teknoloji ve tasarım dersi
başlık "bol giyimli kukla" tarafından 19.11.2020 07:23 tarihinde açılmıştır.
41.
saçma ders la kadın vardı bi derse gelince girişimci olun molun diodu la hocam bu ülkeye it kopukta lazım.
iki üç kadın daha vardı onlar haftalık teknolojik haber ile bişey istiyorlardı.
dediğim 2018-19 yılı ve 19-20 yılı arası
beleşe para aldıklarını değiştirmez
iki üç kadın daha vardı onlar haftalık teknolojik haber ile bişey istiyorlardı.
dediğim 2018-19 yılı ve 19-20 yılı arası
beleşe para aldıklarını değiştirmez
devamını gör...
42.
verimli kullanılırsa güzel vakit geçirilecek ders.
devamını gör...
43.
ders sayısı ilköğretim de haftalık 6 saate çıkarılsa çocuklar için aşırı öğretici olacağını düşündüğüm, binbir çeşit zerzavatla birbirinden çeşitli ürün ortaya konulabilecek bir ders.
devamını gör...
44.
sadece alacak zekası olan 1-2 öğrenci için tetikleyici derstir.
devamını gör...
45.
bu dersin hocaları sinir hastası menopoz karılar oluyordu. allahın belaları bana küçücük yaşımda neler yaşattılar şu ders için.
edit: sadrazamın girdiği entry e çok sinirlendim.
edit: sadrazamın girdiği entry e çok sinirlendim.
devamını gör...
46.
hocalarının hayata karşı bu kadar niye öfkeli olduklarını asla anlayamadığım ders
devamını gör...
47.
hocalarımız aynı mı acaba? gerçekten sinirli, itici kadının tekiydi. ulan alt tarafı uç kutularını üst üste yabıştırıcaktık, trump towers dikecekmiş gibi o edalar neydi öyle?¿
devamını gör...
48.
hey yavrum hey. orta okul bilmem kaçıncı sınıftaydık. kadın, biz erkeklerin oturdugu arka sıralara gelir siz erkeklerden nefret ediyorum der geri dönerdi awk manyağı.
çirkindi ve f*ministlerden nefret etme sebebimdi. onun verdiği birler sayesinde askeri lise sınavlarına katılamamıştım.
çirkindi ve f*ministlerden nefret etme sebebimdi. onun verdiği birler sayesinde askeri lise sınavlarına katılamamıştım.
devamını gör...
49.
çok eğlenceli geçen derslerdi.
el işi meselelerinde aşırı beceriksiz olmama rağmen hiç kalp kırmayan harika bir öğretmenim vardı, artı olarak genç ve yakışıklıydı. bu benim için yeterliydi zaten.
el işi meselelerinde aşırı beceriksiz olmama rağmen hiç kalp kırmayan harika bir öğretmenim vardı, artı olarak genç ve yakışıklıydı. bu benim için yeterliydi zaten.
devamını gör...
50.
çok başarılıydım, çünkü böyle bir dersim yoktu. olsaydı da sallamayacağım ders.
devamını gör...
51.
boş ders olarak görülen derslerden biriydi.
çok yetenekli değildim ama bu dersi aşırı severdim. hatta kesme konusunda beceriksiz bile sayılırdım, halen de öyleyim makası düzgün kullanamam ama bunlar bana engel değildi eheyk.
çok yetenekli değildim ama bu dersi aşırı severdim. hatta kesme konusunda beceriksiz bile sayılırdım, halen de öyleyim makası düzgün kullanamam ama bunlar bana engel değildi eheyk.
devamını gör...
52.
ödev teslimi yapılacak günün gecesi her defasında beni salya sümük ağlatan, kabuslarıma konu olmuş dersin adı.
devamını gör...
53.
hiç unutamadığım bir anıyı bana yaşatan ders. hoca herkes bir buluş düşünecek ve bununla ilgili afiş hazırlayacak dedi. ama benim malligim heralde uyuyordum kadın demiş ki, kesinlikle bu bulusunuzu somut olarak calistiracaksiniz. yani sadece afişte kalmayacak. her neyse ben bunu duymadığım için ışınlanma ile ilgili afiş hazırladım. bayan hocamız afişi çok beğendi ama bunu nasıl yapacaksın diye sordu. ben de yapılacağını çok geç öğrendiğimi söyledim. hoca ben anlamam ışınlanmayı bul dedi bana amk.
2 hafta düşündüm ve ardından filmlerdeki gibi ışınlanma tasarımına sahip bir ürün geliştirdim. tabanda motor var, daire şeklinde ve kenarları demir parmaklıklarla sarılı. motorun ucunda ise kartondan insan var. motor çalıştığında insan gözle görünmeyecek duruma geliyordu. bunu da yeterli hıza ulaşır istek ışınlanmış oluruz diyerek destekledim.
okula gittiğimde herkes beni merak ediyordu. gece uykulu iken düşmemek için terlige lamba takan kız, şapkaya lamba takıp kitap okuyacağım diyen çocuk.... benim sistem çalıştı ve sonra onu sözel olarak destekledim. hoca beğendi 100 verdi.
2 hafta düşündüm ve ardından filmlerdeki gibi ışınlanma tasarımına sahip bir ürün geliştirdim. tabanda motor var, daire şeklinde ve kenarları demir parmaklıklarla sarılı. motorun ucunda ise kartondan insan var. motor çalıştığında insan gözle görünmeyecek duruma geliyordu. bunu da yeterli hıza ulaşır istek ışınlanmış oluruz diyerek destekledim.
okula gittiğimde herkes beni merak ediyordu. gece uykulu iken düşmemek için terlige lamba takan kız, şapkaya lamba takıp kitap okuyacağım diyen çocuk.... benim sistem çalıştı ve sonra onu sözel olarak destekledim. hoca beğendi 100 verdi.
devamını gör...
54.
galiba 7 ve 8'de almıştım bu dersi emin değilim. 2 ya da 3 kere girdim derse sadece, hayal meyal hatırlıyorum, karton marton getiriyordu millet.
iyi kalpli bi hocamız vardı, çok suistimal ettik onu..
iyi kalpli bi hocamız vardı, çok suistimal ettik onu..
devamını gör...
55.
tektas diye kısaltılan ders. öğretmenleri hep mi sinir bozucu olur? oluyor. bizim öğretmenimizin lafı söz uçar yazı kalır idi.
derste örgü örmekten tutun seramik boyamaya uzanan geniş bir alanı var. ben ilk defa bu derste kıl testere kullanmıştım. dar alanda çalışması hiç de hoş değildi. yalnızca kartondan maket yapma saçmalığını da henüz çözebilmiş değilim. puh ya. düşündükçe sinirlendim.
derste örgü örmekten tutun seramik boyamaya uzanan geniş bir alanı var. ben ilk defa bu derste kıl testere kullanmıştım. dar alanda çalışması hiç de hoş değildi. yalnızca kartondan maket yapma saçmalığını da henüz çözebilmiş değilim. puh ya. düşündükçe sinirlendim.
devamını gör...
56.
sanırım orta okuldayken en sevmediğim derslerden biriydi.el işi dersi de vardı sanırım ayrı olarak..
yani o yaşta bir çocuğa dikiş dikmeyi öğretmek, icat yapması için zorlamak ve en önemlisi sürekli bir şeyler aldırma adına siparişler vermek etik bir davranış değil.bu dersler daha çok bazı şeyleri satın alma üstüne kurulu bana kalırsanız ama devlet okulunda okuyorsanız, istenen bu şeyler pahalıya mâl olabilir ve ailelere maddi yük binebilir.üstelik siparişi verilen bu ürünleri derslerde kullanarak yaptığınız zımbırtılardan not verildiği düşünüldüğünde, bence son derece düşüncesiz bir yaklaşım bu.
dikişi annemden öğrenebilirim okula gerek yok, icat yapmayı deneyerek- gözlemleyerek-aile büyüklerimin desteklerini alarak öğrenebilirim dersine gerek yok.(bahsettiğim icatlar ciddi anlamda ileri götüren şeyler değil.ben hatırlıyorum baya mukavva-karton, yün vs aldırıp, tasarım yaptırıyorlardı) bunlara ne gerek var? yaratıcılık varsa, zaten ortaya çıkar.okulda 2 saatlik bu tarz dersler çıkmasına aracı olsa bile, tamamen destekleyici bir yanı olduğunu düşünmüyorum.bunun yerine özellikle çocugun baskın yönünü destekleyen eğitimler konabilirdi (alan dışı) mesela dans-enstruman-tiyatro-herhangi bir spor branşına ait eğitim - ek yabancı dil dersleri vb.
öğrenci kendi merakına ve ilgisine göre alacağı alan dışı eğitimi seçerdi ve miss gibi başarı sergilerdi.
şahsen 2 saat bu derse girmektense, piano,italyanca eğitimi almayı tercih edebilirdim.
en azından maliyeti olsa bile, bir anlamı olurdu.
düşünüyorumda bizim eğitim sistemi hep saçmalıkmış.
yani o yaşta bir çocuğa dikiş dikmeyi öğretmek, icat yapması için zorlamak ve en önemlisi sürekli bir şeyler aldırma adına siparişler vermek etik bir davranış değil.bu dersler daha çok bazı şeyleri satın alma üstüne kurulu bana kalırsanız ama devlet okulunda okuyorsanız, istenen bu şeyler pahalıya mâl olabilir ve ailelere maddi yük binebilir.üstelik siparişi verilen bu ürünleri derslerde kullanarak yaptığınız zımbırtılardan not verildiği düşünüldüğünde, bence son derece düşüncesiz bir yaklaşım bu.
dikişi annemden öğrenebilirim okula gerek yok, icat yapmayı deneyerek- gözlemleyerek-aile büyüklerimin desteklerini alarak öğrenebilirim dersine gerek yok.(bahsettiğim icatlar ciddi anlamda ileri götüren şeyler değil.ben hatırlıyorum baya mukavva-karton, yün vs aldırıp, tasarım yaptırıyorlardı) bunlara ne gerek var? yaratıcılık varsa, zaten ortaya çıkar.okulda 2 saatlik bu tarz dersler çıkmasına aracı olsa bile, tamamen destekleyici bir yanı olduğunu düşünmüyorum.bunun yerine özellikle çocugun baskın yönünü destekleyen eğitimler konabilirdi (alan dışı) mesela dans-enstruman-tiyatro-herhangi bir spor branşına ait eğitim - ek yabancı dil dersleri vb.
öğrenci kendi merakına ve ilgisine göre alacağı alan dışı eğitimi seçerdi ve miss gibi başarı sergilerdi.
şahsen 2 saat bu derse girmektense, piano,italyanca eğitimi almayı tercih edebilirdim.
en azından maliyeti olsa bile, bir anlamı olurdu.
düşünüyorumda bizim eğitim sistemi hep saçmalıkmış.
devamını gör...
57.
örgü işlerini anneme yaptırdığım ve öğretmenimden övgü aldığım derstir
devamını gör...
58.
ortaokuldayken tek kabusumdu
devamını gör...
59.
bu allahın cezası dersin adı iş eğitimiydi ve derse 50 yaşında çılgın bakire bir resim hocası giriyordu.
her dönemde 3 sınıf var, 15 kişi takdir, 9 kişi teşekkür almış. kalanının karnesi sayısal loto kuponu gibi.
ben ortalama alınırsa dönem birincisiyim, benimle birlikte 2-3 arkadaşla matematik olimpiyatlarından, bilgi yarışmalarından, satrançtan okula kazandırdığımız madalyalar kupalar gırla. ama boş karneyle dönüyoruz.
neden? bu karı bize çizim ödevi vermiş, ödevi yapmışız ama majesteleri beğenmemiş, hepimize 2 vermiş.
okul birincisi diye kürsüye çıkaracaklar, karnede takdir teşekkür yok. o kürsüye sınıftaki aptal ama bu hocaya göre biraz iyi resim çizen biri çıkıyor.
o çocuk şimdi çek senet işinden hapiste.
yani hiçbirisi o zaman da umrumda değildi, şimdi de değil.
ama bu hocanın, kendine hoca diyen karının 30 yıl devletten maaş alması, halen gebermemiş olması ve emekli maaşını bizim ödüyor olmamız ağrıma gidiyor.
böyle bir derstir özetle. milleti eğitim öğretim hayatından soğutmak için dış güçlerce müfredata konulmuş olması muhtemeldir.
her dönemde 3 sınıf var, 15 kişi takdir, 9 kişi teşekkür almış. kalanının karnesi sayısal loto kuponu gibi.
