101.
olm yorgunluktan beynim sulanmış... yayın açsam aynı tandansta olur. bakın tandans kelimesini kullanacak kadar yorgunum. tamam len. ikna oldum. tandans kelimesiyle kendimi ikna ettim. gidip biramı alıp beş dakikaya açıyorum yayını.
23.20 de buradayız efenim.
23.20 de buradayız efenim.
devamını gör...
102.
teşekkür ediyorum, zor bir süreç geçirdim ama psikoloğa gitmeye başladığımdan beri iyiyim çok şükür
devamını gör...
103.
hüdayda da ankaralı..
devamını gör...
104.
çok da severim
devamını gör...
105.
biz teşekkür ederiz. iyi geceler.
devamını gör...
106.
istersen artık birbirimize iyi geceler, yedi cüceler diyelim ve uyuyalım. ne dersin?
(bkz: bir genç kızın gizli defteri)
devamını gör...
107.
alohaaaaaa herkese.
geç olmakla birlikte bir beş on dakika sonra yayında olacağım arkadaşlar.
ne biçim efsane sorular soracağım demiyorum.
belki kelime oyunu oynarız.
şöyle oluyor...
ben beş tane rastgele kelime veriyorum. kelimelerin geçtiği kısa doğaçlama bir şeyler karalıyoruz birlikte ve okuyoruz efendim.
hatta siz de verebilirsiniz kelime. denerim yani bir şeyler yumurtlamayı.
dinlemek için buradan
katılım için başlık altından yaldır yaldır yazınız efenim.
geç olmakla birlikte bir beş on dakika sonra yayında olacağım arkadaşlar.
ne biçim efsane sorular soracağım demiyorum.
belki kelime oyunu oynarız.
şöyle oluyor...
ben beş tane rastgele kelime veriyorum. kelimelerin geçtiği kısa doğaçlama bir şeyler karalıyoruz birlikte ve okuyoruz efendim.
hatta siz de verebilirsiniz kelime. denerim yani bir şeyler yumurtlamayı.
dinlemek için buradan
katılım için başlık altından yaldır yaldır yazınız efenim.
devamını gör...
108.
deneyimli bir dinleyici tavrıyla başımı hafifçe öne doğru eğdim ve kaş altından bakıyorum:'' dün söylemişti belki yarın gelirim diye''. emmim doğru demiş; ''kadının belkisi kesin dir'' diye... gülücüklü gamzem var benim.
devamını gör...
109.
başlıyore.....
devamını gör...
110.
alın size beş kelime.
yalnızlık
jartiyer
su faturası
sincap
glüten.
yalnızlık
jartiyer
su faturası
sincap
glüten.
devamını gör...
111.
glütensiz makarna yaparken yalnızlık hissedince jartiyerimi giyip sincap yürüyüşü yaparak su faturasını ödemeye gittim.
devamını gör...
112.
geldimm çok şey kaçırmadım umarım
devamını gör...
113.
fırlattım: kibir, açgözlülük, kıskançlık, tembellik, öfke
devamını gör...
114.
yalnızlık nedir biliyor musunuz? acıbademden çıkıp modayı turlamaya çıkmaktır. arada lokantaya, tatlıcıya, bara uğramaktır. o gün tatlıcıda tüm tatlılardan daha tatlı bir kadın gördüm. dişleri sincap gibiydi ama o kadar estetikti ki... çok tatlı gözüküyordu.
tatlı sorma sorma bahanesıyle '' pardon siz ne yiyorsunuz?'' dedim ve oradan bir diyalog kuruldu. o da benım gibi yalnızdı. bir şekilde aynı masada oturduk. sohbet harikaydı. o da yürüyüşe çıkmış, yalnızlığının vaktini öldürüyordu.
mekandan beraber çıktık, güzel bir sohbet sonrası bara ve eve geçmeye karar verdik. tam sevişeceğiz. kız ''önce duş al ''dedi. bende o sırada hazırlanırım dedi. kadınların bu çifte standatını anlamıyorum. sanki tek kirlenen benım. neyse duşa girdim, bir baktım sular kesilmiş. banka su faturasını otomatık ödeme ile yapmamış. bunu söylemek için dışarı çıktığımda bir de ne göreyım... kot pantolonun içinde meger jartiyer varmış. harika bir kadın karşımda ve yıkanamadım! olamaz bu, bu büyü devam etmeliydi.
durumu anlattım, kız rahatsız oldu. evde bira vardı. biraz içelım istersen dedım. glutene hassasiyetı varmış .gulutensiz bira istedi. evde glutensız bira yoktu. sabır ve sinirle sen bekle ben bakkala gidip geliyorum dedım. stresli başlamış bir başlangıçtı.
tatlı sorma sorma bahanesıyle '' pardon siz ne yiyorsunuz?'' dedim ve oradan bir diyalog kuruldu. o da benım gibi yalnızdı. bir şekilde aynı masada oturduk. sohbet harikaydı. o da yürüyüşe çıkmış, yalnızlığının vaktini öldürüyordu.
mekandan beraber çıktık, güzel bir sohbet sonrası bara ve eve geçmeye karar verdik. tam sevişeceğiz. kız ''önce duş al ''dedi. bende o sırada hazırlanırım dedi. kadınların bu çifte standatını anlamıyorum. sanki tek kirlenen benım. neyse duşa girdim, bir baktım sular kesilmiş. banka su faturasını otomatık ödeme ile yapmamış. bunu söylemek için dışarı çıktığımda bir de ne göreyım... kot pantolonun içinde meger jartiyer varmış. harika bir kadın karşımda ve yıkanamadım! olamaz bu, bu büyü devam etmeliydi.
durumu anlattım, kız rahatsız oldu. evde bira vardı. biraz içelım istersen dedım. glutene hassasiyetı varmış .gulutensiz bira istedi. evde glutensız bira yoktu. sabır ve sinirle sen bekle ben bakkala gidip geliyorum dedım. stresli başlamış bir başlangıçtı.
devamını gör...
115.
destuuuurr!
du bakiim konu neymiş?
du bakiim konu neymiş?
devamını gör...
116.
nıhahahahaaaa ''sincapsu'' pek hoştu alennn
devamını gör...
117.
merhaba, iyi yayınlar diliyorum. dinlemedeyim efendim.
devamını gör...
118.
zugra ustanın ''beş sözcüklü öykü''sü öyle güzeldi ki; eziklendim. oynamam zorlaştı bundan gayri...
devamını gör...
119.
akşamüstü sahil boyunca yürürken içini kaplayan yalnızlık duygusunu bastırmaya çalışıyordu. dalgaların sesi, gün boyu aklını kurcalayan izsu faturası kadar gerçekti; kaçsan da peşinden geliyordu. bir bankta durup nefeslendi, çantasından küçük bir defter çıkardı. hayatın tuhaf ayrıntılarını yazmayı severdi: markette “glüten içermez” etiketini yanlış rafta görmesi, parkta fındık kemiren bir sincapın ona uzun uzun bakması gibi.
akşam serinliği çökerken, yakınlardaki küçük kafeye girdi. garson masaya bir kadeh şarap ve yanında yerel peynir getirdi. hafif bir müzik çalıyor, pencereden sahilin ışıkları görünüyordu. yan masadaki kadının elbisesinin altından görünen koyu renkli jartiyer, kimseyi rahatsız etmeyen ama hikâyesi olan bir ayrıntı gibiydi; tıpkı herkesin hayatındaki küçük sırlar gibi.
kadeh boşalırken yalnızlık da biraz seyrelmişti. defterine son bir cümle yazdı: “bazen hayat, sahilde içilen bir şarap kadar sade; bazen de bir sincap kadar beklenmedik.” sonra kalktı, sözlüğe girip zugra'nın yayınında böyle saçmaladı*
akşam serinliği çökerken, yakınlardaki küçük kafeye girdi. garson masaya bir kadeh şarap ve yanında yerel peynir getirdi. hafif bir müzik çalıyor, pencereden sahilin ışıkları görünüyordu. yan masadaki kadının elbisesinin altından görünen koyu renkli jartiyer, kimseyi rahatsız etmeyen ama hikâyesi olan bir ayrıntı gibiydi; tıpkı herkesin hayatındaki küçük sırlar gibi.
kadeh boşalırken yalnızlık da biraz seyrelmişti. defterine son bir cümle yazdı: “bazen hayat, sahilde içilen bir şarap kadar sade; bazen de bir sincap kadar beklenmedik.” sonra kalktı, sözlüğe girip zugra'nın yayınında böyle saçmaladı*
devamını gör...
120.
hellöö. ben de geldim şimdi. temayı anladım. yeni sözcükleri beklemedeyim. ğğğğaaaa çoksel. kesin 0 veya 1 puan alacağım ama olsun *
devamını gör...
121.
şarkı için istek yapabiliyor muyuz
devamını gör...