yazarların bugün canını sıkan şeyler
başlık "kaygi durusu" tarafından 20.06.2022 10:55 tarihinde açılmıştır.
121.
bugün öğle yemeğinde kıymalı prasa graten çıkmış. canım sıkıldı. beklentiler yüksekti. *
devamını gör...
122.
yağmurlu hava. bütün gün dışarıda işlerim vardı ve bütün gün durmaksızın yağmur yağdı halen de yağıyor. öf yani.
devamını gör...
123.
siparişim yanlış gelmiş
lan iki kap yemeği bi araya getiremeyecekseniz
bırakın bu işleri ya
lan iki kap yemeği bi araya getiremeyecekseniz
bırakın bu işleri ya
devamını gör...
124.
tam böyle işim olacak,hallolacak derken bir bakıyorum yine olmuyor.bir aksilik oluyor.
tek bugün değil kaç gündür haftadır hatta aydır böyle bu durum.
vardır bunda da bir hayır deyip yola devam ediyorum her zaman ki gibi...
tek bugün değil kaç gündür haftadır hatta aydır böyle bu durum.
vardır bunda da bir hayır deyip yola devam ediyorum her zaman ki gibi...
devamını gör...
125.
çok yoruldum. sürekli çaba sarf etmekten, sonuca bu kadar yakınken hezeyana uğramaktan. konuşma hakkı dahi olmayan insanların kendilerini adamdan saydırıp taş olup önüme çıkmasından.
sektörün içinde onca aptal adamdan sayılırken hiç bir halt olamayan bana da yazıklar olsun. demek ki ben becerememişim. yeterli değilmişim. olmayacakmış. kısmetmiş.
sektörün içinde onca aptal adamdan sayılırken hiç bir halt olamayan bana da yazıklar olsun. demek ki ben becerememişim. yeterli değilmişim. olmayacakmış. kısmetmiş.
devamını gör...
126.
benden yaşça epey küçük bir kız arkadaşımla buluştuk. iki yıllık bir ilişkisi var, çocuğu da iyi tanıyorum efendi bir oğlan. fakat iki yıldır çalışmıyor. ilişkinin finansal tüm yükü asgari ücretle çalışan kızın üstünde. her buluşmada hesabı kız ödüyor, iş mevzusu açıldığında ortam geriliyor vs. bugün bana ilişkisinde kendini cüzdan gibi hissettiğini söyledi. hatta tam olarak kurduğu cümle şu oldu;
-charlotte ben bu ilişkide kendimi cüzdan gibi hissediyorum. hem de nasıl bir cüzdan biliyor musun? hep arka cepte durmaktan o poponun şeklini almış bir cüzdan gibi.
bu laf bana o kadar dokundu ki. kıza ayrıl desem birbirlerini seviyorlar. çocukla konuşsam çok depresyonda. ne yapayım bilemedim.
-charlotte ben bu ilişkide kendimi cüzdan gibi hissediyorum. hem de nasıl bir cüzdan biliyor musun? hep arka cepte durmaktan o poponun şeklini almış bir cüzdan gibi.
bu laf bana o kadar dokundu ki. kıza ayrıl desem birbirlerini seviyorlar. çocukla konuşsam çok depresyonda. ne yapayım bilemedim.
devamını gör...
127.
herkesin problemi olan konulardan bahsetmek istiyorum:
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, kişisel olarak amaçsızlaşmışsınız gibi hissetmenize sebep oluyor.
diğer değişle: yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. fazlasıyla yüksek mevkili birinin tanıdığı/ akrabası olmanız yeterli. işler öyle boyutta ki insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. tüm hayatınızı adadığınız kariyerinize rağmen, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik hiçbir yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl uğruna ciddi emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla başkaları için kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu.
örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor , yetkisi olmayan insanlar beslenme ve diyet önerileri satıyor derken..... suyu çıktı işin.
bir de kazandığınız sınavlara rağmen atanamama durumunuz var. kronikleşmiş bir acıdır kendisi.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşemiyor olmanız inanılmaz can sıkıcı bir durum. artık işler öyle bir boyutta ki kimse denemeye bile yanaşmıyor.. insanlar kpss, ales vb sınavlardan ümitlerini kestiler. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmelerini de es geçmeyelim. gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
türkiye'de uyanıyor olmak. maalesef, günümüz türkiyesi sosyal- ekonomik- hukuki - kültürel olarak tam bir cehennem haline geldi. kimse içinde bulunduğu şartlardan memnun değil. bu memnuniyetsizlik toplumsal huzursuzluklar doğurmaya başladı. herkes çok öfkeli, herkes şiddete aşırı meyilli, herkes katil olmanın eşiğinde yaşıyor. melankoli/ depresyon çok yüksek seviyelerde, intiharlar gözle görülür biçimde arttı... düşünün elle tutulur ne saydım şu ana kadar.. hepimizin derdi oldu siyaset. halbuki neden halkın her kesimi bu konuyla bu kadar ilişkili olmak zorunda? zorunda bırakıldık. maalesef, küçükten büyüğe hepimiz siyaset konuşuyoruz. - bir işe yarasa gam da yemeyeceğim. sadece zaman kaybı.
özel- devlet fark etmeksizin, iş sektöründe var olan mobbing.. kadın/ erkek fark etmiyor, her ünvanda, her pozisyonda, her yaşta orantısız biçimde mobbing yiyorsunuz. mobbing yemeden, kariyer yapabilen kimseyi görmedim. o kadar sorunlu insanlarla beraber çalısıyoruz ki, insanlar bireysel mutsuzluklarının acılarını başkalarından çıkartmaya çalışıyorlar.
torpil sistemi.. her yerin belası..
türkiye'de her yerde karşınıza çıkabilecek sayılı şeyden biridir. hiç alakası olmayan( çoğunlukla niteliksiz) insanlar, çok büyük büyük pozisyonlara yerleştiriliyorlar. kan- ter ile inşa ettiğiniz hayatınız çöpe gitmiş, kişisel olarak amaçsızlaşmışsınız gibi hissetmenize sebep oluyor.
diğer değişle: yıllarınızı verdiğiniz pozisyonlar/ eğitimler/ iş tecrübeleri, 2 dakikalık ilişkilerle başkalarına sağlanıyor. fazlasıyla yüksek mevkili birinin tanıdığı/ akrabası olmanız yeterli. işler öyle boyutta ki insanlara sıfırdan sahte cv'ler yaratılıyor.. tüm hayatınızı adadığınız kariyerinize rağmen, hak ettiğiniz tüm pozisyonlara başka biri aniden getirilebiliniyor. üstelik hiçbir yetkinliği gerçek olmadığı halde..
misal: akademik kariyer yapan herkes için sahte diplomalar müthiş hayal kırıklığı oluşturdu. lisansüstü eğitimle neredeyse 11-12 yıl uğruna ciddi emek verilen pozisyonlar, sahte diplomalarla başkaları için kolayca erişilebilir olduğunda, herkesin morali yerle bir olmuştu.
örneğin: profesör olabilmeniz için lisans eğitiminden sonra minimum 11 yıllık bir sürece ihtiyacınız var. bunlar yüksek lisans, doktora ve sonrasında geçirilen tüm süreçleri kapsiyor. x kişisiyse , bir gecenin sabahında hop profesör ilan edilebiliyor.. peki, nerede 11-12 yıllık eğitim süreci? nerede diplomalar? nerede yayınlar, yazılan kitaplar?
cevap : boşluk.
daha da beteri, halı yıkamacı psikolog oluyor. kasap avukatlık yapıyor , yetkisi olmayan insanlar beslenme ve diyet önerileri satıyor derken..... suyu çıktı işin.
bir de kazandığınız sınavlara rağmen atanamama durumunuz var. kronikleşmiş bir acıdır kendisi.. devlet kurumlarında hakkınızla hiçbir pozisyona yerleşemiyor olmanız inanılmaz can sıkıcı bir durum. artık işler öyle bir boyutta ki kimse denemeye bile yanaşmıyor.. insanlar kpss, ales vb sınavlardan ümitlerini kestiler. ayyuka çıkmış suçlar ve suçluların gayet meşru biçimde hayatlarına devam etmelerini de es geçmeyelim. gördüğünüz üzere ülkede hukukla yürüyen hiçbir şey yok.
şey canımızın sıkılmaması adına sayabileceğimiz nedenler üzerine mi konuşsak? sanırım 1 ya da 2 tane buluruz.
devamını gör...