toksik ebeveynler
annemin yaşadığı durum. ne yaparsa yapsın mutlu olmayan iki ebeveyni var yaşları 90'a yakın durumda.
devamını gör...
ferrero
karadeniz'de fındık tekelini eline alan italyan şirketi. ihracatın yüzde 60'ını gerçekleştiriyor. ürettiği nutella gibi markalar piyasada yüksek ciro sağlıyor.
devamını gör...
çocuk sahibi olmak
ailemin “çocuğun olduğunda anlarsın” dediği olay. bakalım, hep beraber bekliyoruz.
devamını gör...
22 kasım 1919 güneş tutulması
bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır.
--- alıntı ---
albert einstein tarafından ortaya atılan genel görelilik kuramının ilk kez ispatlanmasını sağlayan gök olayı.
genel görelilik basitçe, uzaydaki büyük kütleli cisimlerin yakınındaki uzay-zamanın yapısına ilişkin bazı bilgiler verir. buna göre, eğer uzay-zamanın büyük kütlelerin yakınında fazlaca bükülmesi, ışığın izlediği yolu değiştiriyorsa, bunun bir güneş tutulması sırasında gözlenebilmesi mümkün olmalıydı.
güneş tutulmasının gerçekleştiği saatte, güneş'in arkasında kalan bölgedeki yıldızları düşünelim. eğer bu yıldızlara ait ışıkların yolu bize değişerek gelecekse, bunların gerçek konumlarından biraz daha farklı bir yerde görünmesi gerekir. yanı açısal bir kayma olmalıdır konumlar arasında.
22 kasım 1919'da gerçekleşecek olan tutulma, bunu gözlemek için biçilmiş kaftandı. ünlü astrofizikçi arthur stanley eddington (ki o zamanlar ingiliz kraliyet astronomi derneği’nin, cambridge üniversitesi astronomlarından biriydi), bir gözlem organize ederek bu durumu test etti. tutulma brezilya’nın doğu sahillerinden başlayıp afrika kıtası'nın batı sahilindeki principe adası'nda sona erecek bir yol izleyecekti. eddington'ın ekibi ikiye ayrılarak bu 2 bölgede gözlemler yaptı ve gözlem sonuçları, hyades adlı yıldız kümesinin daha önceden çekilmiş fotoğraflarıyla kıyaslandı.
hyades kümesindeki yıldızlara ait gerçek konumlara ilişkin fotoğraflarla, tutulma sırasında çekilen fotoğraflardaki konumlar arasında, tam da einstein tarafından öngörülen mertebede bir yer değiştirme olduğu gözlendi. böylece genel görelilik ilk kez deneysel olarak ispatlanmış oldu.
london news gazetesi, haberi tam sayfa olarak şu şekilde vermiş:

--- alıntı ---
--- alıntı ---
albert einstein tarafından ortaya atılan genel görelilik kuramının ilk kez ispatlanmasını sağlayan gök olayı.
genel görelilik basitçe, uzaydaki büyük kütleli cisimlerin yakınındaki uzay-zamanın yapısına ilişkin bazı bilgiler verir. buna göre, eğer uzay-zamanın büyük kütlelerin yakınında fazlaca bükülmesi, ışığın izlediği yolu değiştiriyorsa, bunun bir güneş tutulması sırasında gözlenebilmesi mümkün olmalıydı.
güneş tutulmasının gerçekleştiği saatte, güneş'in arkasında kalan bölgedeki yıldızları düşünelim. eğer bu yıldızlara ait ışıkların yolu bize değişerek gelecekse, bunların gerçek konumlarından biraz daha farklı bir yerde görünmesi gerekir. yanı açısal bir kayma olmalıdır konumlar arasında.
22 kasım 1919'da gerçekleşecek olan tutulma, bunu gözlemek için biçilmiş kaftandı. ünlü astrofizikçi arthur stanley eddington (ki o zamanlar ingiliz kraliyet astronomi derneği’nin, cambridge üniversitesi astronomlarından biriydi), bir gözlem organize ederek bu durumu test etti. tutulma brezilya’nın doğu sahillerinden başlayıp afrika kıtası'nın batı sahilindeki principe adası'nda sona erecek bir yol izleyecekti. eddington'ın ekibi ikiye ayrılarak bu 2 bölgede gözlemler yaptı ve gözlem sonuçları, hyades adlı yıldız kümesinin daha önceden çekilmiş fotoğraflarıyla kıyaslandı.
hyades kümesindeki yıldızlara ait gerçek konumlara ilişkin fotoğraflarla, tutulma sırasında çekilen fotoğraflardaki konumlar arasında, tam da einstein tarafından öngörülen mertebede bir yer değiştirme olduğu gözlendi. böylece genel görelilik ilk kez deneysel olarak ispatlanmış oldu.
london news gazetesi, haberi tam sayfa olarak şu şekilde vermiş:

--- alıntı ---
devamını gör...
saçı sıfıra vurmak
hazır depresifim, yaz da geldi, neden yapmayayım dedim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
devamını gör...
suç olmadığı halde yaparken öyle hissettiren durumlar
markette kasiyere 10 kuruşlardan oluşan para yığınını verirken kendimi biraz kötü hissederim.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
biliyorum aynı başlığa iki kere yazmak uygun değil ama bunu söylemezsem olmayacak.. başlıkta yazan herkesi tek tek okudum. yazar olduğumdan beri engellediğim kimse de yok.
sözlük, size teşekkür ederim. kadınların kendini bunca güvensiz hissettiği bu konjonktürde 90 entry'de belki 1 ya da 2 kişidir saçmalayan. ve bu gerçekten görmezden gelinebilecek bir istatistik.
erkek kadın hepinize teşekkür ederim!
sözlük, size teşekkür ederim. kadınların kendini bunca güvensiz hissettiği bu konjonktürde 90 entry'de belki 1 ya da 2 kişidir saçmalayan. ve bu gerçekten görmezden gelinebilecek bir istatistik.
erkek kadın hepinize teşekkür ederim!
devamını gör...
kölelik
para sahibi kimseler önceleri yaşına, fiziki gücüne, cinsiyetine ve kabiliyetine göre bir köleye ömürlük ücret öder ve kendi adına çalışmasını sağlardı. kanunen kölenin yaptığı her işten efendisi sorumluyken köleye ceza verme konusunda da tek söz sahibi efendisiydi. yeme içme barınma temizlenme gibi ihtiyaçları da efendisine aitti. bu durum insanlık suçu olarak adlandırıldı ve tüm dünyada yasaklandı.
her hareketinden sorumlu olmayacak, hayatta kalması için yatırım yapması gerekmeyecek, disipline etmek için uğraşmayacak ve topluca bir ödeme yapıp çalışıp çalışmayacağı riskini almayan bir efendi için köleliğin kalkması da bir yerde iyi bir şey. sonuçta ödediği ücret dışında pek çok avantajı var ve ödenen ücrette tek seferde olmadığından o yönden de karda.
bu yönden baktığımızda ben köleliğin kaldırılmasının köleler adına yapılmış en büyük kandırmaca olduğunu düşünüyorum. bir gün efendi olurum hayali ile özgürlüğü kabul eden bu insanların pek çoğu günümüzde insani şartların da altında çalışmayı kabul ediyor. zaten mal sahibi için değişen bir şey olmadığından kimse köleliğin kaldırılmasına ses etmedi. unutmayın bir şey yapıldığında size ''hakkı savunulan'' bir grup gösteriliyorsa bilin ki o grup daha da sömürülecektir.
her hareketinden sorumlu olmayacak, hayatta kalması için yatırım yapması gerekmeyecek, disipline etmek için uğraşmayacak ve topluca bir ödeme yapıp çalışıp çalışmayacağı riskini almayan bir efendi için köleliğin kalkması da bir yerde iyi bir şey. sonuçta ödediği ücret dışında pek çok avantajı var ve ödenen ücrette tek seferde olmadığından o yönden de karda.
bu yönden baktığımızda ben köleliğin kaldırılmasının köleler adına yapılmış en büyük kandırmaca olduğunu düşünüyorum. bir gün efendi olurum hayali ile özgürlüğü kabul eden bu insanların pek çoğu günümüzde insani şartların da altında çalışmayı kabul ediyor. zaten mal sahibi için değişen bir şey olmadığından kimse köleliğin kaldırılmasına ses etmedi. unutmayın bir şey yapıldığında size ''hakkı savunulan'' bir grup gösteriliyorsa bilin ki o grup daha da sömürülecektir.
devamını gör...
normal sözlük youtube kanalından para kazansın kampanyası
an itibariyla başlattığım kampanya.
kafa sözlük biliyorsunuz ki hediye vermeyi çok seven bir sözlük. (bkz: kafa sözlük bahar etkinliği) mesela burada 100 kişiye 25tl lik hediye dağıtılacak. ki bu da 2500tl eder. sadece bu da değil, (bkz: kafa sözlük tişörtleri) gibi farklı etkinliklere bir sürü para harcanıyor.
bunların haricinde iko'nun maaşı*, hosting hizmeti, domain parası gibi bir sürü para yığılan yer de var.
bildiğiniz gibi burada reklam yok, dolayısıyla sözlüğün herhangi* bir gelir kaynağı da yok.*
biz de yazarlar olarak bu iyiliklere tepkisiz kalmamalıyız. tabii ki yoldaş ıban atsın hepimiz gönlümüzden ne koparsa fişekleyelim demiyorum.*
youtube’dan para kazanmak için kanalın en az 1000 abone, 10000 kanal görüntülenmesi ve son 12 ayda 4000 saat izlenmiş olması gerekir.
sözlüğün youtube kanalı 300 abone bile değil, izlenmeleri de yerlerde. aktif yazar sayısı 4000 küsürlerde. bir o kadar da çaylak var. hepimiz kanala abone olup her videoyu izlersek az da olsa sözlüğe yardımcı olabiliriz.
teşekkürler.
kafa sözlük biliyorsunuz ki hediye vermeyi çok seven bir sözlük. (bkz: kafa sözlük bahar etkinliği) mesela burada 100 kişiye 25tl lik hediye dağıtılacak. ki bu da 2500tl eder. sadece bu da değil, (bkz: kafa sözlük tişörtleri) gibi farklı etkinliklere bir sürü para harcanıyor.
bunların haricinde iko'nun maaşı*, hosting hizmeti, domain parası gibi bir sürü para yığılan yer de var.
bildiğiniz gibi burada reklam yok, dolayısıyla sözlüğün herhangi* bir gelir kaynağı da yok.*
biz de yazarlar olarak bu iyiliklere tepkisiz kalmamalıyız. tabii ki yoldaş ıban atsın hepimiz gönlümüzden ne koparsa fişekleyelim demiyorum.*
youtube’dan para kazanmak için kanalın en az 1000 abone, 10000 kanal görüntülenmesi ve son 12 ayda 4000 saat izlenmiş olması gerekir.
sözlüğün youtube kanalı 300 abone bile değil, izlenmeleri de yerlerde. aktif yazar sayısı 4000 küsürlerde. bir o kadar da çaylak var. hepimiz kanala abone olup her videoyu izlersek az da olsa sözlüğe yardımcı olabiliriz.
teşekkürler.
devamını gör...
kendi fotoğrafını çekip özlü sözle paylaşan tip
bir an, o sözde kendini görmüştür.
pozitif olanları anlıyorum da
acılı adana sözleri bende anlamıyorum. birine gönderiyor herkesin üzerinden sanırsam.
karı koca kavgasının ortasında gibi hissediyorum kendimi özlü
negatif sözleri okuyunca.
pozitif olanları anlıyorum da
acılı adana sözleri bende anlamıyorum. birine gönderiyor herkesin üzerinden sanırsam.
karı koca kavgasının ortasında gibi hissediyorum kendimi özlü
negatif sözleri okuyunca.
devamını gör...
2053 sabahına uyandığında yazarların google'da arayacağı ilk şey
kafa sözlük yazardım. 1.nesil bir yazar* olarak sözlüğün en saygın kişilerinden olurum herhalde.
devamını gör...
türkiye'de bekçi şiddetinin gittikçe yaygınlaşması
evime gelip ne yapıyorsunuz yanlız mı yaşıyorsunuz diyebilen (merkeze 25km uzakta bağ evi ve bu yol sadece benim evime çıkıyor).
hakkında defalarca savcılığa dilekçe verip hala utanmadan kontrol etmeye geldim iyimisiniz yaşıyor musun diye soran hayvan oğlu hayvan, onun yüzünden ilçe emniyet müdürü ile kanka oldum nasıl bir salaktır anlamış değilim.
not evin etrafına kamera kurduk eve bireysel silah ve tüfek koyduk elimde silah ile iki defa karşıladım gelmiyor artık.
hakkında defalarca savcılığa dilekçe verip hala utanmadan kontrol etmeye geldim iyimisiniz yaşıyor musun diye soran hayvan oğlu hayvan, onun yüzünden ilçe emniyet müdürü ile kanka oldum nasıl bir salaktır anlamış değilim.
not evin etrafına kamera kurduk eve bireysel silah ve tüfek koyduk elimde silah ile iki defa karşıladım gelmiyor artık.
devamını gör...
swh
"şaka lan şaka gül diye" demenin bir şeklidir.
devamını gör...
kimliksiz hikayeler
"gitmem gerek, şimdi!" diye düşündü kadın. çevresine bakındı. birden yabancı olmuştu her şey. her sabah, kahvaltısını ettiği masaya baktı. üzerinde bir vazoda solmuş çiçekler, açık bırakılmış bir defter. defterde karalanmış hüzünlü kelimeler. hemen yanında bir kalem kapağı. kalem yok. kapaktan ayrı düşmüş.
tezgaha yöneltti başını. dağınık bulaşıklar. hisleri gibi. elini kaldırası yok. yüreğini toplayası da. camlar da tozlanmış. dışarısı hafif puslu görünüyor. zihni gibi. etrafa saçılmış kitaplar. bir kenara bırakılmış bir hırka. tek başına. tüm eşyalardan bağımsız. bir yabancı. kadın gibi.
"gitmem gerek." burası artık benim evim değil.
radyoda çalan yeni bir şarkı. cızırtılı bir sesle başlayan. enstrümansız çıplak bir ses. bu sesi tanıyor. daha önce de defalarca duyduğu bir şarkı sözü başlıyor, hirai zerdüşt 'gitmem gerek'.
bu bir işaret diyor. kalkıyor. şarkıdaki bir söz kulaklarından silinmiyor, 'beni anlamıyor evim.'. hızlıca eşyalarını topluyor. usulca kapıya yöneliyor. elinde bir küçük valiz. son anda dönüyor. hırkayı alıyor eline. kokluyor önce, yabancı bir koku. bir kadın kokusu, daha önce hiç duymadığı. ateşe vermek istiyor. içindeki tüm öfkeyi bir hırkaya yöneltiyor. ateşe vermek istiyor, hırkayı da evi de... yakmak istiyor geçmişi. damarlarından zihnine dek bir alev yükseliyor. adı öfke. yıllardır aşık olduğu adamın resmine takılıyor gözü. hırkayı fırlatıyor elinden. hırka çerçeveye çarpıyor şiddetle. sehpadan düşen çerçeve kırılıyor. resimdeki kadın ve adamın arasında kocaman bir çatlak oluşuyor. yakmıyor kadın ne evi ne de hırkayı. usulca çekiyor kapıyı. radyodan kulağına çalınan son ses, 'anlatsam içim kanar, anlamı yok.'...
tezgaha yöneltti başını. dağınık bulaşıklar. hisleri gibi. elini kaldırası yok. yüreğini toplayası da. camlar da tozlanmış. dışarısı hafif puslu görünüyor. zihni gibi. etrafa saçılmış kitaplar. bir kenara bırakılmış bir hırka. tek başına. tüm eşyalardan bağımsız. bir yabancı. kadın gibi.
"gitmem gerek." burası artık benim evim değil.
radyoda çalan yeni bir şarkı. cızırtılı bir sesle başlayan. enstrümansız çıplak bir ses. bu sesi tanıyor. daha önce de defalarca duyduğu bir şarkı sözü başlıyor, hirai zerdüşt 'gitmem gerek'.
bu bir işaret diyor. kalkıyor. şarkıdaki bir söz kulaklarından silinmiyor, 'beni anlamıyor evim.'. hızlıca eşyalarını topluyor. usulca kapıya yöneliyor. elinde bir küçük valiz. son anda dönüyor. hırkayı alıyor eline. kokluyor önce, yabancı bir koku. bir kadın kokusu, daha önce hiç duymadığı. ateşe vermek istiyor. içindeki tüm öfkeyi bir hırkaya yöneltiyor. ateşe vermek istiyor, hırkayı da evi de... yakmak istiyor geçmişi. damarlarından zihnine dek bir alev yükseliyor. adı öfke. yıllardır aşık olduğu adamın resmine takılıyor gözü. hırkayı fırlatıyor elinden. hırka çerçeveye çarpıyor şiddetle. sehpadan düşen çerçeve kırılıyor. resimdeki kadın ve adamın arasında kocaman bir çatlak oluşuyor. yakmıyor kadın ne evi ne de hırkayı. usulca çekiyor kapıyı. radyodan kulağına çalınan son ses, 'anlatsam içim kanar, anlamı yok.'...
devamını gör...
kitap alıntıları
"umurumda olan şeyler her geçen gün azalıyor."
şeker portakalı, josé mauro de vasconcelos
şeker portakalı, josé mauro de vasconcelos
devamını gör...
ölüm
ben bugün ömrümün yarısını geçirdiğim adamı ilk defa mezarlık duvarının dibine çökmüş ağlarken gördüm.
ben bugün o adamın 33 yaşındaki yeğenine toprak atışını, çırpınışını, o acı ile bir yerlere sığamayışını gördüm.
o çocuğa hem anne hem baba olmuş bir babaannenin “yavrum” derken nasıl yüreğinin dağlandığını,
ona nasıl veda edemediğini gördüm.
ben bugün nefes alamadan, konuşamadan, yutkunamadan, burnumun direği sızlayarak büyüdüm...
ben bugün o adamın 33 yaşındaki yeğenine toprak atışını, çırpınışını, o acı ile bir yerlere sığamayışını gördüm.
o çocuğa hem anne hem baba olmuş bir babaannenin “yavrum” derken nasıl yüreğinin dağlandığını,
ona nasıl veda edemediğini gördüm.
ben bugün nefes alamadan, konuşamadan, yutkunamadan, burnumun direği sızlayarak büyüdüm...
devamını gör...
10 şubat 1541 divan-ı hümayun whatsapp grubunda vezirlerin birbirleriyle atışması
üzerinden koskoca 480 yıl geçmiş osmanlı tarihine dair pek bilinmeyen bir olaydır.
université de paris'te öğretim üyesi pierre rosette 1991 yılında munchen'de yaptığı bir sempozyumda açıklar.
şimdiye kadar ne bizans'ta ne de kutsal roma cermen imparatorluğunda böylesine sarsıcı bir olay görülmemiştir. osmanlı'nın kadim tarihine dair bilmemiz gereken çok husus var!
olaya gelirsek
bundan tam 480 yıl önce sultan süleyman, vezir-i azam'ı pargalı ibrahim paşaya "paşa paşa kurasun bakalum bir vatsap gurubu. elin frankofonundan moskofundan ne farkumuz var bizum paşa!" demiştir hiddetle. pargalı da "ferman sizindir hüdevandigâr" diyerek divan-ı hûmayun-ı devlet-i osmani grubunu kurarak bütün kubbealtı vezileri ve deniz paşalarını eklemiştir.
gelgelelim bir vakit sonra lütfi paşa ile piri mehmet paşa arasında tartışma çıkar.
lütfi paşa: ha bu kalinlerin ötesinde düşman mevzilerinün ucu bucağı yoktur.
pargalı ibrahim paşa: doğrudur paşa, derhal kapıkulu askerlerini yerleştirmeliyiz.
kanuni sultan süleyman ibrahim paşa
pargalı ibrahim paşa hünkar hazretleri
kanuni sultan süleyman mühim bir mevzu olursa bana malumat veresun. ben grubu 8 saatliğini sessize alacağum. bildirim gelmesun.
pargalı emredersiniz hünkarım.
lütfi paşa kapıkulu askerlerü ulufeleri beğenmiyorlar.
piri mehmet paşa ne yapalım devletlüm. enflasyon ortada. hazinede para kalmadu. aha iskender paşaya sorasun!
defterder iskender paşa kalmamıştır paşam.
lütfi paşa rumeli kazasundan yeni vergi alınmıştur?
piri mehmet paşa meseleyi uzatmayasun. senin o vergi dediğün hatunların keten kumaşlaruna yetmez!
lütfi paşa ayrıldı
pargalı ibrahim paşa, lütfi paşayı tekrar gruba ekledi
lütfi paşa: böyle yapılacaksa bu çerilerün isyanlarını nasıl bastırıruz paşa!
lütfi paşa: her zaman böyle yaparsun.
lütfi paşa: hesap veren bizüz nasıl olsa!...
pargalı: efendiler kesin lakırdıyı. icabına bakacağız. grubu kurduğuma pişman ettiniz!
piri reis: paşalar size müjdem vardur.
pargalı paşa sen de bi dur zaten allahasen ortalık karışıktur.
piri reis haritam bitmiştür efendüler!! yeni kıtayı fethedeceğüz evellallah.
şeyhülislam ebussud efendi maaş'allah! maaş'allah!
université de paris'te öğretim üyesi pierre rosette 1991 yılında munchen'de yaptığı bir sempozyumda açıklar.
şimdiye kadar ne bizans'ta ne de kutsal roma cermen imparatorluğunda böylesine sarsıcı bir olay görülmemiştir. osmanlı'nın kadim tarihine dair bilmemiz gereken çok husus var!
olaya gelirsek
bundan tam 480 yıl önce sultan süleyman, vezir-i azam'ı pargalı ibrahim paşaya "paşa paşa kurasun bakalum bir vatsap gurubu. elin frankofonundan moskofundan ne farkumuz var bizum paşa!" demiştir hiddetle. pargalı da "ferman sizindir hüdevandigâr" diyerek divan-ı hûmayun-ı devlet-i osmani grubunu kurarak bütün kubbealtı vezileri ve deniz paşalarını eklemiştir.
gelgelelim bir vakit sonra lütfi paşa ile piri mehmet paşa arasında tartışma çıkar.
lütfi paşa: ha bu kalinlerin ötesinde düşman mevzilerinün ucu bucağı yoktur.
pargalı ibrahim paşa: doğrudur paşa, derhal kapıkulu askerlerini yerleştirmeliyiz.
kanuni sultan süleyman ibrahim paşa
pargalı ibrahim paşa hünkar hazretleri
kanuni sultan süleyman mühim bir mevzu olursa bana malumat veresun. ben grubu 8 saatliğini sessize alacağum. bildirim gelmesun.
pargalı emredersiniz hünkarım.
lütfi paşa kapıkulu askerlerü ulufeleri beğenmiyorlar.
piri mehmet paşa ne yapalım devletlüm. enflasyon ortada. hazinede para kalmadu. aha iskender paşaya sorasun!
defterder iskender paşa kalmamıştır paşam.
lütfi paşa rumeli kazasundan yeni vergi alınmıştur?
piri mehmet paşa meseleyi uzatmayasun. senin o vergi dediğün hatunların keten kumaşlaruna yetmez!
lütfi paşa ayrıldı
pargalı ibrahim paşa, lütfi paşayı tekrar gruba ekledi
lütfi paşa: böyle yapılacaksa bu çerilerün isyanlarını nasıl bastırıruz paşa!
lütfi paşa: her zaman böyle yaparsun.
lütfi paşa: hesap veren bizüz nasıl olsa!...
pargalı: efendiler kesin lakırdıyı. icabına bakacağız. grubu kurduğuma pişman ettiniz!
piri reis: paşalar size müjdem vardur.
pargalı paşa sen de bi dur zaten allahasen ortalık karışıktur.
piri reis haritam bitmiştür efendüler!! yeni kıtayı fethedeceğüz evellallah.
şeyhülislam ebussud efendi maaş'allah! maaş'allah!
devamını gör...
kız arkadaşın sinirlenince sana buradan bir koyarım var ya medine dilencisi olursun demesi
az önce başıma gelmiş olaydır. bir tuhaf oldum, bana bir ürkme geldi sözlük. bilmiyorum ilişkimiz nasıl bu evreye geldi.
kız arkadaşım hasta olduğu için refakatçi olarak iki haftadır onunla kalıyorum. her şey güzel gidiyordu fakat bir iki gündür bana agresif hareketler sergiliyor. evet akla ilk pms dönemi geliyor fakat değil. çünkü hesapladım bundan bir hafta önce bitti dönemi. yani bunda bir başka gariplik var, sanki ilişkimiz benim zorlamamla ilerliyor gibi. aslında çok fazla fedakarlık gösterdiğimi düşünüyorum. onun hoşuna gidecek güzellikler yapıyorum fakat yine de o güzel yüzüne asla ve kat'a yakıştıramadığım asabi ve mutsuz suratı yok edemiyorum.
her zamanki gibi diğer koltuğa oturmuşum laptop'tan amerikan güreşi seyrediyor ve bir yandan da online kupon dolduruyorum. o da diğer koltukta ayaklarını uzatmış üstünde battaniyeyi çekmiş survivor'u izliyor. oldum olası hiç izlememişimdir şu programı ne muhabbetler dönüyor bilmem. sonra gidip çay koyayım dedim. koydum çayı tam yerime oturacağım bana dönerek:
"kemal sen benimle hiç vakit geçirmiyorsun!" dedi, şımarık bir kız gibiydi ses tonu. hani böyle istediği vakko kazak alınmamış ergen sesi gibi.
"hayatım aynı evde yaşıyoruz ve günlerdir yan yanayız daha nasıl vakit ayırayım. hahah bedenlerimizi değiştirelim istersen" dedim gülerek.
bak yemin ederim uykulu gözleri gitti yerine, büyü yapan kaynana gibi şirret bir yüz ifadesi takınarak yüzüme haykırdı:
"bak sana buradan bir koyarım var ya medine dilencisi olursun ha!!"
"esra bebeğim neden öyle dedin ki. hep sana vakit ayırıyorum??"
"şu kafa sözlük müdür nedir ona vakit ayırdığın kadar benimle ilgilensen!!"
tam da o anda eniştem whatsapp'tan yazdı: "başlatma lan güreşine. schalke dortmund kaç olur seriii!"
hemen mesaja geri dönüş yaparak "2,5 üstü enişte banko" dedim.
"eyvallah kayınço" dedi.
sonra gittim kızın yanına onunla ilgilendim. saçıyla okşanmdan çok hoşlanır kadınlar.. sakinleşirler.. kadınlarla kediler arasındaki en büyük iki benzerlikten birisidir bu. diğeri de tırnaklarını geçirmek tabii ki. ona çok sevdiği ve ezberden bildiğim dede korkut hikayelerinden bir part okudum ve uyuyakaldı. sonra gidip buzluktan bir carlsberg alıp amerikan güreşi izlemeye devam ettim.
kız arkadaşım hasta olduğu için refakatçi olarak iki haftadır onunla kalıyorum. her şey güzel gidiyordu fakat bir iki gündür bana agresif hareketler sergiliyor. evet akla ilk pms dönemi geliyor fakat değil. çünkü hesapladım bundan bir hafta önce bitti dönemi. yani bunda bir başka gariplik var, sanki ilişkimiz benim zorlamamla ilerliyor gibi. aslında çok fazla fedakarlık gösterdiğimi düşünüyorum. onun hoşuna gidecek güzellikler yapıyorum fakat yine de o güzel yüzüne asla ve kat'a yakıştıramadığım asabi ve mutsuz suratı yok edemiyorum.
her zamanki gibi diğer koltuğa oturmuşum laptop'tan amerikan güreşi seyrediyor ve bir yandan da online kupon dolduruyorum. o da diğer koltukta ayaklarını uzatmış üstünde battaniyeyi çekmiş survivor'u izliyor. oldum olası hiç izlememişimdir şu programı ne muhabbetler dönüyor bilmem. sonra gidip çay koyayım dedim. koydum çayı tam yerime oturacağım bana dönerek:
"kemal sen benimle hiç vakit geçirmiyorsun!" dedi, şımarık bir kız gibiydi ses tonu. hani böyle istediği vakko kazak alınmamış ergen sesi gibi.
"hayatım aynı evde yaşıyoruz ve günlerdir yan yanayız daha nasıl vakit ayırayım. hahah bedenlerimizi değiştirelim istersen" dedim gülerek.
bak yemin ederim uykulu gözleri gitti yerine, büyü yapan kaynana gibi şirret bir yüz ifadesi takınarak yüzüme haykırdı:
"bak sana buradan bir koyarım var ya medine dilencisi olursun ha!!"
"esra bebeğim neden öyle dedin ki. hep sana vakit ayırıyorum??"
"şu kafa sözlük müdür nedir ona vakit ayırdığın kadar benimle ilgilensen!!"
tam da o anda eniştem whatsapp'tan yazdı: "başlatma lan güreşine. schalke dortmund kaç olur seriii!"
hemen mesaja geri dönüş yaparak "2,5 üstü enişte banko" dedim.
"eyvallah kayınço" dedi.
sonra gittim kızın yanına onunla ilgilendim. saçıyla okşanmdan çok hoşlanır kadınlar.. sakinleşirler.. kadınlarla kediler arasındaki en büyük iki benzerlikten birisidir bu. diğeri de tırnaklarını geçirmek tabii ki. ona çok sevdiği ve ezberden bildiğim dede korkut hikayelerinden bir part okudum ve uyuyakaldı. sonra gidip buzluktan bir carlsberg alıp amerikan güreşi izlemeye devam ettim.
devamını gör...

