141.
alohaaaaaa herkese.
geç olmakla birlikte bir beş on dakika sonra yayında olacağım arkadaşlar.
ne biçim efsane sorular soracağım demiyorum.
belki kelime oyunu oynarız.
şöyle oluyor...
ben beş tane rastgele kelime veriyorum. kelimelerin geçtiği kısa doğaçlama bir şeyler karalıyoruz birlikte ve okuyoruz efendim.
hatta siz de verebilirsiniz kelime. denerim yani bir şeyler yumurtlamayı.
dinlemek için buradan
katılım için başlık altından yaldır yaldır yazınız efenim.
devamını gör...
142.
peki sizin favori ölümcül günahınız ne sevgili dinleyen? (nejat işler sesiyle)
sözcüklerde oburluk ve şehvet eksik kalınca tam randıman alamadım sanırım........ (hı hı aynen) fhjdgh
devamını gör...
143.
hasetlik kötü kıskançlık normal. herkes kıskançlık yapar ama hasetlik kötülerin işi.
devamını gör...
144.
bilerek aynı tarz seçtim, konsepte uygun:)
devamını gör...
145.
ben kıskanç değilim. kendımı geçmemi severım millete bakmaktansa.kibir tepeden bakar, özgüven ise tepeden bakmadan kıskanmadan eşitte kalmaktır. küçük adamım ama fena adamlarla masada oturmamı buna bağlarım.
devamını gör...
146.
daha fazla konuşmayacağım ya radyo yayınına bişi kalmıcak şimdi içimi komple dökeceğim...
devamını gör...
147.
silikon, öğretmen, vapur, kedi(tüm kedi resimi atanlara selamlar:), habertürk.
devamını gör...
148.
beş kelime geliyor.....

ütü, sufle, dambıl, kartpostal, 23 nisan….
devamını gör...
149.
alarmı çalmadan uyanmıştı o sabah. heyecandan doğru düzgün de uyuyamamisti zaten. dün aldığı kartpostal'ın romantik enerjisi kan şekerini düşürmeye başlamıştı. üzerinde tuhaf bir 23 nisan neşesi vardi. yüzünü yıkayıp kahvesini demlerken karar verdi sufle yapmaya... ama ütü de birikmisti dağ gibi. olsun dedi, öğleye kadar hallederim, üzerine bir de spor yaparım diye böbürlendi. "bugün benim günüm" dedi krom tepsiye yansıyan aksine bakarak.
kahvesini içti, suflesini fırına attı ve utuyyapmaya girişti... arada story cekti attı... bir yandan sağa sola like attı... derken zaman daraldı. onun gelmesine az kalıştı ve panikle ortalığı toparlamaya çalıştı.. fırından gelen kokular ağırlaştı, eyvah dedi yanacak... mutfağa koşarken ayağı dambil'a takıldı ve düştü yere... acelece toparlandi ve ilerlerken ütünün kablosuna dolandı... her şey üst üste geliyordu, nasıl oldu da kontrolü kaybetmişti derken mutfağa ulaştı ve fırını açtı... tepsiyi aldığı gibi mermere atmıştı ama elini de yakmıştı...

diyeti bozduğu günlerin ertesinde normali olmuştu bu kabuslar. kanter içinde uyandı ve ağzının kenarından akan salyayi koluyla silerek banyonun yolunu tuttu.
devamını gör...
150.
ağırlık çalışırken dambıl yerine buharlı ütü kullanan meczupa ödül olarak 23 nisan kartpostalı vermişler.

sonra da ''şuraya üfle, al sana sufle'' diyerek alay etmişler.

insanın insana ettiği zulüm böyle sınırsızdır işte; üç beş kelimeyle paranoyak deli ederler insanı.
devamını gör...
151.
işten çıkalı 6 ay oldu. işsizlik maaşı önümüzdeki ay olmaycak. bir yandan kilo da aldım. işim varken spor salonuna tam takım giden müdür cengiz bey, herşeyi sıfırlamış evdeki dumbela talim eder olmuştu. keyfim yok... canım hiçbirşey çekmiyor, evde öylece pinekliyorum. hayat 35 yaşımda böyle geçmemeliydi. en azından paralel evrende bir yerlerde yurtdışı tatili yapıyorum. yokluga acı gülümsemem böyle düşüncelerle oluyor.

tam böyle iken telefonum çaldı. falanca yerın insan kaynakları aradı. falanca yer derken unuttuğumdan demiyorum. ismi önemsiz, olsun yeterki.

2 gün sonrasu için iş görüşmesine davet ettiler. gömleklerımı çıkardım, ütü yaptım. tek çizgi kalmamasına özen gösterdım. ameliyata girecek profesör edaysıyla yaklaştım. o sırada getirden sufle sipariş ettim. ağzımın tadı yerine gelmişti, hayat güzelleşiyorduç.aklıma can yücel geldi. sen ki milli eğitim bakanının çocugusun ama yokluk görmüş. neden? bence deliliğinden. kimi isteyerek kimi isteksiz yokluk görür.

aklıma bir deliliği geldi ona sırıttım kendı kendıme. adam yattığı yerden insan güldürüyor. sanırım sanatçı olmak böyle birşey.

zamanında duygu asena nazım hikmet için ''kartpostal şairi'' demiş. can yücelde canlı yayına bağlanıp, duygu asenaya ''kart sensın postal sana girsin'' demiş.

hadi bu adam bilinçli deli. ben bilinçli deli olamaycak kadar akıllı olmak zorundayım. kapitalizmin kölesiyim.

okuldan istiklal marşı sesi geliyor. doğru ya bugün 23 nisandı. bu iş olacak, tbmm kuruluşu bana uğurlu gelecek ve kredi kartı borçlarımı yapılandırma için bankaya başvuracağım.
devamını gör...
152.
ben de beş kelime vermek istiyorum.
devamını gör...
153.
siya siyabent -ernesto çalabilirsin denk gelirse:)
devamını gör...
154.

istersen artık birbirimize iyi geceler, yedi cüceler diyelim ve uyuyalım. ne dersin?


(bkz: bir genç kızın gizli defteri)
devamını gör...
155.
gelsin kelimeler... fırlattım gitti

silikon, öğretmen, vapur, kedi, habertürk.

alın bakalım.....
devamını gör...
156.
gitmeden imzamı da bırakayım *
devamını gör...
157.
vapurdaki televizyonda habertürk kanalı açılmıştı ve yine o silikonlu öğretmen kedi maması tanıtımı yapıyordu.

kart benim ama postal bana girmesin.

uyku nedenli ayrılıyorum.

iyi geceler
devamını gör...
158.
homeless ismail, bankın ucunda durmuş; bir yandan montunun cebinde bir şey varmış gibi eliyle yokluyor bir yandan da yatağını hazırlıyordu.
bankın üstüne kıvrılan kedi, vapur motorunun gürültüsüne aldırmadan uyuyordu. bir an için gevşedi, kulaklarını oynattı, gözlerini açmadan çevreyi yokladı. ismail, kedinin bu temkinli uykusunu sevdi çünkü hayatta kalmanın en temiz hali buydu. ne kaçmak ne tutunmak... yıllardır bildiği hikaye.
ismail'in yanında durduğu için çekingen ama yeterince uzak durmayacak kadar da insanlara saygı duyduğunu göstermeye çalışan sözde öğretmen, sesli şekilde telefonundan habertürk’ü dinliyordu. mimikleri hareketsiz. gözü insanlarda. ismail için öğretmen de sesin içinden anlam çıkarmaya çalışan banktaki kediden farksız gibiydi.
kedi yeniden gevşedi. ismail cebindeki yokluğu düzeltti. burnunda vapurdaki yeni çekilmiş silikon kokusu ile yavaşça yerine uzandı.
devamını gör...
159.
bizim komşunun kızı vardı. her sabah ben işe o laleli kampüsüne gitmek için vapura biniyorduk. yıllar geçti ben emekli oldum kız okulu bitirdi ama işsiz kaldı. malum atanamayan öğretmenler konusu... kızcağız evınde kedisiyle takılıp kpss ye çalışıyor. uzun süre yüzünü görmedim. sonra asansörde gördüm. gögüslerine silikon yaptırmış, 4 düğmesi açık sıkıca gömlek giymişti. hayırdır rümeysa dedim, şaşırdım. epey dişi olmuştu. para nerden geliyor diyecektım diyemedım. meğersem bizim rümeysa habertürkte işe başlamış.

aferin kıza. dönemi iyi anlamış, isyan etmiş.ekmek parası için ekstra özellikli öğretmen olmuş.
devamını gör...
160.
valla ben yoruldum. kalan sağlar sizindir. bayadır bir şeyler düşünüp yazmadığımı fark ettim sayenizde. tesekkur ederim çok iyi geldii. elinize sağlık. iyi yayınlarr
devamını gör...
161.
son kelimelerimizi fırlatıyorum.

hörgüç
çivi
ayin
karanlık
köçek.

sdşkfdsşlkdslş köçekle napıcaz bilmiyorum diyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"zugraca sorular radyo yayını" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim