marie curie
ölüm sebebinin uzun süre radyasyona maruz kalmak olduğunu öğrenince üzüldüğüm bilim insanı.
bilim uğruna kendini feda etmenin karşılığıdır kendisi.
bilim uğruna kendini feda etmenin karşılığıdır kendisi.
devamını gör...
hatır-pesend
sevilen, beğenilen ve takdir gören kişi anlamında olan osmanlıca bir kelime.
devamını gör...
fensiklidin
nmda blokajı yaparak deneysel şizofreni tablosu oluşturan ajandır.
devamını gör...
joshua bell metro deneyi
güzellik ve sanat algısı üzerine mükemmel bir deneydir. joshua david bell, amerikalı kemancı ve orkestra şefidir. bell bir gün, washington metro istasyonunda çöp bidonunun yanına dikilir ve önüne kemanının kılıfını sererek keman çalmaya başlar. 45 dakika boyunca birbirinden güzel 6 klasik parça çalar. çoğu insanın işe gitmek için koşturduğu o saatlerde önünden tam 1100 kişi geçer. bu insanların bir çoğu istasyonda keman çalındığından bile habersizdir.
kemancının 45 dakikalık gösterisi boyunca sadece 6 kişi durup bir süre dinler. 20 kişi kendisine para verir, sonra yine normal bir şekilde yürümeye devam eder. bu gösterinin sonucunda 32 dolar toplar kemancı. gösterisi bitip de etrafa sessizlik hakim olduğunda hiç kimse fark etmez bile. kimse alkışlamaz yada tanımaz.
kimse az önce dünyadaki yazılan eserler arasındaki en eşsiz 6 parçayı 3.5 milyon dolar değerindeki kemanıyla çalan bu kişinin dünyanın en yetenekli müzisyenlerinden joshua bell olduğunun farkına varmaz.
konser biletleri ortalama 100 dolardan yok satan bu adam kendisini kimseye dinletememiştir.
kemancının 45 dakikalık gösterisi boyunca sadece 6 kişi durup bir süre dinler. 20 kişi kendisine para verir, sonra yine normal bir şekilde yürümeye devam eder. bu gösterinin sonucunda 32 dolar toplar kemancı. gösterisi bitip de etrafa sessizlik hakim olduğunda hiç kimse fark etmez bile. kimse alkışlamaz yada tanımaz.
kimse az önce dünyadaki yazılan eserler arasındaki en eşsiz 6 parçayı 3.5 milyon dolar değerindeki kemanıyla çalan bu kişinin dünyanın en yetenekli müzisyenlerinden joshua bell olduğunun farkına varmaz.
konser biletleri ortalama 100 dolardan yok satan bu adam kendisini kimseye dinletememiştir.
devamını gör...
msn messenger
bir zamanların efsane mesajlaşma uygulamasıdır. ne dinliyorum özelliği, titreşim gönderme, beraber oyun oynama, internetten istediğin emojiyi bulup kaydederek kullanma şansı, çeşit çeşit animasyonlar gönderme gibi akıllardan çıkmayan özellikleri vardı.

kendisi için rengarenk nickler oluşturur *, farklı yazı fontları kullanırdık. çünkü o zaman havalı olan oydu. *

ilk mesajlaşma uygulaması olmamasına rağmen bizi bu kadar etkilemiş olmasının en büyük nedeni bence o zamanlar alternatiflerinin çok az olmasıdır. zaten cep telefonu herkeste yoktu, birinin cep telefonu olsa bile o cep telefonunda internet yoktu. sms paketleri bir yere kadardı, hem msn'ye kıyasla hiç eğlenceli değildi. doğal olarak herkes orada toplanıyordu.
şimdi birçok alternatifimiz var ama hiçbiri bir msn değil. * keşke tamamen aynı şekilde geri gelse ve biz büyüklü küçüklü -d@h@ doqrusu büyüqlü qüçüqlü- yazmaya başlasak. * senin gibi bir uygulama gelmedi be msn...

resimlerin kaynağı

kendisi için rengarenk nickler oluşturur *, farklı yazı fontları kullanırdık. çünkü o zaman havalı olan oydu. *

ilk mesajlaşma uygulaması olmamasına rağmen bizi bu kadar etkilemiş olmasının en büyük nedeni bence o zamanlar alternatiflerinin çok az olmasıdır. zaten cep telefonu herkeste yoktu, birinin cep telefonu olsa bile o cep telefonunda internet yoktu. sms paketleri bir yere kadardı, hem msn'ye kıyasla hiç eğlenceli değildi. doğal olarak herkes orada toplanıyordu.
şimdi birçok alternatifimiz var ama hiçbiri bir msn değil. * keşke tamamen aynı şekilde geri gelse ve biz büyüklü küçüklü -d@h@ doqrusu büyüqlü qüçüqlü- yazmaya başlasak. * senin gibi bir uygulama gelmedi be msn...

resimlerin kaynağı
devamını gör...
hristiyanismail
paralı müridleri olduğunu düşündüğüm kıymetli yazarımız.*
devamını gör...
tüm gününü normal sözlük’te geçirmek
evet sayın sözlük, bu ara gerçekleştirdiğim durum. portakal görsem aklıma burası geliyor, bir saat tanım girmesem eller zapır zapır titriyor, ikinci saatte gözüm seğiriyor. hayattan kaçma noktam oldu meret. amatemi aradım bu bağımlılık henüz envantere girmemiş.
devamını gör...
28 şubat normal sözlük darbesi
derhal kafa radyo yayınına ara verilmesi ve radyodan sela okunmasını beklediğim olaydır. hepimize geçmiş olsun, yıkılmadık ayaktayız.
devamını gör...
anomik afazi
isimlendirmenin bozulduğu afazi tipidir.
hastalar isimleri kullanamazlar. daha çok parietotemporal bölge tümörleri sonucunda görülür.
hastalar isimleri kullanamazlar. daha çok parietotemporal bölge tümörleri sonucunda görülür.
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
söz nişan düğün yapmadım diye bütün akrabalarımdan linç yemişliğim vardır insanların amann insan bi kere evleniyor kisvesi altında gösteriş yapma uğruna para saçmalarına ,sonra yıllarca borç ödeyip "allah allah biz evlenince neden mutsuz olduk yahu"algısına ayar oluyorum
devamını gör...
sigmund freud'un en güzel sözü
en güzel'i yoktur. nokta atışı birden fazla sözü vardır.
mutluluk olarak adlandırdığımız şey ihtiyaçların (tercihen ani ihtiyaçların) karşılanmasıyla doğan memnuniyetten gelir. mutluluğun anlık bir duygu olup, peşinden koşulmasının saçma olduğunu gözler önüne serer.
yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma vardır, duygulanmanın da temeli aşktır. hayatı daha yaşanılır kılmak için bir hâllere girme durumu işte.
kişi acı çektiği müddetçe sevmeyi bir kenara bırakmaktadır. bir yere kadar sevgi pıtırcığı olunur. imdat dediğin bir anda sevemezsin. öncelik tabii ki yaralarını sarman.
yeterince yakından bakıldığında kimse normal değildir. bununla ilintili bir diğer sözü fiziksel görüntüler gibi, ruhsal gerçek de göründüğü gibi değildir.
bakıldığında herkes normal bir görünüm ve davranış yansıtmaya çalışırken yanılsama'ya giriyor. bunu neden yapıyor?
çünkü; yanılsamalar acı çekmemiz kadar zevk almamızı da sağlıyorlar.
vee son bombayı patlatıyorum!
kişi,yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an, hastadır.
hadi geçmiş olsun...
mutluluk olarak adlandırdığımız şey ihtiyaçların (tercihen ani ihtiyaçların) karşılanmasıyla doğan memnuniyetten gelir. mutluluğun anlık bir duygu olup, peşinden koşulmasının saçma olduğunu gözler önüne serer.
yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma vardır, duygulanmanın da temeli aşktır. hayatı daha yaşanılır kılmak için bir hâllere girme durumu işte.
kişi acı çektiği müddetçe sevmeyi bir kenara bırakmaktadır. bir yere kadar sevgi pıtırcığı olunur. imdat dediğin bir anda sevemezsin. öncelik tabii ki yaralarını sarman.
yeterince yakından bakıldığında kimse normal değildir. bununla ilintili bir diğer sözü fiziksel görüntüler gibi, ruhsal gerçek de göründüğü gibi değildir.
bakıldığında herkes normal bir görünüm ve davranış yansıtmaya çalışırken yanılsama'ya giriyor. bunu neden yapıyor?
çünkü; yanılsamalar acı çekmemiz kadar zevk almamızı da sağlıyorlar.
vee son bombayı patlatıyorum!
kişi,yaşamın anlamını veya değerini sorguladığı an, hastadır.
hadi geçmiş olsun...
devamını gör...
ebeveynlerin kabullenemedikleri gerçekler
onlardan bağımsız karar verebilecek yaşa geldigimiz.
asla kabullenemiyorlar.
asla kabullenemiyorlar.
devamını gör...
seminole
kuzey amerika'da yaşayan, muskogee dili konuşan bir kızılderili kabilesidir. georgia ve alabama civarında yaşayan creek kabilesinden bazı boyların, diğer boyların baskısından dolayı florida'ya kaçması üzerine, "uzağa gidenler" anlamında simanoli olarak adlandırıldılar.
diğer güneydoğu kabileleri gibi tarım, avcılık, balıkçılık ile geçiniyorlardı. renkli tunik elbiseler giyiyorlardı.
florida'ya ilk gelen ispanyol'larla küçük çatışmalar olsada sonra sorun yaşamadılar. daha sonra burayı ispanya'dan ele geçiren a.b.d ordusuyla yıllarca savaştılar, hatta a.b.d - kızılderili savaşları içinde ekonomik olarak en masraflı savaş bu kabileyle yapıldı. reis osceola atıldığı hapishanede öldü. sonunda yenildiler ve çoğu yakalandı. yakalananlar, "beş uygar kabile"den biri olarak cherokee, chickasaw, creek, choctaw kabileleri ile birlikte mississippi nehri'nin batısına sürüldüler.
bugün oklahoma ve florida'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
diğer güneydoğu kabileleri gibi tarım, avcılık, balıkçılık ile geçiniyorlardı. renkli tunik elbiseler giyiyorlardı.
florida'ya ilk gelen ispanyol'larla küçük çatışmalar olsada sonra sorun yaşamadılar. daha sonra burayı ispanya'dan ele geçiren a.b.d ordusuyla yıllarca savaştılar, hatta a.b.d - kızılderili savaşları içinde ekonomik olarak en masraflı savaş bu kabileyle yapıldı. reis osceola atıldığı hapishanede öldü. sonunda yenildiler ve çoğu yakalandı. yakalananlar, "beş uygar kabile"den biri olarak cherokee, chickasaw, creek, choctaw kabileleri ile birlikte mississippi nehri'nin batısına sürüldüler.
bugün oklahoma ve florida'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...
uzun burunlu maymun
yalnızca borneo'da yaşayan bir maymun türüdür. bilimsel tür adı nasalis larvatus. boyu ortalama 15cm'yi bulan burnuyla dikkat çekiyor. postu kızılımsı tonlarda, sırtının alt bölgeleri gri kıllarla kaplıdır. erkek bireyleri dişilerden iki kat daha ağır ve uzun yapıdalar, burun da dahil. ortalama bir uzun burunlu maymun yaklaşık 23 kg ağırlıkta ölçülüyormuş.
devamını gör...
mary jane
mükemmel coverları olan sanatçı.
örnek olarak,
örnek olarak,
devamını gör...
phalaenopsis
evet sevgili kafa sözlüğün kadim üyeleri. phalaenopsis migrosta, ıkeada karşılaştığınız; işe girdiğinizde masasınıza hediye olarak gelen orkide olarak bildiğiniz arkadaşın ismidir. onu havadar bir ortamda, neme doyurarak, şeffaf bir plastik saksıda tutun ve on günde bir sulayın. olduğu yer aydınlık olacak ama güneş direkt vurmayacak. bunları gerçekleştirirseniz öldüremezsiniz. çünkü orkideler ölmez. ortalarından çıkan yapraklar zamanla zamanla bitkinin alt tabakası olur. yani bir nevi kendini klonlar phalaenopsis. ayrıca phalaenopsis bir bağımlılıktır. türkiye’de olan orkidelerin (ziya soner ve belki birkaç isim dışında) tamamı no identification anlamına gelen noid orkide sınıfındadırlar. e diğerleri ne diyecek olursanız tek anlamlı farkı çiçeklerin türlerini bilmenizden gelir.dolayısıyla o çiçeğe ait daha fazla bilgiye hakim olur ve phalaenopsis e (ana türler ve doğada bulunanları dışında) emek veren insanların bitki sanatını incelemiş olursunuz. almanyadaki insanları bu konu için schwerter orchideenzucht olacak oraya transfer ediyorum. biz türkiyede olan arkadaşlar için zor ve uzun bir yol biliyorum. biz şimdilik migroslardaki phalaenopsisleri kurtaralım o da yeter. ben noidları da seviyorum çünkü o ayrı konu. ama bu konu ilginizi çektiyse ve pastirmalicorek bende para çok harcamak istiyorum diyorsanız bigleaforchids ve lousiana orchids connection unu inceleyebilirsiniz. louisiana’daki yeri bizzat gördüm ve emeklerine şait oldum. bigleaforchids ve schwerter den de alışveriş yaptım. bigleafs in forumu var çok güzeldir (rv orchidworkste güzeldir ama ben bigleaf inkini daha çok severim) ondan kafa sözlüğün duygu özaraslanı (kendisine bir garezimde yok) influencer ı olma gibi bir amacım yoktur.
devamını gör...
mars
güneş'e olan yakınlık bakımından 4. sırada bulunan, kızıl gezegen adıyla da bilinen gezegen. teleskop ya da dürbün kullanmadan gece göğünde görebileceğiniz birkaç gezegenden biri.
gezegenin ismi roma mitolojisindeki savaş tanrısı olan mars'tan geliyor. bunun nedeni, gezegenin yüzeyindeki pas nedeniyle kırmızı görünmesinin, kanlı bir savaş ortamını çağrıştırması. her ne kadar genel olarak kırmızı görünse de, tabii ki gezegenin her yeri kırmızı değil.
***
mars'ın güneş'ten uzaklığı yaklaşık 230 milyon kilometre. güneş'in etrafındaki 1 turunu 687 dünya gününde tamamlıyor. gezegenin 1 günü, dünya'daki 1 günden yaklaşık 40 dakika daha uzun.
eski yunancada dehşet anlamına gelen deimos ve yine eski yunancada korku anlamına gelen phobos isimli 2 uydusu var. bunlardan phobos'un, izlediği yörünge nedeniyle çok uzak bir gelecekte mars'ın çekim etkisi nedeniyle parçalanarak gezegenin etrafında bir halka oluşturması bekleniyor. deimos ise büyük ihtimalle gezegenin çekim etkisinden kurtulup ondan uzaklaşacak.
***
mars da dünyamız gibi kayalık bir gezegen. demir, nikel, sülfür gibi elementlerden oluşan bir çekirdeği var. bu çekirdek manyetik alan üretemiyor çünkü büyük ölçüde katı bir yapısı var. çekirdeğin üzerinde, volkanik aktivitelerin de kökeni olan manto tabakası var. ancak büyük ihtimalle en son volkanik hareketlilik milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş gezegende. bu arada, güneş sistemi'nin en büyük yanardağı olan olympus mons, mars üzerinde bulunuyor. bu dağ o kadar büyük ki, zirvesinde dursaydınız eteklerinin nerede bittiğini göremezdiniz.
manto tabakasının üstünde demir, kalsiyum gibi bazı elementlerden oluşan kabuk tabakası var. işte buradaki demir, gezegenin ince atmosferindeki oksijenle bir araya geldiğinde oksitlendiği için gezegen pas renginde görünüyor. yüzey büyük ölçüde regolit adı verilen çok ince bir kumla kaplı.
gezegenin özellikle kutuplarında kuru buz adı verilen karbondioksit buzu ve bunun hemen altında da su buzu bulunuyor.
mevsimler dünyadaki gibi eşit süreli değil. bahar ve yaz ayları uzun sürerken kış daha kısa sürüyor. bahar aylarında ısınan gazlar, jetler halinde püskürüyor gezegen yüzeyine. sıcaklıklar 20 derece ile -150 derece arasında seyrediyor.
özellikle yaz aylarında büyük toz fırtınaları çıkıyor ortaya. bu fırtınalar, gezegen üzerinde araştırma yapan uzay araçları için son derece sıkıntılı sonuçlara neden olabiliyor. ayrıca yüzeyde bulunan toz tabakasının manyetik özellikler gösterdiği de biliniyor. bu nedenle uzay araçlarının rahat çalışabilmesi için kameralarının yakınında bir yerlere mıknatıs yerleştirmek gerekebiliyor.
atmosferi dünya atmosferinden hemen hemen 100 kat daha ince. üstelik %95'i karbondioksitten oluşan bir atmosfer bu. bu nedenle gezegen üzerinde koloni kurma konusundaki en büyük sorunlardan birini oluşturuyor bu iki durum. ince atmosferine rağmen bir ozon tabakası bulunduruyor. gün batımlarında gökyüzüne mor renk hakim oluyor.
***
uzay araçlarının mars'a ulaşması ortalama 6-8 ay kadar sürüyor. bugüne dek mars görevlerinin yarıdan biraz fazlası başarıyla tamamlandı. bu konuyla ilgili (bkz: mars laneti)
mariner 4, opportunity, curiosity, spirit, mars reconnaissance orbiter ve daha birçok uzay aracı ve son olarak da gezegene henüz yeni ulaşan perseverance gibi araçlarla çok önemli veriler elde ettik/edeceğiz. ayrıca orion kapsülü de insanlı uçuşlar için çalışmalar konusunda kullanılıyor.
aşağıdaki uzay giysisi, mars için özel tasarlandı:

(görsel, twitter. com'dan alıntıdır.)
bu giyside eklem kısımları özellikle hareketli olarak tasarlandı. arka tarafında gördüğünüz sırt çantası benzeri kısım da bir kilitlenme kapısı ve uzay gemisine kilitlenmek için kullanılıyor.
gezegenle ilgili anlatılacak çok bilgi var. ancak genel özellikleri bu şekilde özetlenebilir.
gezegenin ismi roma mitolojisindeki savaş tanrısı olan mars'tan geliyor. bunun nedeni, gezegenin yüzeyindeki pas nedeniyle kırmızı görünmesinin, kanlı bir savaş ortamını çağrıştırması. her ne kadar genel olarak kırmızı görünse de, tabii ki gezegenin her yeri kırmızı değil.
***
mars'ın güneş'ten uzaklığı yaklaşık 230 milyon kilometre. güneş'in etrafındaki 1 turunu 687 dünya gününde tamamlıyor. gezegenin 1 günü, dünya'daki 1 günden yaklaşık 40 dakika daha uzun.
eski yunancada dehşet anlamına gelen deimos ve yine eski yunancada korku anlamına gelen phobos isimli 2 uydusu var. bunlardan phobos'un, izlediği yörünge nedeniyle çok uzak bir gelecekte mars'ın çekim etkisi nedeniyle parçalanarak gezegenin etrafında bir halka oluşturması bekleniyor. deimos ise büyük ihtimalle gezegenin çekim etkisinden kurtulup ondan uzaklaşacak.
***
mars da dünyamız gibi kayalık bir gezegen. demir, nikel, sülfür gibi elementlerden oluşan bir çekirdeği var. bu çekirdek manyetik alan üretemiyor çünkü büyük ölçüde katı bir yapısı var. çekirdeğin üzerinde, volkanik aktivitelerin de kökeni olan manto tabakası var. ancak büyük ihtimalle en son volkanik hareketlilik milyonlarca yıl önce gerçekleşmiş gezegende. bu arada, güneş sistemi'nin en büyük yanardağı olan olympus mons, mars üzerinde bulunuyor. bu dağ o kadar büyük ki, zirvesinde dursaydınız eteklerinin nerede bittiğini göremezdiniz.
manto tabakasının üstünde demir, kalsiyum gibi bazı elementlerden oluşan kabuk tabakası var. işte buradaki demir, gezegenin ince atmosferindeki oksijenle bir araya geldiğinde oksitlendiği için gezegen pas renginde görünüyor. yüzey büyük ölçüde regolit adı verilen çok ince bir kumla kaplı.
gezegenin özellikle kutuplarında kuru buz adı verilen karbondioksit buzu ve bunun hemen altında da su buzu bulunuyor.
mevsimler dünyadaki gibi eşit süreli değil. bahar ve yaz ayları uzun sürerken kış daha kısa sürüyor. bahar aylarında ısınan gazlar, jetler halinde püskürüyor gezegen yüzeyine. sıcaklıklar 20 derece ile -150 derece arasında seyrediyor.
özellikle yaz aylarında büyük toz fırtınaları çıkıyor ortaya. bu fırtınalar, gezegen üzerinde araştırma yapan uzay araçları için son derece sıkıntılı sonuçlara neden olabiliyor. ayrıca yüzeyde bulunan toz tabakasının manyetik özellikler gösterdiği de biliniyor. bu nedenle uzay araçlarının rahat çalışabilmesi için kameralarının yakınında bir yerlere mıknatıs yerleştirmek gerekebiliyor.
atmosferi dünya atmosferinden hemen hemen 100 kat daha ince. üstelik %95'i karbondioksitten oluşan bir atmosfer bu. bu nedenle gezegen üzerinde koloni kurma konusundaki en büyük sorunlardan birini oluşturuyor bu iki durum. ince atmosferine rağmen bir ozon tabakası bulunduruyor. gün batımlarında gökyüzüne mor renk hakim oluyor.
***
uzay araçlarının mars'a ulaşması ortalama 6-8 ay kadar sürüyor. bugüne dek mars görevlerinin yarıdan biraz fazlası başarıyla tamamlandı. bu konuyla ilgili (bkz: mars laneti)
mariner 4, opportunity, curiosity, spirit, mars reconnaissance orbiter ve daha birçok uzay aracı ve son olarak da gezegene henüz yeni ulaşan perseverance gibi araçlarla çok önemli veriler elde ettik/edeceğiz. ayrıca orion kapsülü de insanlı uçuşlar için çalışmalar konusunda kullanılıyor.
aşağıdaki uzay giysisi, mars için özel tasarlandı:

(görsel, twitter. com'dan alıntıdır.)
bu giyside eklem kısımları özellikle hareketli olarak tasarlandı. arka tarafında gördüğünüz sırt çantası benzeri kısım da bir kilitlenme kapısı ve uzay gemisine kilitlenmek için kullanılıyor.
gezegenle ilgili anlatılacak çok bilgi var. ancak genel özellikleri bu şekilde özetlenebilir.
devamını gör...
tutarlılık
herhangi bir düşüncenin kendi içindeki uyumudur.
felsefeye göre bir düşünce çelişki içermiyorsa tutarlı olarak kabul edilir.
felsefeye göre bir düşünce çelişki içermiyorsa tutarlı olarak kabul edilir.
devamını gör...

