yapılmaması gereken şeyler
başlık "different utopia" tarafından 23.11.2020 15:17 tarihinde açılmıştır.
41.
sınavdan çıkanlarla sınav muhabbeti yapılmamalı.
yeni doğum yapmış birine nasihatler verilmemeli.
yeni doğum yapmış birine nasihatler verilmemeli.
devamını gör...
42.
insanlarla fazla içli dışlı olmak.
insanlara çok güvenmek.
allah'tan yüz çevirmek.
ibadet etmemek.
tembellik etmek.
insanlara çok güvenmek.
allah'tan yüz çevirmek.
ibadet etmemek.
tembellik etmek.
devamını gör...
43.
silemeyeceğin kadar çok yazma salaklığı.
devamını gör...
44.
45.
kendine yapılmasını istemediğin tüm şeyler diyebiliriz. yaparken keyifli maruz kalınca can sıkıcıysa ne yapman gerektiğini zaten biliyorsun.
devamını gör...
46.
devamını gör...
47.
geç yatmak.
uyku, yemek içmek kadar değerli.
uyku, yemek içmek kadar değerli.
devamını gör...
48.
kalabalıkta mıy mıy yürümek. lütfen gezmeye çıkmış gibi vitrin baka baka, zigzag çize çize yürümeyin. millet sizin pazar yürüyüşünüzü, keyfinizi beklemek zorunda değil.
devamını gör...
49.
göz teması kurmak.
dışarı çıktım. kapının önünde komşu teyze var. elinde poşet, yüzünde “gel bakayım sen” ifadesi. kaçmam lazım ama kaçarsam suçlu olurum. durursam sohbet başlar. ikisi de istemediğim şeyler. arada bi üçüncü yol bulmaya çalışıyorum: yavaşlamak. belki beni fark etmez.
fark etti.
“oğlum sen çok zayıflamışsın” dedi. ben aslında son üç yıldır aynı kilodayım ama teyzenin gözünde herkes potansiyel hastadır. kendimi savunmaya geçtim. “yok teyze ben seferi sayılırım” dedim.
teyze poşeti yere bıraktı. bu bir ritüeldir. poşet yere konduysa sohbet en az 7 dakika sürer. ben bunu bildiğim için ayaklarımı 20 derece sola çevirip vücudu “acelesi var” moduna aldım. işe yaramadı.
tam o sırada arkamdan biri “abi senin cüzdan düştü” dedi. döndüm. cüzdanım cebimde. adam bana bakıyor, ben adama bakıyorum. cüzdan yok ama olay var. teyze de olaya dahil oldu. cüzdanı bulacağız.
kalabalık oluştu. biri “jandarma çağıralım” dedi. yok cia. ben sadece ekmek almaya çıkmıştım. kariyerim burada bitmemeli. “yanlış anlaşılma” deyip yürümeye başladım. kalabalık da benimle yürümeye başladı. ben önde, 5 kişi arkamda. kendimi lider gibi hissettim ama lider olmak istemiyorum.
marketin önüne geldik. içeri girdim. herkes girdi. kasiyer beni tanıyor. gözleriyle “yine mi sen” dedi. aha yine aynı bok. ekmek alcam lan. arkamdaki adam “abi cüzdan meselesi ne oldu” dedi. ben de refleks olarak “hallettik” dedim.
dışarı çıktım. kalabalık dağıldı. teyze yok. adam yok. olay yok. elimde ekmek, cebimde cüzdan, içimde anlamsız bir zafer duygusu.
eve döndüm. kahvaltı yapmadım.
kahve yerine ılık su içtim. bünyem biz bu kararı tanımıyoruz dedi. ben de kola içtim. şimdi de perşembelere küfreden abla gibi ketçaplı cips yicem.
teyzeyle bakışmanın bedeli bu.
dışarı çıktım. kapının önünde komşu teyze var. elinde poşet, yüzünde “gel bakayım sen” ifadesi. kaçmam lazım ama kaçarsam suçlu olurum. durursam sohbet başlar. ikisi de istemediğim şeyler. arada bi üçüncü yol bulmaya çalışıyorum: yavaşlamak. belki beni fark etmez.
fark etti.
“oğlum sen çok zayıflamışsın” dedi. ben aslında son üç yıldır aynı kilodayım ama teyzenin gözünde herkes potansiyel hastadır. kendimi savunmaya geçtim. “yok teyze ben seferi sayılırım” dedim.
teyze poşeti yere bıraktı. bu bir ritüeldir. poşet yere konduysa sohbet en az 7 dakika sürer. ben bunu bildiğim için ayaklarımı 20 derece sola çevirip vücudu “acelesi var” moduna aldım. işe yaramadı.
tam o sırada arkamdan biri “abi senin cüzdan düştü” dedi. döndüm. cüzdanım cebimde. adam bana bakıyor, ben adama bakıyorum. cüzdan yok ama olay var. teyze de olaya dahil oldu. cüzdanı bulacağız.
kalabalık oluştu. biri “jandarma çağıralım” dedi. yok cia. ben sadece ekmek almaya çıkmıştım. kariyerim burada bitmemeli. “yanlış anlaşılma” deyip yürümeye başladım. kalabalık da benimle yürümeye başladı. ben önde, 5 kişi arkamda. kendimi lider gibi hissettim ama lider olmak istemiyorum.
marketin önüne geldik. içeri girdim. herkes girdi. kasiyer beni tanıyor. gözleriyle “yine mi sen” dedi. aha yine aynı bok. ekmek alcam lan. arkamdaki adam “abi cüzdan meselesi ne oldu” dedi. ben de refleks olarak “hallettik” dedim.
dışarı çıktım. kalabalık dağıldı. teyze yok. adam yok. olay yok. elimde ekmek, cebimde cüzdan, içimde anlamsız bir zafer duygusu.
eve döndüm. kahvaltı yapmadım.
kahve yerine ılık su içtim. bünyem biz bu kararı tanımıyoruz dedi. ben de kola içtim. şimdi de perşembelere küfreden abla gibi ketçaplı cips yicem.
teyzeyle bakışmanın bedeli bu.
devamını gör...
50.
kaç cilt yazma hakkımız var.? :)
devamını gör...
