dijital ayak izi, internet kullanımında geride bıraktığınız tüm izleri ifade eder. yaptığınız her işlem bir iz bırakır ve bu izler saklanıp paylaşılabilir. herkesin ama özellikle çocukların bilgilendirilmesi gereken bir konudur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kapitalizm evlilik üzerine kuruludur. erkek harcama yapmaz. kadınlar olmasa biz siyah atletle 1 ömür yaşarız. yani diyor ki para harcamanız lazım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendi kendine durum paylaşımını nasıl yaptığını merak ettiğim dumurumdur.

açıkcası triplerine rağmen silmeyip, geri adım atmasını beklemiştim zaten. bir açıklama bekliyordum kendisinden ki çok bekletmemiştir;

-ya kızım valla yanlış anladın bak, ben hiç öle bişey yapar mıyım??
devamını gör...

yönetmenliğin ramin bahrani win yaptığı , priyanka chopra jonas, rajkummar rao, mahesh manjrekar ın oynadığı 2021 yapımı netflix filmi.

--! spoiler !--


akıllı ve hırslı bir genç olan balram halwai, fakir bir köylüdür. amerika’dan yeni dönen ashok ve pinky'nin şoförü olan balram, işini en iyi şekilde yapmaya çalışır. toplum balram’ı hizmet etmek için eğitmiştir ve bu yüzden de zengin patronlarının vazgeçilmezi haline gelir. patronu sayesinde bilmediği bir dünya ile tanışan balram, bu dünyaya asla erişemeyeceğini düşünür. bu adaletsiz sisteme isyan eden balram, zengin olmak için bambaşka bir yol dener.


--! spoiler !--

güzel film. ben beğendim ...
devamını gör...

eş zamanlı kitap okuma etkinliği ve interaktif bir eleştiri programı güzel olurdu. her hafta seçilecek bir eser ve onu yorumlayan sözlükten arkadaşlar, bana güzel olur gibi geldi.
devamını gör...

her gönül kırıldığında dağdan kayalar düşer.
en azından o kayaları görenler anlar, bir gönlün yine uçurumdan aşağı atıldığını anlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir john maxwell coetzee romanıdır. ama öyle böyle bir roman değildir. insanı tüylerini diken diken eder, edebiyat aşkını yeniler, taptaze bir hale getirir, dünyayı anlamanın ve sonrasında kurtarmanın sözcüklerin gücüyle mümkün olabileceğini anlamasına yardımcı olur. büyük romandır, okundukça daha da büyür.

büyük yunan şair kavafis’in aynı isimli şiirinin sadece son kısmını okuduğunu söyleyen coetzee bize eşsiz bir yorum sunmuştur bu romanla. şiirin son kısmı şöyle:

peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza


sahiden barbarlar olmasa ne yapardık biz dünya ahalisi olarak? sorunlarımıza nasıl çözümler bulurduk? mecburen kendimize düşman olarak yeni barbarlar yaratırdık. şimdi yazarken fark ettim de zaten durmadan bunu yapıyoruz.

iki bacaklı olanları düşman edinmeye karar verdiğimizden beri george orwell’ın kehanetleri ile korkulu düşlerden uyanıyoruz dev bir böceğe dönüşecek cesareti bile gösteremeden.

çok da zor bir şey değil insanlık için kendine barbarlar yaratmak. birkaç küçük formülle iş kolaylıkla çözülebilir. ten rengine bakarak en kestirme yoldan bir barbar oluşturulabilir, ırka göre yaratmak da mümkündür ama bu biraz zaman alacaktır. siyasi görüşe göre, cinsiyete göre, dini inanca ya da inançsızlığa göre de barbar inşaası gerçekleştirebilir. insan niyet etsin yeter. yeter ki istesin insan! kötü olan her şeyi yapmaya muktedirdir.

barbarlarımız olmadan yapamayız biz çünkü bize bir düşman gerek. bizim bir savaşımız var: düşmanını arayan savaş. aslolan savaştır, düşman nasıl olsa bulunur.

vietnamlı barbarları unutmadık mesela, uygur türklerinin barbarlığını,kızılderililerin bar bar bağırdıkları savaş naralarını, afro-amerikalıların simsiyah barbarlığını, cezayir’de fransa’ya karşı yapılan barbar ayaklanmalar hala aklımızda. ikiz kulelere saldıran barbarlarla ilgili kafamız karışık çünkü suçu tam olarak birine yıkamadığımız için genel olarak müslüman barbarları seçmeyi tercih ettik. her kimse o barbar, bize çok iyiliği dokundu çünkü barbarlar savaş ekonomisini canlı tutar. konu onların barbar olup olmadığı değildir, bizim onlara barbar dememiz yeterlidir.

coetzee hayali bir sınır bölgesinde barbarları bekleyen insanları anlatır. barbarlar o kadar korkunçtur ki onları görmeseler bile hissederler ne kadar ürkütücü olduklarını, onlara bir şey yapmamış olsalar da bir savaş hazırlığı içinde olma ihtimalleri her zaman vardır.

barbarları beklerken duyduğumuz korku şiddetle bastırılabilir ancak. bunun içindir ki bir albay sınır bölgesine gelir ve sahip olduğu tüm kudretle bölge halkını barbarlara karşı korur.

biz de bekleyelim barbarlarımızı zira onlar olmadan biz birer hiçiz.
devamını gör...

hem bekar hem evli erkekler için de aynısı geçerli değil mi zaten?
ne konuşurlarsa konuşsunlar,en üst seviye de olsa(meslek) hep kadın kadın.konu oraya dönecek.*
devamını gör...

gece misafirlikten dönerken uyumuş numarası yapmak ve ailenin seni kucağında taşıması
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayla (-) hâlâ (+)
devamını gör...

bir zamanlar hayyam garipoğlu'nun sahibi olduğu bir rakı markası.
devamını gör...

lisede eski sevgilimin okulu benim okulun az ilerisindeydi. bir gün bahçeye oturmuşuz arkadaşlarla, sohbet muhabbet derken o taraftan kalabalık bir grup insanın geldiğini gördük. baktık ki bir sınıf insan güle oynaya çarşıya doğru yürüyor. ufak bir göz gezdirmemle benimkinin de aralarında olduğunu farkettim ve oradan uzaklaşmak istedim.

fırlama bir arkadaşım da omuzlarımdan bastırarak kalkmamı engelledi ve ''bakın lümpeninki geliyor'' diye de ekledi. arkamı dönmeye çalıştım döndürmediler, kalkıp gitmek istedim bırakmadılar. illa o insanlara bakacak, eski sevgilimle belki de son defa karşılaşacaktım. sonunda önümüze geldiler, herkes gözünü benim eski sevgilime dikti ve ne yapacağını izlemeye koyuldu.

önce bi bana baktı, omuzlarıma abanan arkadaşıma baktı, diğer arkadaşlarımın ona dik dik bakıp sırıtmalarını gördü. sonra da yerden taş alıp fırlattı bana doğru. gözlerini dikti gözlerime ve ''senin allah belanı versin'' dedi ve gitti.

ayrılık sebebimiz ise bizim sınıftan başka bir çocuktan hoşlanmasıymış. tabi bu olaydan sonra o çocukla olamadı çünkü erkek raconudur; kimse birbirinin eski sevgilisiyle sevgili olmaz.

boş boş sokakta gezinirken karşıma dikildi yıllar sonra. sinirli bir ifadeyle gözlerime baktı, tokat attı ve ''seni hiçbir zaman affetmeyeceğim'' dedi. tabi yine etraf kalabalık, herkes gülüyor.

ne zaman karşılaşsak hem kendini hem de beni rezil etmeye ant içmiş gibi davranıyor hala daha. çocukça bir kini var bana ve sanırım geçmeyecek bir ömür.
devamını gör...

bir insan en çok neyden bahsediyorsa onda o eksiktir dediğim tespittir. örneğin; ne kadar adaletli olduğundan bahsediyorsa adaletsizdir, ne kadar inançlı olduğundan bahsediyorsa inançsızdır, ne kadar zeki olduğundan bahsediyorsa aptaldır..
devamını gör...

benden arkadaş falan olmaz. ne arayıp sormayı becerebiliyorum ne de konuşmayı.
kapkaranlık bir adamım işte. kime bahsetsem canı sıkılır, üzülür.
bahsedecek keyifli hiç bir anım yok gibi.
iki kelâm etmeye kalksam hemen saçmalamaya başlarım.
zaten normal biri olsaydım etrafımda insanlar olurdu.
annem bile istememiş benim dünyaya gelmemi.
kim ne yapsın beni, kim baksın bana?
benden ne köy olur ne de kasaba...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim