yazarların küçükken allah sandıkları şeyler
başlık "betsy" tarafından 21.02.2021 18:32 tarihinde açılmıştır.
41.
allahı bulut gibi bir kel adama benzetirdim ama onun öyle olmadığını bilirdim. ne ara hatırlamıyorum ama bir ara ezanı allah okuyor sanıyordum. ancak en ilginci okuma yazma bilmediğim yaşlarımda babaannem çay tabağına benzer bir şeyi bana uzatıp ''bak allah'' demişti ben de allahın fotoğrafını göreceğim diye heyecanlanmıştım. gösterdiği şeye baktım. allah siyah bir yılana benziyordu. allahı ne kadar süre siyah bir yılana benzettiğimi hatırlamıyorum ama yıllar sonra bana gösterilenin arapça allah yazısı olduğunu anladım. sonra allahı soyut olarak her yerde olarak düşünsemde anladım ki heryerde değil hiçbir yerdeymiş.
devamını gör...
42.
ezanı allah okuyor sanıyordum.
devamını gör...
43.
bildiğin belediye zabıtası.
üniformaları ve şapkaları takım elbise ve tören şapkası şeklindeydi.
beni bunların yaratmadığına çok sonra vakıf oldum.
şirk koşacağım adam bile en fazla zabıta memuruydu.
yaratılıştan düşük vizyonluyum.
üniformaları ve şapkaları takım elbise ve tören şapkası şeklindeydi.
beni bunların yaratmadığına çok sonra vakıf oldum.
şirk koşacağım adam bile en fazla zabıta memuruydu.
yaratılıştan düşük vizyonluyum.
devamını gör...
44.
küçük bir çocukken ailemden aldığım dini eğitim sayesinde, allah'ın varlığının hayal dahi edemeyeceğimiz hiçbir şeye benzemediğini biliyordum. bu yüzden hiç bir şeyi o sanmıyordum sadece bembeyaz kocaman bir nur şeklinde hayal ediyordum. hiçbir cisme vs bişeye benzetmiyordum.
devamını gör...
45.
upuzun aksakallı bir dede.
devamını gör...
46.
noel baba. *
devamını gör...
47.
allah sanmak değilde allahı devasa bulut gibi bir şeydir diye düşünüyordum :d
devamını gör...
48.
49.
kocaman ak sakallı bir dede olarak düşünüyordum, hatta bulutların üzerinde falan yaşadığını... çocuğuz işte, bakış açımız herkesten farklı.
devamını gör...
50.
buluttan oluşan dev adam
devamını gör...
51.
benim ilkokul öğretmenim çok çok çok aşırı atatürkçü bir insandı ailemse muhafazakar kökenliydi, böyle deyince atatürk karşıtı olduklarını düşünmeyin, çocuk aklımla içimdeki allah saygısı ile atatürk saygısı çarpışırdı sürekli, kafamda hep hangisi daha büyük diye düşündüğümü hatırlarım ve bir süre sonra allah deyince zihnimde oluşan imgenin siyah, mermerden oyulmuş boyundan yukarısı olan bir atatürk büstü olduğunu fark etmiştim.
gerçekten büyük bir travma imiş aslında şimdi düşününce farkına varıyor insan.
gerçekten büyük bir travma imiş aslında şimdi düşününce farkına varıyor insan.
devamını gör...
52.
cino diye bir dizi vardı oradaki ak sakallı sihirli dedeyi öyle sanıyordum
devamını gör...
53.
minare.
devamını gör...
54.
bulutlar
devamını gör...
55.
allah değil de ben güneşte görünen evin içinde uçuşam tozları melek sanıyordum. bi de beyaz güvercinleri.
devamını gör...
56.
adnan oktar'ın (bkz: harun yahya) kimse tarafından eleştirilmediği evrime karşı zaferini ilan etmiş bir alim olduğu * ve kitaplarının peynir ekmek gibi satıldığı zamanlarda kitap ya da dergilerinin birinden çıkan, babamın evrak dolabına yapıştırdığı evrim karşıtı stickerdaki sakallı adam.
devamını gör...
57.
bulutlar.
devamını gör...
58.
kimseyi aşağılamak için söylemiyorum hiç o kadar saf olmadım. bana nasıl anlatıldıysa öyle öğrendim kendimi övmüş gibi olacak ama zeki bir çocuktum. daha küçücük çocukken sorduğum soruları şu an duysam ben inanamam. sonuç olarak bir şeyi allah sanmadım hiç ya da hatırlamıyorudur ama öyle bir şey olduğunu düşünmüyorum çünkü soruyu görünce ailemin bana anlaytıkları aklıma geldi ve neyi ne sandığımı anımsadım sanki allah benim için hep soyuttu.
devamını gör...
59.
görünmediğini söyledikleri için böyle bir sanrıya kapılmamıştım.
hise dayalı olduğunu söylemişlerdi ve bizi hep duyduğunu. bazen bir şey olurdu "allah'ım burada mısın, beni duyuyor musun?" derdim. tabi cevap yok. cevap vermediği için kendimi (6-7) kötü bir çocuk sanıp ağladım mesela. yani konuşulanı duyuyorsa cevap vermeli gibi gelmişti.
"sevgi inanca dayalı kanıtladığında anlamını yitirir. veya kanıtlandığında inanmama şansın kalmaz. böyle olunca inanç duymak çok kolay olur. onu görmeyeceksin, duymayacaksın, bilmeyeceksin hissedeceksin. sevgi gibi, o da görülmez ama hissedilir anladın mı?"
o zaman bu tarz şekilde bahsetmişlerdi. o benim için sevgi kaynağı gibi bir şeydi. görülmüyor ama kalbinde yer verirsen hissedebilirsin.
bundan sonra ki sesli konuşmaları elimi yüreğime koyarak yapardım. (: bu sefer de uzaktan bakınca kalbim ağrıyor sanmışlardı. :/
hise dayalı olduğunu söylemişlerdi ve bizi hep duyduğunu. bazen bir şey olurdu "allah'ım burada mısın, beni duyuyor musun?" derdim. tabi cevap yok. cevap vermediği için kendimi (6-7) kötü bir çocuk sanıp ağladım mesela. yani konuşulanı duyuyorsa cevap vermeli gibi gelmişti.
"sevgi inanca dayalı kanıtladığında anlamını yitirir. veya kanıtlandığında inanmama şansın kalmaz. böyle olunca inanç duymak çok kolay olur. onu görmeyeceksin, duymayacaksın, bilmeyeceksin hissedeceksin. sevgi gibi, o da görülmez ama hissedilir anladın mı?"
o zaman bu tarz şekilde bahsetmişlerdi. o benim için sevgi kaynağı gibi bir şeydi. görülmüyor ama kalbinde yer verirsen hissedebilirsin.
bundan sonra ki sesli konuşmaları elimi yüreğime koyarak yapardım. (: bu sefer de uzaktan bakınca kalbim ağrıyor sanmışlardı. :/
devamını gör...
60.

