121.
90 larda ölümüne üzüldüğüm sayılı kişilerdendi. allah rahmet eylesin.
devamını gör...
122.
devamını gör...
123.
124.
29 yıl önce bugün kaybettiğimiz, türkiye’nin görüp görebileceği en aydın, en yetkin gazetecilerden biri.
bundan 30-35 sene öncesinde yaptığı öngörülerin bugün tek tek çıkması, kendisine olan saygımı daha da arttırıyor. huzur içinde uyu büyük insan!
"ben atatürkçüyüm.... ben, cumhuriyetçiyim... ben lâikim... ben antiemperyalistim... ben tam bağımsız türkiye'den yanayım... ben insan hakları savunucuyum... ben, terörün karşısındayım... ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır."
bundan 30-35 sene öncesinde yaptığı öngörülerin bugün tek tek çıkması, kendisine olan saygımı daha da arttırıyor. huzur içinde uyu büyük insan!
"ben atatürkçüyüm.... ben, cumhuriyetçiyim... ben lâikim... ben antiemperyalistim... ben tam bağımsız türkiye'den yanayım... ben insan hakları savunucuyum... ben, terörün karşısındayım... ben, yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. dün sabaha değin, araştırarak yazdığım hiçbir konuyu yalanlayamadınız. öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler beni aşacaklar doğacaktır."
devamını gör...
125.
lisedeyim, cumhuriyet gazetesi bana ağır geliyor, renksiz, her yeri, kıyısı, köşesi tıklım tıkış yazı, hatun resmi falan yok, bulmacası çok zor, çengel değil, spor sayfası vasat, pahalı... eve giriyor ama açıp da bu ne lan demiyorum. bizimkiler yıkılmış... ne oluyor lan? kim bu adam? niye annem ağlıyor? sonrasında o renksiz gazeteyi hatmetmeler.
devamını gör...
126.
"bir keskin kalem,
bir kirik gözlük..."
bir kirik gözlük..."
devamını gör...
127.
tarikat,siyaset, ticaret isimli kitabında bu günleri yazan yazar.
silah kaçakçılığı ve teror de bu günlere göz kırpan yazar.
ruhu şad olsun.
silah kaçakçılığı ve teror de bu günlere göz kırpan yazar.
ruhu şad olsun.
devamını gör...
128.
"kimi ölüler bize ne kadar yakın
ve yaşayanların çoğu ne kadarda ölü.."
ve yaşayanların çoğu ne kadarda ölü.."
devamını gör...
129.
130.
131.
132.
bugün ölüm yıldönümüdür, ruhu şad, mekanı cennet olsun.
bu gazetecimizin katillerini bulamamış tüm hükümetler katildir.
bu gazetecimizin katillerini bulamamış tüm hükümetler katildir.
devamını gör...
133.
"yürekli yiğitlere hatıran olsun."
devamını gör...
134.
yaşasaydı ulusalcı, faşist, sağcı, perincekçi falan ilan edilirdi.
devamını gör...
135.
matt damon bir reklamda der ki, şimdi reklamı tam hatırlayamadım ama daha yeni bir reklam ve der ki "history is fulled with 'almosts'. "
mumcu, tarihte birçok gazetecinin yaşadığı neredeyse öldürülmek durumunu yaşamakla kalmayıp, sonunda öldürülen bir gazeteci.
mumcu, herkesin iddia ettiği gibi ülkenin günlük, geçici figüranlarını afişe etmeyi kafaya koyduğu için değil, direkt şekilde sistemin güçlü aktörlerinin planlarını afişe etmeyi kafaya koyduğu ve tarihe geçmek istediği için senin benim ucuna ulaşamayacağımız isimsiz aktörler tarafından öldürüldü.
bugün hala daha en ufak bir suçlama bile yapılamamasının sebebi, mumcu'nun 10-20 yıllık değil 100 yıllık aktörler tarafından öldürüldüğü gerçeğinden dolayıdır. yani bir araştırma yapsanız muhtemelen siz de bir gece evinize giderken elektrik kaçağı olan bir su birikintisine basarak kazara ölürsünüz ki bu sizin öldürülme ihtimalinizin bile akla gelmeyecek olması anlamına gelir.
mumcu muhalif bir gazeteci değildi, direkt şekilde bu ülkede 40-50'li yıllarda temelleri atılan ve 80'li yılların sonları ve 90'lı yılların başında adeta sonuçları alınan kaliteli, zekice düzenlenmiş planların düşmanıydı. yani uğur mumcu sokakta eylem yapan bir pkk sempatizanı değil, pkk sempatizanının patronunun emir aldığı dış odakları sorgulayan birisiydi. bu yazıyı bir türk milliyetçisi yazıyor zannedebilirsiniz ama hayır. bizzat kontrgerilla operasyonlarına dahil olan ve vatan sevdalısı olduğunu iddia eden diğer katiller de mumcu tarafından hedef alınan, en üst seviye organizatörlerin piyonlarıydı.
benim 20-25 yaş arasındaki dönemim cem ersever-uğur mumcu-mahmut yıldırım- gaffar okanvb. insanların bulundukları dönemi okumakla geçti. okumayı çok sevdiğim için ve bir dönem ileri gidip bu makalelerin kendi çapımda yabancı dile çevirilerini de yaptığım için(çünkü amacım dili geliştirmekti ve o dönemde en güzel yöntem ilgimi çeken şeyleri çevirmekti) bu dönemde birçok hap bilgi ve gerçekten tarafsız eller tarafından yazılan gerçek bilgiler ile doldum. şu anda 2022 yılına geldiğimizde 28 yaşındayım ve bu okumaların üzerinden yaklaşık 5-6 yıl geçti. ama bu başlığı görünce tekrar bir şeyler yazmak istedim.
yukarıda yazdığım ve 'neredeyse öldürülen' gazetecilere örnekler verir, onların nasıl bu 'neredeyse'lerden sonra eksenlerinin kaydığını, bazılarının sadece muhalif, bazılarının ise yavaş yavaş yandaş olduklarını söylerdim ama kişisel özgürlüklere dokunma ihtimali olduğu için isim vermemek en doğrusu olur...
mumcu'nun sivrildiği dönem sağ-sol kavgalarının azalsa da devam ettiği, laik-muhafazakar tartışmasının ve pkk'nın yeşermeye başladığı dönem. bir gazeteci olarak çok zengin bir dönemde yaşadığı söylenilebilir aslında. 90'lo yıllarda tecavüz edilip öldürülen fail-i meçhul kadınlardan tutun, doğuda kendini milliyetçi olarak addetmiş devlet destekli şahısların saklambaç oynar gibi kürt yakalayıp onları zevk için öldürdükleri ve hesap dahi sorulamayan bir dönem.
bütün bu şeyler, türkiye cumhuriyeti'nin birlikten en koptuğu ve ayrımcılığın en net olduğu ve mecazen bölünmesi için en uygun ortamın olduğu dönemde olunca haliyle kimin hangi tarafta olduğu, kimin neyi amaçladığı dahi anlaşılamıyor.
başlığı az önce gördüğüm ve spontane bir şeyler karalamak istediğim için bu girdi özensiz görünebilir ya da analiz gibi gelmeyebilir zaten amacım analiz yapmak ta değil...
'neredeyse öldürülmek' durumundan, öldürülmek durumuna gelmesine dolaylı yoldan - direkt sebep olan birkaç durum aşağıda;
-- çıkmaz sokak isimli kitabında deniz gezmiş vb. kişileri(deniz gezmiş ismini popüler olduğu için veriyorum bir düşmanlığım yok) direkt ya da dolaylı yoldan hedef alması ve "devrim banka yağması ile olmaz. sokağa çıkıp devleti düşman olarak görerek yapılmaz" cümleleri...
ayrıca diğer taraftan bir diğer eşkiyalığı da hedef aldığı, şehir eşkiyalığını devlet desteğini alarak devlet rozetiyle yapan(abdullah çatlı vb.) milliyetçi kesimi, zararlı gördüğü devlet görevlilerini, kürt vatandaşlarını, kürt siyasileri öldüren ve bunu milliyetçilik kisvesi altında vatan görevi olarak yapanları hedef aldığı bir kitap bu.
-- ağca'yı* araştırıp hedef aldığı, genelde de terör örgütü ve silah kaçakçılığı bağlantısını anlattığı silah kaçakçılığı ve terör kitabı...
-- kürt islam ayaklanması kitabı:
istanbul'da eski devlet görevlileri (doktor-avukat-asker) tarafından 1908'de kurulan kürdistan cemiyeti, nakşibendi tarikatı mensubu, babası 1879 yılında iran'da kürt devleti kurmak için isyan çıkaran seyit abdulkadir'in, başkan yapılması ile beraber işlevine devam eder. cumhuriyetin kurulması öncesinden, osmanlı'nın son döneminden başlayarak cumhuriyetin kurulması sırası ve sonrasında kürtlere toprak kazandırmak için mücadele eden cemiyet, kurtuluş savaşı hemen öncesinde ermenilere birçok bölgeyi açmakla ve damat ferit ile beraber ülkenin doğusunu peşkeş çekmesinden bahseder.
yazıyı bazı eklemeler yapıp bitireceğim ancak zaman geçmesin diye girdiyi şimdi kaydediyorum çünkü çok acil işim çıktı.
uğur mumcu milliyetçi değildi. milliyetçiliği kullanıp ülkeyi peşkeş çekenlere düşmandı. uğur mumcu kürtçü değildi. kürtlerin hak kazanmasını iddia edip kürt faşizmi yapan ve bölücülük yapanlara düşmandı. uğur mumcu devrimci değildi. devrim kelimesini kalkan olarak kullanıp eşkıyalık yapanlara düşmandı.
uğur mumcu sağın solun önün arkanın değil, aklın yolundaydı. uğur mumcu ile beraber bu ülke aklını, tarafsızlığını, cumhuriyet olma niteliğini kaybetti.
sakıncalı piyade kitabı: 12 mart dönemi'nde kemalist zihniyete yapılan aşağılamanın ve tutuklamaların anlatıldığı anı kitabı.
mumcu, tarihte birçok gazetecinin yaşadığı neredeyse öldürülmek durumunu yaşamakla kalmayıp, sonunda öldürülen bir gazeteci.
mumcu, herkesin iddia ettiği gibi ülkenin günlük, geçici figüranlarını afişe etmeyi kafaya koyduğu için değil, direkt şekilde sistemin güçlü aktörlerinin planlarını afişe etmeyi kafaya koyduğu ve tarihe geçmek istediği için senin benim ucuna ulaşamayacağımız isimsiz aktörler tarafından öldürüldü.
bugün hala daha en ufak bir suçlama bile yapılamamasının sebebi, mumcu'nun 10-20 yıllık değil 100 yıllık aktörler tarafından öldürüldüğü gerçeğinden dolayıdır. yani bir araştırma yapsanız muhtemelen siz de bir gece evinize giderken elektrik kaçağı olan bir su birikintisine basarak kazara ölürsünüz ki bu sizin öldürülme ihtimalinizin bile akla gelmeyecek olması anlamına gelir.
mumcu muhalif bir gazeteci değildi, direkt şekilde bu ülkede 40-50'li yıllarda temelleri atılan ve 80'li yılların sonları ve 90'lı yılların başında adeta sonuçları alınan kaliteli, zekice düzenlenmiş planların düşmanıydı. yani uğur mumcu sokakta eylem yapan bir pkk sempatizanı değil, pkk sempatizanının patronunun emir aldığı dış odakları sorgulayan birisiydi. bu yazıyı bir türk milliyetçisi yazıyor zannedebilirsiniz ama hayır. bizzat kontrgerilla operasyonlarına dahil olan ve vatan sevdalısı olduğunu iddia eden diğer katiller de mumcu tarafından hedef alınan, en üst seviye organizatörlerin piyonlarıydı.
benim 20-25 yaş arasındaki dönemim cem ersever-uğur mumcu-mahmut yıldırım- gaffar okanvb. insanların bulundukları dönemi okumakla geçti. okumayı çok sevdiğim için ve bir dönem ileri gidip bu makalelerin kendi çapımda yabancı dile çevirilerini de yaptığım için(çünkü amacım dili geliştirmekti ve o dönemde en güzel yöntem ilgimi çeken şeyleri çevirmekti) bu dönemde birçok hap bilgi ve gerçekten tarafsız eller tarafından yazılan gerçek bilgiler ile doldum. şu anda 2022 yılına geldiğimizde 28 yaşındayım ve bu okumaların üzerinden yaklaşık 5-6 yıl geçti. ama bu başlığı görünce tekrar bir şeyler yazmak istedim.
yukarıda yazdığım ve 'neredeyse öldürülen' gazetecilere örnekler verir, onların nasıl bu 'neredeyse'lerden sonra eksenlerinin kaydığını, bazılarının sadece muhalif, bazılarının ise yavaş yavaş yandaş olduklarını söylerdim ama kişisel özgürlüklere dokunma ihtimali olduğu için isim vermemek en doğrusu olur...
mumcu'nun sivrildiği dönem sağ-sol kavgalarının azalsa da devam ettiği, laik-muhafazakar tartışmasının ve pkk'nın yeşermeye başladığı dönem. bir gazeteci olarak çok zengin bir dönemde yaşadığı söylenilebilir aslında. 90'lo yıllarda tecavüz edilip öldürülen fail-i meçhul kadınlardan tutun, doğuda kendini milliyetçi olarak addetmiş devlet destekli şahısların saklambaç oynar gibi kürt yakalayıp onları zevk için öldürdükleri ve hesap dahi sorulamayan bir dönem.
bütün bu şeyler, türkiye cumhuriyeti'nin birlikten en koptuğu ve ayrımcılığın en net olduğu ve mecazen bölünmesi için en uygun ortamın olduğu dönemde olunca haliyle kimin hangi tarafta olduğu, kimin neyi amaçladığı dahi anlaşılamıyor.
başlığı az önce gördüğüm ve spontane bir şeyler karalamak istediğim için bu girdi özensiz görünebilir ya da analiz gibi gelmeyebilir zaten amacım analiz yapmak ta değil...
'neredeyse öldürülmek' durumundan, öldürülmek durumuna gelmesine dolaylı yoldan - direkt sebep olan birkaç durum aşağıda;
-- çıkmaz sokak isimli kitabında deniz gezmiş vb. kişileri(deniz gezmiş ismini popüler olduğu için veriyorum bir düşmanlığım yok) direkt ya da dolaylı yoldan hedef alması ve "devrim banka yağması ile olmaz. sokağa çıkıp devleti düşman olarak görerek yapılmaz" cümleleri...
ayrıca diğer taraftan bir diğer eşkiyalığı da hedef aldığı, şehir eşkiyalığını devlet desteğini alarak devlet rozetiyle yapan(abdullah çatlı vb.) milliyetçi kesimi, zararlı gördüğü devlet görevlilerini, kürt vatandaşlarını, kürt siyasileri öldüren ve bunu milliyetçilik kisvesi altında vatan görevi olarak yapanları hedef aldığı bir kitap bu.
-- ağca'yı* araştırıp hedef aldığı, genelde de terör örgütü ve silah kaçakçılığı bağlantısını anlattığı silah kaçakçılığı ve terör kitabı...
-- kürt islam ayaklanması kitabı:
istanbul'da eski devlet görevlileri (doktor-avukat-asker) tarafından 1908'de kurulan kürdistan cemiyeti, nakşibendi tarikatı mensubu, babası 1879 yılında iran'da kürt devleti kurmak için isyan çıkaran seyit abdulkadir'in, başkan yapılması ile beraber işlevine devam eder. cumhuriyetin kurulması öncesinden, osmanlı'nın son döneminden başlayarak cumhuriyetin kurulması sırası ve sonrasında kürtlere toprak kazandırmak için mücadele eden cemiyet, kurtuluş savaşı hemen öncesinde ermenilere birçok bölgeyi açmakla ve damat ferit ile beraber ülkenin doğusunu peşkeş çekmesinden bahseder.
yazıyı bazı eklemeler yapıp bitireceğim ancak zaman geçmesin diye girdiyi şimdi kaydediyorum çünkü çok acil işim çıktı.
uğur mumcu milliyetçi değildi. milliyetçiliği kullanıp ülkeyi peşkeş çekenlere düşmandı. uğur mumcu kürtçü değildi. kürtlerin hak kazanmasını iddia edip kürt faşizmi yapan ve bölücülük yapanlara düşmandı. uğur mumcu devrimci değildi. devrim kelimesini kalkan olarak kullanıp eşkıyalık yapanlara düşmandı.
uğur mumcu sağın solun önün arkanın değil, aklın yolundaydı. uğur mumcu ile beraber bu ülke aklını, tarafsızlığını, cumhuriyet olma niteliğini kaybetti.
sakıncalı piyade kitabı: 12 mart dönemi'nde kemalist zihniyete yapılan aşağılamanın ve tutuklamaların anlatıldığı anı kitabı.
devamını gör...
136.
eskiden gazeteciler güneşten ışık yontarlardı. siyasetin emrinde değil gerçeğin peşindeydiler ve uğur mumcu onların en iyilerinden biriydi. uğur mumcu sağ iken bizim evde cumhuriyet gazetesi okunurdu. daha 1993 yılında ''cemaatlere ve tarikatlara giren çocuklar 30 sene sonra sonra general olacaklar ve cumhuriyete karşı ayaklanacaklar''demişti. söyledikleri sadece bundan ibaret değildi tabi ki. bazı devlet yetkililerinin uyuşturucu kaçakçıları ile bağlarını tespit etmişti hemde isim isim, hatta elinde abdullah öcalan ile mit arasında ki ilişkiyi gösteren belgeler bulunduğunu iddaa etmişti.
24 ocak 1993'te ankara'da, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi. suikastı, ibda-c üstlense de asıl failler bulunamadı.
bulunabilir miydi?
bu soruyu sormadan önce yani uğur mumcu suikastı'na gelene kadar türkiye'de 1988 yılından 1999 yılına kadar suikasta kurban gidenlerin,muammer aksoy, çetin emeç, turan dursun, bahriye üçok, uğur mumcu ve ahmet taner kışlalı karakteristik özelliklerine bakarsanız hepsinin özgür düşünceyi savunan laik ve aydın insanlar olduklarını görürsünüz.
eğer geleceğe güvenle bakmak istiyorsak, geçmişin karanlıkta kalan yanlarının aydınlatılması gerek.
24 ocak 1993'te ankara'da, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi. suikastı, ibda-c üstlense de asıl failler bulunamadı.
bulunabilir miydi?
bu soruyu sormadan önce yani uğur mumcu suikastı'na gelene kadar türkiye'de 1988 yılından 1999 yılına kadar suikasta kurban gidenlerin,muammer aksoy, çetin emeç, turan dursun, bahriye üçok, uğur mumcu ve ahmet taner kışlalı karakteristik özelliklerine bakarsanız hepsinin özgür düşünceyi savunan laik ve aydın insanlar olduklarını görürsünüz.
eğer geleceğe güvenle bakmak istiyorsak, geçmişin karanlıkta kalan yanlarının aydınlatılması gerek.
devamını gör...
137.
gazeteciliğini kefen giyip yapacak kadar cesurca yaptığın için teşekkür ederim.
kitaplarından çok şey öğrendim,bazen de yeni soru işaretleri oluştu zihnimde seni okuduktan sonra.yeni okumaları getirdi bu soru işaretleri de. uzun bir okuma sürecim ve ülkemde olanlarla (ki bunları işaret etmiştin) artık işlediğin konulara dair soru işaretlerim neredeyse yok.
iyi ki hâlâ varsın uğur mumcu.
hep var olacaksın.
kitaplarından çok şey öğrendim,bazen de yeni soru işaretleri oluştu zihnimde seni okuduktan sonra.yeni okumaları getirdi bu soru işaretleri de. uzun bir okuma sürecim ve ülkemde olanlarla (ki bunları işaret etmiştin) artık işlediğin konulara dair soru işaretlerim neredeyse yok.
iyi ki hâlâ varsın uğur mumcu.
hep var olacaksın.
devamını gör...
138.
24 ocak 1993 yılında ankara'da evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu katledilen cumhuriyet gazetesi baş yazarı ve gazeteciliğin anıtsal ismi. atatürk ilke ve inkılaplarını savunan, gericiliğe karşı durmuş, mafya ve devlet ilişkilerine, cemaat, tarikat yapılanmalarına dikkat çekmiş, terör örgütleri ve bunlara yardım eden dış ve emperyalist odaklara vurgu yapmış, sürekli uyarılarda bulunmuş, hayatı boyunca tam bağımsız türkiye ümidiyle yılmadan ve cesaretle doğruları ve adaletli olmayı savunmuştur. kendine has duruşu ve gerçekçiliği ile öldürülen her aydın gazetecinin ardından " cesur bir kez, korkak bin kez ölür " cümlesini kullanmıştır. öldürüleceğini tahmin ediyor ve arabasına bomba konacağının ihtimalini sürekli düşünüyor ama kaleminden zerre ödün vermiyor. kendisinin yıllar öncesinden öngördükleri, bugün de geçerliliğini koruyor, bizlere rehber oluyor.
uğur mumcu'nun fazla bilinmeyen özelliklerinden biri de, türkiye'de bilgisayarı gazeteciliğe katan ilk kişi olmasıdır. tarayıcı sistemlerini daha türkiye'ye gelmeden kullanmaya başlamış. konferans için veya haber peşinde yurtdışına gittiği zaman gazeteciliğe katkısı dokunacak yeni cihazlar arar ve o dönem için çok küçük olan ses cihazlarını bulur ve getirirmiş.
uğur mumcu'nun fazla bilinmeyen özelliklerinden biri de, türkiye'de bilgisayarı gazeteciliğe katan ilk kişi olmasıdır. tarayıcı sistemlerini daha türkiye'ye gelmeden kullanmaya başlamış. konferans için veya haber peşinde yurtdışına gittiği zaman gazeteciliğe katkısı dokunacak yeni cihazlar arar ve o dönem için çok küçük olan ses cihazlarını bulur ve getirirmiş.
devamını gör...
139.
atatürkçü, aydın görüşe sahip, hukuk kökenli basın şehidi.
bugünkülere (gazeteci demeye dilim varmıyor) baktığımızda eskiler herşeyiyle hakikaten kaliteymiş.
mekanı cennet olsun.
bugünkülere (gazeteci demeye dilim varmıyor) baktığımızda eskiler herşeyiyle hakikaten kaliteymiş.
mekanı cennet olsun.
devamını gör...
140.
cihatçı siyasal islamcı teröristler tarafından kahpece katledilen gazeteci ve aydındır. bu saldırıyı yapanlar aynı zamanda maraş, madımak, 1 mayıs katliamını da yapan zihniyettir.
devamını gör...



