üstteki yazarın mahlasını cümle içinde kullanmak
yat zıbar dedim, yitzhar ne dedi:)
devamını gör...
bektaşi fıkrası
bektaşi baba istanbul’da gezinirken, padişahın sarayı olduğunu zannettiği görkemli bir binanın yakınından geçmekte idi. binanın önünde şatafatlı bir fayton durmakta idi. binadan sırmalı elbiseleri olan adam çıkınca, muhafızlar selama durdu. adam faytona binerken, bektaşi meraklalandı ve muhafızlardan birinin yanına sokularak sordu.
-faytona binen padişahmıdır?
-hayır padişahın bir kuludur. cevabını aldı.
bektaşi, tepeden tırnağa önce faytondaki adama baktı. sonrada kendi haline baktıktan sonra, ellerine açarak:
-tanrım, bir padişahın kuluna bak! sonra, bir de senin kuluna bak! diye söylendi.
-faytona binen padişahmıdır?
-hayır padişahın bir kuludur. cevabını aldı.
bektaşi, tepeden tırnağa önce faytondaki adama baktı. sonrada kendi haline baktıktan sonra, ellerine açarak:
-tanrım, bir padişahın kuluna bak! sonra, bir de senin kuluna bak! diye söylendi.
devamını gör...
evrende düzen mi yoksa kaos mu var sorunsalı
düzenden kaosa doğru giden sorunsal.
(bkz: entropi)
(bkz: entropi)
devamını gör...
sözlük mağazası'ndaki takipçileri gör özelliği
özelliğe sahip olmanız durumunda takipçilerinize şu şekilde ulaşabilirsiniz...
sağ üst köşedeki uçak ikonu -> profilim -> bana özel -> takip.
takip sayfasında sizin takip ettiğiniz ve sizi takip eden yazarlar yer almaktadır.
edit: az evvel sözlükteki sıkıntı hali anlaşıldı, iko güncelleme getiriyormuş meğerse. evet efeem hızına yetişemediğimiz sözlüğümüzün son güncellemesi ile durum daha da kolaylaştı. şöyle kii...
sağ üst köşedeki uçak ikonu -> profilim -> bana özel -> takip.
takip sayfasında sizin takip ettiğiniz ve sizi takip eden yazarlar yer almaktadır.
edit: az evvel sözlükteki sıkıntı hali anlaşıldı, iko güncelleme getiriyormuş meğerse. evet efeem hızına yetişemediğimiz sözlüğümüzün son güncellemesi ile durum daha da kolaylaştı. şöyle kii...
devamını gör...
avrupa'da ciddi maddi yoksunluk oranı en yüksek 2. ülke
yok canım. avrupa'da en çok kıskanılan ülkeler sıralamadır bu. seneye birinciyiz inşallah.
devamını gör...
imparatoriçe theodora
bir rivayete göre mısır başka bir rivayete göre de kıbrıs doğumlu theodora miladın 6. asrı ortalarına doğru doğmuştur. ailesi ile birlikte henüz çocuk yaşta istanbula gelmiş ve ahlak fesadının başı olan hipodromda büyümüştür. bizansın da en meşhur fahişesi olmuştur. hipodrom öyle bir yerdi ki en düşük tebadan en kibar tebaya kadar herkes fahişelerle düşüp kalkar ve onlarla eğlenirdi. saraylarım günlük dedikoları dahi hipodram kaynaklı olabilirdi... sirkler rakkashaneler fuhuşhaneler mevcuttu ve theodora nın ailesi de bu sirklere mensuptu. henüz theodora çok küçükken ölen babası ayı bekçisi idi, o öldükten sonra bu güzel kız istanbul’un birçok serserisi, hırsızı ve kibarının aguşunda büyüyüp serpildi. sahnede onu çıplak izlemek için gelenler salonları, sirkleri doldururdu... fakat namı kötü bir namdı tüm istanbul’u sarmıştı bu nam ama bazı kişiler onu görünce hastalıklı bir insan görmüş gibi kaçarlardı.
bir aralık bir rütbeli bir memur aşığı ile afrikaya kaçtı ve orada yapamadı. iskenderiyeye geldi, orada manastıra girdi ama yine yapamadı. evet yeniden istanbuldaydı şimdi de ... lakin artık uslu, yaşlı ve dingindi.
istanbulun kenar mahallelerinden bir eve kapandı, kırklı yaşlardaydı. hayatını burada sakince geçirmek niyetindeydi.
birden bir tesadüf eseri imparatorun meşhur yeğeni olan prens ıustinianus ile karşılaştı. kırkını geçmiş olan bu kadın onu hemen kendisine aşık etti ve aşkları için onunla evlenebilmek için ıustinianus kanunları değiştirdi (çünkü ahlaksız bir kadınla evlenmek yasaktı oysa imparatoriçelerin türlü ahlaksızlıkları hoşgörülürdü zira ahlaksız kadınla da evlenilmezdi). neticede prens ıustinianus ve theodora evlendi. bir zamanlar ahlaksızlıkla namussuzlukla suçlanan kadın şimdi imparatororiçe ve parmakla gösterilip özenilen, örnek alınan kadın olmuştu. imparatoriçe olduktan sonra ahlak metaneti içerisinde yirmi bir sene saltanat sürdü.
devrinde nika ihtilali baş gösterdi. ümidini kaybeden imparator ve generali tam kaçacak iken onları tuttu ve tesirli sözleri ile etkiledi, oradan ayrılmayacağını ölecekse de imparatoriçe olarak öleceği yeğlediği beyan etti. bunun üzerine tüm cesaretini toplayan imparator ve general ihtilalci halk üzerine saldırarak 50.000 kişiyi bir günde kılıçtan geçirerek ihtilali kanla bastırdı.
theodora, kansere yakalandı ve 548’de ruhu bedenini terk etti. cenazesinde ise imparator ıustinianus’un bir çocuk gibi günlerce ağlayarak “benim uğur yıldızım, mukaddes kadın!”, dediği rivayet ediledurur.
sevgiler...
bir aralık bir rütbeli bir memur aşığı ile afrikaya kaçtı ve orada yapamadı. iskenderiyeye geldi, orada manastıra girdi ama yine yapamadı. evet yeniden istanbuldaydı şimdi de ... lakin artık uslu, yaşlı ve dingindi.
istanbulun kenar mahallelerinden bir eve kapandı, kırklı yaşlardaydı. hayatını burada sakince geçirmek niyetindeydi.
birden bir tesadüf eseri imparatorun meşhur yeğeni olan prens ıustinianus ile karşılaştı. kırkını geçmiş olan bu kadın onu hemen kendisine aşık etti ve aşkları için onunla evlenebilmek için ıustinianus kanunları değiştirdi (çünkü ahlaksız bir kadınla evlenmek yasaktı oysa imparatoriçelerin türlü ahlaksızlıkları hoşgörülürdü zira ahlaksız kadınla da evlenilmezdi). neticede prens ıustinianus ve theodora evlendi. bir zamanlar ahlaksızlıkla namussuzlukla suçlanan kadın şimdi imparatororiçe ve parmakla gösterilip özenilen, örnek alınan kadın olmuştu. imparatoriçe olduktan sonra ahlak metaneti içerisinde yirmi bir sene saltanat sürdü.
devrinde nika ihtilali baş gösterdi. ümidini kaybeden imparator ve generali tam kaçacak iken onları tuttu ve tesirli sözleri ile etkiledi, oradan ayrılmayacağını ölecekse de imparatoriçe olarak öleceği yeğlediği beyan etti. bunun üzerine tüm cesaretini toplayan imparator ve general ihtilalci halk üzerine saldırarak 50.000 kişiyi bir günde kılıçtan geçirerek ihtilali kanla bastırdı.
theodora, kansere yakalandı ve 548’de ruhu bedenini terk etti. cenazesinde ise imparator ıustinianus’un bir çocuk gibi günlerce ağlayarak “benim uğur yıldızım, mukaddes kadın!”, dediği rivayet ediledurur.
sevgiler...
devamını gör...
güneş enerjisi
yenilenebilir enerji kaynaklarından biridir. şu anda yenilebilir enerjilerin en revaçda olanıdır.fotoelektirik prensibi ile çalışır.
devamını gör...
cnbc-e izlemiş efsane nesil
yabancı dizi kültürünü korsandan yahut netflix ten edinmeyen şanslı nesil. scrubs, buffy the vampire slayer, six feet under ve nicesi unutulmaz dizileri cnbc-e de izledik.
game of thrones ve the walking dead cnbc-e de başladı. beni en çok ağlatan film olan camino'yu cnbc-e de izledim.
bu kanalın kapanmasında emeği geçen herkes basur olur inşallah.
game of thrones ve the walking dead cnbc-e de başladı. beni en çok ağlatan film olan camino'yu cnbc-e de izledim.
bu kanalın kapanmasında emeği geçen herkes basur olur inşallah.
devamını gör...
başlarım böyle hayata deyip 1 kilo baklava yemek
yeter be. o mutsuz, bu sinirli, bunlar bik bik bik...hayatın keşmekeşine, arkadan vuranlara, sevip de sevmeyenlere, sevip de sevişmeyenlere inat bir isyan, bir baş kaldırı.
devamını gör...
değişen dünyada bir sanatçı
bir kazuo ishiguro romanıdır.
sanatçı olmak özel bir sorumluluk da getirir beraberinde, öğretmen olmak da öyle. hele bu ikisi bir bünyede bir araya gelmişse artan sorumluluk kişiyi bir açmaz içine bile sokabilir bazı olağanüstü durumlarda.
sanatçı-öğretmen dünyayı etkileyen büyük bunalım zamanlarında kendini nerede konumlandıracağına dair kesin bir karar vermelidir. çünkü nasıl olursa olsun taşıdığı ünvan dolayısıyla çevresindeki insanların gözleri onun üzerinde olacaktır.
türkiye bu durumla defalarca karşılaştı, en yakın örneklerden biri de gezi parkı direnişi esnasında oldu. bu protestoda benim tarafım zaten belli ama konumuz bu değil. elini megafon alıp hükümet istifa etsin diye bağıran saçma komedyen şafak sezer’in devrim olmadığını anlayınca cumhurbaşkanının masasına gidip siz çökerek özür dilediği anı hatırlarsınız bence.
dolayısıyla sanatçı ve öğretmen tarafını belli ederken etraflıca düşünmelidir. sonrada pişman olacağı kararlar vermemelidir. zira kendisi ile ilgili vereceği kararlar başkalarının tutumunu de etkileyecektir.
işte edebiyatın vicdanı kazuo ishiguro bu romanında bir sanatçı ve öğretmen olan masuji ono’nun ikinci dünya savaşından sonra geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. ressamın verdiği kararların muhasebesini yaptığı roman büyüleyici olmaktan çok çok öte.
eğer yetenek sahibi olduğunuz kadar sorumluluk sahibi de değilseniz topluma yön vermeye neden olacak hesapsız kitapsız tepkilerinizi sadece kendinize saklamak doğru bir tercih olabilir.
sanatçı olmak özel bir sorumluluk da getirir beraberinde, öğretmen olmak da öyle. hele bu ikisi bir bünyede bir araya gelmişse artan sorumluluk kişiyi bir açmaz içine bile sokabilir bazı olağanüstü durumlarda.
sanatçı-öğretmen dünyayı etkileyen büyük bunalım zamanlarında kendini nerede konumlandıracağına dair kesin bir karar vermelidir. çünkü nasıl olursa olsun taşıdığı ünvan dolayısıyla çevresindeki insanların gözleri onun üzerinde olacaktır.
türkiye bu durumla defalarca karşılaştı, en yakın örneklerden biri de gezi parkı direnişi esnasında oldu. bu protestoda benim tarafım zaten belli ama konumuz bu değil. elini megafon alıp hükümet istifa etsin diye bağıran saçma komedyen şafak sezer’in devrim olmadığını anlayınca cumhurbaşkanının masasına gidip siz çökerek özür dilediği anı hatırlarsınız bence.
dolayısıyla sanatçı ve öğretmen tarafını belli ederken etraflıca düşünmelidir. sonrada pişman olacağı kararlar vermemelidir. zira kendisi ile ilgili vereceği kararlar başkalarının tutumunu de etkileyecektir.
işte edebiyatın vicdanı kazuo ishiguro bu romanında bir sanatçı ve öğretmen olan masuji ono’nun ikinci dünya savaşından sonra geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. ressamın verdiği kararların muhasebesini yaptığı roman büyüleyici olmaktan çok çok öte.
eğer yetenek sahibi olduğunuz kadar sorumluluk sahibi de değilseniz topluma yön vermeye neden olacak hesapsız kitapsız tepkilerinizi sadece kendinize saklamak doğru bir tercih olabilir.
devamını gör...
güçlü
90lı yılların ortasında ibo show’da olgun şimşek’in canlandırdığı tiplemedir.
oldum olası sevmem ibrahim tatlıses’i. şarkıları güzel olsa da abuzer kadayıf tavırları beni sinirlendirir her zaman. cinsiyetçi tavırları, eğitimsizliği matah bir şeymiş gibi gösteren sözleri, sahte kabadayı havaları ve rüzgarın eski yönüne göre eğilmesi ne kadar rahatsız edici bir karakter olduğunun göstergesidir.
programı da en çok izlenen programlardan biridir ama yıllardır nedenini anlayamadım. doğru dürüst bir sohbet edildiğine rastlamadım henüz. türküsünü söyleyen söyler, sohbet edilirken de ibo saçma bir espiri yapar ve herkes yalandan güler. ciddi bir konuşma olmaya başladığında da ibrahim tatlıses felsefik bir şappi ile konuşanın sözünü keser.

işte bu kadar olumsuz duygular beslediğim bu adamı ve bu programı izlemem nedenim olgun şimşek’in güçlü tiplemesi idi. programın belli bölümlerinde ibrahim tatlıses höykürerek güçlüüüüü der ve güçlü de cevaben “ ağbii” diyerek içeri girerdi. tamamen şive komiği üzerine kurulu diyalogları izlenebilir kılan tek şey olgun şimşek’in umut vaat eden performansı idi. ve büyük oyuncu bu umutları boşa çıkarmadı.
ağbi
oldum olası sevmem ibrahim tatlıses’i. şarkıları güzel olsa da abuzer kadayıf tavırları beni sinirlendirir her zaman. cinsiyetçi tavırları, eğitimsizliği matah bir şeymiş gibi gösteren sözleri, sahte kabadayı havaları ve rüzgarın eski yönüne göre eğilmesi ne kadar rahatsız edici bir karakter olduğunun göstergesidir.
programı da en çok izlenen programlardan biridir ama yıllardır nedenini anlayamadım. doğru dürüst bir sohbet edildiğine rastlamadım henüz. türküsünü söyleyen söyler, sohbet edilirken de ibo saçma bir espiri yapar ve herkes yalandan güler. ciddi bir konuşma olmaya başladığında da ibrahim tatlıses felsefik bir şappi ile konuşanın sözünü keser.

işte bu kadar olumsuz duygular beslediğim bu adamı ve bu programı izlemem nedenim olgun şimşek’in güçlü tiplemesi idi. programın belli bölümlerinde ibrahim tatlıses höykürerek güçlüüüüü der ve güçlü de cevaben “ ağbii” diyerek içeri girerdi. tamamen şive komiği üzerine kurulu diyalogları izlenebilir kılan tek şey olgun şimşek’in umut vaat eden performansı idi. ve büyük oyuncu bu umutları boşa çıkarmadı.
ağbi
devamını gör...
yıldızlı gece
(bkz: vincent van gogh) 'un en ünlü tablosu. ressam the starry night diye geçen resmi, 1889 yılında kaldığı sanatoryumdaki odasının doğuya bakan penceresinden resmetmiş. tablodaki köyün gün doğmadan hemen önceki görüntüsü tasvir edilmiş.
devamını gör...
hipersomnia
kısaca, aşırı uyumaya sebep olan uyku bozukluğudur.
hipersomnia hastalığı olan kişiler gece uykusundan çok gündüz uykusuna yatarlar. uzun saatler uyumuş olsalar dahi uykusuzluk çekerler.
depresyon ve hipersomnia birbirini tetikleyen hastalıklardır.
tedavisinde kullanıldığını bildiğim ilaçlardan bir tanesi modiwake isimli ilaçtır.
hipersomnia hastalığı olan kişiler gece uykusundan çok gündüz uykusuna yatarlar. uzun saatler uyumuş olsalar dahi uykusuzluk çekerler.
depresyon ve hipersomnia birbirini tetikleyen hastalıklardır.
tedavisinde kullanıldığını bildiğim ilaçlardan bir tanesi modiwake isimli ilaçtır.
devamını gör...
didem madak
hiç, yoktan iyidir bayım;
hiç olmayı öğrendim.
didem madak
içli/hisli kadın iyi ki yazdı!
hiç olmayı öğrendim.
didem madak
içli/hisli kadın iyi ki yazdı!
devamını gör...
tiyatro
istanbul’un fatih’inde konuslanmis, ışıl kasapoğlu’nun onderliginde kurulan; serkan keskin, sezin bozacı, mustafa kırantepe, sarp aydınoğlu gibi oyunculari bunyesinde barindiran minnos tiyatro ekibi.
sahnelenen tum oyunlarini izleme sansina eristigim icin kendimi sansli sayanlardanim.
pandemi oncesine kadar mis gibi seyler yapiyorlardi, online sisteme gectilerse de sahane tabii.
sahnelenen tum oyunlarini izleme sansina eristigim icin kendimi sansli sayanlardanim.
pandemi oncesine kadar mis gibi seyler yapiyorlardi, online sisteme gectilerse de sahane tabii.
devamını gör...
yaldızlı bir yalan söyle
ben sana layık değilim. daha iyilerini hak ediyorsun.
devamını gör...
hatır-pesend
sevilen, beğenilen ve takdir gören kişi anlamında olan osmanlıca bir kelime.
devamını gör...
daddy (yazar)
muhammed ali ve boks hakkında girdiği tanıma hayran olduğum yazar arkadaştır.
on numara tanım eline sağlık değerli yazar.
on numara tanım eline sağlık değerli yazar.
devamını gör...
normal sözlük'ün daha kalabalık olması gerekliliği
gözlemlerim sonucunda ortaya attığım bir düşünce.
kafa sözlük' ü seviyorum ama kişi sayısının azlığı nedeniyle yeteri kadar fikir alışverişi yapılamıyor olmak bazen canımı sıkıyor, yalnız hissediyorum bazen.
yani.. kafa sözlük' ün daha fazla kafaya ihtiyacı var.
kafa sözlük' ü seviyorum ama kişi sayısının azlığı nedeniyle yeteri kadar fikir alışverişi yapılamıyor olmak bazen canımı sıkıyor, yalnız hissediyorum bazen.
yani.. kafa sözlük' ün daha fazla kafaya ihtiyacı var.
devamını gör...