6061.
duyduğumda fazlaca kırılma ihtimalim olan şeyler, duymuşumcasına beni kırıyor..
bence bir şey var ise vardır ve gizlemek kimseyi melek yapmıyor ayrıca..
devamını gör...
6062.
söyleyecek sözüm, yazacak sabrım kalmadı. söz bitti, hava karardı, uyku
tutmadı. aldığım kararlar hep içimde patladı. kuramadığım hayaller ve
heveslerim kursağımda kaldı. gözpınarlarımda yaş kalmadı. kar da bu
şehirde 2 günden fazla hiç yağmadı. gülerken ağladım kimse farkına
varmadı. şehrin kötü çocukları hep yanlış şeyler kullandı. aşık olduğum
kadına kurduğum cümleleri o okumadı. kendi kendime konuştum kimse
duymadı. yemin ettim tutmadı. söz uçtu, yazı da kalmadı. ciğerlerim yoruldu, nefsim körelmedi. iyi olmaya çalışmadım, kötü de olamadım.
güneş alerjim bu kış tutmadı. kurduğum planlar hep suyla ilgiliydi, suya düştü. yeni kıyafetlerim olmadı. eskiler parfümle karışık anı koktu. aklım
mantığıma uymadı. kafam çalışmadı. ellerim titrerken parmaklarım
yorulmadı. çöpe atamadım geçmişi, yakamı bırakmadı. büyük söz
söyledim, lokma olmadı. şehirden nefret ettim, otobüste yer kalmadı.
yollar uzadı, hiçbir yere varmadı. ayaklarım kanadı ama tırnaklarım
uzamadı. bir meramım vardı, havada kaldı. anlatmak istedim, olmadı.
bitsin istedim, bitmedi.
devamını gör...
6063.
sevilmediğimi veya ihmal edildiğimi düşündüğüm hissettiğim zaman tetiklenmeye ve endişelenmeye başlıyorum. kaygılı ve güvensiz hissedip olabilecek en kötü senaryoyu düşünmeye başlıyorum. çünkü hayatımın bir noktasında çok derinden kırıldım ve reddedildim. bu da beni ilişkiler de karşı tarafın davranislarina aşırı hassas bir hale getirdi. bu yüzden araya mesafe koyduğunda veya farklı davrandığında aşırı düşünmeye başlıyorum. olabilecek en kötü senaryoyu düşünüyorum. bana ve ilişkimize olan ilgini kaybettiğini. sonuç olarak kendimi yatıştırmak için biraz daha sevgi ve güvenceye ihtiyaç duyuyorum. bu çok zahmetli gelebilir.
devamını gör...
6064.
"artık" sevilmemek ya da ihmal edilmeye "başlamak" gibi algıladığımız reaksiyonlar genellikle temelsiz değildir. düne kadar insanı sabahın 7'sinde arayan ya da gece gözünü sizinle konuştuktan sonra kapatan bir flört ya da sevgili artık bunu yapmıyorsa çoğu zaman nedeni kendi hareketlerimizde aramamız gerekir..

insanlar geçmiş tecrübelerini gelecekteki ilişkilerine çok fazla yansıtıyor ama kimse geldiği yaşa gül bahçesi içerisinde gelmiyor.. kimisi benim gibi yıllarca boşanma davaları görüyor, kimisi terk ediliyor, kimisi aldatılıyor, kimisi ise hiç sevilmemiş olduğunu fark ediyor. bu noktada "ben şunu yaşadım da, senin ağzına bundan tükürüyorum" yeterli bir açıklamadan sonra gereksiz bir rahatlık "bu nasılsa bunu çeker" keyfiyeti gibi geliyor bana..

bir de mesela şu vardır.. ilişkiler bir al-ver dengesi üzerine oturmakla yükümlüdür ve herkes ilişkiyi mutlu etmekten önce kendisi mutlu olmak için yaşar.. çocuklarına eziyet eden cimri bir baba veya patron gibi tüm avantajları kıs ama eskisinden fazla çalışkanlık bekle ve bunun tek gerekçesini "ilişkiye sadakat" olarak açıkla, bu maalesef çok fazla karşılık bulmuyor.

tabii perdenin kapanmaya başladığını hissettiğimizde de hala ilk adımı karşıdan bekleme iyimserliğini bir kenara bırakmak ve ilk adımı atmak bence en doğrusu.. zira, özür dileyebilen insan özürlük bir hata yaptığını da kabul eder ve bir daha bu duruma düşmemek için kendisine baştan çekidüzen verir ve elindeki sahip çıkmaya çalışır.. ama bu ciddiyet bile ilişkinin bizzat kendisinden esirgeniyorsa partner ne yapsın, vicdanını rahatlatmaktan başka?
devamını gör...
6065.
önceki tanımlarda 14 şubatta nöbetçi olacağımı yalnız girenler trip mode on gibi yazmıştım ama dün babam hastaneye çiçek çikolata göndermiş,o kadar mutlu oldum ki erkek arkadaşım olsa/alsa muhtemelen bu kadar çok sevinmezdim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6066.
hijyenik el yıkama dersinde afrikalı bir öğrenciye sınav yapıyorum. "aç suyu" dedim, "başla". öğrenci bir yandan anlatacak bir yandan yıkayacak elini, ben de yaptığı hareketlere göre puan vereceğim. öğrenci de simsiyah afrikalı bir erkek. ağzının içinde bişeyler geveleyerek elini yıkadı çocuk ama ne anlattığına dair en ufak fikrim yok. o kadar uzun şey anlatıyor ki ne ne anlattığına odaklanabildim, ne ne hareketi yaptığına. tek odağım boşa akan su. 10 dakikaya yakın suyu açık bıraktı, elini kuru kuruya sabunladı, bir on dakika da elini duruladı. verdik notunu velhasıl, fakat öğrenci gidince yanımdaki arkadaşla birbirimize bir bakışımız var... sessizce "boşa akıttığın suyu afrikada 1 aile 2 hafta içiyor" der gibiydik. dersten birkaç gün sonra bu olayın konusu açıldı, ikimiz de benzer şeyi düşünmüşüz. korkunç ırkçı insanlarız demek ki (ama ırkçı şakaları seviyorum. komikler).
devamını gör...
6067.
aynı anda üç kişiyi kaybettim. ikisi hala yaşıyor.
devamını gör...
6068.
ben bir ara kayboldum, yıllar geçti bulamıyorum.
devamını gör...
6069.
seri tanım engellemeye başladım. engel atmadığım yazarlar sayılı şuanda. ben bir avuç yazarla bu sözlükte mutlu olmak için varım artık. az olsun öz olsun. çoğunuz bana lazım değilsiniz...

sadece hoşuma gitmiyordu tanımlarınız. sempatimi kazanmamış ya da kaybetmiş herkesin tanımlarını engellemek zorundaydım. kafam huzur bulmak istiyor.
bir avuç yazar, evet. onlar benim dünyamın güzellikleri olarak kalabilirler. kalabalığa gerek yok...
devamını gör...
6070.
normal sözlükte köyün delisi gibi takılıyorum.
devamını gör...
6071.
küçük çocuklar gibi yemek yerken illaki telefondan seyredecek bir şey açıyorum.

türkçe dizi önerileri pls.
devamını gör...
6072.
merak ediyorum, buraya "cinayet işledim ama kimse benim işlediğimi bilmiyor" tarzı, itiraf gibi bir itiraf yazılır mı ve yazılırsa ne kadar ciddiye alınır acaba ? çünkü burada gördüğüm kadarıyla çoğu yazar hebele hübele modunda takılıyor, her şey lay lay lom gibi görünüyor.

neyse itiraf demeyeyim de söz vereyim o halde. cinayet işlersem buraya gelip itiraf edeceğim.
devamını gör...
6073.
ben birinin beni sevmesini beklemekten çok yoruldum.
vazgeçeyim bari. sanırım kimse sevmeyecek.
bunu da kabullenmek gerek.
tercih edilmedim.
devamını gör...
6074.
tarçın yani evimizin kedi efendisi, cips seviyor. cips seven kedi mi olur yaw, ama o seviyor işte..
evde ne zaman cips yense benim yanıma geliyor. çünkü çocuklar cipslerini paylaşmak istemiyor diye şikayet edip miyavlıyor.
bu akşam da öyle oldu. oğlum cips vermedi diye minik patileriyle gelip omuzuma tırmanıp miyavladı. evin annesi olarak yine dayanamadım ona da bir kaseye cips hazırladım.
itirafım bu değildi ama. tarçının insanlardaki rahatsızlıkları anlamak gibi bir yeteneği var. ne zaman başım ağrısa gelir patileriyle hamur yoğurur gibi masaj yapar. hasta olsam göğsümün üzerinde uyur. merhametli, vicdanlı bir yaratık o ki ben zeki de olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
6075.
dün ekşi sözlükte konuştuğum evli bir arkadasim birkaç günlüğüne bir yere kaçalım dedi. cesaretine hayran kaldım. biryere kaçıp, yolda countryi dinleyip, müze gezip arada balık mı tutacağız. ama ne oldu sözlük, birgün sonra grip oldu. şimdi nane limon içiyor.
yok böyle minnoş bir kadına yürümek.
devamını gör...
6076.
hayatım baya iyi ha sadece melankolik takılıp nazar çekmiyorum.
devamını gör...
6077.
bir suçun 3 unsuru vardır, suçun manevi unsuru kast, maddi unsuru hareket ve şekli unsuru tipiklik.

yani birşeyi zihnen tasarlayıp bedenen harekete geçtiysen ve bu şey kanunen suçsa geçmiş olsun. suçlusun kardeşim.

işte ben türk ceza kanunundaki bütün suçları hatta bir başkasına zarar verse dahi henüz kanunlaşmamış adı cezası konulmamış suçları bile aslında zihnen tasarladım.

bu yönüyle aslında görüp görebildiğin en azılı suçlu bile benim yanımda melek kalır.

hele bi dur bi soluklan bi arkana yaslan ne manyaklar var lan filan deme, benim işim de bu ekmek parası naparsın işte, hofff!
devamını gör...
6078.
''kediler nankördür'' diye zırtlamamızın elbet bir nedeni var. insan dır asıl o nankör canlı.

misal ben öyleyim. hayatım boyunca bir sürü insanın yardımı oldu bana. üzerinden az bir zaman geçince hemen herkesi unuttum, vefa göstermedim, aramadım, sormadım. bildiğin nankör biriyim ve kediler bu düzeye erişemez kanaatimce...
devamını gör...
6079.
ne olursa olsun asla kendini suçlamayan, kendisinden asla nefret etmeyen, aşırı barışık yaşayan herkes; bunu nasıl yapabiliyorsunuz?

ben kendimi hep suçlu hissediyorum. yapamadıklarım için, yaptıklarım için, muhatap olduklarım için, sağlığımın bozulduğu zamanlar için. ne çok kabahatliyim, değil mi...
devamını gör...
6080.
sansar selim bey’in kataloğunu karıştırmak isterken buluyorum kendimi. üstümde müthiş bir ağırlık var.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim