61.
rastgele bir çöp konteyneri daha temiz olabilir.
devamını gör...
62.
türk futboluna acımak yok; bam! bam! bam!
ligler bu salı gene başlayacakmış.
tff başkanı büyükekşi, faruk koca aslında iyi insandır dedi. fair-play ödülü alınca iyi bir insan mı olunuyor? yoksa akp kurucusu ve 2 dönem mv diye o ödülü vermiş olmayasınız kendisine? hikmet karaman'ı da yumruklamamış mı bu herif? başkalarını da yumruklamamış mı? ille sizi de mi yumruklaması gerekiyor kendisini savunmamanız için? gerçi büyükekşi, koca'nın yumruğunu yese de aynı şeyi söylerdi. "koca'mdır; döver de, sever de." falan derdi. tam öyle bir tip.
bu kepazelik midemi bulandırıyor. silkerim futbolunuzu.
ligler bu salı gene başlayacakmış.
tff başkanı büyükekşi, faruk koca aslında iyi insandır dedi. fair-play ödülü alınca iyi bir insan mı olunuyor? yoksa akp kurucusu ve 2 dönem mv diye o ödülü vermiş olmayasınız kendisine? hikmet karaman'ı da yumruklamamış mı bu herif? başkalarını da yumruklamamış mı? ille sizi de mi yumruklaması gerekiyor kendisini savunmamanız için? gerçi büyükekşi, koca'nın yumruğunu yese de aynı şeyi söylerdi. "koca'mdır; döver de, sever de." falan derdi. tam öyle bir tip.
bu kepazelik midemi bulandırıyor. silkerim futbolunuzu.
devamını gör...
63.
her şeyde olduğu gibi a.b ile rekabet edemediğimiz alanlardan. diğer alanlarda fitbol kadar rekabet edebilsek eyiydi. evet.
devamını gör...
64.
sahada oynanan oyun kötü. üç büyüklerin ekonomisi kötü. siyasetle içli dışlı. bir proje yok. ne olursa ancak iman power! ile oluyor!
devamını gör...
65.
66.
mafya düzeni.
devamını gör...
67.
2002 dünya kupasından sonra bu ülkedeki futbolun fişini çektiler. 2002 den sonra ne yeni yetenek gördük, ne de elle tutulur bir başarı elde ettik.
devamını gör...
68.
kim yetenek arıyor gençleri görüyorum futbolda bile torpilin varsa oynuyorsun diyorlar. geçen biri geldi 30 bin tl yedirdik az yedirmişiz başkaları seçildi diyor. yedirin bakalım. onlarda şişsin, futbolda, ülkede. hepsi tatsız tuzsuz bir şey olsun.
devamını gör...
69.
pek matah olmayan futboldur. aslında radikal birkaç değişiklikle avrupa'nın en iyi 4 ligi arasına olmasa da ilk 5'e girebiliriz bence ancak bu adımları birileri atarsa da bu şaşırtıcı olur. yerimizde saymayı seviyoruz ülkecek. geriye gitmeye de meyilliyiz.
devamını gör...
70.
bir maçı izlerken hissettiğin şey gerilimse, yendikten sonra sevinç yerine rahatlama hissediyorsan, yenildikten sonra üzüntü yerine öfke duyuyorsan bu işte bir sıkıntı vardır. durum da tam olarak budur.
kimse gerçekten temiz, sahada oynanan bir lig istemediği için türk futbolu günden güne pislik çukuruna dönüşüyor. hiç kimse ben temizim diye zıplamadan sadece ilk bakışta aklıma gelen, tartışmasız yanlışları bir çırpıda sayayım:
-vedat muriç transferinde sponsorluk anlaşması. araya giren siyasileri falan geçtim bu şekilde transfer yapmak bizde de fifada da uefada da mevzuata aykırı ve çok ciddi yaptırımları var
-abdürrahim albayrak'ın var kayıtlarını dinlediğini açıklaması. dinleyen de dinleten de suçludur. normal bir ülkede soruşturma konusudur.
daha beşiktaş'a, trabzonspor'a ve anadolu takımlarına girmeden bu yazdığım iki örneğe bile itiraz eden çıkar? bu aleni şeylere bile neden itiraz ediliyor biliyor musunuz? birileri sosyal medyadan para kazansın diye. birileri birkaç tweet atsın da altına füze gif'i atarak, sapla yazarak para kazanan, kendilerine ofisler tahsis edilen, localarda maç izleyen insanlar memnun olsun diye futbol günden güne bu hale getiriliyor.
10 sene önce kendi taraftarları tarafından trol bu diye alay edilen, ciddiye alınmayan adamlar beşiktaşımızın/fenerbahçemizin/galatasarayımızın haklarını savunuyor ağbii diyerek televizyona çıkarılıyor artık. televizyona çıkarılmayana sponsorlu dijital kanallar kurduruluyor.
sözün özü sizler sözlükte, twitter'da küfürleşirken skandal olsa da daha çok para kazansak diye bekleyen kanaat önderleriniz var. evet bunlar sizin kanaat önderleriniz, akıl hocalarınız. yeni nesil taraftar profili bu olduğu için bunlar daha iyi günlerimiz bile diyebiliriz.
kimse gerçekten temiz, sahada oynanan bir lig istemediği için türk futbolu günden güne pislik çukuruna dönüşüyor. hiç kimse ben temizim diye zıplamadan sadece ilk bakışta aklıma gelen, tartışmasız yanlışları bir çırpıda sayayım:
-vedat muriç transferinde sponsorluk anlaşması. araya giren siyasileri falan geçtim bu şekilde transfer yapmak bizde de fifada da uefada da mevzuata aykırı ve çok ciddi yaptırımları var
-abdürrahim albayrak'ın var kayıtlarını dinlediğini açıklaması. dinleyen de dinleten de suçludur. normal bir ülkede soruşturma konusudur.
daha beşiktaş'a, trabzonspor'a ve anadolu takımlarına girmeden bu yazdığım iki örneğe bile itiraz eden çıkar? bu aleni şeylere bile neden itiraz ediliyor biliyor musunuz? birileri sosyal medyadan para kazansın diye. birileri birkaç tweet atsın da altına füze gif'i atarak, sapla yazarak para kazanan, kendilerine ofisler tahsis edilen, localarda maç izleyen insanlar memnun olsun diye futbol günden güne bu hale getiriliyor.
10 sene önce kendi taraftarları tarafından trol bu diye alay edilen, ciddiye alınmayan adamlar beşiktaşımızın/fenerbahçemizin/galatasarayımızın haklarını savunuyor ağbii diyerek televizyona çıkarılıyor artık. televizyona çıkarılmayana sponsorlu dijital kanallar kurduruluyor.
sözün özü sizler sözlükte, twitter'da küfürleşirken skandal olsa da daha çok para kazansak diye bekleyen kanaat önderleriniz var. evet bunlar sizin kanaat önderleriniz, akıl hocalarınız. yeni nesil taraftar profili bu olduğu için bunlar daha iyi günlerimiz bile diyebiliriz.
devamını gör...
71.
üzerine konuşmanın manasız olduğu; mafya, cemaat ve kara paranın kol gezdiği berbat bir organizasyon.fenerbahçe'liyim ama her sene fenerbahçe'nin şampiyon olmasını istemem.fenerbahçeli çocuklar yanında beşiktaşlı,galatasaraylı çocuklar da arada sevinmeli.hatta diğer takımların çocukları da.bencillik üst düzeyde bazı klüplerde.her sene ben şampiyon olayım istiyorlar.böyle olmaz.spor ruhuna aykırı.
devamını gör...
72.
halı saha maçına dönmüş. profesyonellik yok.
devamını gör...
73.
fenerbahçeye karşı oynanan bir oyun haline gelmiştir.
devamını gör...
74.
tabu
devamını gör...
75.
siyasetin yönettiği kukla yöneticiler tarafından kaos ortamında var olma savaşı veren organizasyondur.
devamını gör...
76.
