hey gidi, efsanelerin efsanesi , içinden çeşit çeşit, seri seri araba resimleri çıkan sakız.
geçenlerde rastladım sana bir mahalle arası bakkalda, fiyatın 1,25tl idi. 20 tane aldım, sırf araba resimleri görebilmek için.
çocukluğumun sakız kokusu, koleksiyon biriktirdiğim kağıtlar, keşke çocuk kalabilseydik be.
devamını gör...
çocukluğumuzun olmazsa olmaz oyunlarından birinin oluşmasına sebep olan sakız markası. oyunun mantığı basit; turbo sakızlardan çıkan ve koleksiyonunu yaptığınız elinizdeki arabaları üç değer üzerinden birbiri ile karşılaştırıyordunuz. silindir/motor gücü, beygir gücü, azami sürat...

oyuna ilk başlayacak olanı belirlemek içinde ya yazı tura atardınız ya da taş, kâğıt, makas yapardınız. en azından bizde sistem böyle işliyordu. tabi herkes en güvendiği kağıtları sıralı olarak en ön saflara dizerdi.

bela arabalar vardı. misal şu rolls royce gibi. 6750 motor gücü ile önünüze geleni devirirdiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ama şans da yanınızda olacak tabi. oyuna siz başlamışsanız ve bu kâğıt 'tan elinizde sıralı birkaç tane varsa, ortalığı toz duman ediyordunuz. bu sayede, az buz değil yığınla ferrari ve lomborghini üttüm. düşünün azami sürati 198 olan araçla bu canavarları ham yapıyordunuz. inanılmaz keyifli bir duyguydu. karşınızdaki çocuğun kâğıdı size verirken ki, bakışları, mimikleri falan pek hoş oluyordu. anlatılmaz cidden o duygu. yaşamak lazım.

ferrari şöyle bir şeydi ve kaybedenin canı fena yanıyordu. yarış arabası olan ferrari bunun kadar gözde değildi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lomborghini ise şuydu ve en gözde arabalardan birisiydi. herkes bu arabaya bayılırdı. sarısına ve beyazına kimse itibar etmezdi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
motosikletler ise her oyuncunun yumuşak karnıydı. genelde kimse ilk destelerde elinde motosiklet tutmazdı. koleksiyon anlamında değeri vardı. çocuk aklımla o dönem en çok sevdiğim motosiklet ise şuydu;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nedense bana çok havalı gelirdi. pek zevksizmişim aslında. sevmez olaydım. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu kâğıt ise benim belalımdı. yahu bütün koleksiyon elimdeydi. şunu bir türlü bulamadım. aldığım sakızlardan bir türlü çıkmadı. ekrem diye bir arkadaşımız vardı, herifte bundan iki tane bulunuyordu. ne teklif ettiysem vermedi. hergelenin inadı tuttu. en nihayetinde hakkımla üterek, aldım paçasını aşağı. o günkü mutluluğumu tarif edemem. abartısız birkaç gün üst üste kâğıdı destenin içerisinden çıkarıp çıkarıp, arabaya bakmışımdır. demiş ya veysel kavuşamayınca aşk olur diye, işte o misal bizimkisi. çocukluk aşkımdı bu araba benim *

bir de illet kâğıtlar vardı. yani aklıma geldikçe gülüyorum. sakızdan o arabanın çıktığını gördüğünüz an dünyanın başınıza yıkıldığı andır. harçlıklarınızın boşa gittiğinin resmidir ve yapacak hiçbir şeyiniz yoktur. atsan atılmaz, satsan satılmaz. buyurun ona da bir örnek;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hülasa; turbo sakız çocukluk zamanlarımızın olmazsa olmazlarından birisiydi. koleksiyon uğruna az mı kavgalar yaşandı, ütülen kağıtların ardından az mı göz yaşı döküldü. ama hiçbir şey oyunu kazanmanın ve koleksiyonu tamamlamanın tadını asla gölgeleyemedi. serideki tüm kağıtlar halen aklımda. varın gerisini siz düşünün *
devamını gör...
sevgili ateist kaplumbağa'nın zamanbükücü olağanüstü tanımlarından birini daha okumamla hatırıma düşen, beni duygulandıran sakız.

bir sakız yüzünden duygulanacağım aklıma gelmezdi, boşluğuma denk geldi sanıyorum. ateist kaplumbağa ve diğer turbo sakız oyuncularından 5 yıl kadar daha kıdemsizim. onlar bizim mahalle ağabeylerimizdi. benim aracın beygiri şöyle motoru böyle diyerek ağızlarına 3'er 4'er attıkları sakızı şapırdatarak tatlı bir rekabet içine girerlerdi. biz de abilere heveslenir, şu okula bir başlasak da biz de şöyle şeyler konuşsak diye imrenirdik.

üstü oluklu sakızların mis gibi kokusu, içiden çıkan araba fotoğrafı baskılı kağıda sinerdi. uzun uzun koklardık.

bir de kötü anısı varmış. ben anne babamın, aile eşrafının yalancısıyım. 3 yaşımdayken kutuyu aşırıp 10'dan fazla sakızı çiğneyip yutmuşum. 2 gün klinikte misafir etmişler beni. düşününce mideme kramplar giriyor; ancak yine olsa yine yutarım ki *
devamını gör...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
koleksiyonunun bir numaralı arabası opel ascona olan sakız.
devamını gör...
bir de bunun savunma sanayi versiyonlu olanı vardı.
(bkz: lazer sakız)
devamını gör...
didi marka şeftalili soğuk çayın tadına en yakın olduğu efsane sakız markası.
devamını gör...
sonra big babol icad oldu mertlik bozuldu. turbo sakıza un serpip big babol yapmaya çalıştık. çok utanıyorum senden çocukluğum. senin beni mutlu ettiğin kadar seni mutlu edemedim. gerçi sen de yapamadın görevini. bir hulku tutamadın. şimdi gelip ağlama bana çocuk. yok ağlamıyorum. turbo sakızı duyunca dişim ağrımaya başladı.
devamını gör...
erkek kardeşimin hastası olduğu sakız.
sakız kağıtlarını toplardı. ben en çok (bkz: lombardini) severdim.
kendisi benden 7 yaş küçüktür. onunla yaşıt olanları minnacık görürdüm.
turbo sakızı bilenler de mi yaşlandı?
devamını gör...
ah çocukluğumun yok olmuş hatıralarından biri.
otomobil markalarının -özellikle de lüks olanların- adlarını öğrendiğimiz çiğnencelik larousse'tu bizim için.
bir de sakız kağıtları seri şekilde toplanır, en lüks olanlarına sahip olanlarımıza da neredeyse bröve verilmiş gibi saygı duydururdu bu sakız.
ah be. nereden de gördüm bu başlığı şimdi...
devamını gör...
bizim köyde bu sakızın kağıtlarını toplayan tek kız bendim. diğer kızların böyle şeylerle hiç işi olmazdı, bisiklete bile binmezlerdi, ben de onlarla değil erkeklerle oyun oynardım, deli gibi bisiklete biner, köyün altını üstüne getirirdik. arada bu sakız kağıtlarını değiş tokuş ettiğimiz de olurdu. sanki kızların arabaları sevmesi ayıp gibi bir şeydi. oysa ben o zamanlar rüyalarımda hep o arabaları sürerdim...
devamını gör...
ihtiyar avı olan başlık. hepimiz düştük. fakat 1 numarayı sadece fotoğraflarda gören bir ben miyim diye merak ettim açıkçası. çocukluk kokuyor, ilkokul sırası siyah önlük kokuyor.
devamını gör...
otomobil tutkunlarının favori sakızı. ben opel marka otomobili ilk bu sakızda öğrendim. arkadaşla alıp çiğner ve çıkan otomobil modellerini incelerdik. bir de sarı paketli ve içinde futbolcu kartları çıkan, ismini hatırlamadığım incecik bir sakız vardı. galatasaray'ın kadrosundaki iki eksiği tamamlamak için bir gün içinde bakkaldaki sakız kutusunu boşaltmıştık.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"turbo sakız" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim