telgraf
telgrafın tellerine kuşlar mı konar insan sevdiğine de canım böyle mi yanar türküsünü hatırlatıp da ağzıma dolayan başlıktır.
devamını gör...
ehlibeyt
ahzab suresi 33. ayette geçen peygamber (saa) in seçkin aile fertleri.
"ve evlerinizde oturun ve ilk câhiliyet devrinde olduğu gibi sokaklara çıkmayın ve namaz kılın ve zekât verin ve itâat edin allah'a ve peygamberine.
ancak ve ancak allah, ey ehl-i beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler."(ahzab suresi 33)
bu noktada, sünni ve şii alimler, ehlibeyt in kimleri kapsadığı hususunda ortak bir düşünceye sahip değildir.
sünni alimler; peygamber hanımlarının da ehlibeyt ten olduğu fikrini savunur*.
şii alimler ise;" ali aba*nın ehlibeyt olduğunu ve bu sıfatın 14 masum* a özel bir sıfat olduğu fikrini savunur.
ehlibeyt in kim olduğu ile ilgili başka bir ayet ise mubahale* ayetidir.
mübahale ayetinin nüzul sebebi; necran hristiyanlarının, peygamberimizi mübahale ye davet etmesidir. bunun üzerine peygamberimiz; ali, fatıma, hasan ve hüseyin(selam onlara olsun) i çağırıp mübahale davetine icabet etmiştir. necran hristiyanlarının vazgeçmesi üzerine mübahale gerçekleşmemiştir.
ali imran 61. ayette;
"...öyleyse de ki: gelin, çağıralım çocuklarımızı* ve çocuklarınızı, kadınlarımızı* ve kadınlarınızı ve kendimizi* ve kendinizi; sonra mübahale edelim de allah'ın lanetini yalancıların üzerine gönderelim." (ali imran 61)
ali imran 61 de mubahale ayetinin emri gereği peygamberimiz, eşlerini mübahale ye götürmemiştir. yani" ehlibeyt" kavramı peygamber hanımlarını kapsamış olsaydı, ayette geçen "kadınlarımız" emri gereği peygamber hanımları da mübahale ayetinin muhattabı olurdu.
bu nedenlerden ötürü şii ulemanın ehlibeyt in kimleri kapsadığı tezi, daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
"ve evlerinizde oturun ve ilk câhiliyet devrinde olduğu gibi sokaklara çıkmayın ve namaz kılın ve zekât verin ve itâat edin allah'a ve peygamberine.
ancak ve ancak allah, ey ehl-i beyt, sizden her çeşit pisliği, suçu gidermek ve sizi tam bir temizlikle tertemiz bir hale getirmek diler."(ahzab suresi 33)
bu noktada, sünni ve şii alimler, ehlibeyt in kimleri kapsadığı hususunda ortak bir düşünceye sahip değildir.
sünni alimler; peygamber hanımlarının da ehlibeyt ten olduğu fikrini savunur*.
şii alimler ise;" ali aba*nın ehlibeyt olduğunu ve bu sıfatın 14 masum* a özel bir sıfat olduğu fikrini savunur.
ehlibeyt in kim olduğu ile ilgili başka bir ayet ise mubahale* ayetidir.
mübahale ayetinin nüzul sebebi; necran hristiyanlarının, peygamberimizi mübahale ye davet etmesidir. bunun üzerine peygamberimiz; ali, fatıma, hasan ve hüseyin(selam onlara olsun) i çağırıp mübahale davetine icabet etmiştir. necran hristiyanlarının vazgeçmesi üzerine mübahale gerçekleşmemiştir.
ali imran 61. ayette;
"...öyleyse de ki: gelin, çağıralım çocuklarımızı* ve çocuklarınızı, kadınlarımızı* ve kadınlarınızı ve kendimizi* ve kendinizi; sonra mübahale edelim de allah'ın lanetini yalancıların üzerine gönderelim." (ali imran 61)
ali imran 61 de mubahale ayetinin emri gereği peygamberimiz, eşlerini mübahale ye götürmemiştir. yani" ehlibeyt" kavramı peygamber hanımlarını kapsamış olsaydı, ayette geçen "kadınlarımız" emri gereği peygamber hanımları da mübahale ayetinin muhattabı olurdu.
bu nedenlerden ötürü şii ulemanın ehlibeyt in kimleri kapsadığı tezi, daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
devamını gör...
kız mısın diye mesaj atan erkek yazar
bu mesaj bana bile geldi dostlar ya. *
devamını gör...
kırk yaş üstü sözlük yazarları
dayıları olarak katıldığım yaş grubu.
(bkz: yaş sadece bir sayı dostum)
(bkz: yaş sadece bir sayı dostum)
devamını gör...
inci sözlük'ün normal sözlük'ten daha iyi olması
hayırdır ufaklık? tarayıcın inci sözlüğü mü açmıyor ne bu tantana? dediğim iddia. bu yeni nesil cinsel organını özne yapmadan cümle kuramaz oldu yeminle.
devamını gör...
i like to move it
1994 yılında real 2 real grubu tarafından çıkarılan ve madagascar animasyon filmi ile akıllarda kalan şarkı.
devamını gör...
birine kitap hediye etmek
sıklıkla yaptığım eylem. arkadaşlarım hep onlari kitap okuma teşvik ettiğimi söyler
devamını gör...
(tematik)
uluslararası insancıl hukuk
ingilizcesi international humanitarian law(ihl) . uluslararası insancıl hukuk aynı zamanda savaş hukuku olarak bilinir. silahlı çatışmaların olumsuz etkilerini azaltmayı amaçlar. bu kapsamda uluslararası çatışmaların (mac) ve uluslararası olmayan çatışmaların(niac) hangi kurallara göre yapılabileceğini belirler. aktif olarak çatışmaya dahil olmayan sivil hedeflere saldırmak, sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması, askeri veya sivil sağlık ekiplerine saldırılması, toplu imhaya neden olacak silahların kullanılmaması, askeri hedef seçiminde hedefin değerine göre kabul edilemez noktada sivil zayiatın verilmemesi gibi kurallar.
uluslararası insancıl hukuk gerekli olmakla yetkinliği tartışılır. özellikle uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda bunun nıac olarak kabul edilmesi ve ihl'in işleyebilmesi için belli şartlar gerekir. insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk özellikle çatışma bölgesindeki suçlarda birbirini destekler noktada çalışır. uluslararası insancıl hukuk hızla değişen savaş teknolojilerine, gerek uluslararası gerek ise uluslararası nitelik taşımayan silahlı çatışmalarda değişen yöntemlere ayak uydurmaya çalışmaktadır. uluslararası insancıl hukuk konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenlere,coursera sitesindeki ınternational humanitarian law in theory and practice kursunu tavsiye ederim. son dönemlerde severek ve beğenerek aldığım en faydalı kurslardan biri oldu. buradan
uluslararası insancıl hukuk gerekli olmakla yetkinliği tartışılır. özellikle uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda bunun nıac olarak kabul edilmesi ve ihl'in işleyebilmesi için belli şartlar gerekir. insan hakları hukuku ve uluslararası insancıl hukuk özellikle çatışma bölgesindeki suçlarda birbirini destekler noktada çalışır. uluslararası insancıl hukuk hızla değişen savaş teknolojilerine, gerek uluslararası gerek ise uluslararası nitelik taşımayan silahlı çatışmalarda değişen yöntemlere ayak uydurmaya çalışmaktadır. uluslararası insancıl hukuk konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenlere,coursera sitesindeki ınternational humanitarian law in theory and practice kursunu tavsiye ederim. son dönemlerde severek ve beğenerek aldığım en faydalı kurslardan biri oldu. buradan
devamını gör...
18 yaşındayım ilk ilişkime girdim çok mutlu oldum
yemin ediyorum ülke açık hava tımarhanesi.
devamını gör...
viswanathan anand
arkadaşları arasında lakabı ''vishy''dir. kocaman camlı, çerçevesi kalın gözlükleri beni benden alıyor.
hint satranç büyükustası. gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında yer alır.
fıde reyting listesinde 2.800 puan barajını geçen beş oyuncudan biridir.
bugün, , satranç denilince akıllara düşen ülkeler denilince hindistanbeliriyorsa zihninizde, bunu kendisine borçluyuz. amerikalı bobby fischer'in 1975'te ünvanı terk etmesinden bu yana ilk kez , dünya satranç şampiyonu olmak için rus olmayan bir favori olarak ortaya çıktı.
satrancı 6 yaşında anasından öğreniyor. 16 yaşında ülke birincisi oldu.
1987 yılında dünya gençler şampiyonu oldu böylece bu turnuvayı kazanan ilk hintli, hisdistanda çıkan ilk gm, asyanın ilk dünya şampiyonu olarak tarih yazdı...
hızlı satrançta inanılmaz bir herif...
kendisi çok yönlü bir oyuncudur. modern satranç, turnuva maçları, maç ve nakavt formlarındaki tüm seçenekleri oynayabilir. sezgilerine güvenerek oynar.
rakibi carlsen'le sık sık maç yaparlar efenim...
kah yenilir kah yener...
kendisi tarafından yazılan, vishy anand: my best games of chess, yani en iyi satranç oyunlarım kitabını çıkarmıştır.
en önemli maçlarından bir ikisinin analizini bırakalım aşağı...
2005 vishy anand -veselin topalov:
1995, anand - kasparov:
''
''
hint satranç büyükustası. gelmiş geçmiş en iyi oyuncular arasında yer alır.
fıde reyting listesinde 2.800 puan barajını geçen beş oyuncudan biridir.
bugün, , satranç denilince akıllara düşen ülkeler denilince hindistanbeliriyorsa zihninizde, bunu kendisine borçluyuz. amerikalı bobby fischer'in 1975'te ünvanı terk etmesinden bu yana ilk kez , dünya satranç şampiyonu olmak için rus olmayan bir favori olarak ortaya çıktı.
satrancı 6 yaşında anasından öğreniyor. 16 yaşında ülke birincisi oldu.
1987 yılında dünya gençler şampiyonu oldu böylece bu turnuvayı kazanan ilk hintli, hisdistanda çıkan ilk gm, asyanın ilk dünya şampiyonu olarak tarih yazdı...
hızlı satrançta inanılmaz bir herif...
kendisi çok yönlü bir oyuncudur. modern satranç, turnuva maçları, maç ve nakavt formlarındaki tüm seçenekleri oynayabilir. sezgilerine güvenerek oynar.
rakibi carlsen'le sık sık maç yaparlar efenim...
kah yenilir kah yener...
kendisi tarafından yazılan, vishy anand: my best games of chess, yani en iyi satranç oyunlarım kitabını çıkarmıştır.
en önemli maçlarından bir ikisinin analizini bırakalım aşağı...
2005 vishy anand -veselin topalov:
1995, anand - kasparov:
''
''
devamını gör...
mahlassızım
ne kadar ince, üslubu zarif bir yazar, övüyorum kendisini. iki paragraf övgü yerine övüyorum kelimesi basit ve hoş oldu.
devamını gör...
1984
(bkz: big brother is watching you)
buradaki big brother'in kim olduğu zamana ve ülkeye göre değişir. bazen tek bir kişiyi, bazen bütün bir sistemi hedef alır.
buradaki big brother'in kim olduğu zamana ve ülkeye göre değişir. bazen tek bir kişiyi, bazen bütün bir sistemi hedef alır.
devamını gör...
öğrenmenin yaşı olmaz
bugün bir kere daha tecrübe ettim.
pandemiden dolayı dedemin yanına sık gidip gelemiyorum. bugün gittiğimde ütülenecek kıyafetlerinin biriktiğini söyledi ve bende kalkıp ütü masasını açıp ütü yapmaya başladım. yanıma gelip "bana da öğret" dedi. 86 yaşındaki adam bu saatten sonra ütü yapmayı öğrenmek istiyordu. ne kadar şaşırdığımı anlatamam.. ben, "gelip yaparım, ararsın beni" dedim. "yok, gelemiyorsun işte, ben denedim de beceremedim bana da öğret" dedi. olayın şokunu atlatınca anlattım gösterdim. "hah şimdi anladım" deyip mutlu oldu. benim yanımda benimle birlikte pratik yaptı. oturma odasına gidip babaanneme havasını bile attı. nasıl şaşırdım, mutlu oldum, gurur duydum anlatamam sözlük. sonra kendi kendime utandım. erteleyip, üşendiğim, boşverdiğim şeylerden utandım...
pandemiden dolayı dedemin yanına sık gidip gelemiyorum. bugün gittiğimde ütülenecek kıyafetlerinin biriktiğini söyledi ve bende kalkıp ütü masasını açıp ütü yapmaya başladım. yanıma gelip "bana da öğret" dedi. 86 yaşındaki adam bu saatten sonra ütü yapmayı öğrenmek istiyordu. ne kadar şaşırdığımı anlatamam.. ben, "gelip yaparım, ararsın beni" dedim. "yok, gelemiyorsun işte, ben denedim de beceremedim bana da öğret" dedi. olayın şokunu atlatınca anlattım gösterdim. "hah şimdi anladım" deyip mutlu oldu. benim yanımda benimle birlikte pratik yaptı. oturma odasına gidip babaanneme havasını bile attı. nasıl şaşırdım, mutlu oldum, gurur duydum anlatamam sözlük. sonra kendi kendime utandım. erteleyip, üşendiğim, boşverdiğim şeylerden utandım...
devamını gör...
normal sözlük kraliyet arması
şahıs olarak çok da önemsemediğim ama sözlüğün aktif hale gelmesi açısından gerekli bulduğum bir konu. sözlüğe girdiğimden beri dikkatimi çekiyor. çok iyi tanımlar oluyor bazı başlıklar altında ama (+) oy almamış. ben veriyorum dönüyorum bakıyorum ya 1’de kalmış ya 2. zaten oy verenlerde genelde aynı kişiler. neden oy vermiyorsunuz sözlük ahalisi? * sözlük yeni olduğu için sürekli yeni başlıklar açılıyor, evet yerinde. ama üzerinde yazılması gereken pek çok başlıkta sol tarafta kurban edilip bir kaç tanım yazılmış şekilde aşağılarda kalıyor.
k’arma puanı bu sebeple destekliyorum. inşallah verim katar.
k’arma puanı bu sebeple destekliyorum. inşallah verim katar.
devamını gör...
atlantik
aramıza yeni gelen bir yazarımız. neredeyse tüm tanımlarını okuyup, oyladım. çok tatlı birisii gibi görünüyor.* ve oldukça yetenekli. çizdiği kediye bayıldımmm. bol bol tanım yazmanızı bekliyorumm efenim. keyifli sözlükler.*
devamını gör...
yoldaş bizi pavyona götür
(bkz: yoldaş benjamin franklin'in çevrimiçi yazarlara tantuni ısmarlaması) olayi gerceklestikten sonra atacagimiz slogan.
mart geldi geciyor; haydi yoldas haydii, tam zamani tam zamani simdiii.*
mart geldi geciyor; haydi yoldas haydii, tam zamani tam zamani simdiii.*
devamını gör...
rüyalardaki semboller
rüyalarımızda çoğu zaman semboller görürüz . bunlar gün içinde bilinçaltımıza kazınan nesne ve varlıklardır. rüyalar bir tür mesaj gönderme işlevi de görür yani bilinçaltınız, kendinizi ve çevrenizi daha iyi algılayabilmeniz için size rüyalar aracılığıyla mesajlar gönderiyor olabilir.
rüyamızda bizi en çok etkisinde bırakan ama bilinçli olarak fark etmediğimiz yani bilinç altımızı etkilemiş olan şeyler su yüzüne çıkar bu nedenle önemsiz olarak düşündüğümüz nesneler ve semboller aslında büyük bir önem taşıyor olabilir.
psikanalizin öncülerinden jung ve freud hayatlarını ikinci seçeneğin ihtimallerine adamışlar.
öyle ki freud'un rüya teorilerine göre, bütün algı ve davranışsal düzeni oluşturan bilinç dışı (unconscious) sadece rüyalarda ortaya çıkıyor ve benliğin esas keşfi hatırladığımız veya hatırlamadığımız rüyaların sembollerinde yatıyor.
ezan'ın rüyalarla gelişi
mescidi inşa eden müslümanlar insanları namaza nasıl çağırma konusunda karara varamamıştı. bunun üzerine kendi aralarında oturup bu meseleyi tartışmaya başladılar.
çan çalalım,
bu hristiyanların adeti.
boru çalalım,
bu da yahudilerin adeti.
yüksekçe ateş yakalım,
o da ateşe tapanların adeti.
bunun üzerine hz.ömer : "en iyisi namaz vaktinde tellal bağırtalım" dedi. herkes bu fikri uygun buldu . hz.muhammed bu görevi sesi gür olan bilal-i habeş'e verdi. namaz vakti geldiğide çarşı pazar dolaşıp "es-salatü cami" (namaz için toplanalım) diye bağırıyordu. kısa bir süre sonra hz.ömer ve abdullah bin zeyd farklı saatlerde hz.muhammed'e gelerek her ikiside aynı rüyayı anlattılar. rüya şöyleydi:
"gökten iki kişi inip abdest aldılar. biri iki elini kulaklarına götürerek ezan okudu. diğeri de imam olup namaz kıldırdı."
hz.muhammed bunun üzerine : "o melek ne okudu ?" deyince, zeyd iki elini kulağına koyup şimdiki ezanı okumaya başladı.
islamiyet'in adeta büyük bir simgesi haline gelen ezan rüya vasıtasıyla gelmiş olmasının yanısıra, kuşkusuz islam dünyası için apayrı yeri ve önemi vardır.
rüyamızda bizi en çok etkisinde bırakan ama bilinçli olarak fark etmediğimiz yani bilinç altımızı etkilemiş olan şeyler su yüzüne çıkar bu nedenle önemsiz olarak düşündüğümüz nesneler ve semboller aslında büyük bir önem taşıyor olabilir.
psikanalizin öncülerinden jung ve freud hayatlarını ikinci seçeneğin ihtimallerine adamışlar.
öyle ki freud'un rüya teorilerine göre, bütün algı ve davranışsal düzeni oluşturan bilinç dışı (unconscious) sadece rüyalarda ortaya çıkıyor ve benliğin esas keşfi hatırladığımız veya hatırlamadığımız rüyaların sembollerinde yatıyor.
ezan'ın rüyalarla gelişi
mescidi inşa eden müslümanlar insanları namaza nasıl çağırma konusunda karara varamamıştı. bunun üzerine kendi aralarında oturup bu meseleyi tartışmaya başladılar.
çan çalalım,
bu hristiyanların adeti.
boru çalalım,
bu da yahudilerin adeti.
yüksekçe ateş yakalım,
o da ateşe tapanların adeti.
bunun üzerine hz.ömer : "en iyisi namaz vaktinde tellal bağırtalım" dedi. herkes bu fikri uygun buldu . hz.muhammed bu görevi sesi gür olan bilal-i habeş'e verdi. namaz vakti geldiğide çarşı pazar dolaşıp "es-salatü cami" (namaz için toplanalım) diye bağırıyordu. kısa bir süre sonra hz.ömer ve abdullah bin zeyd farklı saatlerde hz.muhammed'e gelerek her ikiside aynı rüyayı anlattılar. rüya şöyleydi:
"gökten iki kişi inip abdest aldılar. biri iki elini kulaklarına götürerek ezan okudu. diğeri de imam olup namaz kıldırdı."
hz.muhammed bunun üzerine : "o melek ne okudu ?" deyince, zeyd iki elini kulağına koyup şimdiki ezanı okumaya başladı.
islamiyet'in adeta büyük bir simgesi haline gelen ezan rüya vasıtasıyla gelmiş olmasının yanısıra, kuşkusuz islam dünyası için apayrı yeri ve önemi vardır.
devamını gör...
sesi güzel olmadığı halde duyduğu her şarkıya eşlik eden insan
bayılıyorum o özgüvene..
o an ne kadar mutlu oluyorlar..
kim dinlemis.. kim duymuş..
umurlarin da olmaz..
o an ne kadar mutlu oluyorlar..
kim dinlemis.. kim duymuş..
umurlarin da olmaz..
devamını gör...