ısrarla siyasetin içine çekilerek dibine dinamit konulup dipte kalan kırıntılar bile sıyırılmıştır. futbolumuzun içinde futbol dışında herşey var, bir futbol yok.
bir maça bir hakem atanıyor, daha maç başlamadan hakemler konuşuluyor. oyuncular ısınırken bile kedi köpek gibi birbirini yiyor. maç başlıyor bu kez amerikan güreşi gibi tribünlere oynama şovlu kavgalar devam ediyor. taraftarlar yakaladığı yerde birbirini boğazlıyor. başkanlar sürekli birilerine küfür ediyor.
ulan zaten ekonomi kötü, yaşam standartları düşük; kafa dağıtmak için sözde bir eğlence aktivitesi izliycez stres atıcaz, daha çok geriliyoruz.
kimse kimseyle futbol konuşamıyor. şu adam iyi oynuyor, keşke sizdeki bu adam bizde olsa, ahmet ne vurdu mehmet ne çıkardı falan yok. sen fetocusun, siz hakem satın aldınız, bilmemkim maç sattı, beriki şikeci.
zaten sosyal medyada takımların ergen kitleleri oluştu. muhtemelen ya yaşları 15 ya da iqları. yerli yersiz her paylaşımın altına atıyorum fenerin kocası icardi yazan mı dersin, dzeko>gesemin olmayan tarihi yazan mı dersin. hani komik desen değil, yaratıcı espri desen değil. bunlarla ne konuşup ne anlatabilirsin ki. yaşı 40'ın üstünde olmayanla oturup gerçek futbol muhabbeti yapılamaz oldu.
özellikle fener taraftarının üzerinde şampiyon olamamaktan mıdır nedir inanılmaz bir gerginlik var. adamlarla futbol konuşamıyorsun. saolsun başkanları spora siyaset sokmayalım diyip bazen alttan alttan bazense açık açık kendisi çekiyor sporu siyasete. hiçbir maçtan sonra bugün şöyle oynadık böyle oldu demiyor. 15 temmuz diyo, feto diyo, 3 temmuz diyo, trabzonlu bakan diyo, diyo da diyo. bizimki zaten yanak okşattı. yalnız koç kadar açıklama yapmıyor bizimkiler. koc ülkede herkesi suçladı. bı kendi ailesi kaldı, kalan herkes fetocu, şikeci bilmemne.
eskiden bu kadar değildi bu işler. futbol konuşulabilirdi uzun uzun. insanlar rakibinde bir oyuncu beğendiğini söyleyebilirdi, kendi takımındaki bir adamın yaptığı bazı taşkınlıkları sevmeyip istemeyebilirdi. bakın bugün mert hakan'a kraall, komutan falan diyen var. çünkü geçmişte o bölgede oynamış oyuncularını bilmiyor izlemedi. onları görse buna topçu da demezdi büyük karakter de. biz bile alex'e saygı duyardık mesela. kaldı mı şimdi öyle bir ortam. herkes herkese sırf rakipte diye düşman.
şu ortamı yaratanlar yüzünden yakında futboldan soğuycaz. ben 2002 dünya kupası zamanındaki futbolu çok özledim. artık milli takım bile öyle değil, o bile insanları birleştiremiyor. hatta çoğu insanın ülkenin milli takımının maçı olduğundan bile haberi olmuyor. herşey gibi bu da bitti ülkede.
bir maça bir hakem atanıyor, daha maç başlamadan hakemler konuşuluyor. oyuncular ısınırken bile kedi köpek gibi birbirini yiyor. maç başlıyor bu kez amerikan güreşi gibi tribünlere oynama şovlu kavgalar devam ediyor. taraftarlar yakaladığı yerde birbirini boğazlıyor. başkanlar sürekli birilerine küfür ediyor.
ulan zaten ekonomi kötü, yaşam standartları düşük; kafa dağıtmak için sözde bir eğlence aktivitesi izliycez stres atıcaz, daha çok geriliyoruz.
kimse kimseyle futbol konuşamıyor. şu adam iyi oynuyor, keşke sizdeki bu adam bizde olsa, ahmet ne vurdu mehmet ne çıkardı falan yok. sen fetocusun, siz hakem satın aldınız, bilmemkim maç sattı, beriki şikeci.
zaten sosyal medyada takımların ergen kitleleri oluştu. muhtemelen ya yaşları 15 ya da iqları. yerli yersiz her paylaşımın altına atıyorum fenerin kocası icardi yazan mı dersin, dzeko>gesemin olmayan tarihi yazan mı dersin. hani komik desen değil, yaratıcı espri desen değil. bunlarla ne konuşup ne anlatabilirsin ki. yaşı 40'ın üstünde olmayanla oturup gerçek futbol muhabbeti yapılamaz oldu.
özellikle fener taraftarının üzerinde şampiyon olamamaktan mıdır nedir inanılmaz bir gerginlik var. adamlarla futbol konuşamıyorsun. saolsun başkanları spora siyaset sokmayalım diyip bazen alttan alttan bazense açık açık kendisi çekiyor sporu siyasete. hiçbir maçtan sonra bugün şöyle oynadık böyle oldu demiyor. 15 temmuz diyo, feto diyo, 3 temmuz diyo, trabzonlu bakan diyo, diyo da diyo. bizimki zaten yanak okşattı. yalnız koç kadar açıklama yapmıyor bizimkiler. koc ülkede herkesi suçladı. bı kendi ailesi kaldı, kalan herkes fetocu, şikeci bilmemne.
eskiden bu kadar değildi bu işler. futbol konuşulabilirdi uzun uzun. insanlar rakibinde bir oyuncu beğendiğini söyleyebilirdi, kendi takımındaki bir adamın yaptığı bazı taşkınlıkları sevmeyip istemeyebilirdi. bakın bugün mert hakan'a kraall, komutan falan diyen var. çünkü geçmişte o bölgede oynamış oyuncularını bilmiyor izlemedi. onları görse buna topçu da demezdi büyük karakter de. biz bile alex'e saygı duyardık mesela. kaldı mı şimdi öyle bir ortam. herkes herkese sırf rakipte diye düşman.
şu ortamı yaratanlar yüzünden yakında futboldan soğuycaz. ben 2002 dünya kupası zamanındaki futbolu çok özledim. artık milli takım bile öyle değil, o bile insanları birleştiremiyor. hatta çoğu insanın ülkenin milli takımının maçı olduğundan bile haberi olmuyor. herşey gibi bu da bitti ülkede.
devamını gör...
77.
kirli galatasaray ve trabzon lobileri yüzünden bunalımdadır
devamını gör...
78.
avrupa'da, yani gerçek arenada yüzünü sadece galatasaray'ın ağarttığı kurum. evet.
devamını gör...
79.
her avrupa maçından sonra seviyemizin gün geçtikçe daha da geriye gittiğini görüyoruz. geçmişte olduğumuz san marino seviyesine hâlâ tam olarak dönmemişken çeşitli müdahalelerle neşter vurulmazsa tamamen ölecek seviyedeyiz.
kulüpler borç batağında yüzüyorken illa uefa'nın konuya el atıp transfer yasağı getirmesini beklememize gerek yok. bankaların faiz alacağım diye borç vermesinin önüne geçmek, borç bitene kadar transfer yapmasına engel olmak lazım kulüplerin. transfer yapıyorsa da bir mantığı olmalı, yatırım amaçlı olmalı. 30 yaş üstü oyuncu almayı yasaklayabiliriz mesela. bir meblağ belirleyip o fiyatın üzerinde oyuncu almak da yasaklanabilir. aynı şey oyuncu maaşları için de geçerli. lig sampiyonunun 10 milyon euro kazanamadığı yerde bizimkiler 20 milyona adam alıp 5-10 arası maaş veriyor, 5 yıllık kontrat imzalıyor. tabi bu oyuncu alınırken akbaba menajerlerde kepçeyle götürüyor.
kondisyonu bir sekilde arttırması lazım kulüplerin. avrupa'ya gidince yerli yabancı farketmeksizin dili dışarda koşuyor oyuncularımız.
türkiye'de taraftarlar algı yaptığından her temasa faul verilmeye başlandı. hakemler korkuyor. görüntü durdurup fotoğrafta temas görünüyor diye herşeyi faulmuş gibi gösteriyor taraftar. futbol temas oyunudur. ligimizde basketboldan beter oldu, biri birine parmak ucuyla dokunsa faul. her düşen yerde 3 dakika yatıyor zaten. 90 dakikalık maçlarda topun oyunda kaldığı süre kalmadığının yarısı kadar. faul çıtasını yükseltmek gerek. avrupa'da da aynı pozisyonlardan faul bekliyor oyuncular, hakemler oralı bile olmuyor. düşen oyuncu yerde uzun uzadıya kıvranıp süreden çalmamalı. gerekirse oyunun durmasına, soğumasına sebep olan oyuncu kenara geldiğinde hakem işaretiyle hemen geri girmeyecek. 3-5 dakika kenarda kalma cezası gelsin bak nasıl yarı yarıya azalıyor bu yatmalar. hocalar mecburen oyuncularına yerde zaman öldürmeyin eksik oynuyoruz diyecek, hele bir de o sürede gol yesin bak nasıl akıllanıyor.
daha bir sürü şey yapılabilir, yapılmalı. yoksa cenazesi kalmak üzere olan futbolumuza toprağı atacağız.
kulüpler borç batağında yüzüyorken illa uefa'nın konuya el atıp transfer yasağı getirmesini beklememize gerek yok. bankaların faiz alacağım diye borç vermesinin önüne geçmek, borç bitene kadar transfer yapmasına engel olmak lazım kulüplerin. transfer yapıyorsa da bir mantığı olmalı, yatırım amaçlı olmalı. 30 yaş üstü oyuncu almayı yasaklayabiliriz mesela. bir meblağ belirleyip o fiyatın üzerinde oyuncu almak da yasaklanabilir. aynı şey oyuncu maaşları için de geçerli. lig sampiyonunun 10 milyon euro kazanamadığı yerde bizimkiler 20 milyona adam alıp 5-10 arası maaş veriyor, 5 yıllık kontrat imzalıyor. tabi bu oyuncu alınırken akbaba menajerlerde kepçeyle götürüyor.
kondisyonu bir sekilde arttırması lazım kulüplerin. avrupa'ya gidince yerli yabancı farketmeksizin dili dışarda koşuyor oyuncularımız.
türkiye'de taraftarlar algı yaptığından her temasa faul verilmeye başlandı. hakemler korkuyor. görüntü durdurup fotoğrafta temas görünüyor diye herşeyi faulmuş gibi gösteriyor taraftar. futbol temas oyunudur. ligimizde basketboldan beter oldu, biri birine parmak ucuyla dokunsa faul. her düşen yerde 3 dakika yatıyor zaten. 90 dakikalık maçlarda topun oyunda kaldığı süre kalmadığının yarısı kadar. faul çıtasını yükseltmek gerek. avrupa'da da aynı pozisyonlardan faul bekliyor oyuncular, hakemler oralı bile olmuyor. düşen oyuncu yerde uzun uzadıya kıvranıp süreden çalmamalı. gerekirse oyunun durmasına, soğumasına sebep olan oyuncu kenara geldiğinde hakem işaretiyle hemen geri girmeyecek. 3-5 dakika kenarda kalma cezası gelsin bak nasıl yarı yarıya azalıyor bu yatmalar. hocalar mecburen oyuncularına yerde zaman öldürmeyin eksik oynuyoruz diyecek, hele bir de o sürede gol yesin bak nasıl akıllanıyor.
daha bir sürü şey yapılabilir, yapılmalı. yoksa cenazesi kalmak üzere olan futbolumuza toprağı atacağız.
devamını gör...
80.
yaklaşık son 10 yıldır hiçbir kalitesi kalmayan aşırı paraların döndüğü arabistan,katar ligi gibi ligler haline gelmiştir.* futbol olarak adeta kör dövüşün olduğu,her hafta ayrı bir polemiğin damga vurduğu,büyük paralar ve transferlere rağmen takımların beş para etmez top oynadığı hale gelmiştir.zaten artık ülkenin her yerinde olan o 2 kutuplu yapı buraya da sirayet etmiştir. *
ben yaş olarak 2000'li yıllardaki türk futbolu'nu hatırlıyorum o zaman bile bu kadar değildi.7-8 yıldır futbolla fazla ilgili olmayan biri olarak dün akşamki derbiyi hadi oturayım izleyeyim dedim adeta rezaletti 90 dk sadece top çevirme ve yerde yatan futbolcudan başka birşey görmedim.
ben yaş olarak 2000'li yıllardaki türk futbolu'nu hatırlıyorum o zaman bile bu kadar değildi.7-8 yıldır futbolla fazla ilgili olmayan biri olarak dün akşamki derbiyi hadi oturayım izleyeyim dedim adeta rezaletti 90 dk sadece top çevirme ve yerde yatan futbolcudan başka birşey görmedim.
devamını gör...
