senden hiç ayrılmamak vardı.
zamanı durdurmak, bütün saatleri parçalamak vardı.
isyan içindeydim.
neydi bu çaresizlik?
bizi çepçevre saran bu dört duvar neydi?

bir ara tanrıyı düşündüm, peygamberleri, dinleri, kitapları düşündüm.
boş inançlarımız mıydı çaresizliği yaratan?
o bizim eserimiz miydi? öyleyse neden bizden büyüktü, güçlüydü?
bunca yıl neyi aramış. kimi özlemiştim?
madem ki benim olmıyacaktın neden seni karşıma çıkardılar?
kim yaptı bunu?
bu kötülükler kimin eseri?
tanrının işi yok da bizi mi görsün?
öyleyse kime inanacağız?
o kitaplar ki sabırdan bahsediyor.
ama ne kadar? nereye kadar?
o dinler ki duadan bahsediyor.
kime, niçin ve ne zaman?
o peygamberler hiç sevmediler mi?
ben sana inanıyorum kitaplara değil.
ben seni istiyorum. dua değil, sabır değil.
devamını gör...

sonra o geçmek bilmeyen saatler
sonra akşam
sonra paydos
sonra yalnızlık
sonra keder
bir gece başımızı alıp gitsek diyorum
bir deniz kenarı mı olur
bir dağ başı mı olur
kaçsak bu kalabalıktan
bir yer bulsak kendimize
düzenli yaşamalardan uzakta
bir yanımızda şehrin ışıkları
bir yanımızda kucak dolusu yıldızlar

devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ümit yaşar oğuzcan'dan bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim