovyev buharin ve troçki gibi bir kargaşada kendini öne çıkartarak göstermiştir. bu savaştan sonra kendi gibi birini yetiştirememiştir. maalesef krusçev garboçov gibi basiretsiz siyasetçilere bırakıp onların glasnow gibi demokratikleşmek adı altında halkı liberalleştiren ve parti merkezini sarsan politikalarla iktidarı zayıflaştırmıştır. kendi şahsi fikrim bu emperyalist bir devletle rekabet halindeyseniz böyle saldırgan tutma karşı kendinizi kapatamazsınız çünkü siz kendinize yetebilirsiniz ama onlar yetebilmek için hudutlarını aşmalı. vietnam da çin olmasa kübada fidel olmasa herhalde bu rekabet bu kadar bile sürmedi. benim gördüğüm olay şu kapitalizm diğer sömürü düzenlerinden farkı olan kendini geliştirmeyi reklam kampanyalarında olsun diğer devletlere olan yaklaşımlarla göstermişlen senin kaybetmen gayet makul tabi baya daha yazacak şey varsa üşendim belki ileride editlerim.
devamını gör...
17.
halk coca cola içmek istiyordu hamburger yemek istiyordu..
devamını gör...
18.
afganistan savaşıdır. daha derinlerde insanın eşit olmamasıdır. evler arabalar her şey seri olarak üretilir ve herkese ücretsiz verilir temel ihtiyaçlar karşılanır belki ancak ikinci dünya savaşında geçen ve rus halk kahramanı vasili zaitsev karakterini odağa koyan enemy at the gates filminde geçen bir replikte olduğu gibi insan kıskanır.
evin de aynı olsa araban da olsa birinin kocası daha güçlüdür diğerinin karısı daha güzeldir.
insan varoluşunda eşitlik yoktur.
evin de aynı olsa araban da olsa birinin kocası daha güçlüdür diğerinin karısı daha güzeldir.
insan varoluşunda eşitlik yoktur.
devamını gör...
19.
demek ki temeli sağlam değilmiş... çimentodan ve demirden mi çaldılar acaba? düşündürücü...
devamını gör...
20.
kimileri bunu troçki'nin devrimin sürekli hale getirilemeyerek ulusal sınırlara hapsedilip korunmaya çalışılmasındaki imkansızlığa bağlar. kimileri temelde komünizmin bir ütopya olduğu, insanlardaki eşitsizliğin varlığına ve gerçekleştirilmesinin imkansızlığına.. dolaylı olarak tanrının isteğine ve insan doğasına uygun olmamasına.. her tezin içerdiği az da olsa kendince kısmen doğrular olmakla birlikte, kuşkusuz temel neden hem konjonktür, hem de komünizmi hayata geçirecek kadroların, ülkelerin, liderlerin yetenek ve olanaklarıyla sınırlanışındadır.
kuramsal anlamda komünizm, kapitalizme karşı düşünülerek 'icat edilmiş' bir şey değildir. komünizme ihtiyaç duyuran, bizatihi kapitalizmin kendisidir. o ihtiyacı yaratan da, doğuran da, besleyen ve bir noktada ona yenilerek doğuracak olan da kapitalizmdir. özetle: bir imkansızlık değil, konjonktür ve moment sorunudur. kapitalizm, artık zorunluluktan dolayı sosyal demokrasilere izin verme aşamasındadır, hatta artık kendisinin başvurduğu, kamusalcı tedbirler yetmemektedir. askeri zorlamalar, diktatörlükler, küçük cennetler, düşler yetmemektedir. gün gelecek ve o son damla da damlayacak ve baraj bendini yıkacaktır. diyalektik doğa yasalarının, sosyal ve sınıfsal alanda da işlediği görülecektir.
özetle, çöken bir şey yoktur. tıpkı doğadaki gibi erken açan ağaçlar zarar görmüştür, görecektir. gördüler.. ama bu gelmekte olan baharı durduramayacaktır ki.. yine de selam olsun o yalancı bahara aldanan ilk çiçeklere, ve karaltından boy veren kardelenlere.. o güneş orada ve dönüyor dünya.. kim durdurabilir baharı...
kuramsal anlamda komünizm, kapitalizme karşı düşünülerek 'icat edilmiş' bir şey değildir. komünizme ihtiyaç duyuran, bizatihi kapitalizmin kendisidir. o ihtiyacı yaratan da, doğuran da, besleyen ve bir noktada ona yenilerek doğuracak olan da kapitalizmdir. özetle: bir imkansızlık değil, konjonktür ve moment sorunudur. kapitalizm, artık zorunluluktan dolayı sosyal demokrasilere izin verme aşamasındadır, hatta artık kendisinin başvurduğu, kamusalcı tedbirler yetmemektedir. askeri zorlamalar, diktatörlükler, küçük cennetler, düşler yetmemektedir. gün gelecek ve o son damla da damlayacak ve baraj bendini yıkacaktır. diyalektik doğa yasalarının, sosyal ve sınıfsal alanda da işlediği görülecektir.
özetle, çöken bir şey yoktur. tıpkı doğadaki gibi erken açan ağaçlar zarar görmüştür, görecektir. gördüler.. ama bu gelmekte olan baharı durduramayacaktır ki.. yine de selam olsun o yalancı bahara aldanan ilk çiçeklere, ve karaltından boy veren kardelenlere.. o güneş orada ve dönüyor dünya.. kim durdurabilir baharı...
devamını gör...