türk toplumunun tek tepkisinin paylaşım yapmak olması
başlık "kafasızyazar" tarafından 15.04.2026 22:59 tarihinde açılmıştır.
1.
bu ülkede herkesi ilgilendiren, en bütünleştirici sorunlarda ve durumlarda bile tepki kültürü yok. ne yapacağımızı bilmiyoruz. koca bir hikaye atarak tepki gösterme ülkesiyiz.
arıyoruz, anıyoruz, ağlıyoruz, kınıyoruz. sürekli bu tarz paylaşımlar. ee sorunu çözmek için ne yaptık, ne yapabiliriz.
2 gündür okullar basılıyor mesela. milyonlarca öğrenci var. bir bu kadar da ebeveyn. yarın bu insanlar çocuklarını okula yollayacak, bu çocuklar okula gidecek. hepsinin içinde korku olacak. peki bu olaylara karşı ne yaptık, hepimiz çeşitli sosyal medya gruplarında paylaşım yaptık.
bu sadece bu olaya dair değil. milyonlarca insanın oy hakkı gasp edilir, paylaşım yaparız. bir günde sigaraya, elektriğe, toplu taşımaya, doğalgaza, akaryakıta fahiş zam gelir, gene paylaşım yaparız. teröristler salınır, yine paylaşım. seçim iptal edilir, paylaşım.
anca kimin kuyruğu yandıysa o ses çıkartıyor, alakası olmayan bırakın desteği hatta köstek oluyor. mesela bir öğretmen öldürülür, öğretmenler greve gider, geri kalanı oo 3 ay yattıkları yetmiyor bir de bugün yatarak para alacaklar der. doktor dövülür, doktorlar iş bırakır o kadar maaş alıyorlar hâlâ grev yapıyorlar hak ediyorlar dayağı falan derler.
hiçbir konuda birlik de olamıyoruz, ne yapacağımızı da bilemiyoruz, yol gösterenimiz de yok.
arıyoruz, anıyoruz, ağlıyoruz, kınıyoruz. sürekli bu tarz paylaşımlar. ee sorunu çözmek için ne yaptık, ne yapabiliriz.
2 gündür okullar basılıyor mesela. milyonlarca öğrenci var. bir bu kadar da ebeveyn. yarın bu insanlar çocuklarını okula yollayacak, bu çocuklar okula gidecek. hepsinin içinde korku olacak. peki bu olaylara karşı ne yaptık, hepimiz çeşitli sosyal medya gruplarında paylaşım yaptık.
bu sadece bu olaya dair değil. milyonlarca insanın oy hakkı gasp edilir, paylaşım yaparız. bir günde sigaraya, elektriğe, toplu taşımaya, doğalgaza, akaryakıta fahiş zam gelir, gene paylaşım yaparız. teröristler salınır, yine paylaşım. seçim iptal edilir, paylaşım.
anca kimin kuyruğu yandıysa o ses çıkartıyor, alakası olmayan bırakın desteği hatta köstek oluyor. mesela bir öğretmen öldürülür, öğretmenler greve gider, geri kalanı oo 3 ay yattıkları yetmiyor bir de bugün yatarak para alacaklar der. doktor dövülür, doktorlar iş bırakır o kadar maaş alıyorlar hâlâ grev yapıyorlar hak ediyorlar dayağı falan derler.
hiçbir konuda birlik de olamıyoruz, ne yapacağımızı da bilemiyoruz, yol gösterenimiz de yok.
devamını gör...
2.
google facebook yazarak girenlerin tepki vermesi hmmm.
devamını gör...
3.
adam haklı beğler.
bu durumun oluşmasında iktidar, iktidarın kolluk/yargı kuvvetlerini pervasızca kullanması kadar muhalefetin de suçu günahı var da neyse. girmeyelim şimdilik oralara.
bu durumun oluşmasında iktidar, iktidarın kolluk/yargı kuvvetlerini pervasızca kullanması kadar muhalefetin de suçu günahı var da neyse. girmeyelim şimdilik oralara.
devamını gör...
4.
(bkz: slacktivizm)
iktidar ve muhalefet eliyle yıllardır tepkinizi sokaklarda değil sandıkta gösterin söylemi dayatildigi içindir.
sultan vergi artırsa celali isyanı başlatan, 60'lar öğrenci hareketiyle ortalığı karıştıran türk halkı esasen oldukça protest ve aktivisttir. fakat muhalefet sanılan iktidar aparatının saraçhane olaylarını nasıl yönettiğine bakarsak halkın örgütlenip fiziksel eyleme geçmesi oldukça zordur.
ve fiziksel eylem olmadığı sürece hiçbir tepki siyasi karar alıcılar için anlam ifade etmez.
iktidar ve muhalefet eliyle yıllardır tepkinizi sokaklarda değil sandıkta gösterin söylemi dayatildigi içindir.
sultan vergi artırsa celali isyanı başlatan, 60'lar öğrenci hareketiyle ortalığı karıştıran türk halkı esasen oldukça protest ve aktivisttir. fakat muhalefet sanılan iktidar aparatının saraçhane olaylarını nasıl yönettiğine bakarsak halkın örgütlenip fiziksel eyleme geçmesi oldukça zordur.
ve fiziksel eylem olmadığı sürece hiçbir tepki siyasi karar alıcılar için anlam ifade etmez.
devamını gör...
5.
verdiği tüm emeğin mutlaka sömürüldüğünü bilenlerin verdiği bu tepki haline bile şükredilmesi gerekir.
en azından bazı konular bellekte yer ediyor.
ancak buna rağmen doğru tespit.
en azından bazı konular bellekte yer ediyor.
ancak buna rağmen doğru tespit.
devamını gör...
6.
bu işler en küçük toplulukta nasıl ilerliyorsa, genele de öyle yansıyor.
örneğin; patronun ya d yöneticinin bir şekilde hakkınızı gasp ettiğinin farkındaysanız; ortamdaki her çalışanın bununla ilgili bir fikri ve rahatsızlığı vardır. kendi aranizda konuşursunuz, çözüm üretmeye çalışırsınız. iş çözüme gerçek anlamda geldiğinde, bir bakmışsınız etrafımızda kimse kalmamış. tek şikayet eden, talep eden, karşı çıkan siz kalmışsınız. dolayısıyla "uyumsuz" olarak damgalanıp en iyi ihtimalle tazminat hakkınız varsa onu alarak uzaklaştırılırsınız.
çünkü rahatsızlığı dile getirmek risktir. insan rutininde bu yanılgıya düşer. halbu ki ilk günkü topluluk korunsa talep edilirken risk oldukça azalır; zira bir anda herkesi işten atmak pek mantıklı değildir ve en kötü ihtimalle orta yol bulunur. fakat insan beyni rutinin ve konfor alanının dışına çıkmaya zorlandığı için, bunu "risk" kabul eder. bazen içinde bulunduğu huzursuz ortam da kişinin konfor alanıdır. dolayısıyla bir şeyler iyiye gitmek yerine daha da kötüye gider her zaman. ben hep işsiz kaldığımla kaldım mesela. "kendimden ödün vermedim, dik durdum" diye mastürbasyon yaptım elbette ama hiçbir şeyi de tek başıma değiştiremedim gerçekçi olmak gerekirse. referanslarım da arkamdan "cabbar bir kadın", işini iyi yapar, hakkını yedirmez", "yalakalık yapmaz", "hem kafa dengidir hem de mesafeli", "cevval hatun" derler... namım oldu yani sektörde. lakin param yok işte djjdd.
örneğin; patronun ya d yöneticinin bir şekilde hakkınızı gasp ettiğinin farkındaysanız; ortamdaki her çalışanın bununla ilgili bir fikri ve rahatsızlığı vardır. kendi aranizda konuşursunuz, çözüm üretmeye çalışırsınız. iş çözüme gerçek anlamda geldiğinde, bir bakmışsınız etrafımızda kimse kalmamış. tek şikayet eden, talep eden, karşı çıkan siz kalmışsınız. dolayısıyla "uyumsuz" olarak damgalanıp en iyi ihtimalle tazminat hakkınız varsa onu alarak uzaklaştırılırsınız.
çünkü rahatsızlığı dile getirmek risktir. insan rutininde bu yanılgıya düşer. halbu ki ilk günkü topluluk korunsa talep edilirken risk oldukça azalır; zira bir anda herkesi işten atmak pek mantıklı değildir ve en kötü ihtimalle orta yol bulunur. fakat insan beyni rutinin ve konfor alanının dışına çıkmaya zorlandığı için, bunu "risk" kabul eder. bazen içinde bulunduğu huzursuz ortam da kişinin konfor alanıdır. dolayısıyla bir şeyler iyiye gitmek yerine daha da kötüye gider her zaman. ben hep işsiz kaldığımla kaldım mesela. "kendimden ödün vermedim, dik durdum" diye mastürbasyon yaptım elbette ama hiçbir şeyi de tek başıma değiştiremedim gerçekçi olmak gerekirse. referanslarım da arkamdan "cabbar bir kadın", işini iyi yapar, hakkını yedirmez", "yalakalık yapmaz", "hem kafa dengidir hem de mesafeli", "cevval hatun" derler... namım oldu yani sektörde. lakin param yok işte djjdd.
devamını gör...
7.
herkes şikayetçi olduğu şeylerin çözümünü başkası bulsun istiyor. bu bizim toplumun büyük bir hastalığı. sabah akşam patronundan şikayet eder ama patron içeri girince " aman efendim" der. biat kültürü çok yüksek bir de üstüne şark kurnazlığı var. yani teoride herkes neyin doğru olduğunu biliyor ama pratiği başkası uygulasın istiyor. şikayet var ama gayret yok. feda etme davranışı yok. bir şey elde etmek için bir şey feda etmen gerek. bu zaman olur mal olur bazen de can olur. daha işinden vazgeçemiyor insanlar. aman sesim çıkmasın da işime gücüme bir şey olmasın diyorlar.
bu insanlar 600 sene imparatorlukta yaşadı. ne kadar 100 sene geçse de bu kolay atılabilecek bir davranış durumu değil. elin yabancısı çok kanlı şekilde devrimlerle toplumsal olarak aştı biat kültürünü. sonra yeni bir kültür oluştu. bizde o kırılma olmadı.
biz lidersiz hareket edemeyen bir milletiz. yani 1 kişiyi kurtarıcı belirlemeye yatkınız. örneğin atatürk gibi birini bekliyoruz. ama demiyoruz ki yahu ben olayım o kişi. bu bizde yok. olamıyor.
sürekli türk toplumunu batılı gözden değerlendirmeye çalışırsanız çok hata yaparsınız. biz rasyonel millet değiliz. hiç olmadık. aynı japonlar aynı çinliler aynı diğer asya ülkeleri gibi duygusal bir milletiz. kendimizi ve hanemizi düşünüp kısa vadeli hesap yaparız. örneğin şu an ülkeden şikayet eden birinin hayat standartını sihirli değnek ile düzeltelim. ülke gündemiyle ilgilenmez bile artık. çünkü o kurtulmuştur. rasyonel değildir. demez ki uzun vadede toplum çökerse en son ben de çökerim.
çevrenizi sizin gibi düşünen insanlardan ibaret sanmamalısınız. türkiye çok büyük bir ülke. bu toplum 1000 yıldır var. çok hızlı inanılmaz değişimler beklemeyin. bazen " mal bu " demek gerekiyor.
bu insanlar 600 sene imparatorlukta yaşadı. ne kadar 100 sene geçse de bu kolay atılabilecek bir davranış durumu değil. elin yabancısı çok kanlı şekilde devrimlerle toplumsal olarak aştı biat kültürünü. sonra yeni bir kültür oluştu. bizde o kırılma olmadı.
biz lidersiz hareket edemeyen bir milletiz. yani 1 kişiyi kurtarıcı belirlemeye yatkınız. örneğin atatürk gibi birini bekliyoruz. ama demiyoruz ki yahu ben olayım o kişi. bu bizde yok. olamıyor.
sürekli türk toplumunu batılı gözden değerlendirmeye çalışırsanız çok hata yaparsınız. biz rasyonel millet değiliz. hiç olmadık. aynı japonlar aynı çinliler aynı diğer asya ülkeleri gibi duygusal bir milletiz. kendimizi ve hanemizi düşünüp kısa vadeli hesap yaparız. örneğin şu an ülkeden şikayet eden birinin hayat standartını sihirli değnek ile düzeltelim. ülke gündemiyle ilgilenmez bile artık. çünkü o kurtulmuştur. rasyonel değildir. demez ki uzun vadede toplum çökerse en son ben de çökerim.
çevrenizi sizin gibi düşünen insanlardan ibaret sanmamalısınız. türkiye çok büyük bir ülke. bu toplum 1000 yıldır var. çok hızlı inanılmaz değişimler beklemeyin. bazen " mal bu " demek gerekiyor.
devamını gör...
8.
yazacaktım ama zaten #3955509 coup de grace (yazar) gayet net özetlemiş. bu işler pratiğe gelince işlemiyor. günümüz dünyasında ben dahil herkes kendi çıkarına bakar, rahatını bozmak istemez. düşünün ki komünistler bile kendi içinde gruplara ayrılıyor, birlik olamıyorlar. yabancı her telden insan nasıl birlik olsun. eski dönemlerde olabilir çünkü nüfus ve sosyal dinamikler daha farklıydı, günümüz dünyası buna müsait değil. misal amerika'da trump a etmedikleri kalmıyor ama sonuç ortada. milletin devlet gibi oluşumlara etki ettiği dönemleri çoktan geçtik. iranda bile yüzlerce sivil katledildi, sonuç; ölen öldüğu ile kaldı, amerika ile savaşa girdi.
devamını gör...
9.
polis devletinde, yoksulluk sınırının altında bir hayatla ne yapacalsın?
devamını gör...