ben ortalama alınırsa dönem birincisiyim, benimle birlikte 2-3 arkadaşla matematik olimpiyatlarından, bilgi yarışmalarından, satrançtan okula kazandırdığımız madalyalar kupalar gırla. ama boş karneyle dönüyoruz.
neden? bu karı bize çizim ödevi vermiş, ödevi yapmışız ama majesteleri beğenmemiş, hepimize 2 vermiş.
okul birincisi diye kürsüye çıkaracaklar, karnede takdir teşekkür yok. o kürsüye sınıftaki aptal ama bu hocaya göre biraz iyi resim çizen biri çıkıyor.
o çocuk şimdi çek senet işinden hapiste.
yani hiçbirisi o zaman da umrumda değildi, şimdi de değil.
ama bu hocanın, kendine hoca diyen karının 30 yıl devletten maaş alması, halen gebermemiş olması ve emekli maaşını bizim ödüyor olmamız ağrıma gidiyor.
böyle bir derstir özetle. milleti eğitim öğretim hayatından soğutmak için dış güçlerce müfredata konulmuş olması muhtemeldir.
devamını gör...
60.
sıraları amfi şeklinde yapmıştım. neymiş varmış, sanki ben o zaman görmüştüm.
kitap için led'li gözlük yerine led'li ayraç yapmıştım. çünkü gözlük sevmiyorum. ve ablamla kalinca ışığı keyfi açık tutamıyordum. şeffaf bir sayfaya led koyup arkaya koyarak okuma olayı da tercih edilebilir vs. birçok alternatifj vardı.
kendi sorunlarıma çözüm bulmaya çalışarak çıkıyordu bir şeyler.
bir ara annem gözlük bezini kaybediyordu. gözlük çerçevesinin kulak kısmına göz çevresi boyutundan bir tık büyük gözlük bezi kesip sağa sola sığacak şekilde bir gözlük yapmıştım.
kibrit kutusunu, 2 kutuyla yaptım. çöpü de içine koyulsun eğer atilamayacak yerde yakıldıysa. bu basitti diye ek olarak camsil' e küçük askılık koydum çünkü bez(annem niye bezleri zor buluyor?) sıkıntısı. bir de ben bir şey için on yere bakmak istemiyorum. bezi kenarına assın.
plastik geri dönüşümle ilgili şeyler vs.
büyüdükçe elektriğe merak salmıştım. devre yaptıktan sonra bunu doğal elektrik üretimiyle bütünleştirmek istemiştim.
çoğu şeyin doğal çözümü varken hep masraf ve bazen doğal olmayan yollar tercih ediliyor bu da fazla kimyasal demek. ve ben bundan nefret ederim. para düzeni dışında ne insana ne doğaya faydası var...
kitap için led'li gözlük yerine led'li ayraç yapmıştım. çünkü gözlük sevmiyorum. ve ablamla kalinca ışığı keyfi açık tutamıyordum. şeffaf bir sayfaya led koyup arkaya koyarak okuma olayı da tercih edilebilir vs. birçok alternatifj vardı.
kendi sorunlarıma çözüm bulmaya çalışarak çıkıyordu bir şeyler.
bir ara annem gözlük bezini kaybediyordu. gözlük çerçevesinin kulak kısmına göz çevresi boyutundan bir tık büyük gözlük bezi kesip sağa sola sığacak şekilde bir gözlük yapmıştım.
kibrit kutusunu, 2 kutuyla yaptım. çöpü de içine koyulsun eğer atilamayacak yerde yakıldıysa. bu basitti diye ek olarak camsil' e küçük askılık koydum çünkü bez(annem niye bezleri zor buluyor?) sıkıntısı. bir de ben bir şey için on yere bakmak istemiyorum. bezi kenarına assın.
plastik geri dönüşümle ilgili şeyler vs.
büyüdükçe elektriğe merak salmıştım. devre yaptıktan sonra bunu doğal elektrik üretimiyle bütünleştirmek istemiştim.
çoğu şeyin doğal çözümü varken hep masraf ve bazen doğal olmayan yollar tercih ediliyor bu da fazla kimyasal demek. ve ben bundan nefret ederim. para düzeni dışında ne insana ne doğaya faydası var...
devamını gör...